* Vefali Yeğen Peygamberimiz *

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu BERKİTO tarafından paylaşıldı.

  1. BERKİTO

    BERKİTO Üye

    [Bu yazı bir makaledir.Kaynğı aşağıda mevcuttur]
    Amcası Ebu Tâlibin şefkatli ve cansiperâne koruyuculuğunda büyüyen Hz.Muhammed [s.a], ona ve aile üyelerine karşı derin bir vefakârlık duyardı. Hz.Muhammed [s.a], Hz.Haticeyle [r.a] evlendikten sonra güvenilir ve başarılı bir tacir sıfatıyla kendi emeğinin karşılığı olarak belli bir ekonomik gönence erişmişti.Bir dönem, Mekke çevresinde, kuraklık dolayısıyla kıtlık oldu.Kendisine babasını aratmayan gençlik yıllarındaki koruyucusu Ebu Tâlib, kalabalık ailesiyle sıkıntı çekiyordu. Kendisi gibi ekonomik durumu iyi olan, öteki amcası Abbasa giderek şöyle bir öneri yaptı Ebu Tâlibin çocuğu çok.Gel, onun kalabalığını biraz olsun azaltalım. Oğullarından birinin bakımını sen, diğerininkini de ben üstleneyim. Hemen Ebu Tâlibin yanına gittiler.Ebu Tâlibin cevabı, Bana Akîli bırakın da ne yaparsanız yapın oldu. Bunun üzerine Hz.Muhammed [s.a] Aliyi, Hz.Abbas da Caferi alarak evlerine döndüler.Bu, aynı zamanda, Hz.Muhammed ile Hz.Alinin yakınlıklarının da başlangıcı oldu. Hz.Ali [r.a], artık peygamberimizin hem kardeşi, hem de sırlarını paylaştığı arkadaşı gibiydi.
    * Annem dediği yengesi Fatma
    Amcası Ebu Tâlibin hanımı, Hz.Alinin annesi Fatma, dedesinin ölümünden sonra Hz.Muhammedin [s.a] evlerine gelişini sevinçle karşılamış ve şöyle demişti Benim ay yüzlü yavrum! Bugün meğer ne mübarek bir günmüş ki evimizin eşiğinden sen girdin.Bize, o nurlu yüzünü gösterdin.Yengesi Fatma, kocası Ebu Tâlibin aksine, müslümanlığı daha davetin ilk günlerinde kabul etmiş ve Mekkeden Medineye hicret etmişti.Öksüz çocuğun annesinin yerini tutabilmek için, elinden geleni yapan yengesinin, en zor zamanlarında, gençliğe adım atarken gösterdiği buyakın ve sıcak davranışları dolayısıyla, büyük bir vefakârlık ve kadirbilirlikle Hz.Muhammed [s.a.], yengesinin ölümüne duyduğu üzüntüye şaşıranlara karşı, onu şöyle anlatır Ebu Tâlibten sonra, bu kadıncağız kadar bana iyilik eden başka bir kimse olmadı. O, beni doğuran annemden sonraki annemdi. Bana kendi çocuklarından daha iyi bakar, saçlarımı tarar, gülyağları sürerdi. Kendisi aç kalsa da, beni aç bırakmazdı. Allah, bu kadının cennetlik olduğunu bildirmek için, Cebraili bana gönderdi. Hz.Muhammed [s.a.], ileriki yıllarda, kendi kızlarından birine adını koyduğu, hatta bu kızını oğlu Aliyle evlendirerek gelin verdiği, böylece kızının kayınvalidesi olan Fatma Yengesini sık sık ziyaret etmiştir.Hz.Muhammed [s.a.], Fatma Yengesinin ölümünde çok üzülmüş, gözyaşları içinde dua etmiştir Allah sana rahmet etsin ey annem! Sen benim, annemden sonra annemdin. Kendin aç durur, beni doyururdun. Kendin çıplak durur, beni giydirirdin. En iyi nimetlerden kendi nefsini alıkoyar, bana tattırırdın. Allahım! Esedin kızı Fatmayı bağışla! Benim ve benden önceki peygamberlerinin hakkı için,duamı kabul buyur,ey merhametlilerin en merhametlisi Allahım. Sırtındaki gömleği, yengesine kefen olarak sardırmış, cenaze namazını bizzat kıldırmış, acısını derinden hissettiğini göstermek üzere kabrine girip biraz uzanmış ve kabire kendi elleriyle indirmiştir.

    Kaynak :
    * Zaman Gazetesi
    * Vecdi Akyüz