Ey Kadın! Senin Hicabın Bizim Namusumuzun Fanusudur…

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu hortLak tarafından paylaşıldı.

  1. hortLak

    hortLak c ε ή κ

    Ey Kadın! Senin Hicabın Bizim Namusumuzun Fanusudur…

    Müslümanlar olarak bizim yaşam tarzımızın olmazsa olmaz temel şartlarından biri de erkek ve kadının uymak zorunda olduğu tesettürdür. Nasıl ki erkekler erkek ve kadının yanında vücudunun en az göbek ve diz kapağı arasında kalan kısmını güzelce setr etmek, örtmek zorunda ise; kadınlar da namahremlerinin yanında yüz hariç saçlarıyla beraber vücudlarının kol ve ayak bileklerine kadar olan kısmını setr etmekle, örtmekle mükelleftirler.

    En az bir asırdır toplumumuzu İslam yörüngesinden çıkartmaya çalışan dış ve iç mihraklar, yaşam tarzımızın dinamiklerini bir bir yıkmaya çalışırlarken kadınlarımızın HİCAB’ı olan tesettürü ile amansız bir mücadeleye girişmişlerdir. Bu mücadeleye, insan hakları havarisi gibi rol yapmaya çalışan Avrupa dahi girmeyi yeğlemiş gözükmektedir.

    Dayandıkları gerekçe ne kadar çürük, ne kadar bayağı. Güya başörtüsüne izin verilirse okullarda başı açık devam etmek isteyen öğrencilere baskı uygulanırmış.

    Yıllardır bu yasakla başörtülü insanlara bütün şirretlikleri ile uyguladıkları baskı değilmi? Kendilerinin yaptıklarını, şimdi Müslümanlar da yaparsa korkusuna kapılmışlar. Korkunun ecele faydası yoktur. Ama korkmasınlar Müslümanlar kendileri gibi yobaz ve zalim değildirler.

    Müslümanlar insanlığa büyük bir medeniyetin öncülüğünü yapmış bir ceddin torunları olduklarını herzaman ispat etmişlerdir.

    Yeni bir sivil anayasa yapılması gündeme düşünce bu mihraklar yeniden yaygaraya başladılar. Halbuki kaba kuvvetle, zorbalıkla sürdürdükleri bu yasak daha uzun bir müddet devam edemiyecek. Çünkü batıl uzun müddet yaşayamaz. Çünkü adetullah böyledir ve bütün dünya da buna şahid olacaktır.

    Kim bu davaya bağlılığında sebat ederse inşaALLAH Allah’ın rızası da onunla beraber olacaktır.

    GÖRDÜM SENİ EY YURDUMUN KADINI!..

    Gördüm seni ey yurdumun kadını
    Bedenini ve ruhunu şehvetin tutsağı yapmak isteyen
    Zalimlere karşı yiğitçe direnişinde.

    Gördüm seni ey halkımın kadını
    Boyalı saçlarınla, rujlu dudaklarınla
    Ve çıplaktı bacakların. Gördüm seni!

    Bir adım ilerledin ve bir adım daha. Ve her adımında
    Simsiyah bataklıktan, düzenin pis kıskacından
    Uzaklaşmak, kurtulmak istedin.

    Yüreğin çırpıntılıydı. Vicdanın göğsünü yumrukluyordu
    Ve elele tutuşan bacılar kervanına yaklaştın
    İçlerinden biri seslendi, ‘Bacım sen de katıl bize!’

    Ve sen iyice sokuldun ve çekinerek sordun
    Ama ben HİCAB’sızım?.. Ve bir bacı sevgiyle dedi
    Senin HİCAB’ın temizliğindir, şerefindir, yürekliliğindir

    Ve topluluk ortasından küçük bir el, bir başörtü uzattı sana,
    Damlaydın, Deniz oldun. Dövdün saraylarını zalimlerin
    Hainlerin, vatan ve İslam düşmanlarının.

    Fuhşu körükleyen, seni sarhoş masalarının mezesi yapmak isteyen
    Aldatıcı düzenle aranda bir uçurum vardı artık
    Hiçtin, hepoldun. Habbe idin ırmak oldun çoşkun mu çoşkun

    Gördüm seni ey yurdumun kadını!
    Küfürden imana, batıldan Hakka, şerden hayra doğru koşuyordun artık
    Başındaki HİCAB’ınla koşuyor değil, adeta uçuyordun.

    Kelamından nur, kaleminden nur, HİCAB’ından nur yağıyordu yurduma
    Kıyamın, milletimin gecesine aydınlık bağışladı
    Ve kararttı gününü din düşmanlarının ve zulüm çetelerinin

    Müslüman halkımın önderliğine de yakışan buydu
    Ve başladın akmaya ülke tarihinde, Hakk’ın tarihinde
    Ve dünya mazlumlarının tarihinde.

    “Ey Kadın, senin HİCABIN bizim namusumuzun fanusudur” demişti İkbal
    “Asımın nesli diyordun, nesilmiş gerçek,İşte çiğnetmedi namusunu,
    Çiğnetmiyecek” demişti Akif. Kıyamınla onların ruhlarını şadettin.

    Gördüm seni ey yurdumun kadını!
    Dün Hatice Babacan’dın, Şule idin, Meryem’din,
    Bugün Merve oldun, Emine oldun, Hayrünisa oldun, yüzbinler oldun.

    Yarın milyonlar geliyor izinden, bunu dünya bilsin!
    Ve bir ateş yaktın gönlümüzde ve düştün kalbine tüm Müslümanların
    Başın diktir senin. Ve nurdur seçtiğin

    Yurdun kadınlarının yolunu aydınlatan bir nur oldun
    Sen muzaffersin. Ve seni sinesinde yetiştiren bu millet muzaffer.
    Ve işte biz senin yolunda yürümeye and içtik.


    Hayatın İçinden
    Hüseyin Büyüközer’in kaleminden hayatımız…