kamu yönetimi vergi hukuku vize ders notları

Ansiklopedi bölümünde yer alan bu konu RayOfHope tarafından paylaşıldı.

  1. RayOfHope

    RayOfHope Üye

    Vergi Hukuku
    Ders Notları
    1. BÖLÜM
    1. Vergi Hukukunun Konusu
    Vergi hukukunun konusu, kisilerle devlet arasındaki vergi iliskisidir. Vergi, toplumu
    meydana getiren kisilerin devlete yaptıkları karsılıksız ve zorunlu bir demedir. Bu
    anlattıklarımız erevesinde vergi hukukunu su sekilde tanımlamak mmkndr: “Vergi
    hukuku, kisilerle devlet arasında vergi iliskisinden doğan vergi devinin; niteliği, doğması ve
    tahsili gibi hususları dzenleyen kuralların btndr.”
    Baska bir ifade ile “Vergi hukuku, devletin kamu gcne dayanarak toplumu olusturan
    kisilerden aldığı vergi, har, resim ve benzeri gelirler dolaysıyla ortaya ıkan karsılıklı hak ve
    devleri dzenleyen bir kamu hukuku dalıdır.”
    Anayasa’da yer alan baslıca vergileme ilkeleri
    a) Vergilemede Genellik Đlkesi
    Herkesin kamu giderlerini karsılanması iin mali gcne gre vergi demesi; maliye
    teorisinde “vergilemede genellik ilkesi” olarak nitelendirilir.
    b) Vergilemede Adalet Đlkesi
    Maliye teorisinde yer alan vergileme ilkelerinden “adalet ilkesi” Anayasa’da verginin “mali
    g”e gre denmesi ve “vergi yknn adaletli ve dengeli dağıtılması” seklinde ifade
    edilmistir. “Mali g” kavramı ile “deme gc” kavramı zdestir. Anayasada yer alan bu
    ilkeye gre, vergilemede ykmllerin kisisel durumları ile ekonomik durumlarının gz
    nnde bulundurulması zorunludur.
    c) Verginin Kanunilik Đlkesi
    Verginin kanunilik ilkesi, kanunsuz vergi alınamayacağını ifade eder. Kanunilik ilkesi
    hukukta “tipiklik” olarak da nitelendirilir. Tipiklik, somut maddi olayın soyut hukuk
    kurallarına uygun olmasını ifade eder.
    ヨte yandan verilendirmeye iliskin dzenlemeler Anayasa’nın diğer ilklerine de aykırı olamaz.
    ヨrneğin Anayasa’da yer alan, “kanun nnde esitlik ilkesi” Vergi Hukuku bakımından son
    derece nemlidir. Anayasa’ya gre “herkes dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi dsnce, felsefi
    inan, din, mezhep ve benzeri sebeplerden ayırım gzetilmeksizin kanun nnde esittir”
    “Hibir kisiye, aileye zmreye ve sınıfa imtiyaz tanınmaz.”
    “Devlet organları ve idare makamları, btn islemlerinde kanun nnde esitlik
    ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.”
    Vergi Hukukunun Kaynakları
    Hukukta kaynak denildiğinde, hukuk kurallarının brndğ biimler anlasılır. Hukuk
    kuralları, anayasa, yasa ( kanun ), tzk, ynetmelik, vb. biimdedir. Hukukta kaynaklar
    bağlayıcılık derecesine gre, temel ( asli ) kaynaklar ve yardımcı ( tali ) kaynaklar olmak
    zere ikiye ayrılabilir.

    - 2 -
    Bağlayıcılık Derecesine Gre
    Vergi Hukukunun Kaynakları
    Temel ( Asli) Kaynaklar Yardımcı ( Tali = Đkincil ) Kaynaklar
    Anayasa Yorumlayıcı Tebliğler
    Anayasa Mahkemesinin Đptal Kararları Mukteza ( ヨzelge )*
    Kanun Genelge
    Uluslar arası Anlasmalar Genel Yazılar
    Đtihadı Birlestirme Kararları Sirkler**
    Kanun Hkmnde Kararname Yargı Kararları
    Bakanlar Kurulu Kararları Bilimsel Grsler
    Tzk
    Ynetmelik
    Dzenleyici Tebliğler
    *Mukteza: Mkelleflerin vergi kanunlarının uygulanmasında tereddt ettikleri hususlara
    iliskin olarak Maliye Bakanlığının yetkili kıldığı birimlerinden istedikleri yazılı aıklama.
    **Sirkler: Mkelleflerin vergi uygulaması bakımından tereddt ettikleri hususlarla ilgili
    olarak Maliye Bakanlığı tarafından yapılan aıklamaları ieren yazılardır.
    Vergi uygulamasında mukteza ( zelge ) ile sirkler aynı amaca hizmet eden benzer
    kaynaklardır.
    Mukteza, vergi uygulamasında tereddde dsen herhangi bir mkellefin sahsi basvurusu
    zerine yetkili makamlar tarafından kisiye zel olarak yapılan yazılı bir aıklamadır. Buna
    karsılık sirkler ise, tereddtl konular hakkında belirlenmis olan muktezaların kamuoyuna
    duyurulmasına iliskin Maliye Bakanlığı’nın aıklamalardır.
    Vergi Kanunlarının Yer, Zaman ve Anlam Bakımından Uygulanması
    A. Vergi Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanması
    Kanunlar, bir devletin lkesindeki egemenliğin doğal bir sonucu olarak, lke iinde yasayan,
    vatandas ve yabancılara aynı lde uygulanır. Buna, kanunların uygulanmasında “mlkilik
    ilkesi” denir.
    Bunun yanında, bir lkenin ıkardığı kanunlar, lke dısında yasayan vatandaslara da
    uygulanır. Buna ise, kanunların uygulanmasında “sahsilik ilkesi” denir. Mlkilik ve sahsilik
    ilkesinin aynı anda uygulanmak istemesi, yani bir lkenin; kanunlarını lke ierisinde yasayan
    yerli ve yabancılarla birlikte lke dısında yasayan vatandaslarına da uygulamak istemesi
    halinde atısma doğacağı kuskusuzdur. ヌnk bu durumda lkesinin dısında yasayan bir
    kimse, aynı anda hem kendi lkesinin hem de yasadığı yabancı lkenin kanunlarına muhatap
    olmak durumunda kalır.
    ヨrnek: Trkiye’de faaliyet gsteren bir Alman vatandasının elde ettiği gelirden dolayı, Trk
    vergi idaresi mlkilik gereği vergi almak isteyecektir. Aynı gelir zerinden alman Devleti,
    sahsilik ilkesi gereği vergi almak ister.
    B. Vergi Kanunlarının Zaman Bakımından Uygulanması
    Kanunların zaman bakımından uygulanmasında en nemli sorun, ıkarıldıkları tarihten nceki
    olaylara uygulanıp uygulanamayacağıdır. Buna kanunların geriye yrmesi de denir.
    Kanunlar, kural olarak yrrlğe girdikten sonraki olaylara uygulanır. Bundan ıkan sonu,
    kanunların yrrlğe girmeden nceki olaylara uygulanmamasıdır. Buna kanunların geriye
    yrmezliği ilkesi denir.

    - 3 -
    Ancak uygulamada vergi kanunlarının ok sık geriye yryen hkmler tasıdığı
    grlmektedir.
    Vergi kanunlarının geriye yrmesi baslıca iki yolla ortaya ıkmaktadır:
    Birincisi, vergilendirme dnemi sona ermeden veya vergilendirme islemi henz
    tamamlanmadan nce ıkarılan bir kanunun vergilendirme dnemi basından itibaren hkm
    ifade etmesi veya henz tamamlanmamıs bir olayı kapsaması seklindedir.
    Đkincisi, vergilendirme dnemi sona erdikten veya vergilendirme islemi tamamlandıktan sonra
    ıkarılan bir kanunun sona eren vergilendirme dnemi veya tamamlanmıs olan vergilendirme
    islemini de kapsamaktadır.
    C. Vergi Kanunlarının Anlam Bakımından Uygulanması ( Yorum )
    Kanunların yorumu, soyut hkmler ieren kanunların somut olaylara uygulanabilmesi iin
    anlamının belirlenmesidir. Kanunları doğru olarak uygulanması isabetli bir biimde
    yorumlanmasına bağlıdır.
    1. Yorum ヌesitleri
    a) Yasama Yorumu
    b) Đdari Yorum
    c) Yargı Yorumu
    d) Bilimsel Yorum
    2. Yorum Yntemleri
    Yorum yntemi, yorum yapılırken izlenecek yol anlamına gelir. Yorum sırasında
    izlenilebilecek baslıca yntemleri, asağıdaki gibi ele almak mmkndr:
    a) Lfzı ( szel veya deyimsel) Yorum
    b) Ruhi ( amasal ) Yorum
    c) Tarihsel Yorum
    d) Sistematik Yorum
    3. Trk Vergi Sisteminde Yorum
    Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hkm ifade eder. Lafzın aık olmadığı hallerde vergi
    kanunlarının hkmleri; konulusundaki maksat, hkmlerin kanunun yapısındaki yeri ve
    diğer maddelerle olan bağlantısını gz nnde tutularak uygulanır. Buna gre Trk Vergi
    Sisteminde, lafzı ve ruhi yorum yntemlerinin birbirlerini tamamlayan bir btn olduğu ve
    vergi kanunlarının uygulanmasında her iki ynetimin birlikte gz nnde bulundurulması
    gereği ortaya ıkıyor.
    4. Yorumun Sınırları ve Kıyas Yasağı
    Kıyas; hakkında hkm bulunmayan bir olayla ilgili olarak karar vermek iin, zellikleri ve
    sartları ona benzeyen ve hakkında hkm bulunan baska bir olayla benzetme yapmak
    suretiyle hkm ıkartılmasıdır. ヨzel hukukta kıyas, kanun bosluklarının doldurulmasında
    basvurulabilen bir yoldur. Ancak, kanunla dzenlenmesi anayasal bir zorunluluk olan
    vergilendirme ile ilgili olarak kıyas yapılması mmkn değildir. ヌnk Anayasa’ya gre,
    vergi ykmllğ ancak kanunla dzenlenir.

    - 4 -
    2. BÖLÜM
    Vergilendirmeye Đliskin Temel Kavramlar
    A. Verginin Konusu
    Verginin konusu, kısaca, verginin zerinden alındığı seydir. Bu sey ekonomik bir değer,
    hukuki bir muamele, fiziki bir varlık, bir fiil, bir olay vb. maddi ya da gayri maddi unsur
    olabilir.
    B. Verginin Alacaklısı
    Vergini en neli unsurlarından biri, devlet tarafından zorla alınmasıdır. Burada ki zorlama, hi
    sphesiz, keyfi değil, hukuk kuralları iinde yapılan bir zorlamadır. Bu nedenle, verginin
    alacaklısı devlettir. Ancak, buradaki devlet kavramı, sadece merkezi hkmet rgtnden
    ibaret değildir. Toplumu olusturan kisilerden vergi alam yetkisine sahip olan devlet, vergi
    toplama yetkisini yerel ynetimlere ( belediyelere, il zel idarelerine ) ve diğer kamu tzel
    kisilerine devredebilir.
    C. Verginin Mkellefi ( Ykmls )
    VUK, vergi mkellefini, “Vergi kanunlarına gre kendisine vergi borcu terettp eden (dsen)
    gerek veya tzel kisidir” biiminde tanımlamıstır.
    Vergi mkellefi olabilmek iin kanuni ehliyet sart değildir. Ancak bu kisilerin,
    vergilendirmeye iliskin sekli devleri onların kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir.
    ヨte yandan, herhangi bir verginin kanuni mkellefi, kendisinin demis olduğu vergiyi
    baskasına yansıtabilir. Bu durumda dediği vergiyi baskasına yansıtmayı basaran kanuni
    mkellef, “aracı mkellef” konumuna geer. Vergiyi en son zerine alan kisi ya da kurum
    ise, “verginin tasıyıcısı ( yklenicisi )” olur.
    Mkellefin ヨdevleri
    a) Bildirimde Bulunmak
    b) Defter Tutmak
    c) Defterlerin Tasdiki
    d) Kayıt Nizamına Uymak
    e) Kayıtların Belgelenmesi
    Vergilendirmeye iliskin ve defter kayıtlarına esas teskil edecek islemlerin belgelendirilmesi
    zorunludur.
    Dzenlenmesi gereken baslıca belge trleri asağıdaki gibi sıralamak mmkndr:
    1) Fatura
    2) Perakende Satıs Vesikaları
    3) Gider Pusulası
    4) Mstahsil Makbuzu
    5) Serbest Meslek Makbuzu
    6) ワcret Bordrosu
    7) Sevk Đrsaliyesi
    8) Tasıma Đrsaliyesi
    9) Yolcu Listeleri
    10) Gnlk Msteri Listeleri

    - 5 -
    f) Defter ve Belgelerle Diğer Kayıtların Muhafaza ve Đbraz ヨdevi
    g) Vergi Đnceleme Elemanlarına Yardımcı Olma ヨdevi
    h) Vergi Levhası Asma Zorunluluğu
    i) ヨdeme Kaydedici Cihaz Kullanma Mecburiyeti ve Elektronik Ortamda Kayıt ve
    Belge Dzeleme
    j) ヌiftilerin Ekim ve Sayım Beyanında Bulunma Mecburiyeti
    k) Gerek Usule Tabi Olmayan ワcretlilerin Vergi Karnesi Alma Mecburiyeti
    l) Vergi Beyannamelerinin Tasdik Mecburiyeti
    m) Vergi Kimlik Numarası Almak ve Kullanmak Mecburiyeti
    n) Maliye Bakanlığının Yetkisi Đle Getirilen ヨdevler
    D. Vergi Sorumlusu
    1. Vergi Sorumlusunun Tanımı
    Vergi sorumlusu, kendisi vergi mkellefi olmadığı halde, esas mkellef adına vergiyi demek
    zorunda olan kisidir. VUK, vergi sorumlusunu, “Vergini denmesi bakımından alacaklı vergi
    dairesi ile muhatap olan kisidir.” seklinde tanımlamıstır.
    2. Vergi Mkellefi ile Vergi Sorumlusu Arasındaki Fark
    Vergi mkellefi kavramı ile vergi sorumlusu kavramı birbirinden farklıdır. Bu nedenle, vergi
    mkellefini, “Vergi borcu sahsında doğan kisidir.” biiminde tanımlamak mmkndr. Buna
    karsılık, vergi sorumlusu ise, esas mkellef adına doğan vergi borcunu vergi dairesini deme
    zorunda olan kisidir.
    Vergi sorumluluğu, mkellefiyet devinde olduğu gibi kanundan doğar ve baskalarına
    devredilemez. ヨrneğin, vergi sorumlusu olan bir isveren ile vergi mkellefi olan isi arasında
    yapılan ve cret gelirinden dolayı isiye dsen vergi borcunun isinin kendisi tarafından
    denmesini ngren bir anlasma geersizdir.
    Vergi sorumluluğu iin medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak ( resit ve mmeyyiz
    olmak, kısıtlı bulunmamak ) sartı gerekli değildir. Bu nedenle; kkler, kısıtlılar ve
    mmeyyiz olmayanlarda vergi sorumlusu olabilirler. Ancak kklerin ve kısıtlıların vergi
    sorumlusu olmaları halinde, bunlara dsen devler, kanuni temsilcileri tarafından yerine
    getirilir.
    3. Trk Vergi Sistemindeki Baslıca Sorumluluk Halleri
    a) Vergi Kesenlerin Sorumluluğu
    b) Mirasıların Sorumluluğu
    c) Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu
    1) Gerek Kisilerde Kanuni Temsil
    Gerek kisilerde kanuni temsil; kkler, kısıtlılar ve mmeyyiz olmayanlar iin sz
    konusudur. Fiil ehliyeti olmayan bu kisilerin ykmllk ve sorumluluk devleri, bunların
    kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir. Kanuni temsilci; kkler iin veli, mmeyyiz
    olmayanlar iin vasi, kısıtlılar iin kayyım olarak tayin edilen kisilerdir.
    2) Tzel Kisilerde Kanuni Temsil
    Tzel kisilerde rneğin, anonim sirketlerde kanuni temsilci ynetim kuruludur. Ancak
    szlesmeye hkm konulmak kaydıyla anonim sirkette kanuni temsilcilik grevi, ynetim
    kurulu baskanına veya her hangi bir ynetim kurulu yesine bırakılabilir.
    Kolektif sirketlerde ortakların her biri, sirketin kanuni temsilcisi konumundadır.

    - 6 -
    d) Limited Sirketlerin Vergi Sorumluluğu
    e) Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu
    f) Emlak Vergisinde Sorumluluk
    g) Katma Değer Vergisinde Sorumluluk
    h) Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Msavir ve Yeminli Mali Msavirlerin
    Sorumluluğu
    i) Diğer Sorumluluk Halleri
    Karnesiz Hizmet Erbabı ヌalıstıranların Sorumluluğu
    Motorlu Tasıtlar Vergisinde
    Veraset ve Đntikal Vergisinde
    Damga Vergisinde
    4. Vergi Hukukunda Đradi Temsil ve Veklet
    Temsil, temsil edilmek istenen kisinin beyan edeceği tek taraflı bir iradeyle baska bir kimseyi
    yetkili kılmasıdır. Veklet ise, temsil edilecek olan kisi ile temsil yetkisi verilecek kisinin
    karsılıklı irade beyanları ile gereklestirilen bir hukuki islemdir.
    Temsilde, temsile yetkili kisinin temsil ettiği kisinin islerini yapmak zorunluluğu yoktur.
    Ancak veklette vekil, bir isi ya da islemi yerine getirmeyi taahht eder.
    5. Teselsl ( Zincirleme ) Sorumluluk
    Teselsl, belli bir borcun tamamından birden fazla kisinin sorumlu olmasıdır. Vergi
    Hukukunda teselsl, aynı vergi borcundan dolayı birden fazla kisinin sorumlu tutulması
    halidir. Mteselsil sorumluluk halinde, vergi dairesi vergi alacağının tamamını borlulardan
    herhangi birinden tahsil etmesi durumunda, diğerlerinin de borcu sona erer.
    E. Vergiyi Doğuran Olay
    Vergiyi doğuran olay, ykml aısından vergi borcunu, devlet aısından ise vergi alacağını
    meydana getiren olaydır. Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu
    (meydana gelmesi) veya hukuki durumun tekemml (tamamlanması) ile doğar.
    F. Muafiyet ve Đstisna
    Muafiyet, vergi mkellefiyetinde kısıtlamayı ifade ederken, istisna vergi konusunda
    kısıtlamayı ifade eder. Her iki terimin ortak zelliği, sonuta vergi borcunda bir kısıtlama
    meydana getirmis olmasıdır.
    Muafiyet, vergi kanunlarına gre vergilendirilmesi gereken bir kisinin, kısmen veya
    tamamen, srekli veya geici olarak vergi dısı tutulması seklinde tanımlanabilir.
    Đstisna ise, vergi kanunlarına gre vergilendirilmesi gereken bir konunun, kısmen veya
    tamamen, srekli veya srekli veya geici olarak vergi dısı tutulması seklinde tanımlanabilir.
    G. Vergi Matrahı
    Matrah kelimesi ıkarılmıs anlamına gelir. Buna gre vergi matrahı vergilendirilecek değerler
    zerinden vergiye tabi olmayan bazı unsurların ıkarılmasından sonra kalan değer anlamına
    gelir.
    Vergi uygulamalarında matrah, “vergi borcunun hesaplanabilmesi iin, vergi tarifesinin
    zerinde uygulandığı değer anlamına gelir.” Bu değer, parasal bir değer ise, ad-valorem
    matrahtan sz edilir. Sayet bu değer, fiziki ya da teknik bir değer ise spesifik matrak
    trnden sz edilir.

    - 7 -
    Gnmzde en yaygın matrah tr ad-valorem, yani ekonomik ya da parasal değer esasına
    dayanan matrahtır. Spesifik matrah uygulamasına rnek Motorlu Tasıt Vergisi’ni
    gsterebiliriz.
    H. Verginin Tarifesi
    Vergi tarifesi “vergi borcunun hesaplanabilmesi iin matraha uygulanan llerdir.”
    biiminde tanımlanabilir. Gnmzde bu ller, daha ok oran (nispet) seklindedir. Ancak,
    bazı vergiler iin maktu ller, yani sabit bir tutar seklinde tarife yapısı sz konusudur.
    Đ. Vergilendirme Đslemleri
    I. Verginin Tarhı ve Tarh Usulleri
    1. Verginin Tarhı (Tarhiyat)
    Verginin tarhı, kısaca vergi borcunun hesaplanması islemidir. Bu islem “tarhiyat” olarak
    adlandırılmaktadır. Buna gre, verginin tarhı vergiyi doğuran olayla baslayan vergileme
    srecinde, somut bir sekilde vergi dairesi tarafından hesaplanmasıdır.
    Vergi tarhı isleminin en nemli zelliği, bu islemin idari bir islem niteliğinde olmasıdır.
    2. Tarh Usulleri
    a) Beyan Usulne Gre Tarh
    Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi, Emlak Vergisi gibi nemli vergilerin
    hepsinin tarhı beyan zerinden yapılır. Bu usuln esası; mkellefler veya vergi sorumluları
    tarafından kanunlarda n grlms ilkelere uygun olarak beyan edilen matrahlar zerinden
    vergi borcunun hesaplanmasıdır.
    b) Vergi Borcunun Vergi Đdaresi Tarafından Tarhı
    • Đkmalen Vergi Tarhı
    Đkmalen vergi tarhı isminden de anlasılacağı gibi tamamlayıcı bir tarh islemidir. “Bir vergi
    tarh edildikten sonra, bu vergi ile ilgili defter, kayıt, belge veya kanuni llere dayanılarak
    tespit edilen matrah farkı zerinden yapılan vergi tarhıdır.
    • Re’sen Vergi Tarhı
    Vergi borcunun vergi idaresi tarafından doğrudan tarh edilmesi islemidir.
    Re’sen tarh, kısaca, kanundaki sebeplerin ortaya ıkması durumunda, vergi borcunun vergi
    idaresi tarafından doğrudan hesaplanması demektir.
    VEK’ un 30.maddesinde yer alan re’sen tarh sebepleri sunlardır:
    Vergi beyannamesinin sresinde verilmemesi
    Kanuni defterlerin tutulmaması
    Tutulan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerek durumu yansıtmaması
    Mali msavir ve yeminli mali msavir gibi serbest meslek mensuplarına
    imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve eklerini imza ve tasdik
    ettirilmemesi
    ** Re’sen vergi tarhının ikmalen vergi tarhından farkı sudur: Re’sen vergi tarhı defter, kayıt
    ve kanuni llere dayanılmadan doğrudan vergi idaresi tarafından yapılır. Buna karsılık,
    ikmalen vergi tarhı ise defter, kayıt ve kanuni ller zerinden yapılır.
    • Verginin Đdarece Tarhı

    - 8 -
    c) Gtr Usul
    Gtr usul, vergilendirilmede, gerek usuln aksine esitli mkellef gruplarına ait vergi
    matrahının, belge ve defterlere dayandırılmadan kanunlarda belirlenmis llere gre tespit
    edilmesidir.
    II. Verginin Tebliği ve Tebliğ Usulleri
    1. Verginin Tebliği
    Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hkm ifade eden hususların yetkili makamlar
    tarafından mkellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.
    2. Tebliğ Usulleri
    a) Posta ile Tebliğ
    b) Memur Aracılığıyla Tebliğ
    c) Đlan Yoluyla Tebliğ
    III. Verginin Tahakkuku
    Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin denmesi gereken safhaya gelmesidir.
    Beyan usulne gre vergilendirmede tarh, tebliğ ve tahakkuk i iedir. Baska bir deyisle
    beyannamenin verilmesiyle birlikte vergi tebliğ ve tahakkuk etmis sayılır.
    Tarh islemi, vergi dairesinin tek yanlı olarak tesis ettiği bir islemdir. Bu nedenle bu islem her
    zaman doğru olmayabilir. Vergi yargısında dava ama sresi 30 gndr. Mkellef bu sre
    ierisinde dava amaz ya da atığı dava aleyhine sonularsa vergi borcu kesinlesmis olur.
    Bu yzden tahakkuk kavramı ile kesinlesme kavramını birbirinden ayırmak gerekir.
    Mkellef sresinde dava amamıssa tahakkuk ile kesinlesme aynı anda gereklesmis olur.
    Sayet dava aılmıssa, vergi mahkemesinin kararına kadar verginin tahakkuku ertelenmis olur.
    Kararla birlikte vergi tahakkuk eder. Mahkeme kararına karsı yasal sre ierisinde itiraz ya da
    temyiz yoluna gidilmese karar kesinlesir.
    IV. Verginin Tahsili
    1. Verginin Tahsili Kavramı ve Verginin ヨdeme Zamanı
    Verginin tahsili, vergi borcunun kanuna uygun surette denmesidir.
    ヨdeme, alacaklı tahsil dairesinin yetkili ve sorumlu memurları tarafından verilecek makbuz
    karsılığı yapılır. Maliye bakanlığı, demenin zel deme sakileri kullanılmak suretiyle
    yapılması zorunluluğunu getirmeye yetkilidir.
    2. Verginin Zamanında ヨdenmemesinin Sonuları
    a) Gecikme Zammı veya Gecikme Faizi Uygulanması
    Kamu alacağının deme sresi iinde denmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren
    her ay iin ayrı ayrı % 2,5 oranında gecikme uygulanır. Ay kesirlerine isabet eden gecikme
    zammı gnlk olarak hesaplanır.
    ヨte yandan ikmalen, re’sen ve idarece yapılan tarhiyatlara ise gecikme zammı oranında
    gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizlerinin hesaplanmasında ay kesirleri dikkate alınmaz.

    - 9 -
    Buna gre tarh ve tahakkuk etmis bir verginin denmesinin geciktirilmesine gecikme zammı
    uygulanırken, vergi borcu zamanında tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle yapılan ikmalen,
    re’sen ya da idarece tarhiyatlara ise gecikme faizi uygulanır.
    ** Gecikme Faizi ile Gecikme Zammı Arasındaki Fark: Gecikme faizi Vergi Usul
    Kanununda ( VUK) dzenlenmistir. Buna karsılık, gecikme zammı ise Amme Alacaklarının
    Tahsil Usul Hakkında Kanunda ( AATUHK ) dzenlenmistir. Gecikme faizinin
    hesaplanmasında ay kesirleri dikkate alınmazken gecikme zammının hesaplanmasında ay
    kesirleri dikkate alınır.
    b) Yurtdısına ヌıkıs Yasağı Konması
    Pasaport Kanununa gre, vergi borlusu olan kisilerden pasaport vermeye yetkili makamlara
    bildirilenlere pasaport verilemez. Pasaport almıs olanlarında yurt dısına ıkısı engellenir.
    c) Cebri Tahsil Đslemine Baslanması (Vergi Đcrası)
    Vergi alacağı, vadesinde demeyenlerden zorla tahsil edilir. Vergi alacağının cebri tahsilinde
    uyulması gereken kurallar AATUHK’ DA dzenlenmistir. Buna gre cebri icra yollarına
    basvurmadan nce mkelleflere borlarını 7 gn ierisinde demeleri veya bu sre iinde mal
    bildiriminde bulunmalarını bildiren bir “deme emri” yazısı tebliğ edilir. ヨdeme emri
    yazısında borcun sresinde denmemesi halinde, mal bildirimine bulunulmadığı takdirde
    borcun zorla tahsil edileceği ve borlunun, mal bildiriminde bulununcaya kadar, ayı
    gememek zere hapsedileceği belirtilir.
    Cebri tahsil islemi su sekilde yapılabilir:
    Borca karsılık alınan teminatın paraya evrilmesi veya varsa kefilin takibi
    Borcu karsılayacak malların haczedilerek paraya evrilmesi
    Borlunun iflasını istemek
    3. Kamu Alacağının Tecil ve Tehiri
    Tecil ve tehir kelimeleri es anlamlı olup, erteleme anlamındadır. Kamu alacağının, alacaklı
    kamu idaresi tarafından ertelenmesi islemi tecil olarak adlandırılır. Buna karsılık kamu
    alacağının yargı organları tarafından ertelenmesi kararına tehir adı verilmektedir.
    Tecil, kamu alacağının tahsilinin, alacaklı idare tarafından faiz ve teminat karsılığı belirli bir
    sre ertelenmesidir.
    Tecil sresi vergi borcu iin en fazla iki yıldır. Tecil edilen kamu alacağının taksit zamanlarını
    ve diğer sartlarını dzenlemeye tecil makamları yetkilidir. Tecil faiz oranını tespit yetkisi
    Maliye Bankalığına aittir.
    Tehir, alacaklı kamu idaresi tarafından tecil edilmis olan bir kamu alacağı hakkında yargı
    organlarınca teshil isleminin belirli bir sre durdurulması ( yrtmenin durdurulması )
    kararının verilmesidir.
    4. Kamu Alacaklarının Korunması
    AATUHK’ TA yer alan kamu alacaklarının korunmasına ynelik tedbirler asağıdaki gibidir:
    Rhan Hakkı
    Rhan ( ncelik ) hakkı, haciz veya iflas yoluyla takip edilen kamu borlusunun malları
    zerinde, alacaklı kamu idaresinin nceliğe sahip olmasıdır.

    - 10 -
    Teminat Đsteme
    Vergi ziyanı ve kaakılık sularının islenmesi ve kamu borlusunun Trkiye’de ikametghın
    bulunmaması hallerinde, vergi inceleme elemanlarınca yapılan ilk hesaplara gre belirtilen
    miktar zerinden tahsil dairelerince teminat istenir.
    Teminat olarak, para, banka teminat mektubu, hazine tahvili ve bonosu ile menkul ve
    gayrimenkul mallara gsterilebilir.
    Đhtiyati Tahakkuk
    Sadece vergi alacakları iin ngrlms bir koruma tedbiridir. Vergi borcunun normal deme
    zamanının gelmediği halde asağıdaki sebeplerin ortaya ıkması durumunda, vergi borcu
    ihtiyaten tahakkuk ettirilir.
    Đhtiyati tahakkuk nedenleri sunlardır:
    Borludan teminat istenmesini gerektiren nedenlerin bulunması
    Borlunun belli ikametghının bulunmaması
    Borlunun kaması veya mallarını kaırması ve hileli yollara sapma
    ihtimalinin bulunması
    Mal bildirimine ağırılan borlunun belirlenen srede mal bildiriminde
    bulunmaması
    Borlu kamu alacağının tahsil islemine; mallarını gizleyerek, kaırarak,
    muvazaa yoluyla ( danısıklı olarak ) baskasına satarak engel olursa
    Tesebbsn muvazaalı olduğu ve hakikatte baskasına ait olduğu hakkında
    deliller elde edilmisse.
    Đhtiyati Haciz
    Haciz, borcunu demeyen kimsenin mal ve haklarına alacaklının devlet aracılığıyla el
    koyması ve bylece alacağını zorla alması islemidir.
    Đhtiyati haciz ise, borcun normal deme zamanı gelmediği halde, alacaklının haciz islemini
    alacağını gvence altına almak iin nceden baslatmasıdır.
    AATUHK’ UN 13. maddesine gre ihtiyati haciz sartları sunlardır:
    Borludan teminat istenmesini gerektiren nedenlerin bulunması.
    Borlunun belli ikametghının bulunmaması.
    Borlunun kaması veya mallarını kaırması ve hileli yollara sapma
    ihtimalinin bulunması.
    Borludan teminat istendiği halde teminat gstermemisse
    Borlu mal bildirimine ağırıldığı halde, mal bildiriminde bulunmamıssa
    Para cezasını gerektiren fiil dolayısıyla kamu davası aılmıssa
    Đptali istenen muamele ve tasarrufun konusu olan mallar elden ıkarılmıssa
    Đhtiyati haciz, yukarıdaki hallerin herhangi birsinin mevcudiyet halinde, alacaklı kamu
    idaresini o yredeki en byk memurunun kararıyla uygulanır.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 8 Mayıs 2011