Sakarya Meydan Savaşı

Türk Tarihi bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Kurtuluş Savaşı sırasında Türkler ile Yunanlılar arasında geçen savaş.

    Sakarya Meydan Muharebesi, 23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. İkinci İnönü Savaşı'nı Yunanlılara ağır kayıplar verdirerek başarıyla sonuçlandıran Türk ordusu, İnönü-Kütahya hattında yeniden savunma düzenine geçti. Yunanlılar, Anadolu'da kısa zamanda bir sonuç almak amacıyla üstün sayıdaki kuvvetlerini Türk ordusunun güney kanadına doğru saldırıya geçirdiler (10 Temmuz 1921).

    Türk ordusu bir hafta süren savaşlardan sonra Yunan kuvvetlerinin kuşatıcı çemberinden sıyrıldı ve daha elverişli bir savunma için Sakarya Irmağı'nın gerisine çekildi.

    Bu çekiliş, Eskişehir'den Sakarya'ya kadar geniş bir alanın Yunanlıların eline geçmesine sebep oldu. Yunanlıların, eksiklerini tamamlamak için Eskişehir-Afyon hattında 25 gün beklemesi, Türk ordusunun çekilmesini kolaylaştırdı ve savunma için hazırlanma imkanı oluşturdu.
    sakarya meydan muharebesi.jpg
    Sakarya Meydan Savaşı, Sakarya Irmağı'yla, Ankara Çayı ve Ilıca dereleri arasındaki 100 kilometre genişliğindeki cephede gerçekleşti. İç kısımlara doğru yükselen bu arazide savunmaya elverişli sırtlar bulunuyordu. Hattın önünde yer alan Sakarya Irmağı, sağ kanadında harekata zorluk katan engebeli arazi, güneydeyse Cihanbeyli Ovası gibi çöl özelliği gösteren bir arazi, savunma yönünden yararlı engellerdi. Türk ordusu Sakarya gerisine çekilerek ihtiyaçlarını daha kolay temin edebileceği Ankara Ana İkmal üssüne yaklaştı. Cephe için Polatlı-Ankara demiryolunun da ulaşım yönünden özel bir değeri vardı. Yunanlıların Eskişehir-Seyitgazi-Afyon hattından Ankara yönünde ilerlemeleri halinde, Bursa ve İzmir'den 400-600 kilometrelik yolu aşarak ikmal yapmaları zorlaşacaktı.

    Yunanlılar, Eskişehir-Kütahya savaşında zafere ulaşmışlardı. Tek istedikleri Türk ordusunu yok ederek Ankara'yı ele geçirmek ve Sevr Antlaşması'nı Türkiye'ye daha ağır şartlarla kabul ettirmekti. Bu amaçlarına ulaşmak için de askeri harekatın devamını kesin zorunluluk olarak görüyorlardı. Yunanlılar, Eskişehir ve Kütahya savaşından sonra Eskişehir bölgesindeki 25 günlük duraklama döneminde eksiklerini tamamlamaya çalışırken menzillerini de düzenlediler. O zamana kadar Afyon-İzmir hattına dayanan ulaştırma hatlarına, Bursa-Eskişehir yolunu da kattılar. 14 Ağustos 1921'de asıl kuvvetleriyle Eskişehir-Seyitgazi doğusundan Sakarya'ya doğru ileri harekete geçtiler.

    Sakarya Savaşı'nda Türk ordusunda bulunan top ve piyade tüfeği Yunan ordusunda bulunanın yarısı kadardı. Hatta Türk ordusu makineli tüfekten yoksundu. Buna karşın süvari üstünlüğü Türk ordusundaydı. Sakarya doğusunda bulunan Türk ordusunun ileri sürülen örtme birlikleri Mihalıççık-Sarıköy-Sivrihisar genel hattında bulunuyordu. Yunanlılar esas savaşın bu hatta yapılacağını sanıyorlardı. Bununla birlikte, garp cephesi kumandanlığı Yunanlıların 20 günden beri devam eden hava keşifleri ve istihbarat faaliyetine rağmen, gerçek amaç ve tertibatını gizlemişti. Yunanlılar Mihalıççık-Sarıköy-Sivrihisar hattına vardıktan sonra gerçeği anladılar ve ondan sonra kendilerine zaman kaybettiren yeni bir düzenle Sakarya'ya doğru yürüdüler; Türk örtme birlikleri Sarıköy-Sivrihisar hattına varan Yunan ordusunu oyalayarak Sakarya gerisine, asıl mevzilerine çekildi. 23 Ağustos 1921'de Sakarya mevzii önünde her iki taraf arasında çatışma başladı. Yunanlıların amacı Kütahya-Eskişehir savaşında olduğu gibi Türk ordusunun sol kanadını geniş bir kuşatma çemberi içine alarak yok etmek ve güneyden en kısa yolla Ankara'ya varmaktı. 23 Ağustos 1921'de Türk savunma hattı önünde saldırı düzenine giren Yunanlılar 24 Ağustos'tan itibaren iki kolorduyla Türk merkez sol kanadına, bir kolorduyla da Kavuncu köprüsü kuzeyinden saldırıya geçti; 24-25 Ağustos'ta kanlı savaşlar oldu. Bazı mevziler birkaç defa el değiştirdi. 26 Ağustos'ta Yunanlılar, sağ kanattaki 2. Kolordularıyla kuşatma harekatına girişti ve Türk Garp cephesi birliklerinin merkez bölgesine de yüklendiler. Türk merkez bölgesi mevzileri Haymana yakınındaki Çal Dağı'na doğru uzanan sırtlardaydı. Çal Dağı ele geçerse Türk ordusu bölünmüş olacaktı. 27, 28 ve 29 Ağustos'ta savaşlar devam etti. 30-31 Ağustos'ta Yunanlılar sol kanattaki Türk 1. grubu karşısında kuşatmayı başaramadıkları için, cephenin önemli parçası olan merkez kısmını bölmeye çalıştılar ve Çal Dağı'nı ele geçirdiler. Başkumandanlık, bölgenin öneminden dolayı iki tümenlik Çal grubunu kurdu ve karşı saldırıyla Çal Dağı'nı geri aldı.

    Yapılan Yunan karşı saldırısıyla dağın hakim noktası tekrar Yunanlıların eline geçti. Türk birlikleri dağın doğu eteğinde tutundu ve Yunan saldırısı durduruldu. 31 Ağustos akşamı bütün cephede Yunanlılarda gerileme görüldü. Türk ordusunu ağır yenilgiye uğratmak için uygulanan planın başarıya ulaşamadığı, bütün cephe boyunca saldırının zayıflamış olmasından anlaşıldı.

    31 Ağustos'tan 7 Eylül'e kadar bütün cephelerde saldırılar eski hızını kaybetti, 7 Eylül'den itibaren de Yunanlılar sol kanattan kuvvetlerini çekmeye başladılar. Türk uçakları grupların çekilme yönlerini takip etti. 10 Eylül'de Türk sağ kanadının Polatlı bölgesindeki mürettep kolordusu 15. 23. ve 57. Tümenlerle takviye edilerek Beylikköprü doğrultusundan karşı saldırıya geçti. Duatepe ele geçirildi, bu bölgedeki Yunan kuvvetleri geri püskürtüldü, aynı zamanda merkez ve sol kanatta da Türk saldırıları başladı. 12-13 Eylül gecesi Sakarya doğusundaki arazi Yunanlılardan geri alındı.

    Bu yazı harbiforum.net için internet dışı kaynaklardan istifade edilerek yazılmıştır, kaynak gösterilmeden başka yerde kullanılamaz.