Hapşırırken ağzı kapatmanın zararları

Sağlık Haberleri bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Hapşırırken ağzınızı elinizle kapatmayın

    Çoğu zaman nezaket göstergesi olsun diye hapşuruk esnasında ağzımızı elimizle kapatırız ve tüm bakterileri elimizde toplarız, bunun zararlı olduğunu biliyor muydunuz?

    Gripten korunmak için virüslerin bulaşmasını ve yerleşmesini engelleyecek önlemler alınması gerektiğini belirten uzmanlar, gripten korunmak için öncelikli olarak hijyen kurallarına çok dikkat edilmesi gerektiğini dile getiriyor.

    Özel Bahar Hastanesi'nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, öksürürken veya hapşırırken ağzı kapatmak için ellerin kesinlikle kullanılmaması gerektiğini söyledi. Ağzın bir mendille kapanmasını tavsiye eden Uzm. Dr. Özsoy, "Hemen ardından da o mendil çöpe atılmalıdır. Toplu taşıma araçlarını kullandıktan sonra, her tuvaletten çıkışta ve gün içinde sıklıkla eller su ve sabunla yıkanmalıdır. Antibakteriyel jeller su ve sabuna hemen ulaşılamayacak durumlarda yararlı olur. Gribe yakalanan kişilerle yakın temastan kaçınmalı, grip olan kişiler de aynı hassasiyeti göstermelidirler. Doğaldır ki; gripten korunmanın en etkili yolu aşı olmaktır. Ancak unutulmamalıdır ki grip aşısı sadece gerçek grip virüslerini engeller, yaygın soğuk algınlığı virüslerine karşı bir koruma sağlamaz. Bu nedenledir ki grip aşısı olduğu halde şiddetli soğuk algınlığı veya nezle geçirip, grip geçirdiğini zanneden ve aşının hiçbir etkisi olmadı, aşıya rağmen yine de şiddetli grip geçirdim diyenlerin sayısı az değildir." dedi.
    hapsuruk-kapatma.jpg
    Önceleri 3-5 yılda bir şiddetli mevsimsel salgınlar yaşandığını hatırlatan Dr. Özsoy, günümüzde araya yeni virüslerin girmesi ile birlikte salgınların tam olarak tahmin edilemediğine dikkat çekti. 2011-2012 yılı grip sezonunun hafif geçmesinin de mümkün olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Fevzi Özsoy, grip aşısının uygulama zamanının önceleri ekim-kasım ayları olarak tavsiye edildiğini belirterek, 2009 yılında yaşanan son pandemiden sonra aşının eylül ayından itibaren yapılması gerektiğini söyledi. Grip aşılarında diğer aşılarda olduğu gibi istenmeyen bazı yan etkiler ortaya çıkabileceğini kaydeden Dr. Özsoy grip aşısının yan etkilerini şöyle anlattı: "Aşı uygulanan bölgede kızarıklık, şişlik, sertlik, morarma, ağrı, vücut kırıklığı, yorgunluk, baş ağrısı, terleme, titreme, eklem ağrısı, kas ağrısı. Bu yan etkiler genellikle aşıdan sonraki birkaç gün içerisinde kendiliğinden düzelir. Nadir olarak da tansiyonda düşme, şok, sinirlerin geçtiği yol boyunca ağrı, pıhtılaşma hücrelerinde azalma nedeniyle kanama. Vaskülit (damar iltihabı), nörit (sinir iltihabı), ensefalomiyelit (beyin-omurilik dokusu iltihabı) görülebilir. Aşının kendisi inaktif (ölü) aşı olması nedeniyle grip yapmaz. Aşı yapıldıktan sonraki dönemde geçirilen grip benzeri hastalıklar farklı virüslerle ortaya çıkan nezle ya da şiddetli soğuk algınlıklarıdır."

    KİMLERE KAÇ DOZ YAPILIR?

    6 aydan küçük bebeklerde yeterli bağışıklık sağlanamadığı için grip aşısı yapılmayacağını belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Fevzi Özsoy, 6 ay - 3 yaş arası çocuklara ise 4-6 hafta ara ile iki kez yarımşar (0.25 ml) doz grip aşısı yapılabileceğini açıkladı. 4-12 yaş arası çocuklara 0.5 ml tek doz aşı yapılabileceğini belirten Özsoy, bu yaşlardaki çocuklara aşının ilk kez yapılması halinde 4-6 hafta sonra ikinci dozun yapılabileceğini dile getirdi. 12 yaş sonrası çocuk ve yetişkinlere 0.5 ml tek dozt aşı yapılacağını anlatan Dr. Özsoy, "Özetle; grip, hafife alınmaması gereken, bazı durumlarda ve ciddi bazı hastalıkları olan kişilerde ölümcül seyredebilen, aşı ile korunulması mümkün bir hastalıktır. Grip aşıları yıllardır uygulanmakta olan, etkili ve güvenilir aşılardır. Endikasyon olan kişi ve gruplarda uygun doz ve zamanda yapılması önerilmektedir." diye konuştu.