Almanca Bilinmeyen Kelimeler-D

Yabancı Dil bölümünde yer alan bu konu Betül17 tarafından paylaşıldı.

  1. Betül17

    Betül17 denizimsi

    D
    da orada, şurada; burada; işte, o zaman , o anda ; (weil) çünkü , -diği için;  ja mademki
    dabei yanında, bu arada,  haben A yanında olmak,  sein zu –mek üzere olmak
    dableiben ayrılmamak, kalmak
    Dach (¨er) n çatı, dam; gepäckträger m üst bagaj yeri; pappe f katranlı mukavva; rinne f oluk
    Dachs (-e) m porsuk
    Dachschaden m; ..hat einen  bir tahtası eksik
    Dachstuhl m çatı gövdesi
    dachte denken
    Dachziegel m kiremit
    Dackel (-) m base ye benzer köpek cinsi
    da/ durch bundan dolayı; böylelikle; für bunun için; buna karşılık; bunun yerine; gegen buna karşı ; diğer taraftan; oysaki; heim evde ; her bunun için , oradan; hin oraya
    dahinter arkasında; kommen sırrı keşfetmek
    Dahlie (-n) f dalya
    damal/ig o zamanki , eski; s o zaman
    Damaskus n Şam
    Dame (-n) bayanlar; binde f adet bezi; friseur m kadın kuaförü; kleidung f kadın giysileri; toilette f bayanlar tuvaleti
    damit bununla , böylece, -mek için, -sin diye
    dämlich ahmak, aptal
    Damm (-e) m set, bent, asfalt
    dämmern (morgens) gün doğmak, (abends) akşam olm.
    Dämmerung f gün ağarması, şafak; akşam karanlığı
    Dämon (-en) m dev, cin
    Dampf m buhar , islim, istim, buğu
    dampfen buhar çıkarmak
    dämpfen buğuda pişirmek, hafifletmek
    Dampf/ er m vapur ; maschine f buhar makinesi
    danach bundan sonra , buna göre
    daneben onun yanında, bundan başka
    Dänemark n Danimarka
    Dank (o) m teşekkür, şükran
    dank D , G sayesinde , bar minnettar
    danke,  sehr,  schön teşekkür ederim, sağ ol
    danken teşekkür etmek(D für A –e –den dolayı)
    dann (ondan) sonra, o halde , öyleyse
    dar/an onda , bitişiğinde; auf üzerinde, bunun üzerine; aufhin bunun üzerine; aus bundan
    darbieten D A sunmak
    Dardanellen Çanakkale Boğazı
    darin içinde , burada
    darlegen D A anlatmak
    Darlehen (-) n ödünç, ikraz
    Darm (¨e) m bağırsak
    darstellen göstermek, anlatmak; temsil etmek
    Darstell/ er (-) m , -erin f aktör, oyuncu; ung f tasvir, temsil
    darüber üzerinde , üzerine, bunun üzerine;  hinaus bundan başka
    dar/um etrafında; etrafına; bundan dolayı; unter altında, altına; arasında, arasına
    das bu, şu, o ;  heisst demek ki, yani;  ist işte (bu)
    dasein bulunmak, mevcut olmak
    Dasein n varlık, hayat
    dass ki, diye; -in –diğini, -diğine
    Dat/ ei f verilenlerin saklandığı aygıt; en veriler
    datier/ en A –e tarih koymak, t tarihli
    Dativ ( -e) m ismin –e hali, yönelme durumu
    Datum (-ten) n tarih
    Dattel (-n) f hurma
    Dauer (o) f süre, müddet, auftrag m sürekli yetki
    dauerhaft sağlam , dayanıklı
    dauern devam etmek, sürmek, d devamlı, sürekli
    Dauerwelle f perma(nant)
    Daumen (-) m başparmak
    davon bundan, ondan, kommen kurtulmak; tragen götürmek, çalmak
    davor önünde, önüne
    dazu buna (ilaveten ) , bunda; bunun için, noch  üstelik; gehören –e ait olmak
    dazwischen arasında, arasına; kommen araya girmek, ansızın çıkmak
    Dabatte (-n) f tartışma
    Deck (-s) n güverte
    Decke (-n) örtü, tavan, battaniye
    Deckel (-) m kapak
    decken örtmek; kapatmak, karşılamak, çiftleştirmek, kurmak
    Deckung f karşılık , siper
    defekt bozuk
    defensiv savunma
    definieren tanımlamak, belirlemek
    Definition f tanım, tarif
    definitiv kesin, kati
    Defizit (-e) n açık
    dehnbar elastiki, esnek
    dehnen genişletmek, uzatmak; sich  uzanmak
    Deich (-e) m sert, bent
    Deichsel (-n) m f araba oku
    dein, e senin ; -in ; erseits senin tarafından; etwegen senden dolayı
    Dekan (-e) m dekan; başpapaz; at (-e) n dekanlık
    Deklaration f beyanname, bildirge
    Deklination f isim çekimi
    Dekontamination f zararlı maddelerden arıtma
    Dekoration f dekor, süsleme
    dekor/ ativ süsleyici; ieren süslemek
    Deleg/ation f delegasyon; ierte (r) delege
    Delikatesse (-n) f lezzetli yemek
    Delikt (-e) n suç, haksız fiil
    Delle (-n) f hafif derinlik
    Dementi (-s) n yalanlama, tekzip
    dem/gemäss , nach buna göre; nächst yakında,
    Demokrat (-en) demokrat; ie (-n) demokrasi
    demokratisch demokratik
    Demonstr/ ant (-en) m gösterici; ation f gösteri , miting
    Demonstrativpronomen n işaret zamiri
    demonstrieren gösteri yapmak, göstermek
    demütig alçakgönüllülük, en aşağılatmak
    demzufolge buna göre
    denk/bar düşünülebilir; en (an A –i) düşünmek, hatırlamak, sanmak
    Denk/mal n anıt , abide; zettel m ders, ibret
    denn zira, çünkü, -diği için
    dennoch buna rağmen
    Deo(dorant) (-s) n deodorant
    Deponie (-n) f çöplük
    deponieren –i –e bırakmak, yatırmak
    Depot (-s) n ambar, depo
    der bu, şu, o; art(ig) böyle , bu gibi
    derb kaba, dinç, sağlam
    der/ gleichen bu gibi, benzeri; jenige şu, o; selbe aynı; zeit şimdi, halen
    Deserteur (-e) m asker kaçağı
    des/ gleichen buna benzer ; aynı zamanda; halb bunun için , bu yüzden
    Design n dizayn , taslak
    desinfizieren dezenfekte etmek
    Dessert (-s) n tatlı
    destillier/en damıtmak, tes Wasser damıtık su
    desto daha, o derece
    destruktiv yıkıcı
    deswegen bu sebeple
    Detail (-s) n ayrıntı
    Detektiv (-e) m , -in f dedektif
    deuten yorumlamak, göstermek (auf A –i)
    deutlich belli , açık
    deutsch Alman, Almanca
    Deutsch/e(r) Alman, land n Almanya
    Devise (-n) f parola; n döviz
    Dezember (-) m aralık
    dezent edepli, zarif
    Dezimal ondalık
    Diafilm m slayt filmi
    Diagnose (-n) teşhis
    diagonal köşegen, diyagonal
    Dialekt (-e) m şive, lehçe, diyalekt
    Dialog (-e) m diyalog
    Diamant (-en) m elmas
    Dia(positiv) (-e) n diyapozitif, slayt
    Diät (o) f perhiz, rejim; en gündelik
    dich seni
    dicht sık, kesif; yoğun, su geçirmez;  bei D –in yakınında
    Dichte (o) f sıklık, yoğunluk
    dichten tıkamak, şiir yazmak
    Dicht/ er (-) m, -erin f şair, ozan; ung f şiir, conta
    dick kalın, şişman, koyu
    Dicke (o) f kalınlık
    Dickicht n çalılık
    Dieb (-e) m , -in f hırsız; stahl (-e) m hırsızlık
    Diele (-n) f hol, antre
    dienen D hizmet etmek; kullanılmak (als N olarak)
    Diener (-) m , -in f hademe, hizmetçi
    Dienest (-e) m hizmet, görev; servis
    Dienstag (-e) m Salı
    Dienstalter n kıdem, grad m rütbe ; leistung f hizmet
    dienstlich resmi
    Dienst/ mädchen n hizmetçi kız; reise f resmi yolculuk; stelle f makam, daire; weg m işlem (yolu)
    dies/- bu, bezüglich bu hususta
    Diesel/ kraftstoff m dizel (yağı), motor m dizel motoru
    diesig hafif sisli
    dies/mal bu defa, bu kere; seits G –in beri tarafında
    Dietrich (-e) m maymuncuk
    diffamieren kötülemek
    Differential diferansiyel
    Differenz (-en ) f fark, ayrım
    Digital dijital
    Diktat (-e) dikte; or (-en) m diktatör; ur diktatörlük
    diktieren D A dikte etmek, yazdırmak
    Dilettant (-en) m amatör
    Dill (-e) m dereotu
    Dimension (-en) f boyut
    Ding (-e) n şey
    Dioptrie (-n ) f diyoptri
    Diptherie (0) f difteri, kuşpalazı
    Diplom (-e) n diploma
    diplomatisch diplomatik
    Diplomingenieur m yüksek mühendis
    dir, sana; mit  seninle
    direkt dosdoğru, direkt
    Direktiv (-e) m yönelme durumu
    Direktor (-en) m, -in f direktör, müdür
    Dirigent m orkestra şefi
    dirigieren yönetmek
    Diskette f disket
    Diskont (-e) m ıskonto
    Disko(thek) (-en) f diskotek
    diskret ağzı sıkı
    diskriminieren aşağılatmak
    Diskus m disk
    Diskussion f tartışma
    diskutieren tartışmak
    Dissertation f doktora tezi
    distanzieren : sich  uzak durmak (von D -den)
    Distel (-n) f deve dikeni
    Disziplin (o) f disiplin
    Dividende (-n ) f kar payı
    dividieren bölmek
    D-Mark f Alman Markı
    doch tersine, buna rağmen, fakat, keşke
    Docht (-e) m fitil
    Dock (-s) n havuz, dok
    dogmatisch dogmatik
    Doktor (-en) m doktor, hekim
    Dokument (-e) n belge , vesika; arfilm m belgesel film
    Dolch (-e) m kama, hançer
    Dollar (-s) m dolar
    Dolmetscher (-) m, -in f tercüman
    Dom (-e) m katedral, kubbe
    Donau f Tuna
    Donner (-) m gök gürlemesi
    donnern gök gürlemek
    Donnerstag (-e) m Perşembe
    doof aptal
    Doppel (-) n çift, bett n ikili yatak; punkt iki nokta üst üste
    doppelt çift, iki katlı
    Doppelzimmer n iki kişilik oda
    Dorf (-er) n köy
    dort orada(n) , şurada(n), işte; hin oraya, şuraya; ig- oradaki, şuradaki
    Dose (-n) kutu; nbier n kutu birası; nöffner (-) m koserve açacağı
    Dosis Dosen dosaj
    Dotter (-) m yumurta sarısı
    Dozent (-en) m , -in f, doçent
    Drache (-n) m ejderha; n (-) m uçurtma
    Draht (¨e) m tel
    drahtlos telsiz
    Drahtseilbahn f teleferik
    Drama (-men) n dram
    dramatisch dramatik
    Drang (o) m güdü, teşvik

    dran daran; ich bin  sıra bende
    drang dringen
    drängeln itişip kakışmak
    drängen itmek, sıkıştırmak; sich  itişmek, kakışmak
    drastisch çok etkili, kaba
    draussen dışarıda, açıkta
    Dreck (o) m pislik, çamur
    dreckig pis, kirli
    Dreh/ bank f torna; buch n senaryo
    drehen döndürmek, çevirmek; sich  dönmek
    Dreh/ stuhl m döner koltuk; tür f döner kapı; ung f dönme , devir
    drei üç
    Dreieck (-e) n üçgen
    drei/fach üç misli; mal üç defa
    Dreirad n üç tekerlekli bisiklet
    drei / stöckig üç katlı; tätig üç günlük,viertel üç çeyrek; zehn on üç
    Dresche (o) f dayak
    dreschen dövmek
    dressieren terbiye etmek, alıştırmak
    dringen çıkmak (aus D –den ) geçmek (duch A –in arasından) , girmek (in A –e )
    dringend ivedi, acil; es ist  çok acele
    drinnen içinde, içeride
    dritt- üçüncü
    Drittel n üçte bir
    Droge (-n) f ecza, uyuşturucu madde, nhandel m uyuşturucu ticareti
    drogensüchtig uyuşturucuya düşkün
    Drogerie (-n) f eczane
    drohen tehdit etmek, korkutmak (j-m mit D b-i ile) ; d tehditedici, beklenen
    Drohung f tehdit
    dröhnen gürlemek
    drollig tuhaf, garip, komik
    Dromedar (-e) n hecin devesi
    drosch dreschen
    Drossel (-n) f ardıç kuşu
    drosseln kısmak
    drüben karşıda , öbür tarafta
    Druck (-e) m basma, sıkma, bası, basınç; buchstabe m matbaa harfi
    drucken basmak
    drücken sıkmak, basmak, dayanmak (auf A –e ) sich  çekilmek, kaçınmak (vor D –den)
    Druck/er (-) m basımcı, bilgiyazar; erei f basımevi, matbaa; knopf m çıtçıt; sache f matbua
    Drüse (-n) beze , gudde
    du sen
    ducken: sich  sinmek, saklanmak
    Duell (-e) n düello
    Duett (-e) n düet
    Duft (¨e) m güzel koku
    duften güzel kokmak;  nach D ... gibi kokmak, -in kokusu olmak
    dulden A –e göz yummak
    dumm aptal, akılsız
    Dumm/heit (-en) f aptallık, akılsızlık; kopf m ahmak
    dumpf boğuk, küflü
    Düne (-n) f kumul
    Dung (o) m gübre, fışkı
    düngen gübrelemek
    Dünger (-) m gübre
    dunkel karanlık; koyu, esmer; es wird  ortalık kararıyor
    Dunkelheit (o) f karanlık
    dünn ince, zayıf, hafif, sulu
    Dunst (¨ e) m buğu, sis, buhar
    dünsten hafif ateşte pişirmek
    dunstig buğulu, buharlı
    Duplikat (-e) n kopya, nüsha
    Dur (o) n majör
    durch A –in arasından, ortasından; -den , yardımıyla; sayesinde;  und  tamamen ; aus tamamiyle; blättern A –in sayfalarını çevirmek,  bohren delmek, brechen kırmak, yarmak, kırılmak, çıkmak; brennen yanmak, kaçmak; denken incelemek, iyice düşünmek; drehen aklını kaçırmak; dringen geçmek, sızmak
    durcheinander altüst , karmakarışık; bringen, werfen altüst etmek
    Durchfahrt f geçit, geçme
    Durchfall m sürgün, ishal
    durchfallen sınıfta kalmak
    durchführen yapmak, yerine getirmek
    Durchführung f icra, yürütüm
    Durchgang m geçit, sverkehr m transit
    durchgebraten iyi kızarmış
    durchgehend aralıksız ; durmaksızın;  geöffnet devamlı açık
    duch/ greifen ciddi tedbir almak; halten sonuna kadar dayanmak; kämmen taramak ; kommen geçmek, geçinmek; kreuzen baltalamak; lassen geçirmek; -in geçmesine müsaade etmek; lesen sonuna kadar okumak; leuchten A –in röntgenini almak; löchern delmek, zımbalamak; machen A –e katlanmak, -i geçirm.
    Durchmesser m çap
    durch/nässt sırsıklam; nehmen okutmak, işlemek; queren aşmak, geçmek
    Durchreise f geçiş; auf der  sein yolculuk sırasında geçmek
    durchrosten paslanarak delinmek
    Durchsage (-) f duyuru
    durch/ schauen anlamak; scheinen, schimmern görünmek; schlafen deliksiz uyumak
    Durchschlag m kopya
    durchschneiden ayırmak, kesmek
    Durchschnitt m ortalama; im  ortalama olarak
    durchschnittlich vasat, ortalama
    durch/sehen gözden geçirmek; setzen kabul ettirmek
    Durchsicht (-en) f gözden geçirme
    durchsichtig şeffaf , saydam, berrak
    durch/ sickern sızmak, sprechen –i konuşmak, görüşmek; stöbern araştırmak; streichen silmek, çizmek; suchen aramak
    Durchsuchung f arama
    durch/trieben kurnaz; wählen numarayı doğrudan doğruya çevirmek; weg genellikle; wühlen karıştırmak; zählen saymak
    dürfen A –e, -meye izinli olmak, -i –ebilmek
    durfte dürfen
    dürftig fakir, eksik, zayıf
    dürr kurak, susuz
    Dürre (-n) f kuraklık, susuzluk
    Durst (o) m susama;  haben susamak
    durstig susamış
    Dusche (-n) f duş
    duschen, sich  duş yapmak
    Düse (-n) f meme, ağız; nflugzeug n jet uçağı
    düster karanlık, kaygılı
    Dutzend (-e) n düzine
    duzen A –e sen hitap etmek
    dynamisch dinamik
    Dynamit n dinamit
    D- Zug m ekspres treni

    E
    Ebbe(-n) f inme;  und Flut gelgit
    eben düz, yassı
    eben (gerade) demin ; işte; şimdi
    Ebene (-n) f ova, yayla; düzlem, alan
    ebenfalls dahi, de, keza
    Ebenholz n abanoz
    ebenso aynı şekilde, aynen; sehr,  viel o kadar, aynı derecede çok
    Eber (-) m erkek domuz
    ebnen düzlemek
    Echo (-s) n yankı
    echt öz, halis, gerçekten
    Eckball m korner
    Ecke (-n) köşe, kenar
    eckig köşeli
    Eckzahn m köpekdişi
    edel asil, soylu
    Edel/metall n değerli maden, stein m değerli taş
    Efeu (o) m sarmaşık
    Effekt (-e) m etki
    effekt/iv gerçek, hakiki; voll etkili
    EG (=Europäische Gemeinschaft) Avrupa Topluluğu,AT
    egal eşit, hep aynı; das ist mir  (benim için)fark etmez
    Egge (-n) f tırmık
    Egoismus m bencillik; egoizm
    egoistisch bencil
    ehe –meden önce
    Ehe f evlilik; bett n gelin yatağı; bruch m zina; frau f eş, karı
    ehelich evlilikle ilgili, meşru
    ehemalig eski, önceki
    Ehe/ mann m eş, koca; paar n evli çift, karıkoca
    eher daha önce, daha ziyade
    Ehering m evlilik yüzüğü, alyans
    ehrbar namuslu
    Ehre (-n) f namus, haysiyet; şan
    ehren şereflendirmek
    ehren/amtlich fahri; haft namuslu
    Ehren/mitglied n fahri üye; sache f namus konusu; wort n namus sözü
    Ehr/furcht f saygı, geiz m hırs, gayret
    ehr/lich namuslu; samimi; los namussuz, würdig saygıdeğer
    Ei (-er) n yumurta; faules  çürük yumurta; hartes  hazırlop yumurta; weiches  rafadan yumurta
    Eich/ e (-n) f meşe; el (-n) f palamut; hörnchen (-) n sincap
    Eid (-e) m yemin, ant; e-n  leisten and içmek