'Fenerbahçeli Tayfun olarak anılmak istiyorum'

Fenerbahçe bölümünde yer alan bu konu elecTRo tarafından paylaşıldı.

  1. elecTRo

    elecTRo Üyeee

    Fenerbahçe ve Beşiktaş'ta forma giyen, sessiz sedasız futbola nokta koyarak İspanya'ya yerleşen Tayfun Korkut, sessizliğini bozdu...

    Eski milli futbolcu Tayfun Korkut, Futbol Extra Dergisi'ne birbirinden ilginç açıklamalara bulundu. Fenerbahçe'ye 21 yaşında transfer olarak Almanya'dan Türkiye'ye gelen tayfun, sarı-lacivertli takımda 5 sezon forma giydikten sonra Real Sociedad'a, ardında da Espanyol'a transfer oldu.

    2004-2005 sezonu başında Başiktaş'a transfer olarak, yeniden Türkiye'ye döndü. Tayfun, 2005-2006 sezonu devre arasında Gençlerbirliği'ne transfer oldu ve daha sonra futbol hayatını noktalayarak İspanya'ya yerleşti.

    En büyük hatasının İspanya'dan Beşiktaş'a gelmek olduğunu belirten Tayfun, Fenerbahçeli Tayfun olarak anılmasını istediği söyleyerek, "Ben futbol kariyerimde en önemli adımımı Fenerbahçe'de attım ve Tayfun olmamda, ne olursa olsun Fenerbahçe kulübünün büyük payı var. Orada yaşadıklarım unutulmaz. Unutmak saygısızlık olur. Zaten her zaman için Fenerbahçeli Tayfun diye anılmak istiyorum" dedi.
    tayfunkorkut.jpg
    Hayatında ilk önemli doğru kararı Fenerbahçe'ye gelmekle verdiğini ifade eden Tayfun, ikinci doğru kararının ise Real Sociedad'a transfer olması olduğunu kaydetti.

    Beşiktaş'a transfer olduğu dönemlerde Beşiktaş'ı çok pozitif bir kulüp olarak gördüğünü belirten Tayfun, "Gerçekten dışarıdan Beşiktaş'ı hep pozitif bir kulüp olarak görüyordum. Bu kadar sorun yaşayacağımı tahmin edemez ve düşünemezdim. Aklımın ucundan bile geçmezdi. Ben hayatımda kadro dışı kalan bir futbolcu değildim. Beni tanıyanlar bilir. Ben ne yapabilirim ki kadro dışı kalayım. Bütün bunları sonradan düşündüğümde Beşiktaş'a transferim büyük hataydı. İspanya'da kalsaydım şimdi belki daha iyi yerlerde oynuyor olabilirdim" diye konuştu.

    Teknik direktör Del Bosque'nin gitmesi ve yerine Rıza Çalımbay'ın gelmesiyle forma şansı bulamadığını dile getiren Tayfun, "Geçirdiğim sakatlıktan sonra Rıza Hoca beni kadroya almamaya başladı. Sezon sonu geldi ve "Seninle devam etmek istemiyoruz" diyerek beni kadro dışı bıraktılar. Özellikle Türkiye'de ne yazık ki bütün kulüpler kendinde bu o hakkı görüyor. Hiç nedensiz kadro dışı bırakıp futbolcuyu zor duruma sokuyorlar. Ne futbolcuya ne de imzalanan mukavele saygı gösteriliyor. Sonra benim aldığım duyumlara göre bunu yönetim istemiş. Yönetim hocaya attı, hoca yönetime attı, öyle gitti olay" şeklinde konuştu.

    Beşiktaş'ta oynadığı dönemi kötü bir rüya olarak değerlendiren Tayfun, futbolu oğlunun hastalığı nedeniyle bıraktığı ifade ederek, "İspanya'ya döndükten sonra Haziran sonunda oğlum doğdu. Oğlum doğduktan sonra bazı sağlık sorunları oldu. Bu yüzden 3-4 ay hiçbir şey yapamadım. Kan kusuyor, dışkısından da kan geliyordu. İlk oğlumdu ve eşim de çok zor günler geçiriyordu. O dönemde transfere dur dedim. Önce Beşiktaş problemi, daha sonra çocuğumun problemi* Çok zor günlerdi benim için. O problem ortaya çıktığı zaman her şeyi çok farklı görüyorsun. Yaşadıklarını düşünüyorsun ve sonra diyorsun ki, "Senin için ne önemli?" Ve orada o kararı verdim. Büyük bir sorun değildi ama o korkuyla yaşadık tabi ki birkaç ay. Bir daha olur mu olamaz mı diye. Sonuçta genç olmama ve ortada teklifler bulunmasına rağmen futbolu bırakma kararı aldım" açıklamasında bulundu.

    Tek burukluğunun 2002 Dünya Kupası finallerinde forma giyememek olduğunu belirten Tayfun sözlerini şöyle sürdürdü;

    "Teknik direktör Şenol Güneş beni kadroya almadı. En büyük hayal kırıklığım buydu. Bunu hiçbir zaman unutmayacağım. Kaleci Metin, Cihan ve ben kadrodan çıkarılmıştık. Onlar zaten önceden tahmin ediyorlardı. Çünkü elemelerde oynamamışlardı. Bense o dönem çok formdaydım. Real Sociedad'da bütün maçlarda banko oynuyordum. Real Madrid'e üç atmıştık. Roberto Carlos'a karşı çok iyi bir maç çıkarmıştım. Önümüzdeki ilk müsabaka da Brezilya maçıydı. Carlos'a karşı oynayacak kişi bendim. Banko oynarım diye düşünüyordum. Zaten Carlos'u da çok iyi tanıyordum. Hocanın da bunu bilmesi gerekiyordu. Benim o maçta yer bulmam takım için avantaj diye düşünüyordum. Ama olmadı."

    Fenerbahçe'nin Avrupa Şampiyonlar Ligi 2. turda oynayacağı Sevilla maçını değerlendiren Tayfun, "Sevilla maçı zor. Özellikle deplasmandaki maç çok zor olacak. İlk maçın Kadıköy'de oynanması avantaj olabilir. İyi bir sonuç alıp, Sevilla'da kontrataklarla gol bulabilirler. Bu eşleşmenin favorisi Sevilla ama F.Bahçe içerdeki maçta Inter'e oynadığı oyunu gösterebilirse Sevilla'yı zor durumda bırakır. Dikkatli olmazsa, tam tersi neye uğrayacağını şaşırır. Çok sayıda kaliteli ve hızlı atak futbolcuları var ve inanılmaz çabuk kontratak golleri bulabiliyorlar" dedi.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 12 Eylül 2016