Almanca Bilinmeyen Kelimeler-H

Yabancı Dil bölümünde yer alan bu konu Betül17 tarafından paylaşıldı.

  1. Betül17

    Betül17 denizimsi

    Haar (-e) n saç; kıl; tüy ; die e schneiden saçını kesmek; ausfall m saç dökülmesi; bürste f saç fırçası; farbe f saç rengi; nadelkurve f ince ve dar viraj; schnitt m saç kesimi; spray n saç spreyi; trockner m saç kurutucu; waschmittel n şampuan
    Habe (o) f mal, servet
    haben sahip olmak;  Sie ...? sizde ... var mı? was  Sie ? neyiniz var ?
    Habgier (o) f hırs
    Hack/ braten m köfte ; e (-n) f kazma; topuk
    hacken oymak, kıymak
    Hackfleisch n kıyma
    Hafen ( ¨ ) m liman; stadt f liman şehri
    Hafer (o) m yulaf; flocken yulaf ezmesi
    Haft (o) f tutukluluk
    haftbar sorumlu ( für A –den)
    Haftbefehl m tevkif emri
    haften (kleben) yapışmak; (für A –den) sorumlu olmak
    Häftling (-e) m mahpus
    Haftpflichtversicherung f mali sorumluluk sigortası
    Haftschale f kontakt lens
    Hagel (o) m dolu
    hageln dolu yağmak
    Hahn ( ¨e) m horoz; musluk
    Hähnchen n piliç
    Hai (-e) m köpekbalığı
    häkeln tığla örmek
    Häkelnadel f tığ
    Haken (-) m çengel, kopça
    halb yarım, buçuk; auf em Wege yarı yolda; um  zehn dokuz buçukta; alle en Stunden her yarım saatte bir ; ieren ikiye bölmek
    Halb / insel f yarımada; Jahr n yarıyıl; kugel f yarı küre; mond m hilal; pension f yarım pansiyon; schuh m iskarpin
    halb/tags yarım günlük; wegs oldukça
    Halbzeit devre
    half helfen
    Hälfte (-n) f yarı; zur  yarı yarıya
    Halle (-n) f hol, salon
    hallen tınlamak
    Hallenbad n yüzme salonu
    hallo ! merhaba , alo; bakar mısınız
    Hals ( ¨e) m boyun ; boğaz; band n tasma; entzündung f boğaz yangısı; kette f gerdanlık, kolye; Nasen-Ohren-Arzt m kulak-burun-boğaz mütehassısı; schmerzen boğaz ağrısı; tuch n boyun atkısı
    halt! dur! stop!
    Halt (o) m durma; destek; estelle
    halt/bar sağlam, dayanıklı; en tutmak, durdurmak; saymak (für A N) durmak, dayanıklı olmak
    Halt/estelle f durak; everbot n durma yasağı; ung f durum, davranış
    Hammel (-) m iğdiş koyun; keule f koyun budu
    Hammer ( ¨) m çekiç
    hämmern çekiçle dövmek veya işlemek
    Hämorrhoiden basur
    Hampelmann m kukla
    Hamstar (-) m hamster , dağ faresi
    hamstern istiflemek
    Hand ( ¨e) f el; arbeit f el işi; nakış; ball m el topu; bremse f el freni
    Handel (o) m ticaret
    handeln ticaret yapmak; pazarlık etmek; davranmak; bahsetmek (von D –den ) ; sich  um söz konusu olmak N
    Handels/kammer f ticaret odası; schule f ticaret okulu
    Hand/ fläche f el ayası; gelenk n el bileği; gepäck n el eşyası; griff m elle tutma; sap, kol; koffer m valiz
    Händler (-) m satıcı , tüccar
    handlich kullanışlı
    Handlung f iş, hareket , eylem; olaylar sırası, konu
    Hand/schellen kelepçe; schrift f el yazısı
    Handschuh m eldiven; fach n torpido gözü
    Hand/tasche f el çantası; tuch n havlu; voll (-) f avuç
    Handwerk n zanaat; er (-) m , -erin f zanaatçı, esnaf; szeug n avadanlık
    Hanf (o) m kenevir, kendir
    Hang m (¨e) yokuş, iniş, düşkünlük
    Hänge/brücke f asma köprü; matte f hamak
    hängen asmak, takmak (an A –e) asılı olmak
    hantieren kullanmak (mit D –i)
    Happen (-) m lokma
    Harfe (-n) f harp
    Harke (-n) f tarak, tırmık
    harmlos suçsuz, saf
    harmonisch ahenkli, uyumlu
    Harn (o) m idrar, sidik; blase f sidik torbası
    Harpune f zıpkın
    hart sert, katı, kuru, hazırlop
    Härte (o) f sertlik, katılık
    hart/gekocht hart, herzig katıyürekli, merhametsiz, näckig inatçı
    Harz (-e) n reçine, sakız
    Haschisch (o) n haşhaş; esrar
    Hase (-n) m tavşan
    Haselnuss f fındık
    Hasenscharte f tavşan dudağı
    Hass (o) m kin
    hassen kin beslemek (A –e karşı)
    hässlich çirkin , berbat
    Hast (o) f acele , tezlik
    hastig aceleci; telaşlı
    hatte haben
    Hauch (o) m üfleme, nefes, soluk
    houch/dünn incecik; en hohlamak
    hauen A dövmek, -e vurmak
    Haufen (-) m yığın, küme
    häufen: sich  yığılmak, toplanmak
    haufenweise küme küme
    häufig sık sık , çok defa
    Haupt/- başlıca, esas; bahnhof m merkez istasyonu; eingang m ana kapı; gericht n baş veya esas yemek; gewinn m büyük ikramiye
    Häuptling m kabile reisi
    Haupt/mann m yüzbaşı; quartier n karargah; rolle f başrol; sache f en önemli şey, sadet
    hauptsächlich başlıca, özellikle
    Haupt/saison f ana sezon; schule f temel eğitim okulu; stadt f başkent ; strasse f ana cadde; ana yol; verkehrzzeit f yoğun trafik zamanı
    Hase ( ¨er) n ev ; bina; nach e eve; zu e evde; aufgabe f ev ödevi; besitzer(in f) m ev sahibi; flur m antre;koridor; frau f ev kadını; halt m ev idaresi; bütçe; ierer m seyyar satıcı
    häuslich eve bağlı; evcimen
    Haus/mann m ev erkeği; meister(in) m kapıcı; nummer f ev numarası; schlüssel m ev anahtarı; schuhe terlik; tier n ev hayvanı; tür f ev kapısı; wirt m besitzer
    Haut (¨e) f cilt , deri; abschürfung f sıyrıntı; arzt m cilt doktoru; ausschlag m sivilceler; creme f cilt kremi; farbe f cilt rengi, ten
    Havarie (-n) f avarya
    Habamme (-n) f ebe
    Hebel (-) m kaldıraç; kol, manivela
    heben yukarı kaldırmak; (an) yükseltmek
    Hebräisch n İbranice
    Hecht (-e) m turnabalığı; sprung m kaplan atlaması
    Heck (-s) n kıç
    Hecke (-n) f çalılık, çit
    Heck/motor m arka motor; scheibe f arka cam
    Heer (-e) n ordu; kara kuvvetleri
    Hefe (-n) f maya
    Heft (-e) n defter
    heften teyellemek; çivilemek (an A –e)
    heftig şiddetli, sert
    Heftpflaster n plaster, bant
    Hehler (-) m yardakçı
    Heide (-n) m dinsiz; f kıraç yer; fundalık; lbeere f yabanmersini
    heikel titiz, müşkül
    heil sağ, sağlam
    Heil (o) n sağlık, selamet; anstalt f sanatoryum
    heilen iyileştirmek, kurtarmak, iyileşmek
    heilig kutsal
    Heilig/ abend m Noel gecesi; e aziz, evliya; tum (er) n tapınak, kutsal nesne
    heilkräftig şifa verici
    Heil/mittel n ilaç; quelle f kaplıca; sarmee f Selamet Ordusu
    Heim (-e) n ev, yurt; arbeit f evde yapılan iş
    Heimat f yurt, vatan
    heimatlich yurdu andıran
    Heimfahrt f eve dönüş
    heimisch yerli
    Heim/kehr f fahrt
    heimkehren eve dönmek
    heim/lich gizlice; tückisch sinsi, fesatçı
    Heim/ weg m dönüş yolu; weh (o) n yurt hasreti
    Heirat (-en) f evlenme, nikah
    heiraten evlenmek (A ile)
    Heirats/anzeige f evlenme ilanı; urkunde f evlenme kağıdı
    heiser kısık, boğuk
    Heiserkeit f(o) kısıklık
    heiss kızgın, çok sıcak
    heissen adı...olmak, denilmek; wie  Sie? adınız ne?; ich heisse ... adım...(dır); das heisst demek ki, yani
    heiter neşeli, Wetter açık, bulutsuz
    Heiterkeit (o) f neşe, şenlik
    heiz/bar ısıtılabilir; en ısıtmak
    Heiz/kissen n elektrik yastığı; körper m radyatör; öl n fuel-oil; ung f ısıtma
    hektisch telaşlı, hummalı
    Held (-en) m kahraman, yiğit; in kadın kahraman
    helfen D yardım etmek
    Helfer (-) m, -in f yardımcı
    hell aydınlık, parlak, açık; hörig sesleri aksettiren
    Helm (-e) m miğfer
    Hemd (-en) n gömlek; bluse f şömizye
    hemmen durdurmak, yavaşlatmak, frenlemek
    Hemmung f ; en haben çekinmek (zu –den)
    Hengst (-e) m aygır
    Henkel (-) m kulp
    Henker (-) m cellat
    Henne (-n) f tavuk
    her buraya; es ist zwei Jahre  iki yıldır oluyor
    herab aşağıya
    herablassen :sich  tenezzül etmek (zu inf.-meye)
    herabsetzen indirmek, itibardan düşürmek
    heran yanına, buraya; bringen, holen alıp getirmek, yaklaştırmak; wachsen büyümek; ziehen (zu D ile) görevlendirmek
    herauf yukarıya, beschwören A –e yol açmak; kommen yukarı çıkmak
    heraus dışarıya; bekommen öğrenmek; çözmek, bulmak, çıkarmak; bringen yayımlamak; öğrenmek; finden bulmak, keşfetmek; forden meydan okumak; geben teslim etmek, geri vermek, yayımlamak, üstünü vermek
    Herausgeber (-) m, -in f yayımlayan, hazırlayan
    heraus/holen çıkarmak; kommen dışarı çıkmak; reissen koparmak
    herausstellen: sich gerçekleşmek, meydana çıkmak
    herb kekremsi
    herbei yanına, buraya; frühren A –e neden olmak, sehnen , wünschen özlemek
    Herbst (-e) m ocak
    Herde (-n) f sürü
    herein içeriye, buyurun, giriniz!; brechen Nacht olmak; fallen aldanmak, faka basmak; kommen girmek; lassen içeriye almak; legen aldatmak
    hergeben vermek
    Herig (-e) m ringa balığı, çadır kazığı
    herkommen buraya gelmek; wo kommen Sie her? nerelisiniz?
    Herkunft (o) f asıl, köken, soy
    hermetisch sımsıkı
    Heroin (o) n eroin
    Herr m sahip, efendi, bay, bey; enfriseur m erkek berberi; enmode f erkek giysileri; toilette f erkekler tuvaleti
    herrichten hazırlamak, düzeltmek
    Herrin f sahibe
    herr/isch sert, lich harika, parlak
    Herrschaft (-en) f saltanat, egemenlik
    herrschen hüküm sürmek
    Herrscher (-) m hükümdar
    her/rühren gelmek, çıkmak (von D –den) ; stellen yapmak, imal etmek
    Herstell/er m üretici, imal eden; ung f imal, yapım
    herüber buraya, bu tarafa
    herum : um A -in etrafında; -dan ; drehen çevirmek
    herumführen A gezdirmek; an der Nase  A aldatmak
    herumsprechen: sich  duyulmak
    herumtreiben: sich  başıboş dolaşmak
    herunter aşağıya; holen, nehmen indirmek; schlucken yutmak
    hervor içinden, dışarıya, ileri; bringen yaratmak; gehen çıkmak, anlaşılmak (aus D –den) ; heben vurgulamak; ragend seçkin, göze çarpan; rufen uyandırmak
    hervortun: sich  kendini göstermek, sivrilmek
    Herz (-en) n kalp, yürek; gönül; anfall m kalp krizi; infarkt (-e) m kalp enfarktüsü; klopfen (o) n çarpıntı
    herzlich içten, samimi
    Herzog m dük, duka; in f düşes; tum (¨er) n dukalık
    Herzschrittmacher m kalp pili
    Hetze (o) f acele, kışkırtma
    hetzen kovalamak, kışkırtmak; (sich ) acele etmek
    Heu (o) n kuru ot
    Heuchelei (-en) ikiyüzlülük
    heucheln yalandan göstermek, taslamak
    Heuchler(in f) m , heuchlerisch ikiyüzlü
    heulen ulumak, uğuldamak, ağlamak
    Heu/schnupfen m saman nezlesi, schober (-) m ot ambarı, schrecke (-n) f çekirge
    heut/e bugün; e in einer Woche haftaya bugün; e morgen bu sabah; ig bugünkü; zutage bu zamanlarda
    Hexe (-n) f büyücü kadın; nschuss m lumbago; rei (-en) f büyü, cadılık
    Hieb (-e) m vuruş, darbe
    hielt halten
    hieb hauen
    hier burada, işte; burası; von  buradan
    Hierarchie (-n) hiyerarşi
    hier/auf bunun üzerine, ondan sonra; aus bundan; durch bu taraftan, bu yüzden; her buraya; in bunun içinde, bunda; mit bununla; über bunun üzerinde, bu hususta; unter bunun altında ; buna dahil; von bundan; zu bundan başka
    hiesig- buradaki
    hiess heissen
    Hilfe (-n) f yardım, imdat
    hilflos çaresiz
    Hilfsmittel n çare, araç
    Himbeere (-n) f ahududu
    Himmel (-) m gök; unter freiem  açık havada; fahrt f İsa”nın göğe çıkışı; srichtung f yön, cihet
    himmlisch göksel; harika
    hin oraya, şuraya;  und her şuraya buraya, bir aşağı bir yukarı;  und wieder arasıra, bazen;  und zurück gidiş dönüş
    hinab aşağıya; fahren , gehen , steigen inmek
    hinauf yukarıya; steigen binmek, çıkmak (auf A –e)
    hinaus dışarıya; gehen çıkmak, bakmak (auf A –e); laufen sonuçlanmak (auf A ile); schieben ertelemek
    Hinblick m: im  auf A –e göre, nazaran
    hindern A –e engel olmak; (an D –mesini ) engellemek
    Hindernis (-sse) n mani, engel
    hindeuten göstermek, ima etmek (auf A –i)
    hindurch arasından
    hinein içeriye, içine; geraten (in A –in) içine düşmek; stecken –i –e sokmak
    Hinfahrt f gidiş
    hin/fallen yere düşmek; fällig hükümsüz
    hing hängen
    hinhalten oyalamak
    hinken topallamak
    hinlegen yere yatırmak; sich  uzanmak, yere yatmak
    hin/ nehmen kabul etmek, hazmetmek; reichend yeterli, oldukça; reissend coşturucu, çekici; richten idam etmek
    Hinrichtung f idam
    hinsetzen: sich  oturmak
    Hinsicht f : in dieser  bu bakımdan
    hinsichtlich G –e gelince
    hinstellen bir yere koymak; sich  dikilmek
    hinten arkada, geride; nach  arkaya; von  arkadan
    hinter D –in arkasında ; A –in arkasına
    Hinter/- arka; achse f arka dingil; bein n arka ayak; bliebene(r) geride kalan
    hintereinander art arda, hiç durmadan
    Hinter/gedanke m gizli maksat; grund m arka plan; halt m pusu
    hinterher arkasından, sonradan
    Hinterkopf m artkafa
    hinter/lassen DA bırakmak; legen bırakmak, yatırmak; listig hilekar
    Hinter/n (-) m kıç, makat; rad n arka tekerlek; teil n arka taraf; tür f arka kapı
    hinüber öbür tarafa, öteye; bringen öbür tarafa götürmek; fahren, gehen öbür tarafa geçmek
    hinunter aşağıya; schlukken yutmak
    Hin/weg m gidiş yolu; auf dem  gidişte
    Hinweis (-e) m işaret , bilgi
    hinweisen işaret etmek, (auf A –e)
    hinzu bundan başka; fügen DA eklemek, katmak; kommen katılmak, eklenmek; rechnen, zählen hesaba katmak; ziehen katmak (zu D –e)
    Hirn (-e) n beyin; gespinst (-e) n kuruntu
    Hirsch (-e) m geyik
    Hirse (o) f darı
    Hirt (-den) m, -in f çoban
    hissen Segel açmak; Fahne çekmek
    historisch tarihi, tarihsel
    Hitze (o) f şiddetli sıcak
    hitz/ ebeständig ısıya dayanıklı; ig kızgın
    Hitzschlag m güneş çarpması
    hob heben
    Hobby (-s) hobi
    Hobel (-) m rende
    hobeln rendelemek
    hoch yüksek; yüce
    Hoch/achtung f saygı; betrieb m yoğun çalışma, hummalı işleklik; burg f merkez; druckgebiet n yüksek basınç bölgesi; ebene f yayla, haus n yüksek bina, gökdelen
    hochkant kılıcına
    Hoch/ mut m kibir, gurur; saison f yüksek sezon; schule f yüksek okul, üniversite; sommer m yaz ortası; spannung f yüksek gerilim; sprung m yüksek atlama
    höchst son derece, azami
    Hochstapler (-) m , -in f dolandırıcı
    höchstens en çok ; olsa olsa
    Höchstgeschwindigkeit f azmi sürat
    Hoch/vrerrat m vatana hıyanet; wasser n su baskını
    Hochzeit f düğün , evlenme töreni
    hocken çömelmek
    Hocker (-) m iskemle
    Höcker (-) m hörgüç
    Hockey (o) n hokey
    Hof ( ¨e) m avlu;çiftlik, saray, ağıl, hale
    hoffen ümit etmek, ummak; tlich ümit ederim ki, inşallah
    Hoffnung f ümit
    hoffnungslos ümitsiz
    höflich nazik
    Höflichkeit f nezaket
    hoh yüksek hoch
    Höhe (-n) f yükseklik; in  von ... miktarında; nsonne f ultraviole lambası; punkt m en yüksek nokta, doruk
    höher daha yüksek
    hohl oyuk, boş
    Höhle (-n) f mağara, in
    Hohlraum m boşluk
    Hohn (o) m alay, istihza
    höhnisch alaycı, alaylı
    Hokuspokus (o) m hokkabazlık
    holen alıp getirmek
    Holland n Hollanda
    Hölle(-n) f cehennem
    Holunder (o) m mürver
    Holz ( ¨er) n ağaç; tahta; odun ; kereste
    hölzern ağaçtan yapılmış, ahşap
    Holz/kohle f mangal kömürü; schuh m nalın, takunya
    homo/gen homojen; sexuell homoseksüel, eşcinsel
    Honig (o) m bal
    Honorar (-e) n ücret
    hörbar işitilebilir
    horchen (auf A –e) kulak vermek, -i dinlemek
    hören işitmek, duymak, dinlemek; itaat etmek (auf A –e)
    Hörer m ahize; in f dinleyici
    Hör/funk m radyo; gerät n işitme cihazı
    Horizont (-e) m ufuk


    horizontal yatay
    Horn ( ¨er) n boynuz, boru
    Hörnchen n ay çöreği
    Horoskop (-e) n yıldız falı
    Hose (-n) f pantolon; don; ntasche f pantolon cebi; nträger m pantolon askısı
    Hospital (-e) n hastane
    Hostess (-en) f hostes
    Hotel (-s) n otel; halle f otel; zimmer n otel odası
    hübsch güzel, sevimli, zarif
    Hub/raum m silindir hacmi; schrauber (-) m helikopter
    Huf (-e) m toynak, tırnak; eisen n nal
    Hüfte (-n) f kalça
    Hügel (-) m tepe, yükseklik
    hügelig inişli yokuşlu
    Huhn ( ¨er) n tavuk


    Hühner/auge n nasır; brühe f tavuk suyu
    Hülle (-n) f zarf, kılıf, ambalaj
    Hülse (-n) f kabuk; zarf; nfrüchte baklagiller
    human insanca, insaflı
    Hummel (-n) f yaban arısı
    Hummer (-) m ıstakoz
    Humor (o) m mizah ;espri
    humpeln topallayarak yürümek
    Hund (-e) m köpek, it; efutter n köpek maması; eleine f köpek zinciri
    hundert yüz
    Hunderter m yüz Marklık banknot
    Hündin f dişi köpek
    Hunger (o) m açlık ;  haben karnı aç olmak
    hung/ern aç kalmak; rig karnı aç
    Hupe (-n) f klakson, korna
    hupen klakson çalmak
    hüpfen hoplamak
    Hürde (-n) f çit; engel; nlauf m engelli koşu
    Hure (-n) f ******, fahişe
    husten öksürmek
    Husten (-) m öksürük; bonbon m öksürük şekeri
    Hut ( ¨e) m şapka
    hüten A –e bakmak; -i korumak; sich  sakınmak (vor D –den)
    Hütte (-n) f kulübe; demirhane
    Hyäne (-n) f sırtlan
    Hydrant (-en) m yangın musluğu
    Hygiene (o) f sağlık koruma, hijyen
    hygienisch sıhhi
    Hypnose (-n) f hipnoz
    Hypothek (-en) f ipotek