Elbistan Coğrafya

Elbistan bölümünde yer alan bu konu BlueBerry tarafından paylaşıldı.

  1. BlueBerry

    BlueBerry Harbi Aktif Üye

    Konumu: Elbistan, Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Bölümü'nde, Akdeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinin kesiştiği noktada yer almaktadır. Elbistan’ın Kuzeyinde Sivas, Doğusunda Malatya, Güneyinde Ekinözü ve Nurhak, Batısında ise Afşin ve Göksun yer almaktadır.


    Rakımı: Elbistan'ın deniz seviyesinden yüksekliği ortalama 1137 m.dir.

    Yüzölçümü: 2546 km2 dir.

    İklimi: Elbistan’da kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kurak karasal iklim tipi görülmektedir. Ortalama sıcaklık 10.8 C°, en yüksek sıcaklık 39,5 C° (2001) ve en düşük sıcaklık ise -30,9 C° (1980)'dir. En fazla yağışı ilkbahar ayında alır, ortalama toplam yağış miktarı ise 392,4 mm'dir. Hâkim rüzgâr yönü kuzeybatıdır.

    Bitki örtüsü: Elbistan’da hâkim bitki örtüsü bozkırdır.

    Jeomorfolojisi: Elbistan, etrafı dağlarla çevrili bir ovada kurulu ilçedir.

    a)Dağlar: Doğusunda Kepez dağı uzantıları(2300 m civarı), güney ve güneydoğusunda Nurhak Dağları(3091 m), Batısında Binboğa Dağları(2935 m) ve Şar Dağı(2171 m), Kuzeyinde Hezanlı Dağı(2256 m), Kızılseher Sırtları yer almaktadır.
    [​IMG]
    b)Ovalar: Elbistan ovası Türkiye’nin dördüncü büyük ovasıdır.

    c)Platolar: Kuzeyinde Sultankorusu yer almaktadır.

    Hidrografyası: Elbistan yeraltı ve yer üstü sularca zengindir. Önemli akarsuları Ceyhan, Söğütlü, Hurman, Sarsap’tır. Sularını denize ulaştırdığı için açık havza özelliğindedir.

    Jeolojisi: Elbistan Ovasının tabanı alüvyonlarla kaplıdır. Linyit, Demir ve Kireç Taşı önemli yer altı zenginliklerini oluşturur. Elbistan aktif fay hattı ile II. derece deprem kuşağındadır. Elbistan'da 587 ve 1114 yıllarındakiler önemli olmak üzere 5-6 deprem olmuştur.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 1 Mart 2012
  2. BlueBerry

    BlueBerry Harbi Aktif Üye

    A) KONUMU (Mevkii) : Elbistan, ekonomik ve coğrafi bakımından yurdumuzun önemli şehirlerden biri durumundadır. Şardağı’nın Kuzey ve Doğu eteklerinden ovaya doğru yayılan geniş bir yerleşim alanı oluşmuştur.

    Elbistan toprakları, 38o 13.2' enlem ve 37o 12' boylamda; Anadolu Yarımadası'nın doğusunda, Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgesinin kesişme noktasında (Yukarı Fırat Havzası’nda) yer almaktadır. Kuzey’inde Malatya, Batı’sında Kayseri, Doğu’sunda Adıyaman ve Güney’inde Kahramanmaraş illeri ile komşu olup, Kahramanmaraş ilinin Kuzeydoğusu’nda ve il merkezine 162 km mesafe ile en uzak ilçesidir. Elbistan nüfus ve toprak bakımından yörenin en büyük ilçesi konumunda olup, Kuzey’inde Darende ve Gürün, Doğu’sunda Akçadağ, Doğanşehir, Batı’sında Afşin ile Göksun, Güney’inde Ekinözü ve Kuzeydoğu’sunda Nurhak ilçeleri bulunmaktadır.

    Elbistan Ovası’nın yükseltisi 1100 ile 1150 metre arasındadır. Düzlük ve yer yer alçak tepelerden oluşan ova elips biçimindedir. Doğu-Batı istikametine uzunluğu 50 km. Kuzey-Güney doğrultusunda eni ise en çok 20 kilometredir. 2547 km2’lik yüz ölçümüyle ülkemizin dördüncü büyük ovasıdır. Çukurova, Konya ve Harran Ovası’ndan sonra gelir. Yine Doğu’sunda Til Ovası, Şardağı’nın Güneyi’nde İğde Ovası, Batı’da Afşin Ovası yer almaktadır.

    B) YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ (TOPOĞRAFİK YAPI) :
    a) Dağlar ve Platolar;

    Elbistan’ın eteğine kurulduğu ŞARDAĞI (2200 m), dış Toroslar’a dahil olan bir uzantıdır. Deniz seviyesinden ortalama 1150 m yükseklikte bulunan Elbistan ovasını; BİNBOĞA (2935 m), BERİT (3054m), NURHAK(3090m) ve HİZANLI(2256m) dağları ile çevrelemiştir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin güney batı ucundaki Elbistan ovası, tektonik bir deprem sonucunda, üstünde bulunan gölü boşaltarak, bu günkü ovayı meydana getirmiştir. Ova tabanı kalın bir alüvyon tabakası altında Neojen (3.zaman) katmanlarını taşır.

    Elbistan’ın jeolojik ve jeomorfolojik yapısı

    Elbistan çöküntü alanını kuzeyden ve doğudan sınırlayan dağların yüksek kesimleriyle ova arasında, çeşitli yükselti basamaklarına sıralanmış platolar vardır. 1500-2000 metre arasında yer alan bu platolar Ceyhan Vadisi aracılığıyla Akdeniz ikliminin etkilerini taşır.
    Sultan Korusu, bölgenin önemli bir platosu olup Elbistan’ın kuzeyindedir; bunun güneyinde ise Kızılseher Dağları yer alır. Bu dağların devamı olan Tahtalı Dağları ise 2000 metre yüksekliktedir. Elbistan’ın Güneydoğusunda Yılanovası Platosu da yer almaktadır.

    b) Akarsuları;

    Elbistan’ın 3 km Güneydoğusunda, Pınarbaşı’ndan doğan ve Elbistan’ın ortasından geçen Ceyhan ırmağı şehrin can damarıdır. Elbistan içme suyunu da buradan alır. Akdeniz Bölgesi’nin büyük akarsularından olup uzunluğu 509 km’dir. Çukurova’da geniş bir delta oluşturarak Akdeniz’de İskenderun Körfezi’ne dökülür. Başlıca kolları; Söğütlü, Hurman, Göksun, Mağara Gözü ve Aksu çaylarıdır.

    Elbistan’ın en önemli çayı Söğütlü Çayı olup ovanın bununla sulanmakta olduğu söylenebilir, ancak yaz aylarında suyu zaman zaman çekilmektedir.

    Ceyhan, Pınarbaşı kaynağından 5–7 m3/s debi ile akmaktadır. Ceyhan Nehri kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır. Bu aylardaki debisi 50 m3/sn’den 380 m3/sn’ye yükselir. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. Ortalama yıllık akış miktarı 7.18 km3’tür. İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle tekrar kabarır. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar. Ceyhan Havzası boyunca aynı zamanda topoğrafyasının çok değişken olması nedeniyle erozyona açık ve aktif erozyon bölgesidir (Ulun, 2001).

    Ceyhan Nehri, yine kaynağını Nurhak Dağları'ndan alan Söğütlü Çayı ile şehrin çıkış yeri olan Battal Köprü’sünün hemen altında Suçatı denilen yerde birleşir. Ceyhan nehri güneybatıya doğru giderken Afşin ve Sarsap sınırından gelen Hurman çayını da alarak Göksun ilçesi ve Kahramanmaraş istikametine doğru dar ve dik boğazlar arasından geçerek akışını güneye doğru sürdürür.Akursu hızı ve debisi dikkate alındığında, birçok kısmı rafting gibi akarsu sporları için elverişlidir.

    Elbistan ovası, yeraltı suları bakımından da zengindir Kömür madeni aranması sırasında yapılan sondajlarla, büyük bir yeraltı suyunun Nurhak Dağı’ndan Elbistan istikametine doğru, takriben 160 metre derinlikte aktığı tespit edilmiştir. Ayrıca yine aynı zamandaki sondaj çalışmalarında, bölgenin kuzeyinden ikinci bir yeraltı suyunun Ceyhan yatağı ile ters istikamet oluşturarak aktığı anlaşılmıştır.
    Su potansiyeli bakımından Ceyhan Nehri ana kol olarak Kahramanmaraş ili ve çevresine oldukça zenginlik katmaktadır. Ceyhan nehri ve Aksu çayı üzerinde kurulan barajlar, tarımsal sulamanın yanı sıra, taşkın koruma ve elektrik enerjisi üretimine de katkıda bulunmaktadır. Ayrıca sulama, enerji üretimi, içme suyu sağlama ve taşkından koruma amaçlarından biri veya birkaçına hizmet edecek 13 baraj projesi, 3 pompaj projesi ve 3 794 ha’lık bir alanı sulayacak gölet ve yerüstü sulama projeleri yapım ve planlama aşamasındadır (Ucan, 2001). İl sınırları içerisinde Ceyhan Nehrinin kolları ve uzunlukları aşağıya çıkarılmıştır.

    Ceyhan Nehrine Bağlı Akarsuların Uzunlukları ile Çıktığı ve Döküldüğü Yerler.

    Ceyhan Nehri üzerinde kurulu barajlar
    Ceyhan vadisi barajlar için son derece elverişli olması nedeniyle üzerinde birçok baraj kurulmuştur. Nehir üzerine Menzelet, Aslantaş, Sır ve Berke Hidroelektrik Santralleri yer almaktadır. Kartalkaya barajı ise Ceyhan’ın kollarından Aksu çayı üzerinde kurulmuş olup sulama ve içme suyu amaçlıdır (Anon, 2006a).

    Menzelet Barajı: Bunlardan en büyüğü Menzelet barajı ve HES’dir. Ceyhan nehri üzerinde kurulmuş ve 1989 yılında elektrik üretimi amacıyla işletmeye açılmıştır. 124 MW güce sahip barajda, yıllık ortalama 466 GWh elektrik enerjisi üretimi yapılmaktadır.

    Sır Barajı: Ceyhan Nehri üzerinde inşa edilen Sır Barajı, yılda 725 GWh enerji üretmektedir. Sır Barajı ve HES tesisleri Çukurova Elektrik A.Ş. tarafından 1991 yılından itibaren işletilmektedir.
    Aslantaş Barajı: Yine 1984 yılında yeri Osmaniye olan Aslantaş barajı Ceyhan nehri üzerinde kurulmuştur. Enerji üretimi amaçlı olup 138 MW güce sahip ve yıllık ortalama 605 GWh elektrik enerjisi üretimi yapılmaktadır.

    Berke Barajı: Çukurova A.Ş. tarfından 2002 yılında inşaatı tamamlanan Berke Barajı Adana Düziçi mevkiinde Ceyhan nehri üzerinde kurulmuştur. Yıllı enerji üretimi 1670 GWh’dır.
    İnşaatı devam eden barajlar: İnşa halinde olan Adatepe, Ayvalı ve Klavuzlu-HES barajlarını saymak mümkünüdür. Adatepe barajı Ceyhan’ın kollarından Göksun Çayı üzerinde 1995 yılında yapımına başlandı ve 35840 ha. alanın sulanması hedeflenmektedir. 1993 yılında yapımına başlanmış olan Ayvalı barajından içme suyu temini ve 1680 ha. alanın sulama işlemi gerçekleştirilecektir. 1994 yılında inşaatına başlanan Kavuzlu-HES’li 54 MW güce sahip olup enerji üretimi ve 95750 hektarlık alanın sulanması planlanmıştır.

    3- Jeolojik Yapı ve Toprak Dördüncü jeolojik zamanda akarsuların etkisiyle ovalar üzerinde biriktirdiği alivyon oluşumu görülmektedir. Afşin ve Elbistan ovası yaklaşık 100m kalınlığında alivyon tabakası ile kaplanarak oluşmuştur. Üçüncü jeolojik dönemde Elbistan ovasında, çökmeler sonucu çukurlar meydana gelmiş; bu çukur alanlar da suların birikmesi sonucu göllerle kaplanmıştır. O dönemde sıcak ve yağışlı bir iklim ortamında gür ormanlar oluşmuş ve bunun sonucu gölde biriken organik maddeler linyit yataklarını meydana getirmiştir. Şekil 3’te Elbistan bölgesinde 3. jeolojik dönemden sonra oluşmuş göl yatağı ve Türkiye’nin en büyük linyit havzasının bulunduğu jeolojik yapısı görülmektedir.

    Elbistan ovasının temel jeolojik profili

    Elbistan yöresindeki Ofiyolit kuşağı, Miyosen sonrası oluşmuş güneydoğu Anadolu bindirme kırığı boyunca güneydeki kenar kıvrımları kuşağı üzerinde itilmiştir. Kenar kıvrımları kuşağında Paleozoik'ten Mesozoik sonlarına değin kıta sahanlığı ortamında sığ deniz karbonatları ve kumtaşları çökelmiştir. Maastrihtiyen'den Miyosen'e değin sığ deniz karbonatları ve kırıntılı tortulları çökelimi sürmüştür. Miyosen sırasında ise kuzeydeki ofiyolit kuşağındaki kırılma devinimlerle ilişkili olarak filiş türü Lice oluşumu gelişmiştir. Orta Miyosen'de başlayan ve sıkışmanın egemen olduğu basınçla Doğu Anadolu'daki yeni kırılma dönemi başlamıştır. Bunun sonucu olarak büyük açılı kuzey ya da güneye eğimli ve doğu-batı doğrultulu bindirme ve kıvrımlar oluşmuştur. Ayrıca KD-GB ve KB-GD doğrultulu sol ve sağ yönlü doğrultulu atımlı yer kırıkları (Faults) kuzey-güney doğrultulu açılma çatlakları ve bu çatlaklardan çıkan yaygın volkanitler ortaya çıkmıştır. Bölgede gözlenen andezitler, kırılma ve doldurmalar bu olaylar sonucu gelişmiştir. Nurhak, Berit ve Engizek dağları yer biçimi (Geomorphology) bu kırıklı bölge içinde gelişmiştir (Ercan, 1986).

    Elbistan çevresinde, dünyanın en uzun çöküntü hendeği olan KOR çukurunun atım damarı ve ELBİSTAN AKTİF FAY HATTI bulunur. Elbistan, ikinci derece deprem kuşağında yer alır.

    Elbistan Ovası’nda allüviyal (Kuaterner tortullar) topraklar hâkimdir. Dağlık alanlarda ise toprak yoktur ya da çok sığdır. Toprak genellikle ağır bünyeli yapıda olup, orta derece alkali, kireç içeriği bakımından zengin, renk olarak kahverengi ile kahverenginin değişik tonları şeklindedir. Dağlık kesimlerde daha çok kıraç topraklar mevcuttur denilebilir. Toprakları genelde tınlı (kum, kil, silis ve organik maddeler) olup Ceyhan Nehri ve kolları çevresindeki arazilerde tarımsal açıdan oldukça verimlidir (Anon. 2005).

    4- İklim :Elbistan havzası Akdeniz iklimi ile kara iklimi arasındaki geçiş sahasın da bulunur. Havzanın batı kısmı daha çok Akdeniz ikliminin bir geçiş tipini yansıtmaktadır. Soğuk ve nemli bir kış mevsimi, buna karşılık kuru ve sıcak bir yaz mevsimi, öte yandan doğu kısmı daha karasal bir iklime sahip olup soğuk bir kış ve sıcak ve kurak bir yaz mevsimi görülür; Yağış ise batıda doğuya nazaran daha fazladır. Yağışlar yıl içerisinde en çok ilk baharda Mart-Nisan, Son baharda Ekim-Kasım aylarında görülür.

    Rüzgarlar; Kuzeyden esen poyraz rüzgarları, Güney batıdan esen lodos rüzgarları daha çok görülür. Poyraz rüzgarları kışın kar, Lodos rüzgarları ise bölgeye bol miktarda yağmur getirir. Bölgede orta şiddette rüzgarlar vardır.

    BASINÇ DURUMU
    Elbistan' da aylar içerisinde en fazla 3-4 milibarlık bir oynama görülür. Elbistan bölgesinin yazları oldukça sıcak, kışlarının ise soğuk geçer. Bölgede kışın yüksek basınç, yazın ise alçak basınç hakimdir. Bölgede son bahar ve kış aylarında oluşan ve bölgeyi etkisine alan basınç, Akdeniz ve Sibirya dan teşekkül eden alçak basınçtır. Ortalama basınç değeri Elbistan da 886 milibardır. Basınç' ın ortalama en fazla olduğu ay OCAK, en az olduğu ay ise TEMMUZ ayıdır. Tespit edilen mahalli en yüksek günlük basınç, Elbistan da kasım ayında 899,3 milibardır. En düşük günlük basınç ise Mart ayında 849,4 milibardır.

    SICAKLIK DURUMU
    Elbistan için yıllık ortalama sıcaklık değeri 9,8 derecedir. Bölgenin serin olmasına sebep ise denizden çok yüksek olması, güney ve kuzey rüzgarlara açık bulunması ve yüksek dağlarla çevrili olması sıralanabilir. Elbistan da en sıcak ay ortalaması Ağustos ta 32,5 derecedir. En soğuk ay ise Ocak ayıdır ki rastlanan en düşük sıcaklık -25 derece civarındadır. Sıcak yaz mevsimini takip eden son bahar, soğuk olan kış mevsimini takip eden ilk bahardan daha sıcaktır. Günlük sıcaklığın ortalamanın oldukça üstünde olduğu günler yaklaşık 71 gündür. Tropik günler genellikle Nisan sonunda başlamakta, Ekim ayı ortalarında son bulmak- tadır. Günlük yüksek sıcaklığın 25 derece veya daha yukarı çıktığı yaz günleri sayısı ortalama 130 gündür. Sıcaklığın 0 dereceden düşük olduğu kış günleri sayısı 27 gündür.

    Elbistan da don olayı en erken ekim ayında başlar ve en geç Mayıs ayında son bulur. Meteoroloji istasyonunda kayıt edilen en yüksek sıcaklık 39 derece- dir. Kayıt edilen en düşük sıcaklık ise -35,3 derecedir.

    METEOROLOJİK GÜNLER
    Elbistan da meteorolojik günler önem taşır. Açık, kapalı ve bulutlu günler sayısal olarak şöyledir: Elbistan da senenin 127 gününde gök yüzü tamamen açık, 70 günü kapalı ve 167 günü bulutludur. Açık günler yaz ve yaza yakın olan bahar aylarında, Kapalı günler kış ve kışa yakın olan bahar aylarında daha fazla görülür.

    YAĞIŞ
    Elbistan yağış rejimi bakımından Akdeniz ve Doğuanadolu bölgesi yağış rejimini bünyesinde taşır. Ortalama yıllık yağış miktarı 366,2 mm. dir. Güneybatı- dan gelmekte olan deprasyonlar bol yağış bıraktığı gibi Akdeniz üzerinden gelen ve bol rutubet ihtiva eden sıcak hava kütlelerinin dağlara çarpması esnasında soğuyarak donmuş hale gelmesi sonucu, bırakmış olduğu yağışlarda önemli yer tutmaktadır.

    Elbistan da yağış durumu şu şekilde özetlenebilir; Kışın Akdeniz kıyılarından güney batı yönlü barometrik deprasyonlar hakimdir. doğuya doğru yayılan alçak basınç sistemi, bölgeye bol yağışların düşmesine sebep olur. Bundan başka kışın Arabistan yarımadası üzerinde görülen yüksek basınçlı hava hareketlerinin de yağış getirdiği görülür.

    Elbistan da yılın ortalama 60-70 günü yağışlı geçer. En yağışlı aylardan biri de Ocak ayıdır. Yağışların en az görüldüğü ay ise yılın en sıcak ve nisbi nemin düşük olduğu Temmuz ayıdır. Elbistan da tespit edilen günlük en çok yağış Şubat ayında 90,8 mm. olarak kaydedilmiştir.

    5- Bitki Örtüsü
    Akdeniz ikliminin hâkim olduğu Kahramanmaraş ve çevresinden özellikle orman varlığı bakımından önemli farklılıklar taşımaktadır. Orman bitki örtüsü Göksun-Çardak kasabasından sonra Elbistan sınırları içinde tamamen kesilmektedir.

    Yıllık yağış ortalaması 388 mm olan Elbistan, yarı kurak iklim tipine girmektedir. FAO verilerinde 300-600 mm yıllık yağışa sahip olan yerler, yarı kurak olarak kabul edilmektedir. Yıllık ortalama nispi nem miktarı son 40 yılın verilerine göre ortalama % 65 olup bağıl nem düşük değerdedir. Yarı kurak bölgelerde bitkiler ve ağaçlar yavaş büyüme eğilimindedir. Dolayısı ile yarı kurak iklim özelliklerine dayanıklı ağaç türlerinden Ardıç, Meşe, Karaçam ve Sedir türleri Elbistan’da (Engizek, Koç, Berit ve Nurhak dağlarında) varlığını halen sürdürmektedir. Diğer alanlarda step ve tundra görünümlü bodur çalılıklar ve otsu bitkiler hâkimdir. Su ve dere kenarlarında kavak ve söğüt ağaçları bulunmaktadır. Her şeye rağmen Elbistan, 245 hektarlık orman alanına sahiptir. 254.653 hektarlık Elbistan yüzölçümünün sadece % 0.1’i (binde biri) anlamına gelmektedir. (Anon, 2006c).

    Elbistan’da zengin linyit yataklarının bulunması, binlerce yıl önce ormanlarla kaplı olduğunu kanıtlamaktadır. Şimdilerde gözle görülür ormanlık alanların neden bulunmadığı akla gelen ilk sorudur.
    Elbistan’ın bitki örtüsü binlerce yıldan beri kesilerek veya açılarak yok edildiği açıktır. Orman bitki örtüsünün, özellikle Elbistan’ın ekolojik ve jeolojik yapısı nedeniyle ormanın kendini yenileyebilme özelliğini de güçleştirmiştir. Tahrip olan doğal bitki örtüsü eski halini kolayca alamamaktadır. Sonuçta yıllar öncesinde var olan doğal bitki örtüsünden bir eser kalmadığı görülmektedir.

    Elbistan’ın dağları kalker ve mermer ana kayalardan oluşmaktadır. Kalkerin sertliğine bağlı olarak toprak verimi de değişmektedir. Ayrıca mermer sert olduğundan, güç ayrıştığı ve bu nedenle sığ ve fakir topraklar verdiği de söylenebilir. Aynı zamanda taşlılık ve kayalılık arttıkça toprak materyali azalacağından toprakların su ve bitki besin maddelerini tutma gücü azalır.

    Ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi geçmişten beri Elbistan’da da orman bitki örtüsünün tahribatının olduğu bir gerçektir. Eskiden beri hayvancılığın hâkim olduğu Elbistan’da, kışın hayvanlara yedirilmek üzere yazın meşe dallarının kesilerek kurutulduğu bilinmektedir. Ayrıca, Ceyhan Nehri’nin ve dolayısı ile tarıma uygun arazilerin olması Elbistan’da nüfus potansiyelini sürekli artırmıştır. Yakacak odun ve ev yapımı gibi gerekli ihtiyaçların temini, orman alanlarının tüketilmesinde etken olmuştur. Söz konusu tahribatın uzun vadede gerçekleştiği ve doğal bitki örtüsünün yok olmasına neden olmuştur.
    Çoğunluğunun ağaçların oluşturduğu bir ekosistem olan orman, toprağın özelliğine ve iklime bağlı olarak yeşeren fideler zamanla tabii ormanı meydana getirirler. İnsan eli ve emeği ile düzenli ve planlı olarak yetiştirilen ağaçlar topluluğu yani kültür ormanları niteliğinde, peyzaj ve rekreasyon amaçlı ağaçlar pek tabi Elbistan’da yetiştirilebilir.

    8- Tarım, hayvancılık Elbistan Ovası, geniş tarımsal arazi bakımından ve iklim ve ekolojik koşulların elverişli olması nedeniyle tarıma elverişli bir konumdadır. Yöre nüfusunun çoğunluğu tarımla uğraşmakta olup geçim kaynağı tarım hayvancılık ve ticarettir. Nüfusun yaklaşık yarısı kırsal kesimde yaşamaktadır. Tarımsal üretimin artırılabilmesi, birim alanda sağlanan verimin artırılmasında toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesine bağlıdır. Ceyhan Nehri ve kolları Elbistan toprakların sulanmasında büyük öneme sahiptir. Özellikle İncecik ve Sarsap göletleri sulama alanlarının artırılmasında önemli katkılar sağlamaktadır.

    Elbistan’ın arazi varlığı 254.653 hektardır. Toplam tarım arazisi 137.086 hektar olup bunun 39.600 hektarı sulu, 97.486 hektarı kuru tarıma uygundur. Genel olarak Elbistan’da arazi kullanımı açısından ele alındığında Tarım hâkimdir. Tarım arazisi kullanım miktarı bakımından başta 63.208 ha alanla buğday gelmektedir. Bunu nohut (10.300 ha) ayçiçeği (8.500 ha) ve şeker pancarı (2.500 ha.) takip etmektedir. Alınan ürün bazında ise en fazla buğday (139.058 ton), şeker pancarı (112.500 ton), arpa (25.600 ton), ayçiçeği (12750 ton), Nohut (7.210 ton), patates (6.000 ton) fasulye (1.440 ton) ürünleri yetiştirilmektedir.

    6.785 ha. alanda çeşitli meyve ürünleri yetiştirilmektedir. Meyve arasında başta kayısı (115.400 ton) olmak üzere sırasıyla üzüm (4.000 ton), elma (6.300 ton), ceviz (120 ton), armut (375 ton), kiraz (150 ton) vişne (120 ton) ve şeftali (120 ton) üretimi yapılmaktadır.
    1.525 ha. alanda çeşitli sebze ürünlerinden biber (1.050 ton), lahana (7.150 ton), domates (21.000 ton), fasulye (720 ton), ıspanak (200 ton), karpuz (6.000 ton) gibi ürünler de yetiştirilmektedir.

    Hayvancılığın hâkim olduğu Elbistan’da mera alanları da önem kazanmaktadır. Birçok köyün 4342 sayılı Mera Kanunu gereğince mera tespit çalışmaları tamamlanmıştır. 2007 yılı sonu itibariyle Elbistan İlçesinde 68 köy 8 kasaba ve 1 ilçe merkezinde Mera Tespit Çalışması tamamlanmış olup, tespiti yapılan mera alanı 935.891 dekardır.

    Elbistan ilçe Tarım Müdürlüğünün verilerine göre 27.105 adet büyükbaş hayvan, 74.050 adet küçükbaş hayvan mevcut olduğu belirtilmektedir (Anon., 2006). Evcihöyük, Yapraklı, Kışla, Balıkçıl ve Söğütlü köylerinde kurulan 4 büyük kooperatifte 3400 adet büyükbaş hayvan yetiştiriciliği teşvik kapsamında faaliyet göstermektedir. Bölgede yapılan kültür balıkçılığı sayesinde dört çiftlikte yılda yaklaşık 80 ton balık üretimi yapılmaktadır. Akarsu ürünleri varlığı bakımından yalnız Söğütlü ve Ceyhan Nehrinden yılda 20.400 kg balık avlandığı belirtilmektedir. 2005 yılına ait hayvansal üretim miktarları Tablo 6’da gösterilmiştir.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 1 Mart 2012