İmanın geçerliliği ve İman yönünden insanlar

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu BERKİTO tarafından paylaşıldı.

  1. BERKİTO

    BERKİTO Üye

    iman nedir?

    İman, tasdik etmek, doğrulamak ve inanmak demektir.
    İman, Allah’ın varlığına, birliğine, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere inanmaktır. Bu, kalp ile tasdik, dil ile ikrardan ibarettir.
    Nasıl iman? Şuurlu yani neye niçin inandığı bilinmeli, en küçük şüphe ve noksanlık olmamalıdır.

    İmanın sürekli ve geçerli olabilmesi için:

    1- İnanılması gereken ve dinden olan herhangi bir şey inkar edilmemelidir.
    2- İman, ümitsizlik halinde, ölüm döşeğinde ve baskı ile olmaz. Hür irade ile olması gerekir. Firavun son anda “iman ettim” dedi ama olmadı, geç kalmıştı.
    3- Dinin hiçbir emrini hafife almadan, beğenmemezlik etmeden tamamının gönülden inanılması gerekir.
    4- İman vesveseden uzak, şirkten uzak ve taklitten uzak olmalıdır.
    5- İman amele götürmelidir. Amelle iman arasında sıkı bir ilişki vardır. İman, amel etmeyi gerektirir. Kur’an’da imanla amel beraber geçer. “İman edenler ve Salih amel işleyenler” denilerek imandan sonra hemen amelden bahsedilmiştir.

    Bir defa imansız amel olmaz. Yani geçerli değildir.
    Her ne kadar amelin imandan cüz olmadığı bildirilmişse de amelsiz iman korunamaz.
    İmanla amel bağlantısı olmazsa insan çok çabuk günaha düşer, günah ta kalbini karartır. Artık küfürle iman arasında bir engel kalmaz.
    Şeytan ameli olmayanı çok çabuk aldatır. Ona şüphe verir, vesvese verir.
    İmanın beslenmesi gerekir. İbadetlerle beslenmeyen iman zayıf kalır. İnanıp yaşamamak, unutma ve yozlaşma yoludur.

    Hz. Ömer şöyle anlatır:

    Bir gün Hz. Peygamberin yanındaydık. Beyaz elbiseli, siyah saçlı, üzerinde yolcu izi olmayan biri geldi. Peygamberin önünde diz çöküp oturdu. Ve sordu:
    - “İslam nedir Ya Resullallah? Allah Resulü cevap verdi:
    - “İslam Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna inanman, namaz kılman, zekat vermen, ramazan orucu tutman, gücün yeterse hacca gitmendir”.
    - “Doğru söyledin, peki iman nedir?”
    - “İman Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere, hayır ve şerrin Allah tarafından yaratıldığına inanmandır” dedi.
    - “Doğru söyledin, ihsan nedir?”
    - “Allahü Tealayı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen onu görmüyorsan da O seni görmektedir”
    Adam kalktı gitti. Biz merak etmiştik. Peygamber bize: “O Cebraildir, size dininizi öğretmek için geldi” dedi. (Buhari, İman:37)


    İman yönünden insanlar altı kısımdır:


    1- Mümin,
    2- Kafir
    3- Mürted (dini reddedip dönen)
    4- Münafık (dünyada Müslüman muamelesi görür, ahirette kafir muamelesi görür) (Nisa :45)
    5- Fasık: günahkar, günaha devam eden haramı helal sayan
    6- Asi: Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen isyan eden

    Kur’an’da: - “Kim Allah’a ve resulüne isyan eder ve Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine koyar ve onun için alçaltıcı bir azab vardır” buyurur. (Nisa: 14)

    Şu hususlar iyi bilinmelidir:

    İman dinin esasıdır. İmanı olmayanın ameli de yoktur.
    İman, kalp ile tasdik, dil ile ikrardır.
    Taklid-i İman olmaz. Korkudan dolayı da iman olmaz. Ayrıca moda diye iman olmaz. Bile bile de geciktirilmez. Şeytan: - “Sonunda inanıveririm, kelime-i Tevhid getiririm, kurtulurum” deyince peygamber (as) üzülür. Allah “üzülme son anda biz ona nasip etmeyiz, unuttururuz” buyurur.

    Kul, imandan sorumludur. “Allah iman edecek yazmamış, ne yapayım?” diyemez. Kul arayacak, bulacak, inanacak. Bugün dünyanın neresinde olursa olsun kişi imandan sorumludur.
    İmanda şüphe ve tereddüt olmaz. Topluca iman ettikten sonra etraflıca bilgi sahibi olmazı lazımdır.
    Tam iman etmeyenin imanı makbul değildir. Nikahı da sahih değildir.

    Peygamberimiz: “ Yahudiler 71 furkaya ayrıldı hepsi de helak oldu, Hıristiyanlar 72 furkaya ayrıldı hepsi de helak oldu. Ümmetim 73 furkaya ayrılacak, 72’si helak olacak” ashab sorar:

    - Kim kurtulacak Ya Resulallah
    - Benim ve ashabımın yolunda olan buyurur.

    Ehl-i sünnet çizgisinde Fırka-i Naciye’den olabilmek için Bid’at ve hurafelerden uzak bir iman sahibi olmak gerekir.