Petr Cech'i kim satın aldı?

Köşe Yazıları bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Ben anladım artık. Sporda Şiddet Yasası çıkmadan bu ülkede spor yorumculuğu itham üstüne kurulmaktan kurtulamayacak.

    Elde kanıt-belge-demeç hatta makul şüphe bile olmadan 3 tane anlı şanlı spor yazarının son 15 günde yazdıkları ‘inanılmaz’dır.

    Bugün ABD ya da İngiltere yahut herhangi bir medeni ülkede yaşıyor olsaydık Bobo, Erman Toroğlu’nun; Leo Franco, Reha Muhtar’ın; Murat Şahin de Ahmet Çakar’ın en az 1 milyon dolarını almıştı.

    Oysa biz medeni bir ülke olamıyoruz bunun için çalışamıyoruz.

    Reha Muhtar, F.Bahçe’den yediği son derece hatalı gol nedeniyle Leo Franco’nun bütün mali hesaplarının araştırılması gerektiğini söyledi. Ve bu önergesini sıralarken “Aslında Güney Amerikalı futbolcularda bu potansiyel vardır”a getirdi cümlenin geri kalanını. Aynı Leo Franco; 1999-2000 sezonunda bir maçta yediği 4 golün üçünü aynı şekilde yemişti. Aynı maçta tam 3 aşırtma golü yiyerek tarihe geçmişti. O gün Franco, Mallorca kalesini koruyordu ve kendisine birbirinin kopyası 3 aşırtma gol atan rakip takım ise Galatasaray’dı. Yani Franco o gün de kötü kaleciydi; bugün de kötü kaleci. Ama o kadar! Kötü kaleci.

    Erman Toroğlu ise Beşiktaş maçında Bobo’nun Alex’in arkadaşı olduğu için penaltıyı kasten atmadığını ima etti. Sonra da bu desteksiz tezini Mustafa Denizli’nin “İdmanda Bobo’yu penaltı atışı çalışırken gördüm. Endişelendim. Penaltı anında ‘Tello atsın’ diyecektim sonra vazgeçtim” cümlesine dayandırdı. Oysa Toroğlu biraz araştırsa Bobo’nun F.Bahçe’ye en çok gol atan oyuncu olduğunu, F.Bahçe ile Beşiktaş arasında oynanan tüm önemli karşılaşmalarda (Süper Kupa-Türkiye Kupası v.s.) topu ağlarla buluşturduğunu; daha ligin ilk yarısında Beşiktaş F.Bahçe’yi 3-0 yenerken 2. golü Bobo’nun attığını görecekti. Her konuda ‘kehanet vermeyi’; ‘yorum yapmayı’ her hafta rutin basın mensuplarıyla sohbet etmeyi bilen Mustafa Denizli bu konuda susuyorsa onun da sorumluluğu vardır. Beşiktaş ya Bobo’yu hemen gönderir ya da Mustafa Denizli artık bu konuda suskunluğu bırakır.

    Ahmet Çakar tam olarak Murat Şahin’in F.Bahçe’ye maçı sattığını ima etmese de bu yöne çekilecek laflar etti. Sonra da Murat Şahin Çakar’ın bulunduğu programa bağlanınca hayatında belki de ilk kez bir telefon bağlantısında ‘suskun’ pozisyonuna düştü. Oysa Çakar biraz araştırsa o gün F.Bahçe’nin 13 korner attığını Murat Şahin’in toplam 12 yan top aldığını, çok kritik iki pozisyonda golü engellediğini görecekti. O da Toroğlu’nun bir hafta konuşulmasından yola çıkmış olsa gerek ki aynı yolu seçti.

    Türkiye kaleci hatalarını bir takımın bir futbolcuyu satın almasıyla ilgili anlı şanlı yazarların yorumlarına doydu. “Ben de üçünü de tanıyıp çok sevdiğim ağabeylerimden neyim eksik?” deyip durumdan vazife çıkardım. O halde biraz da ben bilgi vereyim. Türkiye, Avrupa Şampiyonası’nda Çek Cumhuriyeti’ne yenilip turnuvaya veda edecekken bir duraklama anında Cech ile Fatih Terim göz göze geldi. Parada anlaştılar. Dünyanın en iyi kalecisi Petr Cech, topu Nihat’ın önüne düşürüverdi. Para tahsilatı maç sonuna kaldı! Cech, şimdi Chelsea'de takılıyor; ülke milli takımının kalesini de 'öylesine' koruyor!

    F.Bahçe Sevilla’yı Juan Sanchez Pijuan Stadı’nda elerken, penaltı atışları sırasında Alex’in arkadaşı ve Zico’nun manevi oğlu Dani Alves, topu Volkan’a nişanladı. F.Bahçe turu geçti; Dani Alves Sevilla’dan kovuldu; şimdi Barcelona’da sürünüyor!

    Serdar Ali Çeliker
    HaberTürk
     
  2. pesimist

    pesimist sanal alem

    çünkü bizim ülkemizde torpille yandaşlık la hiç bir deneyim sahibi olmayan insanlar görev başına geliyor bazen de gelen insan içi medya gerekli desteği veriyor ama altında yatanı bilmediğimiz bir yandaşlık psikolojisine bürünüyor göreve gelen işin ehli insanlar görevi üstlenemiyor ha bide cezalar;cezalara gelince yetersiz insanların korkaçağı hiç bir engel kalmıyor ortada bunu sağlayamayan kurumlar kişiler çünkü taraflar yetersizler ve bizim gibi sıradan insanlardan farkları yok ben güzelim Türkiyemde herkesin herkurumun insanlara eşit bakmasını cezaları düzene sokarak refahın sağlanmasını ama en azından bi 10 yıl daha ne sporda ne diyer kurumlarda bunun olabileceğini zannetmiyorum