Mevlid Kandili ilahisi

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu deep tarafından paylaşıldı.

  1. deep

    deep Harbi Aktif Üye

    Mevlid Kandili ilahileri, Mevlüt kandili ilahileri

    Bu Kutlu doğumu anlatan en güzel ilahileri sizlerle paylaşmayı kendime bir borç bilirim sevgili dindaşlarım. Hepimzin Mevlid kandili kutlu ve mutlu olsun.

    Ertuğrul Erkişi Seni Andım Dün Gece

    Bu güzel eseri besteleyip Türk tasavvuf musikisine kattığı için kendisinden Allah razı olsun...

    Tomurcuklar açıyorken,başaklar bağlanmışken,
    Titredim efendim seni andım dün gece...

    Bu bahçeler O'nundu bazen uğrar dediler,
    Bir gülün kokusunda seni duydum dün gece...

    Biz hiç yazı görmedik,kışta doğdun dediler,
    Nevbaharda geleni sensin sandım dün gece...

    O'nun geçtiği sokaklar güller kokar dediler,
    Ötelerden kokularla geldin sandım dün gece...

    Mehmet Akif Ersoy 14 Asır Evvel
    İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy'un en sevgili için yazdığı şiirin ilahisi.

    Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,
    Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!

    Lakin, o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler,
    Kaç bin senedir halbuki bekleşmedelerdi!

    Nerden görecekler, göremezlerdi tabii;
    Bir kere, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi,

    Bir kerede, mamure-I dünya, o zamanlar,
    Buhranlar içindeydi, bu günden de beterdi.

    Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
    Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!

    Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin.
    Salgındı, bugün şarkı yıkan, tefrika derdi.

    Derken, büyümüş kırkına gelmişti ki öksüz,
    Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!

    Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma'sum,
    Bir hamlede kayserleri, kisraları serdi!

    Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı dirildi;
    Zulmün ki, zeval aklına gelmezdi geberdi!

    Âlemlere rahmetti evet şer-i mübini,
    Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi.

    Dünya neye sahipse, O'nun vergisidir hep;
    Medyûn ona cemiyyeti, medyûn O'na ferdi.

    Medyûndur o mâsuma bütün bir beşeriyyet
    Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.

    Mehmet Akif Ersoy Necid Çöllerinde

    Bir Sudanlı'nın peygamber sevgisini ancak Mehmet Akif Ersoy gibi bir üstad şiir olarak anlatabilirdi zaten. Hem o Sudanlı'nın hem de kendi peygamber sevgisinin kağıda yansıyan halidir bu güzel şiir. Dursun Ali Erzincanlı'nın davudi sesinden Necid Çöllerinde harbiforum.net üyeleri için

    Yâ Nebi...
    Şu halime bak
    Nasıl ki bağrı yanar gün kızınca sahranın,
    Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranın.
    Hârimi Pâkine can atmak istedim durdum,
    Gerildi karşıma yıllarca ailem yurdum.
    Tahammül et dediler, hangi bir zamana kadar,
    Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var.
    Gözümde tüttü bu andıkça yandığım toprak,
    Önümde durmadı artık ne hanuman ne ocak.
    Yıkıldı hepsi, ben aştım diyar-ı Sudan’ı,
    Üç ay tihame deyip çiğnedim beyebanı.
    Kemiklerim bile yanmıştı belki sahrada,
    Yetişmeseydin eğer Ya Muhammed imdada.
    Eserdi kumda yüzerken serin serin nefesin,
    Akarsular gibi çağlardı her tarafta sesin.
    İradem olduğu gündür senin iradene râm,
    Bir an olsun yollarda durmak bana oldu haram.
    Bütün hayakil-i hilkat ile hasbihal ettim,
    Leyâle derdimi döktüm, cibali söylettim.
    Yanıp tutuşmadan yummadım gözümü,
    Nücuma sor ki bu kirpikler uyku görmüş mü?
    Azab-ı Hecrine katlandım elli üç senedir,
    Sonunda anlıma çarpan bu zalim örtü nedir?
    Üç beş sineyi hicran içinde inleterek,
    Çıkan yüreklere husran mı, merhamet mi gerek.
    Demir nikabını kaldır mezarı pâkinden,
    Bu hasta ruhumu artık, ayırma hakinden.
    nedir o meşale, nurun mu ya Resulallah
    Sükûn içinde bir an geçti, sonra kısa bir âh....

    Derleyen: harbiforum.net deep
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 6 Şubat 2015