Almanca Bilinmeyen Kelimeler-E

Yabancı Dil bölümünde yer alan bu konu Betül17 tarafından paylaşıldı.

  1. Betül17

    Betül17 denizimsi

    Ebbe(-n) f inme;  und Flut gelgit
    eben düz, yassı
    eben (gerade) demin ; işte; şimdi
    Ebene (-n) f ova, yayla; düzlem, alan
    ebenfalls dahi, de, keza
    Ebenholz n abanoz
    ebenso aynı şekilde, aynen; sehr,  viel o kadar, aynı derecede çok
    Eber (-) m erkek domuz
    ebnen düzlemek
    Echo (-s) n yankı
    echt öz, halis, gerçekten
    Eckball m korner
    Ecke (-n) köşe, kenar
    eckig köşeli
    Eckzahn m köpekdişi
    edel asil, soylu
    Edel/metall n değerli maden, stein m değerli taş
    Efeu (o) m sarmaşık
    Effekt (-e) m etki
    effekt/iv gerçek, hakiki; voll etkili
    EG (=Europäische Gemeinschaft) Avrupa Topluluğu,AT
    egal eşit, hep aynı; das ist mir  (benim için)fark etmez
    Egge (-n) f tırmık
    Egoismus m bencillik; egoizm
    egoistisch bencil
    ehe –meden önce
    Ehe f evlilik; bett n gelin yatağı; bruch m zina; frau f eş, karı
    ehelich evlilikle ilgili, meşru
    ehemalig eski, önceki
    Ehe/ mann m eş, koca; paar n evli çift, karıkoca
    eher daha önce, daha ziyade
    Ehering m evlilik yüzüğü, alyans
    ehrbar namuslu
    Ehre (-n) f namus, haysiyet; şan
    ehren şereflendirmek
    ehren/amtlich fahri; haft namuslu
    Ehren/mitglied n fahri üye; sache f namus konusu; wort n namus sözü
    Ehr/furcht f saygı, geiz m hırs, gayret
    ehr/lich namuslu; samimi; los namussuz, würdig saygıdeğer
    Ei (-er) n yumurta; faules  çürük yumurta; hartes  hazırlop yumurta; weiches  rafadan yumurta
    Eich/ e (-n) f meşe; el (-n) f palamut; hörnchen (-) n sincap
    Eid (-e) m yemin, ant; e-n  leisten and içmek


    Eidechse (-n) f kertenkele
    eidesstattlich yemin yerine kaim
    Eidotter (-) m yumurta sarısı
    Eier/ becher m yumurtalık; kuchen m omlet
    Eifer (o) m gayret, çaba; sucht (o) f kıskançlık
    eifersüchtig kıskanç
    eifrig gayretli, ateşli
    Eigelb (-) n yumurta sarısı
    eigen kendi, özel, ayrı; artig tuhaf, acayip
    Eigenbedarf m şahsi ihtiyaç
    eigenhändig kendi eliyle
    Eigenheim n ev, villa
    eigenmächtig keyfi
    Eigen/name m özel ad; schaft (-en) f nitelik, özellik
    eigen/sinnig inatçı, dik kafalı; tlich asıl, esas, aslında
    Eigen/tum (o) n mülk, mal; tümer(in f) m mal sahibi
    eigentümlich özel, tuhaf, acayip
    Eigentumswohnung f kat mülkiyeti
    eignen: sich yaramak (für A –e)
    Eil/brief m ekspres mektup; e f acele, tezlik
    eil/en acele etmek; koşmak; es eilt aceledir; ig acele
    Eilzug m sürat treni
    Eimer (-) m kova
    ein ,-e bir; ander birbirine, birbirini
    einarbeiten b-i bir işe alıştırmak, -e eklemek
    einarmig tek kollu , çolak
    einatmen nefes ile içine çekmek; nefes almak
    Einbahnstrasse f tek yönlü yol
    Einband m cilt
    Einbauküche f gömme mutfak
    einberufen toplantıya çağırmak, davet etmek, askere çağırmak
    Einbettzimmer n tek yataklı oda
    einbiegen sapmak (in A –e)
    einbilden: sich  sanmak, tasavvur etmek
    Einbildung f tasavvur, kuruntu, gurur
    einbinden Buch ciltlemek
    Einblick m bilme, anlayış
    einbrechen yarılmak; (zorla) girmek (in A –e)
    Ein/brecher m zorlu hırsız; bruch m zorla giriş
    ein/bürgern vatandaşlığa kabul etmek; büssen kaybetmek; checken kaydolunmak; dämmen önlemek; deutig açık, belli
    eindring/en girmek (in A –e) ; lich etkili, enerjik
    Eindruck (¨¨e) m etki
    eindrucksvoll etkili, dokunaklı
    einer birisi; lei tekdüze; hepsi bir; seits bir taraftan
    einfach sade, basit, kolay, yalnız gidiş
    Ein/ fahrt f gidiş; fall m fikir, buluş
    einfallen yıkılmak, çökmek; istila etmek (in A –e) ; j-m b-in aklına gelm
    Einfamilienhaus n tek ailelik ev
    einfarbig tek renkli
    ein/fassen çerçevelemek; fetten yağlamak
    Einfluss (¨sse) m etki
    ein/förmig tekdüze;  frieren dondurmak, donmak; fügen katmak, eklemek (in A –e)
    Einfuhr f ithal, dış alım; bestimmungen ithalat mevzuatı
    einführen ithal etmek; sokmak, yerleştirmek (in A –e)
    Einfuhr/genehmigung f ithal lisansı; verbot n ithal yasağı;

    zoll m ithal gümrüğü
    Eingang m giriş kapısı, geliş
    einge/baut gömme; ben daten işlemek, bilgisayara vermek; bildet kendini beğenen
    Eingeborene(r) yerli
    eingehen Wette –e girmek, gelmek; küçülmek; ölmek; auf A –e razı olmak; d etraflı, esaslı
    Eingemachte(s) (o) n konserve
    eingeschrieben taahütlü
    Einge/ständnis n itiraf, kabul; weide bağırsaklar, işkembe
    ein/giessen dökmek, boşaltmak, gliedern birleştirmek; gleisig tek hatlı; greifen karışmak (in A –e)
    Eingriff m karışma, ameliyat
    einhalten A –e riayet etmek
    ein/händig tek elli; hängen Hörer kapatmak; helmisch yerli
    Einheit (-en) f birlik, birim
    einheitlich düzenli, birleşik
    einholen Auskunft almak; -e yetişmek, çekmek, farkı kapatmak, telafi etmek; einkaufen
    einhüllen sarmak
    einig hemfikir, uzlaşmış; sich  sein aynı fikirde olmak
    einige birkaç, birtakım, bazı;  Tage birkaç gün
    einigen uzlaştırmak; sich uzlaşmak, anlaşmak
    einigermassen oldukça, bir dereceye kadar
    Einig/ keit (o) f birlik, ahenk; ung uzlaşma , anlaşma
    einkalkulieren hesaba katmak
    Einkauf m satın alma; alış veriş; Einkäufe machen çarşıya gitmek
    einkaufen satın almak;  gehen alış verişe çıkmak
    Einkaufs/bummel m alışveriş gezintisi; zentrum n alışveriş merkezi
    Einkommen (-) n gelir; (s)steuer f gelir vergisi
    einladen j-n davet etmek, yüklemek
    Einladung f davet , davetiye
    Einlage f destek
    Einlass (o) m kabul, giriş
    einlassen içeri almak; sich  girişmek (auf A –e)
    einlaufen girmek, daralmak
    einleben : sich  alışmak (in D –e)
    einlegen Film koymak, Gang vitese geçirmek, salamura yapmak
    einleiten A –e başlamak, -i açmak
    Einleitung f giriş, önsöz
    einlenken nağmeyi değiştirmek
    einleuchten D –in aklına sığmak; d akla yakın
    einliefern yatırmak (in A –e)
    einlösen bedelini almak
    einmachen konserve etmek
    einmal bir defa , bir kere; auf birdenbire ; birden ; noch bir daha
    Einmaleins (-) n çarpım tablosu
    einmalig eşsiz
    einmischen : sich  karışmak (in A –e)
    Einnahme f kazanç, gelir
    einnehmen kazanmak, tahsil etmek, almak, içmek, yutmak
    einordnen dizmek, sıralamak (in A –e); sich  sıraya gelmek
    einpacken paketlemek, sarmak, bavula koymak
    einparken park etmek
    einprägen : sich  aklına yerleştirmek, bellemek
    ein/quartieren barındırmak; rahmen çerçevelemek; -

    Einteilung f ayırma, bölme
    eintönig monoton, usandırıcı
    Ein/topf m türlü; tracht f barış, birlik
    einträchtig geçimli
    eintragen yazmak, kaydetmek (in A –e) ;sich  (lassen) -e yazılmak
    einträglich verimli, karlı
    Eintragung f kayıt, not
    ein/treffen varmak (in D –e) ; treten içeri girmek (in A –e); savunmak (für A –i)
    Eintritt m başlangıç, giriş; skarte f giriş bileti; spreis m giriş ücreti
    einverstanden ;  sein (mit D –e) razı olmak; ! kabul!
    Einverständnis n kabul, rıza
    Einwand m itiraz
    Einwanderer (-) m göçmen
    einwandern –e göçmek
    einwandfrei kusursuz; şüphe götürmez
    einwechseln değiştirmek
    Einweg- tek kullanımlık
    ein/weihen törenle açmak; ilk defa kullanmak; bildirmek (j-n in A b-e b.ş-i); weisen yerleştirmek, yatırmak (in A –e); wenden A –e itiraz etmek; werfen atmak (in A –e); kırmak; wickeln sarmak
    Einwickelpapier n sargı kağıdı
    einwilligen uygun görmek (in A –i)
    Einwillugung f muvafakat, onay
    Ein/wohner (-) m oturan, sakin, nüfus; wurf m itiraz, taç, yarık
    Einzahl (o) f tekil
    einzahlen ödemek, yatırmak
    Einzahlungsbeleg m ödeme makbuzu
    Einzäunung f çit, parmaklık
    Einzel n tekler; fall m benzeri olmayan olay ;  händler m perakendeci; heit (-en) f ayrıntı, detay; kind n tek çocuk
    einzeln tek, ayrı, teker teker; im en uzun uzadıya
    Einzelzimmer n tek kişilik oda ; zuschlag m tek yatak zammı
    einziehen içeriye çekmek; toplamak, müsadere etmek, taşınmak (in A –e)içine geçmek
    einzig yegane, tek; artig eşsiz, emsalsiz
    Einzug m girme, taşınma
    Eis (o) n buz; dondurma; bär m beyaz ayı; berg m buzdağı; diele f dondurma salonu
    Eisen (-) n demir
    Eisenbahn f demiryolu, er m demiryolcu
    eisern demirden yapılmış
    Eishockey n buz hokeyi
    eisig buz gibi
    Eis/ kaffee m kafe; kunstlauf m artistik patinaj; laufen n patinaj; würfel m buz küpü, tüte f dondurma külahı
    eitel boş, modaya düşkün
    Eiter (o) m irin
    eitern irinlemek
    Eiweiss n yumurta akı, albümin
    Ekel (o) m iğrenti, nefret
    ekelhaft iğrenç
    elastisch elastiki, esnek
    Elastizität f esneklik
    Elefant (-en) m fil

    elegant şık, zarif
    Elektriker m elektrikçi
    elektrisch elektrikli
    Elektrizität f elektrik akımı
    Elektro/- elektrik;geschäft n elektrikçi dükkanı;herd m elektrikli fırın
    Elektronik f elektronik
    Element (-e) n öğe, unsur
    elementar iptidai; esaslı
    Elend (o) n yoksulluk, sefillik
    elend sefil; sich  fühlen kendini çok kötü hissetmek
    elf on bir
    Elfenbein (o) n fildişi; küste f Fildişi Kıyısı
    Elfmeter (-) m penaltı
    Elite (-n) f elit; seçkinler
    Ell(en)bogen (-) m dirsek
    Elsass n Alsas
    Elster (-n) f saksağan
    Eltern ebeveyn , ana baba
    emailliert emaye, mineli
    Emanzipation f eşit haklara ulaşma
    Emigra/nt (-en) m göçmen ; tion f göç
    empfahl empfehlen
    empfand empfinden
    Empfang m kabul; teslim alma, resepsiyon
    empfangen almak, kabul etmek, karşılamak
    Empfänger (-) m alan; alıcı
    Empfängnisverhütung f gebeliği önleme
    Empfangs/bescheinigung f alındı; chef m resepsiyoncu
    empfehlen DA tavsiye etmek; sich  ayrılıp gitmek; swert tavsiyeye değer
    Empfehlung f tavsiye, referans
    empfind/en hissetmek, duymak; lich hassas, alıngan
    Epfindung f his , duygu
    empfohlen tavsiye edilmiş
    empfunden empfinden
    empor yukarıya doğru
    empör/en : sich  kızmak (über A –e) ; ayaklanmak (gegen A –e karşı); d ayıp, rezil
    Empörung f kızma
    Ende (-n) n son, nihayet , uç, yan; zu  sein bitmiş olm.
    end/en bitmek, sona ermek; gültig kesin , kati
    Endhaltestelle f son durak
    Endivie f hindiba, nsalat m kıvırcık salata
    end/lich kesin, nihayet, sonunda; los sonsuz
    End/spiel n final, ung f son(ek)
    Energie (-n) f enerji
    energisch enerjik, iradeli
    eng dar, sık
    Enge f darlık
    Engel (-n) m melek
    England n İngiltere
    entbehr/ en A –den mahrum kalmak; lich lüzumsuz
    Entbindung f doğum
    entdecken bulmak , keşfetmek
    Entdeckung f keşif
    Ente (-n) f ördek
    ent/eignen j-n b-in ş-ini kamulaştırmak; istimlak etmek; fallen D –in hatırından çıkmak; isabet etmek (auf A –e); uygulanmak
    entfern/en uzaklaştırmak; kaldırmak, çıkarmak; sich en

    uzaklaşmak (von D –den); t uzak
    Entfernung f uzaklık, mesafe
    entführen kaçırmak
    Entführug f kaçırma
    entgegen D –e doğru, karşı; -e rağmen, aykırı; gesetzt ters ; kommen D –i karşılaya gitmek, -e kolaylık göstermek; nehmen almak
    entgegnen DA cevap vermek
    ent/gehen D –den kurtulmak, -i kaçırmak; giften A –in zehrini almak; gleisen rayından çıkmak
    enthalten ihtiva etmek, içermek; sich  G –den kaçınmak, sakınmak
    ent/hüllen açıklamak, açığa vurmak; kommen D –den kaçıp kurtulmak; korken A –in mantarını çıkarmak; kräften zayıflatmak; çürütmek; laden (yükü) boşaltm
    entlang A boyunca
    entlassen A işinden çıkarmak, taburcu etmek
    Entlassung f işten çıkarılma
    ent/lasten A –in yükünü hafifletmek, -e yardım etmek, laufen kaçmak; legen uzak , ıssız; leihen ödünç almak; lüften havalandırmak, mutigen A –in cesaretini kırmak; nehmen –den almak, çıkarmak, anlamak (D –den)
    entrüstet : sein öfkelenmek, kızmak, (über A –e)
    entschädigen A –e tazminat vermek
    Entschädigung f tazminat
    entscheiden kararlaştırmak; sich  karar vermek (für A)için ; d kesin
    Entscheidung f karar, hüküm
    entschieden kesin, kararlı
    entschliessen: sich  (zu D –i), kararlaştırmak; karara varmak
    entschlossen kararlı
    Entschluss m karar
    entschuldigen affetmek, mazur tutmak, Sie ! özür dilerim, affedersiniz!; sich  özür dilemek (bei D –den)
    Entschuldigung f özür
    Entsetzen (o) n dehşet, korku
    entsetzlich korkunç
    entsetzt: sein ürkmek, yılmak (über A –den)
    entsinnen : sich  G –i hatırlamak
    entspannen : (sich) dinlenmek; yorgunluğunu almak
    entsprechen D uymak, uygun olm., d D göre
    entsorgen kimyasal ve nükleer maddelerden arıtmak
    entstehen oluşmak, meydana gelmek
    Entstehung f oluşma
    entstellen A –in şeklini bozmak
    enttäusch/en hayal kırıklığına uğratmak, t ümitsiz, bezgin
    Enttäuschung f hayal kırıklığı
    entweder :....oder ... ya...yada...
    ent/weichen kaçmak, çıkmak;  wenden çalmak, werfen tasarlamak; werten değerden düşürmek; iptal etmek
    entwickel/n geliştirmek; filmi banyo etmek, ; sich n gelişmek; t gelişmiş
    Entwicklung f gelişme ; shilfe f gelişmekte olan ülkeye yardım; sland n gelişmekte olan ülke
    ent/wischen D –den kaçmak, würdigend alçaltıcı
    Entwurf m plan, taslak, tasarı
    entziehen mahrum bırakmak (D A b-i –den) ; ziffern çözmek, okuyabilmek
    Entzücken (o) n heyecan , büyük sevinç

    entzückend pek alımlı, sevimli
    Entzug (o) m al(ın)ma
    entzünden yakmak, tutuşturmak; sich  tutuşmak; yangılanmak
    Entzündung f yangı, iltihap
    entzwei kırılmış, brechen kırmak, kırılmak
    Ephesus n Efes
    Epi/demie (-n) f salgın hast.; lepsie (o) f sara
    Epoche (-n) f çağ, devir, dönem
    er o (eril)
    Erachten n :meines s bana kalırsa
    erarbeiten çalışarak elde etmek
    Erbarmen (o) n acıma, merhamet
    erbärmlich zavallı, alçak
    erbarmungslos amansız
    erbauen inşa etmek
    Erbauer (-) m yapan, kurucu
    Erbe m mirasçı, n miras, kalit
    erben miras almak
    erbeuten ganimet alarak ele geçirmek
    Erbin f kadın mirasçı
    erbitten –i rica etmek,
    erbittert kızmış, şiddetli
    Erbitterung f hiddet, kızgınlık
    erblich ırsi, soydan kalma
    erblicken –i görmek
    erblinden kör olmak
    erbrechen : sich  kusmak
    Erbschaft (-en) f veraset, miras
    Erbse (-en) f bezelye
    Erd/ball m yerküre; beben (-) n deprem, zelzele; beere f çilek, boden m yeryüzü , toprak
    Erde f yerküre , yer; toprak, dünya
    erden toprağa bağlamak
    erdenklich tasavvur olunabilir
    Erd/gas n doğal gaz; geschoss n zemin katı; kugel f yer küre; kunde f coğrafya; nuss f yer fıstığı; oberfläche f yer yüzü; öl n petrol
    erdrücken ezmek
    Erd/rutsch m toprak kayması; stoss m sarsıntı; teil m kıta, anakara
    erdulden A –e tahammül etmek
    Erdung f toprak hattı
    ereignen : sich  olmak, yer bulmak
    Ereignis n olay
    erfahren öğrenmek, tecrübe etmek, tecrübeli, becerikli
    Erfahrung f tecrübe , deneyim
    erfassen kavramak, anlamak, Daten toplamak
    erfinden bulmak, icat etmek; Lüge kurmak
    Erfind/er (-) m , -erin f bulucu; ung f buluş, icat, uydurma
    Erfolg (-e) m başarı, sonuç;  haben in,bei D –i başarmak
    erfolgen çıkmak, olmak
    erfolg/los başarısız, neticesiz; reich başarılı
    erforder/lich lazım, gerekli, n gerektirmek, istemek
    erforschen araştırmak
    erfreu/en sevindirmek; sich  hoşlanmak (an D –den) ; lich sevindirici; t sein sevinmek (über A –e); memnun olmak
    erfrieren soğuktan ölmek; donmak
    erfrischen : sich  serinlemek; d serinletici
    Erfrischung f serinletme: soğuk içecek; en büfe

    erfüllen yapmak, yerine getirmek; sich  gerçekleşmek
    ergänzen tamamlamak, doldurmak
    Ergänzung f tamamlanma, ek
    ergeben bağlı, sadık; vermek, tutmak; sich  meydana çıkmak (aus D –den ) teslim olmak
    Ergebnis n sonuç, netice
    ergiebig verimli
    ergreifen A tutmak, yakalamak; -e dokunmak; d dokunaklı
    erhaben yüce, ulu
    erhalten almak, korumak, gut  iyi durumda
    erhältlich bulunur (bei D –de)
    erheben tahsil etmek; Klage  dava açmak; sich  kalkmak yükselmek
    erheblich önemli, epey
    Erhebung f yükseklik, ayaklanma, anket
    erhellen aydınlatmak
    erhitzen ısıtmak
    erhöhen yükseltmek, artırmak; -e zam yapmak
    erholen : sich  dinlenmek, iyileşmek
    Erholung f dinlenme
    erinnern hatırlatmak (j-n an A b-e –i) ; sich  hatırlamak (an A –i)
    Erinnerung f hafıza , bellek; zur  (an –in) hatırası olarak
    erkälten : sich  üşütmek, soğuk almak
    Erkältung f üşütme, soğuk algınlığı
    erkennen A tanımak; -in farkına varmak; -i anlamak
    erkenntlich : sich  zeigen iyilikle karşılık vermek
    Erkennntnis (-sse) f anlayış, bilgi
    Erker (-) m cumba, balkon
    erklären DA anlatmak, açıklamak, beyan etmek
    Erklärung f açıklama, beyan
    erkranken hastalanmak
    erkundigen : sich  nach D –i sormak, ...hakkında bilgi almak
    Erkundigung f soruşturma
    erlangen almak, ele geçirmek
    Erlass m af, emir , kararname
    erlassen çıkarmak, affetmek
    erlauben DA müsaade etmek
    Erlaubnis f müsaade, izin
    erläutern DA açıklamak, aydınlatmak
    Erle (-n) f kızıl ağaç
    erleben yaşayıp görmek, geçirmek
    Erlebnis (-sse) n olay , macera
    erledig/en bitirmek; yerine getirmek; t bitmiş, bitkin
    erleichter/n kolaylaştırmak; hafifletmek; t ferah
    Erleichtung f ferahlık, kolaylaştırma; kolaylık
    erleiden A –e maruz kalmak, uğramak, -i çekmek
    erlernen –i öğrenmek
    erlesen seçkin
    erlogen yalan, uydurma
    Erlös (-e) m gelir, kazanç
    erlöschen sönmek
    erlösen kurtarmak
    Erlös/er m kurtarıcı, Hz. İsa; ung f kurtuluş
    ermächtigen yetki vermek (j-n zu D b-e b.ş için)
    ermahnen ihtar etmek, uyarmak
    ermässig/en indirmek; t indirimli
    Ermässigung f indirim
    ermessen değerlendirmek
    Ermessen n takdir, fikir
    ermitteln bulmak, soruşturma açmak

    Ermittlung f soruşturma
    ermöglichen DA mümkün kılmak
    ermorden öldürmek
    ermüden yormak, yorulmak
    ermuntern, ermutigen teşvik etmek (zu D –e)
    ernähren beslemek; sich  beslenmek
    Ernährung f besleme; besin
    ernennen atamak, tayin etmek (zu D –e)
    erneuern yenileştirmek
    Erneuerung f yenileme
    erneut yeniden
    erniedrigen alçaltmak
    ernst ciddi, ağırbaşlı
    Ernst (o) m ciddiyet, ağırbaşlılık
    ernsthaft ciddi
    Ernte (-n) f hasat, ürün
    ernten ekin biçmek, ürün toplamak
    erobern fethetmek
    Eroberung f fetih
    eröffnen açmak, bildirmek
    Eröffnung f açılış
    erörtern tartışmak, görüşmek
    erotisch şehevani, ******
    erpressen A b-e şantaj yapmak
    Erpress/er (-) m , -erin f şantajcı; ung f şantaj
    erproben denemek
    erraten bulmak
    erregen heyecanlandırmak; uyandırmak
    Erreg/er m virüs, hastalığa yol açan nesne; ung f heyecan, telaş
    erreichen –e ulaşmak, -e yetişmek, -e erişmek
    errichten kurmak
    erröten kızarmak
    Errugenschaft (-en) f başarı
    Ersatz (o) m karşılık; telafi, yedek; teil n yedek parça
    erschaffen yaratmak
    erscheinen görünmek, gelmek
    Erscheinung f görünüş, görüntü
    erschiessen kurşuna dizmek
    erschlagen vurarak öldürmek
    erschliessen açmak, işlenecek hale getirmek
    erschöpf/en tüketmek, bitirmek; end ayrıntılı; t yorulmuş
    Erschöpfung f bitkinlik
    erschrank erschrenken
    erschrecken korkutmak, ürkütmek, ürkmek
    erschrocken korkmuş, ürkmüş
    erschüttern sarsmak
    Erschütterung f sarsıntı, üzüntü
    erschweren DA zorlaştırmak, güçleştirmek
    erschwinglich keseye elverişli
    ersehen öğrenmek, anlamak (aus D –den )
    ersetzen DA b-in ş-ini ödemek, telafi etmek
    ersparen esirgemek
    Ersparnisse tasarruf , biriktirilen para
    erst ilk önce , ancak
    erst birinci, ilk; zum en Mal ilk defa; Erste Hilfe ilk yardım
    erstarren donmak
    erstatten geri vermek, Anzeige, Bericht
    erstaun/en hayret etmek, şaşırmak; lich şaşılacak; t şaşkın
    Erstbezug m ilk oturma, ilk taşınma
    erstechen bıçakla öldürmek

    erstens ilk olarak
    ersticken boğmak, boğulmak, bunalmak
    erst/klassig birinci derecelik, malig ilk defalık
    erstrecken : sich  uzanmak; sürmek
    ersuchen rica etmek, dilemek
    ertappen yakalamak
    erteilen DA vermek
    Ertrag (¨e) m gelir, verim
    ertragen A –e tahammül etmek, dayanmak
    erträglich katlanılır
    ertrinken suda boğulmak,
    erwachen uyanmak
    erwachsen büyük, yetişkin, erişkin
    Erwachsene(r) büyük, yetişkin
    erwägen düşünmek, tartmak
    Erwägung f mülahaza
    erwähnen anmak, zikretmek
    Erwächnung f anma
    erwärmen ısıtmak
    erwarten –i beklemek
    Erwartung f beklenti, ümit
    erwecken uyandırmak
    erweisen DA göstermek; sich  (als) çıkmak, anlaşılmak(dass –diği)
    erweitern genişletmek
    Erwerb (o) m edinme, kazanma, geçim
    erwerben kazanmak, elde etmek
    erwerb/los işsiz; tätig çalışan
    erwidern DA cevap vermek
    erwischen yakalamak
    Erz (-e) n maden filizi
    erzählen DA anlatmak
    Erzählung f hikaye, öykü
    Erzbischof m başpiskopos
    erzeugen üretmek, imal etmek,
    Erzeug/er (-) m üretici, nis n mal, ürün, mahsul; ung f üretim
    erziehen eğitmek, yetiştirmek
    Erzieher (-) m, -erin f eğitmen
    Erziehung f eğitim, terbiye, sberechtige(r) veli
    erzielen elde etmek
    erzwingen zorlamak
    es o,  gibt var,  gibt kein(e) yok, ich weiss  nicht bilmiyorum
    Esche (-n) dişbudak
    Esel (-) m eşek
    essbar yenilebilir, yenir
    essen yemek, içmek
    Essen (-) n yemek; szeit f yemek vakti
    Essig (o) m sirke ; gurke f kornişon
    Ess/ löffel m çorba kaşığı; tisch m sofra, zimmer n yemek odası
    Etage (-n) f kat
    Etappe (-n) f marhale, aşama
    Etat (-s) m bütçe
    Ethik (o) f etik , töre bilimi
    Etikett (-s) n etiket; e (-n) f teşrifat, etiket
    etliche bazı, birkaç
    Etui (-s) kutu, kılıf
    etwa aşağı yukarı, takriben ; acaba
    etwas bir şey, biraz

    euch sizler(i), sizler(e)
    euer, eu(e)re siz(ler)in, -(i)niz
    Eukalyptus m okaliptus
    Eule (-n) f baykuş
    Eunuch (-en) m hadım
    Euphrat m Fırat
    Eurocheque öro çek
    Europa n Avrupa
    Europäer (-) m , -in f Avrupalı
    europäisch Avrupa(lı)
    Euter (-) n hayvan memesi
    evangelisch Protestan
    Evangelium (-ien) İncil
    eventuell muhtemel, belki
    ewig ebedi, sonsuz, ezeli, öncesiz
    Ewigkeit (o) f sonsuzluk
    exakt özenli, tam
    Examen n sınav
    Exekutive (-n) f yürütme yetkisi
    Exemplar (-e) n kopya, nüsha, örnek
    Exil (-e) n sürgün
    Existenz (-en) varlık
    existieren var olmak
    Experiment (-e) n deney
    Experte (-n) m , -in f uzman
    explodieren patlamak
    Explosion f patlama, infilak
    Export (-e) m dış satım, ihracat
    exportieren ihraç etmek
    extra ayrı, ayrıca, ekstra
    extrem aşırı