Turizm Haftası ile ilgili Yazılar

Belirli Gün ve Haftalar bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Turizm Haftası ile ilgili Yazılar - Turizm Haftası Hakkında Yazı
    Turizm Haftası 15-22 Nisan
    Turizm bir ülkenin milli değerlerinden biridir. Bacasız sanayi olarak adlandırılır ve ülke ekonomisi için büyük önem taşır. Ülke dışından veya ülke içinden insan gruplarının tarihi, sosyal, kültürel ve doğal açıdan önem taşıyan bir bölgeye yaptıkları geziye ve bu geziden ortaya çıkan potansiyele genel olarak turizm denir. Yurt dışından gelenler dış turizm, yurt içinden gelenler ise iç turizmi oluşturur.

    Deniz, kum ve plajlarının güzelliğinden dolayı Antalya ve Muğla illerimiz, en önemli tatil turizmi bölgelerimizdir. Gerek yurt dışından, gerekse yurt içinden bir çok insan tatillerini geçirmek üzere bu ve bunun gibi yörelerimize giderler. İstanbul ise Kültür turizmi açısından en önemli ilimizdir. Bir çok yabancı turist İstanbul'a gelerek tarihi yerleri gezerler. Yurt dışından turistin gelmesi demek, ülkeye döviz girmesi demektir. Ülkeye döviz girmesi de ülkenin kalkınmasını ve zenginleşmesini sağlar. Bu nedenle turizmin yaygınlaşması için elimizden geleni yapmalı, ülke tanıtımına katkıda bulunmalı, dışarıdan gelen turistlere iyi davranmalı, onların ülkeye tekrar gelmeleri için iyi izlenimler bırakmalıyız.

    Ekonomik açıdan turizm ülkelere büyük katkılar sağladığından, alanı da çok genişlemiştir. Önceleri sadece tatil ve kültür turizminden söz edilirken, şimdilerde spor turizmi, konferans turizmi gibi turizmler de yaygınlaşmaya başlamıştır.
     
  2. Ömer

    Ömer Yönetici

    MAVİ KIYILAR
    Yurdumuzun Antalya'dan Alanya'ya kadar uzanan kıyısındaki güzel*liklerini dünyanın hiç bir yerinde göremedim. Burada tabiat insanoğluna hiç bir yerde rastlanmayan bir bağışta bulunmuş : «İşte sana yeryüzünde bir cennet! »demiş.
    Bu kıyılarda tarih boyunca, buraların güzelliklerini anlayan insanlar oturmuş, ilkçağlarda « yaprak ve çiçek ülkesi » anlamına gelen bir kelimeyle adlandırılan bu bölgede birbiri yanında ve birbirinden bayındır yüzlerce şehir kurulmuştur. Roma çağının sonlarına kadar bu şehirler, binlerce seyirci alan mermer tiyatroları, stadyumları, su kemerleri, heykellerle süslü sokaklarıyla birbirleriyle yarışırlarmış. Selçuklular devrinde de Antalya, hele Alanya güzel anıtlarla donatılmış. Anadolu'nun bu parçası, bu gün hem tabiatı, hem tarihî eserleri bakımından Akdeniz kıyısında, başta gelen bir bölgedir.
    Bayramdan bayrama Antalya'ya bir turistik gezi düzenlenir. Yazın uçaklar işler. Her gün İstanbul’dan, Bursa'dan, Ankara'dan otobüsler gelir. Yollar da güzeldir. Ama bütün bu taşıt imkanları Antalya - Alanya kıyılarını gereğince değerlendirmeye yetmez. Antalya, Türkiye'nin turistik bir merkezi olmak için bekler, durur. Antalya ve çevresi için bir turizm kampanyasına girişmemiz gerekir, bu, bize önce döviz sağlar. Sonra, dünyanın en güzel kıyılarının Türkiye'de bulunduğunu duyurmak olanağını kazandırır. Antalya, Alanya, Side, Perge ve Manavgat'ı görememiş insanlara kızmıyorum. Çünkü oraların güzelliklerini duymamış, resimlerini görememiş olabilirler. Bu konuda bizim kusurumuz var demektir. Çünkü oraları iyi tanıtamamışız.
    Antalya'nın Kale mahallesinde gezmek, iki yanı mimarlık eserleriyle süslü daracık sokaklarında dolaşmak ne kadar güzeldir! Sonra Antalya limanından masmavi Akdeniz'in, sarı, yeşil, kırmızı çizgiler çizen kayalıkların güzelliğine doyum olmaz. Ağaçlarda yüz binlerce portakal, limon, mandalina, turunç sarkan bahçeleri görmek, Düden şelalesi önünden motorla yüzlerce kez geçmek insanı usandırmaz.
    Antalya'ya geldiğimizin ertesi günü hemen Alanya'ya gittik Alanya'yı kendilerine kışlık başkent seçmişler.
    Alanya'da kadınlar yeşil, kırmızı, beyaz çizgili ipekten bir çeşit kumaş dokuyorlar. Onlardan birkaç tane aldım. Bu dokumadan etekler yapılsa Avrupalılar şaşkınlıktan parmaklarım ısırırlar.
    Azra ERHAT