Başarı Hikayeleri

Biyografiler bölümünde yer alan bu konu cicozz tarafından paylaşıldı.

  1. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Başarı Hikayeleri, Başarı öyküleri, Başarılı insanlar, Başarılı olmuş insanların hayatları

    Dünyada bir çok isim, hayat hikayeleri ve yaptıkları başarılarla tarihe isimlerini yazdırdılar. Çoğu zor ve imkansızlıklar içinde büyük başarılara imza atmış bu mümtaz şahsiyetlerden bazıları şunlar;

    Başarı Hikayelerine örnekler

    Bill Gates Başarı Hikayesi

    William Henry “Bill” Gates III, ya da daha çok bilinen adıyla Bill Gates, 28 Ekim 1955 Seattle doğumlu ABD’li iş adamıdır. Evli ve üç çocuk babasıdır.
    bill-gates.jpg
    Gates, Microsoft şirketinin kurucularındandır ve şirketin başkanlığını ve baş yazılım mimarlığını yapmaktadır. Forbes dergisine göre 2009′de Gates dünyanın en zengin kişisiydi. (US$60.0 milyar)

    1- İleriyi gördü.
    Kendisi küçük yaşlardan itibaren bilgisayarın önemini ve insan hayatında alacağı yeri çok iyi kavramıştı. Yakın gelecekte herkesin evinde ve işinde kendisine ait bilgisayarı olacağına inanmıştı. Hedefini buna göre çizdi.

    2- Planlı çalıştı
    Bill Gates zekiydi ama zekanın tek başına kafi gelmeyeceğini, çok ve planlı çalışılması gerektiğini düşünüyordu. Bir arkadaşından ayrılma sebebi, iş dışında geçirdiği zamanın- uyku dahil- sadece yerdi saat olmasıydı. Gates beraber olduğu insanlardan da aynısını bekliyordu.

    3- Akıllı kişilerle çalıştı
    İşe en akıllı insanları almada çok maharetliydi. Çünkü ona göre akıllı adam, başkalarının akıllarından istifade ederek üstün başarılara imza atabilen insandı.

    4- Çalışanları şirkete ortak etti
    Bill Gates çalışanlara yüksek ücret vermiyordu, kendisi de düşük ücretle çalışıyordu. Yüksek ücret yerine şirkete ortak olmaya teşvik ediyordu. Mesela Microsoft’un Başkanı Steve Ballmer’ı çalışmaya razı edebilmek için ona yüklüce hisse vermişti. Ballmer bu hisseler sayesinde şimdi büyük bir servete sahip…

    5- Çalışanlara değer verdi
    Microsoft en akıllı kişilerle çalışmanın yanı sıra onları kaybetmemek için de gayret gösteriyor. Gates ayrılan her elemanın arkasından, “Niçin ayrıldı, onu neden tatmin edemedik, nerede hata yaptık?” gibi soruların cevabını araştırıyordu. Bu yüzden Microsoft’ta eleman sirkülasyonu ABD ortalamasından iki kat düşüktür. Ayrıca Gates, günün belli saatleri dünya genelinde çalışanların e-mail’lerini cevaplamaya, onlarla birebir iletişim kurmaya, onların motivasyonunu yükseltmeye ayırıyor.

    6- Piyasada olup biteni takip etti
    Baş döndürücü bir hızla gelişen bilişim sektöründe geride kalmak, yok olmak manasına geliyor. Bill Gates hiçbir alanda piyasanın gerisinde kalmak istemiyor.

    7- Belli noktaya odaklandı
    Microsoft, yazılım alanında çalışan bir şirket. Cirosunun % 90’dan fazlasını yazılım meydana getiriyor. Bunun yanında yazılm teknolojisini desteklemek için Mouse, oyun kumanda cihazı, ses kartı gibi donanımlar da üretiyor ama başka şirketler gibi faaliyet alanlarını dağıtmıyor, en iyi olduğu alana odaklanıyor.

    8- Şımarmadı ve mütevazı kalmayı bildi
    Bill Gates’in rakiple

    rinin hemen hepsinin özel uçağı var, yatı var ama o, sade bir hayat sürüyor. Cimri denilecek kadar eli sıkı. Kendisine neden lüks hayat yaşamadığı sorulduğunda diyor ki: “Öyle yaşarsam öyle düşünmeye başlarım ve şimdikinden çok farklı bir kişiliğe sahip olurum. Yeterince çalışamam ve üretemem.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 28 Kasım 2014
  2. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Sakıp SABANCI
    sakip-sabanci.jpg
    Kuruluşundan beri Hacı Ömer Sabancı Holding'in Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yapmış olan Merhum Sakıp Sabancı, 7 Nisan 1933 tarihinde Kayseri'nin Akçakaya köyünde fakir bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi.

    Çok genç yaşlarda, Bossa Un Fabrikası'nda veznedarlıkla iş hayatına başladı. Sırasıyla, Çiftlik Müdürü ve Bossa Tekstil İşletmesi Müdürü oldu. Babasının 1966 yılında vefatından sonra kurulan Sabancı Holdingin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirildi.

    1964 yılından itibaren, 25 yıl müddetle Adana ve Kocaeli Sanayi Odaları; Türkiye Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği Üyeliği ve Başkanlığı yaptı. 1986 yılında Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği TÜSİAD'ın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı üstlenen Sakıp Sabancı, 1987 - 1990 yılları arasında Yüksek İstişare Konseyi Başkanlığı’nı yaptı. Sabancı, Hacı Ömer Sabancı Vakfı (VAKSA)'nın kurucuları arasındaydı.

    Sabancı'nın "İşte Hayatım", "Para Başarının Mükafatıdır", "Gönül Galerimden", "Rusya'dan Amerika'ya, Gezdiklerim Gördüklerim", "Ücret Pazarlığı mı, Koyun Pazarlığı mı?", "Gelişen, Değişen Türkiye", "Daha Fazla İş, Daha Fazla Aş", "Doğu Anadolu Raporu", "Başarı Şimdi Aslanın Ağzında" , Hayat Bazen Tatlıdır", "Bıraktığım yerden Hayatım", "Herşeyin Başı Sağlık", İngilizce ve Japonca yayınlanan "This is My Life" ile İngilizce yayınlanan "Turkey: Changing and Developing" adlı ondört kitabı vardır.

    Sakıp Sabancı'ya 1984'de Eskişehir Anadolu Üniversitesi, 1986'da Amerika'nın New Hampshire Universitesi, 1992'de İstanbul Yıldız Üniversitesi, 1993'de Kayseri Erciyes Üniversitesi, 1997'de İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Kıbrıs Girne Amerikan Üniversitesi, Edirne - Trakya Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi, 1998'de Washington Southeastern Üniversitesi (ABD), 1999'da Çukurova Üniversitesi ve 2002'de Kırıkkale Üniversitesi tarafından "Fahri Doktorluk" ünvanı verilmiştir.

    Sakıp Sabancı, ayrıca 1987 yılında "Belçika Kraliyet Nişanı" ve 1992'de Japon Hükümeti tarafından verilen "Kutsal Hazine Altın ve Gümüş Yıldız Nişanı" ile 2000 yılında, Sabancı Üniversitesi Müzesi'ne bağışladığı ve "Altın Harfler" adı altında Türk Hat eserlerinin ve tablolarının ilk defa Louvre Müzesi'nde sergilenmesini sağlayarak Fransa'da Türk kültürünü tanıtmadaki başarılı katkılarından dolayı Fransız Hükümeti tarafından "Legion d'honneur" Şeref Nişanı ile onurlandırılmıştır.

    Sakıp Sabancı'ya 1997 yılında Cumhurbaşkanı tarafından "Devlet Üstün Hizmet Madalyası"; İsviçre-Zürih'teki Avrupa Ekonomi Enstitüsü tarafından "Avrupa Kristal Dünya Ödülü" ve Hukukun Egemenliği Derneği tarafından da "Kaliteli İnsan Onur Ödülü " verilmiştir.

    Sakıp Sabancı 1999 yılında New York'da FABSIT Vakfı tarafından "Yılın İşadamı" ödülünü, Türk-Amerikan İşadamları Derneği (TABA) tarafından "Türkiye Tanıtım Ödülü" almıştır.

    Türkiye genelinde birçok caddeye "Sakıp Sabancı" adı verilmiştir. Sabancı Türkiye'de Artvin, Erzurum, Kırıkkale illeri ve Torbalı beldesi ile ABD'de New Hampshire, Houston ve Beverly Hills kentlerinin "Fahri Hemşerisi" seçilmiştir.

    Sakıp Sabancı evli, 3 çocuk babası ve 1 torun sahibiydi. Sakıp Sabancı 10 Nisan 2004 tarihinde vefat etmiştir.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 28 Kasım 2014
  3. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Stephen Hawking
    stephen-hawking.jpg
    Harap bir bedenden fışkıran büyük deha 1942 yılında İngiltere’de doğan Hawking okul dönemlerinde hareketli ve sağlıklı bir öğrenciydi. Oxford Üniversitesi’nin Fizik bölümünü birincilikle bitirdi.

    Hayatının kabus dolu günleri, ALS Motor Nöron hastalığına yakalanmasıyla başladı. Omurilik ve beynindeki şuurlu kas hareketlerini düzenleyen sinir hücreleri dağılmıştı. Konuşma bozukluğu ve yutma güçlüğü çekiyordu.Derken elleri de tutmaz oldu. Genç yaştaki Hawking’in vücudu, beyni dışında resmen çökmüştü. Hatta doktorlar ancak iki yıl ömrü kaldığını düşünüyorlardı. Morali, ruh hali bir yıkım içinde olan Hawking sürekli klasik müzik dinleyip bilim kurgu romanları okumaya başladı. Ancak ailesinin ve hocası Scima’nın yoğun ilgisi ve sevgisiyle hayata tekrar bağlanarak doktorları yanılttı. Ama artık ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkum konuşamayan biri haline gelmişti.İletişimini ancak bilgisayar yardımı ile sağlayabiliyordu.

    Sağlık durumunun bu kadar bozuk olmasına rağmen aşık oldu ve evlendi. Eşinin yardımıyla yüksek lisansını, ardından doktorasını yaptı ve profesör oldu. 1978 yılında teorik fizikteki en büyük ödül olan Albert Einstein ödülünü aldı. 1982 yılına gelindiğinde artık dünyanın dört bir tarafından ödüller yağmaya başlamıştı. Kraliçe tarafından verilen Britanya İmparatorluğu Kumandanı nişanı bunlardan biriydi. Küresel ısınmayı ilk ortaya atan Stephen Hawking oldu. Buna benzer teorilerin ve verilerin sahibi olan Hawking acı çekerek zirveye çıkanlara en büyük örneklerden.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 28 Kasım 2014
  4. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Facebook ve Mark Zuckerberg
    mark-zuckerberg.jpg
    Başarılı girişimciler yarattıkları ürün başarılı olduktan sonra rahat koltuklarının, zaferin tadını çıkarmayı severler. Normal olarak başarıya ulaşmış bir üründe büyük değşikilikler yapmak grişimcileri genelde korkutur. Bu görüşün en büyük düşmanı Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’ten başkası olmasa gerek. Facebook dev bir sosyal iletişim ağı haline geldikten sonra bile Zuckerberg sitenin arayüzünde köklü değişiklikler yapmaktan hiç çekinmedi. Yaptığı hamlelerle tabuları yıkan Zuckerberg değişimle en başta eleştiriler alsa da şu anda işler oldukça iyi gidiyor gibi gözüküyor. Yapılan değşikilik sonrasında Facebook değerini ikiye katladı ve hala büyümeye devam ediyor.

    Zuckerberg 2004 yılında Harvard Üniversitesi'nden girişimci arkadaşları Dustin Moskovitz, Eduardo Saverin ve Chris Hughes ile şu anda CEO'su olduğu sosyal paylaşım sitesi Facebook'u kurarak dünyanın şu anki en genç zengini olmasıyla tanınıyor. 2011 itibariyle kişisel serveti 24 milyar Amerikan dolarıdır.[1] 2010 yılında ise TIME dergisince Yılın Adamı seçilmiştir
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 28 Kasım 2014
  5. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Google Başarı Hikayesi

    Google ilk olarak bundan yıllar önce California’da Menlo Park’taki bir garajda iki üniversite öğrencisi (Larry Page ve Sergey Brin) tarafından kuruldu. Google kelimesi Milton Sirrota tarafından, Kasnel ve James Newman’ın yayınlamış oldukları “Matematik ve Hayal Gücü” adlı kitapla ünlenen googol kelimesinin üzerinde oynanmasıyla bulunmuştur. Google’ın oluşum süreci ise 1995′lere kadar dayanmaktadır.
    google-basari.jpg
    İki üniversite öğrencisi Larry Page ve Sergey Brin ilk olarak üniversiteyi tanıtma turlarında birbirleri ile tanışıyorlar. İnternet sitelerinde anlatıklarına göre her iki karakter birbirleri ile hiç anlaşamıyor ve sürekli münakaşa ediyorlar. Stanford üniverstesi bilgisayar bölümü öğrencileri ve Google.com’un kurucuları olan iki girişimcinin birbirleri ile farklı fikirlere sahip olmaları belki de ortaya bugün kullandığımız gelişmiş arama motorunun ortaya çıkmasını sağladı.

    1996 yılı Ocak ayında Larry ve Sergey “BackRub” adlı arama motoru için birlikte çalışmaya başlarlar. “BackRub” adı arama motorunun sitelerden geriye dönük bağlatıları analiz etmesi fikri üzerine kurulur. Her iki genç öğrenci, tüm öğrencilerin yaşadığı parasal sıkıntılarla karşılaşıyorlar. Fikirlerinin çalışıyor olması için sitelerinin bir sunucuda olması gerekir ama sunucuların fiyatları çok pahalı olduğu için Larry düşük kapasiteli bilgisayardan çok başarılı bir sunucu ortaya çıkarır. Bir yıl geçtikten sonra yapmış oldukları BackRub bağlatı analizi görenler tarafından çok beğenilir ve ünleri hızla yayılır. Üniversite içinde ağızdan ağıza teknolojileri konuşulmaya başlar.

    1998 yılının ilk yarısında Larry ve Sergey projelerini mükemmel hale getirmek üzere çalışmaya devam ederler. Terabyte boyutundaki ucuz disklerleri alarak Google.com’un ilk veri merkezini Larry’in yurttaki odasına kurarlar. Bu sırada Sergey’de üniversitede bir ofis kurar. Potansiyel yatırımcılar ve arama teknolojilerinin lisansını satın almak isteyecek firmaları çağırmaya başlar.

    Ofislerine Yahoo’nun kurucusu ve arkadaşları da olan David Filo’yu da davet ederler. David Filo sıkı bir iş çıkardıklarını kabul etmekle birlikte Larry ve Sergey’i kendi arama motoru şirketlerini kurmaya cesaletlendirir ve

    - “Tümüyle geliştirdiğiniz ve ölçeklenebilir duruma geldiğinde tekrar konuşalım” der.

    Diğer yatırımcılardan hiç biri Google.com’la bu kadar fazla ilgilenmez. Hatta o zamanın önemli bir internet sitesi yöneticisi;

    O günün büyük internet şirketlerinin dikkatini çekemeyen iki ortak kendi başlarına hareket etmeye karar verirller. İhtiyaçları olan sadece yurt odasından çıkmalarını sağlayacak maddi bir destektir. Bir de google.com için satın aldıkları terabyte boyutundaki sabit disklerinden kaynaklanan kredi kartları borçlarını ödeyecek para lazımdır. Böylece doktora tezlerini bir yana koyup melek bir yatırımcı aramaya başlarlar. İlk ziyaret ettikleri hem arkadaşları hem de fakülte üyesi olan Andy Bechtolsheim olur. Bechtolsheim Sun Microsystems’in kurucularındandır. İki gencin gösterdiği demoya ilk bakışta yaptıkları işte çok büyük bir potansiyel olduğunu görür, ancak toplantıda çok az zamanı olduğu için onlara
    - “Detaylar hakkında tartışmak yerine size sadece bir çek yazayım” der

    ve Google Inc. adına 100.000 USD lık bir çek yazıp onlara verir.
    Andy’nin yapmış olduğu bu yatırım aslında bir ikilem yaratmıştır. Yasal olarak Google Inc. şirketi olmadığı için bu çeki tahsil etmekte mümkün değildir. İki genç aile fertleri, arkadaşları ve yakın tanıdıkları ile şirket kurma çalışmalarıyla uğraşırken çek bir kaç hafta Larry’nin çekmecesinde bekler. Sonunda başlangıç sermayesi olarak yakınlarından 1 milyon doları toplayarak, şirketin ilk sermayesi için bir araya getirirler.

    7 Eylül 1998′de Google Inc. California’da ki Menlo Park’da kapılarını tüm dünyaya açar. Kapı bir uzaktan kumandayla birlikte gelir. Çünkü ofisleri bir arkadaşlarının garajına bitişiktir ve kiracısı olduğu bu yeri onlara ikinci defa kiralamıştır. Bu yeni yerin büyük avantajları vardır; Çamaşır makinası, kurutma makinası ve jakuzi. Ayrıca şirkete alınan ilk eleman içinde park yeri de vardır. Bugün Google’ın teknoloji yöneticisi olan Craig Silverstein şirkete alınan ilk çalışandır.

    Şirket açıldığında hala beta aşamasında olan Google.com günde 10.000 arama sorgusunu cevaplar. Başarılı sorgulama sonuçları basının ilgisini yeni kurulan bu şirkete çekmeye başlar. USA Today ve Le Monde gazetelerinde google.com’u öven makaleler çıkar. O yılın Aralık ayında PC Magazine dergisi Google.com’u ilk 100 site içinde gösterir ve 1998′in en başarılı arama motoru seçer. Böylece Google.com tüm dünyayla tanışmak üzere yola koyulur.
    Google.com her yeni girişimci şirketin başına gelen sorun gibi ilk ofisleri olan Menlo Park’daki yer artık onlara yetmez. Şubat 1999′da yani kurulduklarından sadece 6 ay sonra Palo Alto’daki üniversite caddesindeki yeni ofislerine taşınırlar. Çalışanların sayısı nerdeyse üç katına çıkmış ve sekiz kişiye ulaşmışlardır. Arama motor günde 500.000 sorgulamayı karşılamaktadır. Şirkete olan ilgi yoğunlaşmıştır. Red Hat ilk kurumsal arama motoru müşterisi olarak Google.com sunucularında Linux açık işletim sistemi kullanılmak üzere onlarla anlaşma yapar.

    7 Haziran’da şirkete Silikon vadisinin önde gelen risk sermaye şirketleri Sequoia Captial ve Kleiner Perkins Caufield & Byers 25 milyon dolarlık ikinci tur finansal sermaye girişini yapar.

    Larry ve Sergey’in projelerini bugün tanımlamalarını istesek ve internet kullanıcıları neden sizi kullansın diye sorsak herhalde basit bir cevap verirlerdi

    “Arama motoru teknolojisine yenilik getirdik, yazılımımız aradığınız sözcükle bağlantılı sayfaları diğer arama motorlarından farklı analiz ederek daha iyi sonuç ortaya getiriyor ve kullanıcılar zaman kazanıyorlar.”

    Google 7 yıl içinde inanılmaz bir hızla büyüdü. Bu büyümenin altında ezilmedi, yer aldığı sektörlerdeki isabetli girişimleriyle herkesi şaşırttı. Geçtiğimiz aylarda halka arz edilmesinden 4 milyar dolar gibi çok büyük bir gelir elde etti ve bugün farklı projelere yaptığı yatırımlarla Microsoft gibi dev firmaların rakibi oldu.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 28 Kasım 2014