Ahİr Zamana DÜrÜstÇe Bakmak

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu gergeous03 tarafından paylaşıldı.

  1. gergeous03

    gergeous03 Üye

    Peygamberimiz (sav)’in hadis-i şeriflerinde detaylı olarak bildirilen ahir zaman (kıyamet öncesindeki son dönem) özelliklerine göre iki dönemden oluşmaktadır. Bu kutlu zamanın ilk dönemi bozulmaların, dejenerasyonun, felaketlerin, çatışmaların, savaşların, yoklukların yaşanacağı bir dönemdir. Ahir zamanın ikinci dönemi ise, Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne gelişi ve Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışıyla birlikte, yeryüzüne barışın, huzurun, özgürlüğün hakim olduğu, bolluğun ve bereketin yaşandığı, insanların her açıdan memnun oldukları güzelliklerle dolu bir dönemdir. Dolayısıyla, ahir zamanı bir bütün olarak düşünmek, Peygamber Efendimiz (sav)’in müjdesi olarak, öncesinde felaketlerin sonrasında ise güzelliklerin yaşanacağını bilmek gerekir. Ahir zamandan bahsederken yalnızca bu dönemin alametleri olan zorlukları, darlıkları, felaketleri anmak, ancak tüm bu karanlıkların aydınlığa döneceğinden hiç bahsetmemek yanlış olur. Zira Rabbimiz’in de Kuran-ı Kerim’de buyurduğu gibi, “Her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.” (İnşirah Suresi, 5) Ahir zamanda da, Allah’ın izniyle, darlıklar bolluklara, zorluklar kolaylıklara dönecek, tüm sıkıntılar çözüme kavuşacaktır.
    Peygamberimiz (sav)’in Bildirdiği Gayb Haberleri Allah’ın Kuran’da bildirdiği gibi gaybı yalnızca Allah bilir. Ancak Allah Kuran’da, elçilerinden seçtiklerine Kendi Katında saklı olan gayb bilgisinden verdiğini şöyle bildirmektedir:

    O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer. (Cin Suresi, 26-27)​

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) de, Allah’ın kendisine gayb bilgisi verdiği, Rabbimiz Katında çok seçkin bir elçidir. Ahir zaman alametleri ve bu kutlu dönemde yaşanacak büyük olaylar Peygamberimiz (sav) tarafından haber verilen önemli gayb haberlerindendir. Peygamber Efendimiz (sav) bunun dışında da –Allah’ın bir lütfu olarak- pek çok gayb haberi vermiş ve Rabbimiz’in bir mucizesi olarak verdiği haberlerin hepsi aynen gerçekleşmiştir. Şüphesiz bu, Allah’ın Sevgili Peygamberimiz (sav)’e desteği ve rahmetidir.

    Bu haberlerden biri de sahabelerden bazılarının vefatlarını Peygamber Efendimiz (sav)’in çok uzun zaman önce bildirmesidir. Hadis-i şeriflerde yer alan bilgilere göre, Peygamberimiz (sav) bazı sahabelere şehit olacaklarını ve nasıl bir yerde öleceklerini haber vermiştir.
    Peygamberimiz (sav)’in bu gayb haberleri, aynı şekilde gerçekleştiğine şahit olan müminler için çok büyük bir müjde olmuştur. Örneğin Hz. Ömer ve Hz. Osman’ın şehit olacağı bir hadiste şu şekilde haber verilmiştir:
    Allah Resulü (sav) bir bahçedeydi. Ebu Bekir girmek için izin isteyince şöyle buyurdu: “Ona izin verin, onu cennetle müjdeleyin!” Sonra Ömer izin istedi. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Ona da izin verin, onu cennet ve şehitlikle müjdeleyin! Sonra Osman izin istedi. Şöyle buyurdu: “Ona izin verin ve hem cennet, hem de şehitlikle müjdeleyin.”1 ​
    Hz. Osman’ın hilafeti ve şehadetiyle ilgili bilgi veren bir başka hadis ise şöyledir:
    Ebu Ya’la, müminlerin annesi Hafsa’dan naklederek şöyle demiştir:
    “Allah Resulü (sav) Osman’a haber gönderip çağırttı ve şöyle buyurdu:
    “Öldürülüp şehit olacaksın! Sabret, Allah sana sabır versin.
    Allah’ın sana on sene altı ay giydireceği –hilafet- gömleğini sakın çıkartma!” Dönüp giderken, Allah Resulü (sav) arkasından şöyle buyurdu: “Allah sana sabır versin. Oruçlu iken şehit edilip öleceksin. Orucunu benimle açacaksın!”
    2 ​
    Hz. Ali ve Hz. Hüseyin’in şehadetleri ise Mübarek Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde şu şekilde anlatılmıştır:
    Hakim –sahihtir kaydıyla- Ali’den naklederek şöyle demiştir:
    Allah Resulü (sav), Ali’ye –yanaklarını göstererek- şöyle buyurdu:
    “Buradan buradan darbe yiyeceksin, kanın sakalını bulayıncaya dek akacak!”
    3

    Allah Resulü (sav) bir gün uyuyordu. Elinde kırmızı bir toprak vardı.
    “Ey Allah Resulü, bu toprak nedir?” diye sordum.
    Buyurdu ki: Cebrail –Hüseyin’i kasdederek- onun Irak topraklarında öldürüleceğini söyledi. Bu toprak, oranın toprağıdır.”
    4


    “Hüseyin’i kastederek, bu oğlum Kerbela denilen yerde öldürülecek. Onu orada gören ona yardım etsin!” Bunun üzerine Enes b. el Haris Kerbela’ya gitti. Hüseyin ile beraber orada öldürüldü.5 ​
    Allah’ın birer mucizesi olarak Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği tüm bu bilgiler gerçekleşmiştir. Burada yer alan bilgilerin yanı sıra Mübarek Peygamberimiz (sav)’in gayb ile ilgili bildirdiği daha pek çok haberin de gerçekleştiğine Müslümanlar şahit olmuştur. Bu gerçeğin, ahir zamanla ilgili bildirilen hadisleri değerlendirirken de unutulmaması gerekir. Allah’ın izniyle, tüm bu bilgiler gibi, Peygamber Efendimiz (sav)’in ahir zamanla ilgili müminlere haber verdiği bilgiler de teker teker gerçekleşmektedir ve gerçekleşmeye devam edecektir.

    Ahir Zamanda Meydana Gelecek Bozulmalar

    Ahir zamanda fitnelerin ve bozulmaların yaşanacağı pek çok kaynakta yer alan, sık sık dergilerde, kitaplarda, bazı televizyon programlarında konu edilen bir gerçektir. Günümüzde yaşanan pek çok olay, hadislerde verilen bilgilerle hayranlık uyandırıcı şekilde benzerlik göstermekte, bu gelişmeler ahir zamanın içinde olduğumuzu işaret etmektedir. Bu hadislerde yer alan bilgilere göre;

    Ahir zamanda savaşlar, çatışmalar ve anarşi yaşanacaktır.
    Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazılarına hücum ettiğinde…6

    Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır.7


    Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… Ölümler ve katliamlar yaygın hale gelecek…8

    Fitneler çoğalacak, birbiri ardı sıra yeni fitneler ortaya çıkacaktır.
    Kıyamet önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır.
    9


    Kıyamete yakın karanlık gecelerin parçaları gibi karışıklıklar olacaktır. Bu karışıklıklar içinde kişi mümin olarak sabahlayıp kafir olarak akşamlayacak, mümin olarak akşamlayıp kafir olarak sabahlayacaktır.10

    Ahir zamanda depremler artacaktır.
    Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… depremler çoğalacak…11


    Kıyametten önce iki büyük hadise vardır… ve sonra da zelzeleli yıllar.12

    Fakirlik ve yokluk olacaktır.
    Fakirler çoğalacak.13


    Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak.14

    Ahlaki çöküntü ve sosyal bozulma yaşanacaktır
    Zinanın çoğalması kıyamet alametlerindendir.
    15


    Kötülerin çoğaldıkça çoğalması, yalancıların doğru kabul edilip doğruların yalancı sayılması, hainlerin güvenilir, güvenilir kimselerin hain sayılması…16

    İnsanlar din ahlakından uzaklaşacaklar.
    İnsanlara bir zaman gelir ki Kuran-ı Kerim bir vadide, insanlar başka bir vadide olurlar.
    17


    İnsanlara bir zaman gelecektir ki Kuran-ı Kerim’in yalnız resmi, İslam’ın yalnız ismi kalacaktır. Onlar İslam’dan en uzak insanlar oldukları halde İslami isimlerle isimlenecekler, mescitleri görünüşte mamur olduğu halde hidayet yönünden harap olacaktır.18

    Haram olan şeylerin helal sayılması… kıyamet alametlerindendir.19
    Bunlar Peygamberimiz (sav)’in ahir zamanın ilk dönemine dair verdiği haberlerin sadece bir kısmıdır. Hadis kaynaklarında daha pek çok haber ve bilgi yer almaktadır. İçinde bulunduğumuz dönem dikkatlice incelendiğinde Peygamber Efendimiz (sav)’in haber vermiş olduğu bütün bu alametlerin gerçekleşmeye başladığı açıkça görülecektir. Peygamberimiz (sav)’in verdiği bilgilere göre, bu alametlerin belirmesinin ardından iman edenler için kutlu ve mübarek yeni bir dönem başlayacaktır. Asr-ı Saadet dönemini andıran özelliklere sahip olan bu dönemde, Hz. Mehdi zuhur edecek, İslam ahlakı tüm dünyaya Allah’ın izniyle hakim olacak ve “Altınçağ” olarak adlandırılan mükemmel bir dönem yaşanacaktır.

    Hz. Mehdi’nin Ortaya Çıkışı Peygamberimiz (sav)’in Haber Verdiği Gayb Bilgilerindendir

    Peygamber Efendimiz (sav)’in geleceğe yönelik bildirdiği haberlerden biri de Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışıdır. Peygamberimiz (sav) hadislerinde, ahir zaman fitnelerini ortadan kaldıracak, tüm insanlığa barışı ve huzuru getirecek, din ahlakının dünyaya hakim olmasına vesile olacak, kısaca Altınçağın önderi olacak mübarek bir şahsın çıkacağını haber vermiştir. Bu mübarek şahıs, Hz. Mehdi’dir. Hz. Mehdi’nin ahir zamanda –Allah’ın izniyle- muhakkak ortaya çıkacağı şu şekilde bildirilmektedir:
    Dünyadan bir gece bile kalsa, ALLAH O GECEYİ UZATIR VE EHL-İ BEYTİM’DEN BİRİSİ (HZ. MEHDİ) GELEREK DÜNYAYA HAKİM OLURDU. Onun adı adıma, babasının adı babamın adına uyar. Daha önce yeryüzü nasıl zulümle doluysa, o, onu adaletle doldurur. Malı seviye üzere taksim eder... Yedi veya dokuz sene kalır...20

    Benden sonra halifeler (devri) olacaktır. Halifelerden sonra emirler olacak, emirlerden sonra zalim hükümdarlar olacaktır. Sonra BENİM EHL-İ BEYTİM’DEN MEHDİ ÇIKACAKTIR. O, daha önce zulümle doldurulan dünyayı adaletle dolduracaktır.21
    Hadis-i şeriflerde yer alan bilgilere göre, ahir zamanın ilk döneminde yaşanacak olan fitne, zulüm ve kargaşa da Hz. Mehdi’nin çıkışının alametlerindendir. Bu durum şöyle ifade edilmektedir.
    Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum münadinin semadan seslenerek “Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi’dir” demesine kadar devam edecektir.22

    Masum insanlar katloluncaya kadar Hz. Mehdi çıkmayacak ve katliamlara yerde ve göktekiler artık tahammül edemez bir hale geldiğinde zuhur edecektir (ortaya çıkacaktır)...23
    Tüm bu bilgiler göz önünde bulundurulduğunda, ahir zamanın felaket ve zorluklarla dolu olan döneminden bahsedip, Hz. İsa’nın ve Hz. Mehdi’nin çıkıp İslam ahlakını dünya hakimiyetine vesile olacakları dönemden bahsetmemenin yanlışlığı bir kez daha açığa çıkmaktadır. Ahir zamanın ilk döneminde yaşanan olaylar, Hz. İsa’nın gelişinin ve Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışının alametlerindendir. Bu alametleri sürekli anıp, alametlerin vesile olacağı büyük olayları gündeme getirmemeye çalışmak ise akla ve mantığa uygun değildir.

    Ayrıca şunu da hatırlatmak gerekir ki Peygamberimiz (sav), insanların Hz. Mehdi’nin çıkışından ümit kesmelerinin de bu kutlu zatın zuhurunun alametlerinden biri olduğunu bildirmiştir:
    İnsanların ümitsiz olduğu ve “HİÇ MEHDİ FALAN YOKMUŞ” DEDİĞİ BİR SIRADA ALLAH MEHDİ’Yİ GÖNDERİR...24​
    Altınçağ ve İslam Ahlakının Hakimiyeti

    Peygamberimiz (sav)’in İslam ahlakının dünyaya hakim olacağı dönemi tasvir ederken cennet benzeri özelliklerle anlatması bu devreye “Altınçağ” ismi verilmesine neden olmuştur. Hadislerde haber verildiğine göre, her çeşit ürün ve mal bolluğu, emniyet, güven ve adaletin temini, huzur ve saadet, her türlü teknolojik gelişmenin insanların rahatı, konforu, neşesi ve huzuru için kullanılması, ihtiyaç içinde olan kimsenin kalmaması, isteyene istediğinden sayılmadan, kat kat fazlasıyla verilmesi, bu devrin belli başlı özelliklerindendir.

    “... Dini, Peygamberin (sav) zamanında olduğu gibi aynen uygulayacak. Yeryüzünde mezhepleri kaldıracak. Halis hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.” 25 hadisinde buyrulduğu gibi, Hz. Mehdi’nin liderliğinde Altınçağda gerçek din ahlakı yaşanacaktır. Nitekim, bu dönemin tüm insanların hoşnut olacağı bir zaman olmasının temel nedenlerinden biri de gerçek Kuran ahlakının ve sünnetin eksiksiz olarak yaşanacak olmasıdır.

    Teknolojik gelişmeler ahir zamanın bu devresinde doruğa ulaşacak, insanlar teknolojinin bütün nimetlerinden alabildiğine faydalanacaklardır. Tıpta, tarımda, iletişimde, sanayi teknolojisinde, ulaşımda çok büyük gelişmeler yaşanacak, sürekli yeni buluşlar yapılacaktır. Her yeni buluş bir başkasına öncülük edecek, gelişmeler çok büyük bir hız kazanacaktır. Sanatta çok büyük ilerlemeler kaydedilecek, müzikte, resimde birbirinden güzel eserler ortaya çıkacak, Allah’a olan imanın insanlara verdiği geniş ufuk ve derin düşünce, tüm sanat dallarına öncülük edecektir. İnsanlar Altınçağ’da hayatlarından o kadar memnun olacaklardır ki; bir hadisin ifadesine göre “zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmayacaklar, bu güzelliklerden daha fazla yararlanmak için Allah’tan ömürlerinin uzatılmasını” isteyeceklerdir.

    Hadislerde bu dönemin özellikleri şöyle ifade edilmektedir:
    Hz. Mehdi döneminde görülmemiş bir bolluk olacaktır:
    … Yeryüzü içindeki hazineleri dışarıya fırlatacaktır.
    26

    …Arz, içerisinde gizlediği bütün zenginliklerini, altından ve gümüşten sütunlar halinde dışarı atacak.27

    Hz. Mehdi’nin cömertliği:
    Mehdi insanlara malı ve eşyayı dağıtırken, saymadan bol bol verecektir.
    28


    Hz. Mehdi döneminde adalet:
    Mehdi bendendir, yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi onu doğruluk ve adaletle doldurur.
    29

    Hz. Mehdi döneminde yeryüzü güvenlikli olacaktır:
    Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla, Hacca gidecektir.
    30


    Hz. Mehdi dönemine duyulan özlem:
    Ben Mehdi’ye yetişene kadar ölmeyeyim istedim. Zira onun döneminde iyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır.
    31

    … Küçükler “keşke ben büyük olsaydım”, büyükler de “keşke ben küçük olsaydım” diye temenni ederler... İyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır.32


    Hz. Mehdi herkes tarafından çok sevilecektir:
    Mehdi zuhur eder, herkes sadece ondan konuşur, onun sevgisini içer ve ondan başka bir şeyden bahsetmezler.
    33

    Onun hilafetinden yer ve gök ehli, hatta havadaki kuşlar bile razı olacaktır.34
    Sonuç

    Tüm bu bilgilerin de gösterdiği gibi ahir zaman, tüm iman edenlerin büyük şevk ve heyecan duyacakları çok önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Bu döneme şahitlik edecek Müslümanlar için bu, çok güzel bir nimettir. Dolayısıyla samimi olarak inananların da bu nimetin bilincinde olmaları, Allah’ın bu lütfu nedeniyle sevinç duymaları son derece önemlidir.

    Ahir zamanın ilk dönemi bozulmaların, dejenerasyonun, felaketlerin, çatışmaların, savaşların, yoklukların yaşanacağı bir dönemdir. İkinci dönem ise Hz. İsa’nın ikinci kez yeryüzüne gelişi ve Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışıyla birlikte, yeryüzüne barışın, huzurun, özgürlüğün hakim olduğu, bolluğun ve bereketin yaşandığı, insanların her açıdan memnun oldukları güzelliklerle dolu bir dönemdir.​