Eserleri, Biyografisi Dr. Ömer Coşkun - Ömer Coşkun Kimdir - Ömer Coşkun Hayatı

Bilim TR bölümünde yer alan bu konu cicozz tarafından paylaşıldı.

  1. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Doktor Ömer COŞKUN

    Tabiatçı, bilim adamı, herbalist, bitkisel ilaç araştırmacısı, yazarı ve bitki özleri üreticisidir. Ömer Coşkun bitkisel ilaç uygulanması düşünüldüğünde şifalı bitkiler ve antioksidanlarla ilgili 47 uluslararası ve 68 ulusal çalışma yapmış bir tıp doktorudur ve Türkiye' de haklı olarak ilk akla gelen güvenilir isimdir. Hekimlerin, eczacıların ve akademisyenlerin büyük çoğunluğunun soğuk baktığı veya bilgi sahibi olmadığı şifalı bitkileri tıbba, sağlıklı yaşama ve ekonomiye kazandırmaya çalışmaktadır. Türkiye'nin ilk ve tek herbalist akademisyen doktorudur.

    Doktor: Aksaray ili Eskil ilçesi Ihlara Sağlık Ocağı’nda 1993 yılında Hükümet Tabibi olarak atandı ve yüzlerce kişiyi muayene ve tedavi etti. Kayseri’de bir hastanede kurucu yönetim kurulu üyeliği yaptı ve acil servisinde çalıştı. Akdeniz bölgesinde turizm hekimliği yaptı. Avrupa Topluluğu İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği kapsamında bir sendikaya bağlı olarak Türkiye’nin çeşitli illerinde binlerce işçiye işyeri hekimliği, sağlık danışmanlığı, check up hizmeti ve ultrasonografi yaptı. Üniversite hastanelerinde ve çeşitli polikliniklerde hekim olarak görev aldı. Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi Tüp bebek merkezi’nde çalıştı.

    Araştırmacı: Dünyadaki bütün bilim adamlarının yaptığı çalışmaların görüldüğü pubmed isimli internet sitesine ‘coskun o’ anahtar kelimeleri yazıldığında çalışmalarının bir kısmı görülecektir. İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki Tıp eğitimine başladığı 1987 yılında aynı zamanda Deneysel Tıp Araştırmalar Merkezi (DETAM) da diabet grubuna dahil olarak bilimsel çalışmalarına başladı. Fakültenin bitiminde kazandığı Erciyes Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji (hücre – doku ve anne karnındaki çocuk bilimi) ihtisası sırasında sara hastalığında kullanılan valproat’ın karaciğerde oluşturduğu hasara karşı karnitin uygulanmasının etkilerini araştırmakla da bilimsel makaleler yazmaya başladı (Valproate uygulanan ratlarda hepatotoksisite ve karnitin uygulanmasının etkileri. Erciyes Tıp Dergisi, 19(2): 74-77, 1997). Toplamda 100’ü geçen ulusal ve uluslararası çalışmalarıyla kendini bilimsel olarak isbat eden Dr. Ömer Coşkun çeşitli kongrelerde ulusal (Coşkun Ö. Kronik Toluen intoksikasyonunda periferik sinir sistemi hasarı. 29. Türk Fizyolojik Bilimler Derneği Kongresi, En iyi üçüncü poster ödülü, 1-5 Eylül, P-27, GATA, ANKARA) ve uluslar arası (Coskun O. 3 Congresso Italo-Turco Di Laringologia 15-16 Ottobre, En iyi poster ödülü, Ottobre 2004 Chieti-Pescara, ITALIA) ödüller kazanmıştır.

    Eğitici: Erciyes Tıp Fakültesinde 1998 yılında Öğretim Görevlisi olarak başladığı Tıp Fakültesi öğrencilerinin ve yardımcı sağlık personelinin eğitilmesi görevine yedek subay olarak askerlik vazifesini yerine getirmek amacıyla sevkedildiği Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde devam etti. 2001 yılında Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim dalına Yardımcı Doçent ve Anabilim Dalı Başkanı olarak atandı ve 2005 yılında bu görevinden gördüğü lüzum üzerine istifa ederek memleketi Adana’ya yerleşti. 1987 yılında başlayıp halen devam eden eğitim ve araştırma çalışmalarına profesyonel olarak ve çeşitli kurumlara danışmanlık yaparak devam etmektedir.

    Üretici: Yeterli eğitiminden ve bitkisel ilaçlara yönelmesinden sonra konunun uzmanları olan bilim adamları ile sürekli bilgi alışverişine girdi. Yurt içi ve yurt dışı çeşitli üniversitelerin Tıp Fakülteleri, Ziraat Fakülteleri, Eczacılık Fakülteleri ve Tubitak'ın bilim adamları ile diyalog halinde oldu. Prof.Dr. Ayten Doğan, Prof.Dr.Mihri Mimioğlu ve Prof.Dr.Turhan Baytop gibi kendi dalındaki otoritelere pek çok merak ettiği konuyu danıştı ve eserlerini aldı, okudu. Amerika, Almanya ve Fransa'dan getirdiği özel laboratuar makine ve ekipmanlarını Adana’da kurup bir bitkisel ilaç araştırma laboratuarı oluşturdu. Tıbbi bitkilerin etken maddelerini distilasyon ünitesinde ve gaz kromatografi cihazında, birlikte çalıştığı gıda mühendisi, kimyager ve eczacıların da katkıları ile tespite ve üretime başladı.

    NASIL BAŞLADI VE NASIL BAŞARDI? Akdeniz Bölgesinde bitkisel ilaçlar çok eskiden bu yana yaygın olarak kullanılır. Özellikle Coşkunlar gibi Türkmen kökenli ailelerin yaşamlarında doğal şifa maddelerinin vazgeçilmez bir yeri vardır. Doktor Ömer Coşkun, Kökü, Orta Asya'dan gelen Türkmen Afşar beyliğinin torunlarındandır. Türk gelenek ve göreneklerine göre yetiştirilmiş bir ailenin ferdidir. Dört kuşak öncesindeki dedeleri Osmanlı'nın ve Çukurova'nın güçlü beylerindendir. Bilgisinin temeli Tıp eğitimine ve Türkiye halk ilaçlarına dayalıdır. Dedesinden, ninesinden ve Çerçi Yusuf gibi aktarlardan şifalı otların çeşitli yararları ve kullanımı konularında denenmiş bilgiler aldı. Doğduğu ve büyüdüğü bölge ise şifalı bitkilerin bolluğu ve etken maddelerinin fazlalığı bakımından dünyada az bulunur bir bölge olduğundan doğal olarak Dr. Ömer Coşkun’da bu ortamda büyüdü. Lokman Hekimin yaşadığı bölge olan Misis yöresinde ölüm hariç her derdin devası olduğuna inanılır. Halkın bitkisel ilaçlarla iyileşmesini olağan ve sıradan bir olay olarak görüp yöresel halk ilaçlarını öğrendi. Araştırıcı yaratılışı nedeni ile, sağlık ve doğa gibi en önemli bir konuya karşı sonsuz bir merak sardı. Adı "Çağdaş Lokman Hekim"e çıktı. Başarısından dolayı haklı olarak ünlü oldu.

    Firması Adana'dadır. Anatolian Life Products isimli firmasının ürettiği tıbbi bitkiler ve bitki özlerini iç ve dış piyasaya sunmaktadır. Ayrıca Nurs Lokman Hekim kuruluşuyla birlikte yurt içindeki 1500 civarında eczaneye ve iş yerine bitki özleri, tıbbi bitkiler ve doğal kozmetik ürünler pazarlamaktadır. Çalışmalarını bilen fazla sayıdaki hasta vatandaşların, çeşitli sorunları için gelerek muayenehanesine başvurmaları üzerine Adana içinde perakende satış yapan ve doğal bir eczane görünümünde olan iki işyeri açtı. Sayıları her gün artan hasta insanlara, hem kendi bilgi, deneyim ve gözlemlerinin sonucunda edindiği bilgiler ışığında, hem de Fransız Doktor Jean Valnet, Alman Doktor Zimmerman' ın Türk botanikçi Prof.Dr.Turhan Baytop'un ve yine Türk Doktorlar Emin Derman, Saip Giray ve Rauf Akbarlas' ın kitaplarındaki terkiplere göre geliştirdiği bitkisel drogları önerip, firmalara gerekli danışmanlık hizmeti vererek, binlerce insanın çeşitli hastalıklardan iyileşmelerini sağladı. İyileşen insanların başkalarına tavsiyesi üzerine daha da çok başvuru yapıldığından Türkiye ve yurt dışında haklı bir üne kavuştu. Artık O'na "Çağdaş Lokman Hekim" diyorlardı. Bu birikimlerini isimli sitede topladı. Her gün yüzlerce hasta insana bilgi birikimini aktarmaktadır.

    BU BAŞARILARDAN HABERİNİZ VAR MI?
    Aşağıdaki linklere tıklandığında Dr. Ömer Coşkun'un yaptığı ve uluslararası saygın dergilerde yayınlanmış şifalı bitkiler ve antioksidanlarla ilgili çalışmaları görülecektir.

    Demir H, Kanter M, Coskun O, Uz YH, Koc A, Yildiz A.

    Effect of black cumin (Nigella sativa) on heart rate, some hematological values, and pancreatic beta-cell damage in cadmium-treated rats.
    Biol Trace Elem Res. 2006 May;110(2):151-62.

    Kanter M, Coskun O, Kalayci M, Buyukbas S, Cagavi F.

    Neuroprotective effects of Nigella sativa on experimental spinal cord injury in rats.
    Hum Exp Toxicol. 2006 Mar;25(3):127-33.

    Kanter M, Coskun O, Budancamanak M.

    Hepatoprotective effects of Nigella sativa L and Urtica dioica L on lipid peroxidation, antioxidant enzyme systems and liver enzymes in carbon tetrachloride-treated rats.
    World J Gastroenterol. 2005 Nov 14;11(42):6684-8.

    Kanter M, Coskun O, Gurel A.

    Effect of black cumin (Nigella sativa) on cadmium-induced oxidative stress in the blood of rats.Biol Trace Elem Res. 2005 Dec;107(3):277-87.

    Kanter M, Coskun O, Uysal H.

    The antioxidative and antihistaminic effect of Nigella sativa and its major constituent, thymoquinone on ethanol-induced gastric mucosal damage.
    Arch Toxicol. 2006 Apr;80(4):217-24.

    Uzun L, Ugur MB, Cinar F, Coskun O.

    [Long-term results of radiofrequency-assisted posterior transverse cordotomy in a rabbit model]Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg. 2005;14(1-2):5-9.

    Oter S, Edremitlioglu M, Korkmaz A, Coskun O, Kilic D, Kisa U, Yaren H, Bilgic H.

    Effects of hyperbaric oxygen treatment on liver functions, oxidative status and histology in septic rats.Intensive Care Med. 2005 Sep;31(9):1262-8. Epub 2005 Jul 21.
    Edremitlioglu M, Kilic D, Oter S, Kisa U, Korkmaz A, Coskun O, Bedir O.

    The effect of hyperbaric oxygen treatment on the renal functions in septic rats: relation to oxidative damage.Surg Today. 2005;35:653-61.

    Kalayci M, Coskun O, Cagavi F, Kanter M, Armutcu F, Gul S, Acikgoz B.

    Neuroprotective effects of ebselen on experimental spinal cord injury in rats.
    Neurochem Res. 2005 Mar;30(3):403-10.

    Ocakci A, Coskun O, Tumkaya L, Kanter M, Gurel A, Hosnuter M, Uzun L.

    Beneficial effects of Ebselen on corrosive esophageal burns of rats.
    Int J Pediatr Otorhinolaryngol. 2006 Jan;70(1):45-52. Epub 2005 Jun 23.


    Kanter M, Coskun O, Armutcu F, Uz YH, Kizilay G.

    Protective effects of vitamin C, alone or in combination with vitamin A, on endotoxin-induced oxidative renal tissue damage in rats.
    Tohoku J Exp Med. 2005 Jun;206(2):155-62.

    Armutcu F, Coskun O, Gurel A, Kanter M, Can M, Ucar F, Unalacak M.

    Thymosin alpha 1 attenuates lipid peroxidation and improves fructose-induced steatohepatitis in rats.Clin Biochem. 2005 Jun;38:540-7.

    Armutcu F, Coskun O, Gurel A, Sahin S, Kanter M, Cihan A, Numanoglu KV, Altinyazar C.

    Vitamin E protects against acetone-induced oxidative stress in rat red blood cells.
    Cell Biol Toxicol. 2005 Jan;21(1):53-60.

    Korkmaz A, Oter S, Sadir S, Coskun O, Topal T, Ozler M, Bilgic H.

    Peroxynitrite may be involved in bladder damage caused by cyclophosphamide in rats.
    J Urol. 2005 May;173(5):1793-6.

    Gurel A, Coskun O, Armutcu F, Kanter M, Ozen OA.

    Vitamin E against oxidative damage caused by formaldehyde in frontal cortex and hippocampus: biochemical and histological studies.
    J Chem Neuroanat. 2005 May;29(3):173-8.

    Topal T, Oztas Y, Korkmaz A, Sadir S, Oter S, Coskun O, Bilgic H.

    Melatonin ameliorates bladder damage induced by cyclophosphamide in rats.
    J Pineal Res. 2005 May;38(4):272-7.

    Ozcan A, Korkmaz A, Oter S, Coskun O.

    Contribution of flavonoid antioxidants to the preventive effect of mesna in cyclophosphamide-induced cystitis in rats.
    Arch Toxicol. 2005 Aug;79:461-5. Epub 2005 Mar 31.

    Coskun O, Oter S, Korkmaz A, Armutcu F, Kanter M.

    The oxidative and morphological effects of high concentration chronic toluene exposure on rat sciatic nerves.
    Neurochem Res. 2005 Jan;30(1):33-8.

    Coskun O, Armutcu F, Kanter M, Kuzey GM.

    Protection of endotoxin-induced oxidative renal tissue damage of rats by vitamin E or/and EGb 761 treatment.
    J Appl Toxicol. 2005 Jan-Feb;25(1):8-12.

    Coskun O, Kanter M, Korkmaz A, Oter S.

    Quercetin, a flavonoid antioxidant, prevents and protects streptozotocin-induced oxidative stress and beta-cell damage in rat pancreas.
    Pharmacol Res. 2005 Feb;51(2):117-23.

    Sayan H, Ozacmak VH, Ozen OA, Coskun O, Arslan SO, Sezen SC, Aktas RG.

    Beneficial effects of melatonin on reperfusion injury in rat sciatic nerve.
    J Pineal Res. 2004 Oct;37(3):143-8.

    Coskun O, Ocakci A, Bayraktaroglu T, Kanter M.

    Exercise training prevents and protects streptozotocin-induced oxidative stress and beta-cell damage in rat pancreas.
    Tohoku J Exp Med. 2004 Jul;203(3):145-54.

    Kanter M, Coskun O, Korkmaz A, Oter S.

    Effects of Nigella sativa on oxidative stress and beta-cell damage in streptozotocin-induced diabetic rats.
    Anat Rec A Discov Mol Cell Evol Biol. 2004 Jul;279(1):685-91.

    VE MUCİZEVİ ÜRÜNÜ (TANSALP)

    TANSALP
    hormonsuz, katkı maddesi içermeyen, %100 doğal bir üründür. Özel formül olarak üretilmiştir ve içinde kimyasal gübre, tarım zehiri kesinlikle yoktur. İddia ediyoruz, Söğüt kabuğundan elde edilen Aspirin 20. yüzyıl için ne ifade ediyorsa, ne kadar büyük bir buluş ise, TANSALP 21. yüzyıl için o kadar önemli olacaktır. Çünkü milyonlarca insan tansiyon, kolesterol, şeker (metabolik sendrom) dengesizliklerinden kaynaklanan problemlerle mücadele etmektedir. TANSALP mükemmel dengeleyici özelliğiyle 21 gün kür halinde kullananlarda bile faydalarını göstermektedir. Psikolojik problemlerde, stres, huzursuzluk, yorgunluk, dikkatini yoğunlaştıramama ve unutkanlık gibi durumlarda TANSALP dengeleyici ve moral verici olarak imdadınıza yetişmektedir. TANSALP’in gücü doğal içeriğinden kaynaklanmaktadır.

    TANSALP’in
    içeriğinde bulunan antitümoral maddeler bünyeyi kansere karşı korumakta ve kanser tedavisinde kullanılmaktadır. Özellikle beyin kanserli hastalarda inanılmaz derecede başarılıdır. Geçirilmiş felç, omurilik yaralanmaları, bel fıtığı, siyatik sinir problemleri TANSALP sayesinde tümüyle veya kısmi olarak iyileşebilmektedir. Önemli bir konuya dikkatinizi çekmek istiyoruz. Umut tacirliği yapmıyoruz, TANSALP’in 21 günlük kullanım ücreti sadece 21 YTL’dir. Kesinlikle tedavide ilerleme sağlanacağını garanti ediyoruz. Lütfen doktorumuza tüm şikayetlerinizi, hikayenizi, özgeçmiş-soygeçmiş bilgilerinizi ayrıntılı yazıp sözleşme yapınız. Altı ay kullanıp da hiçbir fayda görmediğini iddia edenlere ücretini iade ediyoruz*.

    TANSALP SAĞLIKLI VEYA HASTA HERKESE LAZIMDIR.

    Teknoloji ve endüstri geliştikçe bünyemizi ve dengemizi bozan etkenler çoğalmaktadır. TANSALP sağlığı
    gittikçe bozulan toplumun ihtiyaçlarının okunmasından icatedilmiştir.

    En önemli özelliği yan etkisiz ve tamamen doğal oluşudur. Kullandığınız ilaçlarla etkileşmez, yani ilaçların etkisini azaltmaz veya çoğaltmaz. Bağımlılık yapmaz. Yıllarca kullanılabilir. Windows nasıl bürolarınıza ve evlerinize girmişse TANSALP de aynı şekilde yerini alacak ve vazgeçilmez olacaktır. Sabah evden çıkarken içilecek bir bardak TANSALP gün boyu moralinizin düzgün ve enerjinizin yüksek olmasını sağlayacaktır. İçerdiği chromium picolinate (glukoz tolerans faktör) sayesinde kan şekerinizde anormal dalgalanmalar olmayacaktır. TANSALP abur cubur yeme isteğini azaltarak formda kalmanızı sağlayacaktır. İçeriğindeki quercetin’den dolayı antioksidan özelliği yüksektir. Zeytinyağı kullanımı yemekler için ne kadar önemliyse TANSALP çayının içimi sizler için o kadar önemlidir.

    TANSİYONUNUZ 120-80 mmHg den yüksekse
    AÇLIK KAN ŞEKERİNİZ 126 mg/dl’den yüksekse
    KOLESTEROLUNUZ 200 den yüksekse
    MORALİNİZ BOZUKSA
    KALBİNİZİN ARTIK SİZİ TAŞIMADIĞINA İNANIYORSANIZ
    AİLENİZDE KALITSAL BİR HASTALIK VARSA
    ÇEVRENİZDE KANSER VAKALARINI SIK GÖRÜYORSANIZ
    HORMON VE SALGI DENGESİZLİĞİNİZ VARSA
    ÖLÜMDEN VEYA FELÇ OLUP SAKAT KALMAKTAN KORKUYORSANIZ

    Yukardakilerden bir veya birkaçı sizde mevcutsa HEMEN TANSALP kullanmaya başlayın. Siz Bizim için değerlisiniz.

    Lütfen unutmayın. T.C. Sağlık Bakanlığı Resmi verilerine göre, Türkiye’de 15 milyon hipertansiyonlu, 12 milyon diabetli, 4 milyon bronşitli hasta vardır. En sık ölüm nedeni ise %43 oranıyla Kalp-Damar hastalıklarından dolayıdır. Sayısı gittikçe artan kansere yakalanma ve ölüm olayları vardır. Korunmak ve tedavi olmak için TANSALP kullanınız.

    En güzel günler dileğimizle, yüzünüzden tebessüm evinizden TANSALP eksik olmasın.

    Hipertansiyon

    Kan basıncına tansiyon denir. Kalp her kasılmasında belirli miktardaki kanı atardamarlara pompalar. Bu sırada da, kan basıncı en yüksek seviyeye çıkar. Buna büyük tansiyon denir. Kalbin iki kasılışı arasında geçen zaman içinde ise, kan basıncı en düşük seviyeye iner. Buna da küçük tansiyon denir. Büyük tansiyon ile küçük tansiyon arasındaki fark da nabız basıncını gösterir. tansiyon yaşa bünyeye ve tansiyon ölçüldüğü andaki ruhi veya bedeni duruma göre farklılık gösterir. Yaşlandıkça tansiyon yükselmesi normaldir. Hipertansiyon (Yüksek tansiyon): Kısaca kan basıncının (tansiyonun) normalden yüksek olması demektir. Kalp kasılma anında, kan hızla atardamar sistemine fırlatılırken oluşan basıncı sistolik basınç, kalbin gevşeme durumundaki basıncı ise diastolik basınç olarak adlandırıyoruz. Halk dilinde sistolik basınca büyük tansiyon, diastolik basınca ise küçük tansiyon denilmektedir. Bu basınç değerleri örneğin egzersiz yaptığımızda, heyecanlandığımızda artar, uyurken azalır. Bu değerlerin günlük yaşam faaliyetleri sırasında belirli sınırlar dahilinde değişiklik göstermesi doğaldır. Ancak bu değerlerin devamlı olarak yüksek olmasına hipertansiyon (yüksek tansiyon) diyoruz. Normal insanın kan basıncı değeri 120/80 mmHg’dir. 130/85’e kadar normal kabul edilmektedir. 130-139/85-89 aralığı yüksek kabul edilmekte ancak hipertansiyon tanımına girmemektedir. 140/90 değeri ve üzeri ise hipertansiyon olarak kabul edilmektedir. Sistolik veya diastolik basınçtan herhangi birisinin bu değerlerin üzerinde olması hipertansiyon diyebilmek için yeterlidir. Ancak kan basıncı değerlendirilirken ölçülen tek bir değer değil, belirli bir süre içerisinde düzenli ve ardışık olarak yapılan ölçümler dikkate alınmalıdır. Bazı fizyolojik durumlarda da kan basıncının yükselebileceği unutulmamalıdır. Ayrıca kan basıncı ölçümleri dinlenmiş, rahat ve heyecansız bir durumda yapılmalıdır. İdrar torbası boş olmalıdır. Bir çok hastalıkta tansiyon yüksekliği görülür. Mesela kalbin sol bölümünün büyümesinde, böbrek hastalıklarında, damar sertliğinde, kan hücrelerinin çoğalmasında, şişmanlıkta ve iç salgı bezleri hastalıklarında kan basıncı artar. tansiyon yüksekliğinin belirtileri arasında yorgunluk, sinirlilik, çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, baş ağrısı vardır

    TANSALP NEDEN GEREKLİDİR?
    Hipertansiyon tedavisi, Dünya’da olduğu gibi, ülkemizde de yaygın bir şekilde uygulanmaya başlamıştır. Ülkemizdeki uygulamalara baktığımızda, maalesef hipertansiyon ilaçlarının yan etkilerinin oldukça önemli boyutlarda olduğu ve bazen tansiyonu kontrol altına almak iki – üç drog kullanılmasına rağmen mümkün olmamaktadır. Doğal, bitkisel ürünlerin kullanılması ise doktorlar ve fitoterapi eğitimi almış eczacılar aracılığıyla değil, bu konuda hiçbir eğitim almamış ve yetkisiz kişilerce yapıldığı görülmektedir. Bir ürünün, yararlı olabilmesi için her şeyden önce yapımda kullanılan drogların Avrupa Farmakopesi ve Uluslararası Monograflara uygun olması gereklidir. Doktorlarımız ve Eczacılarımız, Avrupa Farmakopesi ve Uluslararası Monograflara uygun bitkisel ürün bulamadıkları için, hastalarının isteklerini karşılamak üzere, standart dışı bitkisel ürünleri uygulamaya başlamışlardır. Mesleki açıdan, etkisi tam belli olmayan, hangi şartlarda üretildiği ve standardı bilinmeyen, şifa vermeyen, etki göstermeyen hatta zararlı olabilecek ürünlerin hastalarımıza sunulmasının doğru olmayacağını takdir edersiniz. İşte, TANSALP doktor, eczacı ve tüketicilerin bu tür ürün ihtiyacını gidermek üzere kurulmuştur

    TANSALP neler yapabilir? Bu bitkisel mucize vücutta ne işe yarar? Etkileri:

    Tansiyon düzenleyici etkileri: Yüksek tansiyonu aşağı indirirken, düşük tansiyonu da yükseltir. Böylece kalbiniz ve kan dolaşımınız normale döner. Kalpteki ritm bozukluğu giderilir. Kalp krizi riskini azaltır. Eğer geçirilmiş bir kalp krizi varsa en az 2 kutu Tansalp kullanılması önerilir. Kanın kafaya basıncı, kulakların uğuldaması ve görme bozuklukları gibi tansiyon dengesizliğinden kaynaklanan belirtiler de düzene girer. Damar sertliğinde ve tıkanmasında oldukça etkilidir. Kan durdurucu ve varis, basur, varikosel gibi damar problemlerini tamir etme özelliği vardır. İki kutu Tansalp bitirdiğinizde Kan dolaşımı ve tansiyon, bu 6 hafta içinde normale dönecektir. Bu durumun değişmemesini sağlamak için, yıl boyunca, Tansalp içilmelidir. Tansalp gittikçe ayran gibi milli içeceğimiz haline gelmektedir. Tansalp’in önemli yanı ise, yan etki, alışkanlık veya bağımlılık yapacak herhangi bir madde taşımamasıdır.

    Psikolojik durumu düzenleyici etkileri:

    Zihinsel ve bedensel yorgunluk, huzursuzluk, korku, gerginlik, endişe, karamsarlık, anksiyete, sinirlilik, histeri, panik atak, kapris, alınganlık durumlarında çok faydalıdır. Tansalp’i düzenli kullananlarda sabah dalgınlık ve yorgunluğun aksine, rahatlatıcı bir canlılık olarak görülür. Uykusuzluk durumlarında çok etkilidir. Spazm, ağrı ve gerginliklerde rahatlatıcı etki gösterir. Sinirden kaynaklanan baş ağrısı, migren, mide ve karın ağrıları, safrakesesi rahatsızlıkları, kalp bölgesindeki ağrılar ve sürekli kabızlık mide bulantısı, mide şişkinlikleri, kalp çarpıntıları, kadınlardaki rahim ve kasık ağrıları, menopoz rahatsızlıkları ve stres hallerine karşı başarıyla kullanılabilir.

    Hormon ve salgıları düzenleyici etkileri:

    Hormon dengesinin bozuk olduğu hallerde Tansalp çok başarılı olur. Salgı sistemini düzenleyici özelliğe sahiptir. Dengeyi koruyucu olarak da kullanılır. Oldukça ender görülen gözyaşı azlığı durumunda da çok iyi sonuçlar alınabilir. Tansalpte bünye düzenini normalleştiren maddeler bulunduğu için, günümüzün modern yaşam biçiminde, insanlığın bu tür yardımcılara gerçekten ihtiyacı var. Tansalp’i en az 21 gün sabah akşam düzenli kullandığınızda çalışma gücünüzü tam anlamıyla kazanabileceksiniz. Ayrıca son bilimsel çalışmalarla Tansalp’in antitümöral ve kansere karşı etkileri de gittikçe daha belirgin hale gelmektedir.

    Kadınların özel günlerini düzenleyici etkileri: Adet sancısı, adet görme düzensizlikleri, aşırı adet kanamaları ve loğusalık kanamaları Tansalp’in kan durdurucu ve ağrı kesici özellikleri sayesinde kontrol altına alınmış olur. Menopoz döneminde, kalp çarpıntısı ve düzensizlikleri, duygu coşkunlukları, korku ve soluk alma zorluklarına karşı, en az üç kutu Tansalp bitirilmelidir. Böylece tüm bu rahatsızlıklar, düzensizlikler sona erecektir. Kemik erimesi, kireçlenme gibi sorunlar da ortadan kalkacaktır. Kadının kısırlığına da yardımcı olabilir. Erkeklerde ise sperm yapıcı ve afrodizyak etkileri önemlidir.

    Mikrop öldürücü ve hücre yenileyici özellikleri sayesinde; mukoza iltihaplarında, gastrit, mesane iltihabı, mide ve bağırsak mukoza iltihabında, ağız boşluğu iltihabında ve mide ve bağırsak ülserinde başarıyla kullanılabilir. Ayrıca, solunum sistemine olumlu etkileriyle öksürük ve aşırı ses kısıklığında özellikle önerilir. Balgam söktürücüdür. Gırtlak ve bademcik iltihabı ve ağız kuruluğunda da başarıyla kullanılabilir. Nefes darlığına yol açan akciğer amfizemi bile iyileştirilebilir. Kaşınan ve yanan deri alerjilerinde, yaralarda, çıbanlarda, şiş ayak ve ellerde kullanılır. Tansalp’in bileşimindeki doğal maddelerin varlığı için Yüce Yaratıcıya edeceğimiz teşekkürler hiç bir zaman yeterli olamaz.

    HİPERTANSİYON MUTLAKA TEDAVİ EDİLMESİ GEREKEN CİDDİ BİR PROBLEMDİR.

    Literatüre göre, ortalama sistolik kan basıncı 140'ın veya diastolik kan basıncı 90'ın üzerinde olan hastalarda koroner arter hastalığı çok belirgin bir şekilde ilerlemektedir. Halbuki mevcut hipertansiyon tedavi kılavuzlarında önerilen 140/90'nın altına ulaşma hedefi idealden uzaktır. Araştırmalar gösteriyor ki, daha düşük kan basıncı seviyelerinde (tercihen 120/80'in altı) koroner damar hastalığı daha iyi kontrol altında tutulmakta ve hatta birçok hastada gerileyebilmektedir. Dolayısıyla, koroner hastalığı olan kişilerin, örneğin kalp krizi geçirmiş, by-pass ameliyatı olmuş veya damarlarına balon-stent ile müdahale edilmiş hastaların kan basıncı seviyelerinin, hayat tarzı değişiklikleri (az tuzlu diyet, egzersiz, sarımsak, omega3 vs), tansiyon ilacı tedavileriyle ve düzenli TANSALP kullanımıyla alışageldiğinden çok daha etkili bir şekilde düşürülebilecektir.

    TANSALP danışmanı Dr. Ömer COŞKUN’un tedavi şekli, her hastaya, sorununa göre özel doğal destek önermek şeklindedir. İnternet üzerinden veya cep telefonundan kendisine başvuran, hastalığının kesin tanısı daha önce uzman doktorlarca konulmuş ve klasik tedaviler görmüş veya görmekte olan hastalara, geliştirdiği ve faydasını, başarısını gördüğü ve kanıtladığı, bitki özlerini önerir. Danışmanlığını yaptığı üretim tesislerinde ve laboratuarlarda hazırlanan bitkisel droglar alıcılara kargo ile gönderilir.

    Bu kurumlar bitkisel drog satış izin belgesine haizdir ve Sağlık Bakanlığı’nın izin verdiği bitkileri kullanırlar. Coşkun, Meslektaşlarının işine ve tedavisine karışmaz. Bilimsel danışmanlığını yaptığı TANSALP ürünleri daha önce yüzlerce hastayı kurtarmıştır ve denenmiştir. Sağlık sorunlarınızda, klasik tedavilerle iyileşemiyorsanız veya tehlikeli sona doğru gidiyorsanız, Anatolian Life bürolarına başvurmanızda yarar vardır. Bunca başarı kolay olmamıştır ve 19 yılda binlerce insan da tesadüfen iyileşmemişlerdir.

    İLETİŞİM ADRESLERİ

    Anatolian Nutrition
    Coşkun Tıp Bitkisel Ürünler Merkezi

    Merkez:
    Kozan Yolu Üzeri Tahsilli Mah
    Karşıyaka un Fabrikası Karşısı No: 389
    Yüreğir-ADANA Telefon: 0322 323 58 26.

    Şube:
    Mavi Bulvar Üzeri
    Toros 2 no’lu Sağlık Ocağı Yanı
    Ali Şahin Apt. No: 48
    Seyhan-ADANA. Telefon: 0322 227 74 35

    Dağıtım ve Bayilik için:
    YAŞAM SAĞLIK MEDİKAL VE SAĞLIK ÜRÜNLERİ
    Rasim Erel Caddesi Saray Apt Altı Ereğli/KONYA
    Tel: 0332 7138811

    Tüketici Danışma Hattı:
    Y.Doç.Dr. Ömer COŞKUN
    0532 261 13 57 - 0535 373 62 02

     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 18 Kasım 2010
  2. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    ÖMER COŞKUN DEŞİFRE'DE
    ŞİFALI BİTKİLER HER HASTALIĞA İYİ GELİYOR MU?
    ŞİFALİ BİTKİLERİN DESTEĞİYLE KANSERİ YENDİĞİNİ İLERİ SÜREN HASTALAR DEŞİFRE’YE KONUŞUYOR...

    Ömer Coşkun İstanbul Tıp Fakültesi mezunu akademisyen bir tıp doktoru. Histoloji ve Embriyoloji alanında ihtisas yaptıktan sonra Yardımcı Doçent Doktorluğa kadar yükselmiş ve çeşitli üniversitelerde hocalık yapmış. Ancak bitkilere olan merakı ağır basınca akademisyenliği bırakıp alternatif tıbba yönelmiş. Anadolu’yu karış karış dolaşıp yıllarca bitkileri incelemiş. Anadolu’daki 9000 çeşit bitkinin sayısız hastalığa iyi geldiğini gören Dr.Coşkun bitkilerle ilgili sayısız deneyler yapmış. Hazırladığı bitkisel karışımları ilk önce fareler üzerinde deneyen Doktor Coşkun olumlu sonuçlar alınca kendisine başvuran hastaların da kullanmasına izin vermiş.
    Herbalist Doktor Ömer Coşkun modern tıptan taviz vermeden bitkileri sadece destek amaçlı kullanıyor. Amacı lokman hekim adı altında şarlatanlık yapanlara inat, insanlara bitkilerle ilgili gerçek bilgiler vermek. Bu amaç doğrultusunda yaptığı araştırmaları Avrupa ve Amerika’da yankı bulunca yurtdışında birçok konferansa katılmış. Şifali bitkiler üzerine onlarca çalışma yapmış. Herbalist Doktor Ömer Coşkun’un hazırladığı bitkisel karışımlar kanser türlerinden, kısırlığa, romatizmadan, kalp damar tıkanıklıklarına kadar birçok hastalığın tedavisinde destek amaçlı kullanılıyor.

    Dünya genelinde alternatif tıbba olan eğilim her geçen gün artıyor. Birçok Avrupa ülkesindeki üniversitelerde fitoterapi yani bitkisel tedavi yöntemi adı altında kürsüler kuruluyor. Tıp öğrencilerine bitkisel tedavi yöntemleri öğretiliyor. İsrail bu konudaki çalışmalarıyla başı çeken ülke konumunda. Oysa Türkiye’de alternatif tıp gerekli ilgiden yoksun durumda. Modern tıbbın kaleleri olan üniversiteler alternatip tıbba hala oldukça mesafeli. Oluşan bu boşluğu da ne yazık ki umut taciri şarlatanlar doldurmuş durumda. Tıp bilimiyle ilgisi bulunmayan cahil şarlatanlar bir tutam otu neye yaradığını bilmeden binlerce dolara satıp umutları sömürmekte hiç bir sakınca görmüyor. Hal böyle olunca toplum alternatif tıbba kuşkuyla bakıyor.İşte bu yüzdendir ki alternatif tıbba yönelen akademisyenlerin, bilimadamlarının görüşleri ayrı bir önem taşıyor.

    Deşifre bu hafta tedavilerinde Herbalist Doktor Ömer Coşkun’un hazırladığı bitkisel karışımları kullanıp kanseri yenen hastalarla konuştu. Şifali bitkiler hastaların kanseri yenmelerinde ne kadar etkili oldu? Hangi bitki hangi kanser türüne iyi geliyor? Hastalar kanseri yendikten sonra da bitkileri kullanmaya devam etti mi?

    Şifali bitkilerin desteğiyle kanseri alt eden hastaların çarpıcı röportajı Deşifre’de.
    Deşifre’nin şifali bitkiler ile ilgili dosyası bu kadarla sınırlı değil. Herbalist Doktor Ömer Coşkun hangi bitkinin hangi hastalığa iyi geldiğini anlatıyor...Şifali bitkiler nasıl hazırlanmalı, kullanılan bitkinin dozu ne kadar olmalı? Bitkilerin hazırlanışı ve dozu kadar fiyatı da önemli. Lokman Hekim adı altında vatandaşı sömüren şarlatanların fahiş fiyatlarla sattıkları bitkiler aslında kaç lira? Bitkilere yönelenler hangi bitki için ne kadar para ödemeli?
    Ve Modern tıp alanında başarılı tedavilere imza atan bilim adamları alternatif tıbba nasıl bakıyor? Alternatif tıp, şarlatanların kurdukları bir tuzak mı yoksa gerçekten modern tıbbı destekleyen bir yöntem mi? Sağlık bakanlığı bitkisel tedavi yöntemlerinden yararlanamk için nasıl bir çalışma başlattı. Tüm bu soruların yanıtı Deşifre’de cevap buluyor.
    Usta Gazeteci Mehmet Ali Önel Yönetimindeki Deşifre 5 Şubat Pazartesi saat 00:10’da Star’da!

    Deşifre iletişim Hattı Tlf: 0212 267 53 53
    Faks: 0212 274 70 70

    Deşifre`ye ulaşabileceğiniz telefon numaraları;
    Tel: 0 212 267 53 53
    Fax: 0 212 274 70 70
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 18 Kasım 2010
  3. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    ÖNEMLİ DUYURU !!!

    Ben Yard. Doç.Dr.Ömer COŞKUN olarak,

    ÇÖREKOTU, ZERDEÇAL, ZENCEFİL, KARABAŞ OTU, SAFRAN, OĞULOTU gibi bitkileri destek ürünü şeklinde öneriyorum.

    Ve Kesinlikle,

    Hastalara , Modern Tıp ve Doktorlarında gördükleri tedavileri bırakın diye bir telkin yada sözde bulunmuyorum. Hastaların Doktorlarının tavsiye ettikleri ilaç tedavilerini mutlaka sürdürmelerini istiyorum.Yaptığım çalışmalar, Mutlaka ama mutlaka Asıl tedavilerine, destek ürün çalışmalarıdır.

    Bunu “ Her derde deva” sloganı ile yapılamayacağını, Akademik ve Etik yapım itibari ile biliyor ve Hastalarıma bu yönde söylenen sözlere inanmamalarını söylüyorum. Bu nedenle bu İnsan sağlığı işini “Ticaret” olarak görmüyorum ve Ticaret olarak yapmıyorum.

    Kimseyi Bitkisel destek ürünleri araştırma ve geliştirme konusunda rakip olarak görmüyor. Kimseyi hedef almıyor sadece doğruluğunu tesbit ettiğimiz çalışmalarımızı geliştirmeye çalışıyoruz. Bitkisel Destek tedavilerinde hiç kimsenin bizi rakip olarak görmelerini arzu etmiyoruz. Aksine Bitkisel destek tedavilerinde bilgi birikimi olan tüm meslektaşlarımızdan, aktarlardan, herbalistlerden, bitkisel destek tedavileri konularında akademik anlamda yararlanmaya doğru bilgi aktarımı ile insan sağlığına Öncelikle Modern Tıbbında katkıları ile destek vermeye, faydalı olmaya çalışıyoruz. İnsan Sağlığını ilgilendiren konuların, Ticari savaş alanı değil, Toplumsal ve insani sorumluluk alanı olduğuna inanıyoruz.

    Ben Yard. Doç.Dr.Ömer COŞKUN olarak,
    Şubat 2007 tarihinden itibaren

    hiçbir kamu ve özel kuruluşu ile bağım yoktur.
    Hiçbir kurum ve kuruluşa danışmanlık yapmıyorum.
    Hiçbir Kamu Kurum ve Özel firmaya bağlı çalışmıyorum.

    Hasta vatandaşlarımıza öncelikle Modern tıbba başvurmalarını önemle bildiriyorum.

    Yard. Doç.Dr. Ömer COŞKUN adını kullanan sahtekarlara ve dolandırıcılara dikkat ediniz.

    Ülkeme ve Halkıma hizmet ederken, İşimizin ve Akademik eğitimimin, etik, hukuki ve insani kurallarını bilerek hareket ediyorum, Bitkisel destek ürünlerimizin sahtelerinden ve ismimizi kullananlardan uzak olmaya dikkat edilmesini önemle rica ediyorum
    Yard. Doç.Dr. Ömer COŞKUN olarak tek bir adresim ve bilinen iletişim numaralarım dışında adres kullanmıyorum. Bize ulaşmak isteyenler için aşağıdaki adresin dışında başka adresimiz olmadığını önemle duyurur.

    Hastalarımıza acil şifalar diliyorum.

    Tahsilli Mahallesi
    Kozan Yolu üzeri No: 389

    YÜREĞİR –ADANA********************************************

    YARD. DOÇ. DR. ÖMER COŞKUN KİMDİR ?Dünyadaki bütün bilim adamlarının yaptığı çalışmaların görüldüğü pubmed isimli internet sitesine ‘coskun o’ anahtar kelimeleri yazıldığında çalışmalarının bir kısmı görülecektir. İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki Tıp eğitimine başladığı 1987 yılında aynı zamanda Deneysel Tıp Araştırmalar Merkezi (DETAM) da diabet grubuna dahil olarak bilimsel çalışmalarına başladı. Fakültenin bitiminde kazandığı Erciyes Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji (hücre – doku ve anne karnındaki çocuk bilimi) ihtisası sırasında sara hastalığında kullanılan valproat’ın karaciğerde oluşturduğu hasara karşı karnitin uygulanmasının etkilerini araştırmakla da bilimsel makaleler yazmaya başladı (Valproate uygulanan ratlarda hepatotoksisite ve karnitin uygulanmasının etkileri. Erciyes Tıp Dergisi, 19(2): 74-77, 1997). Toplamda 100’ü geçen ulusal ve uluslararası çalışmalarıyla kendini bilimsel olarak isbat eden Dr. Ömer Coşkun çeşitli kongrelerde ulusal (Coşkun Ö. Kronik Toluen intoksikasyonunda periferik sinir sistemi hasarı. 29. Türk Fizyolojik Bilimler Derneği Kongresi, En iyi üçüncü poster ödülü, 1-5 Eylül, P-27, GATA, ANKARA) ve uluslar arası (Coskun O. 3 Congresso Italo-Turco Di Laringologia 15-16 Ottobre, En iyi poster ödülü, Ottobre 2004 Chieti-Pescara, ITALIA) ödüller kazanmıştır.

    Türkiye'nin ilk ve Tek Herbalist, akademisyen doktorudur.Yard. Doç Dr. Ömer COŞKUN Tabip, bilim adamı, herbalist, bitkisel ilaç araştırmacısı, yazarı ve bitki özleri üreticisidir. Bitkisel ilaç uygulanması düşünüldüğünde şifalı bitkiler ve antioksidanlarla ilgili 47 uluslararası ve 68 ulusal çalışma yapmış bir tıp doktorudur

    DOKTOR: Aksaray ili Eskil ilçesi Ihlara Sağlık Ocağı’nda 1993 yılında Hükümet Tabibi olarak atandı ve yüzlerce kişiyi muayene ve tedavi etti. Kayseri’de bir hastanede kurucu yönetim kurulu üyeliği yaptı ve acil servisinde çalıştı. Akdeniz bölgesinde turizm hekimliği yaptı. Avrupa Topluluğu İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği kapsamında bir sendikaya bağlı olarak Türkiye’nin çeşitli illerinde binlerce işçiye işyeri hekimliği, sağlık danışmanlığı, check up hizmeti ve ultrasonografi yaptı. Üniversite hastanelerinde ve çeşitli polikliniklerde hekim olarak görev aldı. Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi Tüp bebek merkezi’nde çalıştı.

    EĞİTMEN : Erciyes Tıp Fakültesinde 1998 yılında Öğretim Görevlisi olarak başladığı Tıp Fakültesi öğrencilerinin ve yardımcı sağlık personelinin eğitilmesi görevine yedek subay olarak askerlik vazifesini yerine getirmek amacıyla sevkedildiği Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde devam etti. 2001 yılında Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim dalına Yardımcı Doçent ve Anabilim Dalı Başkanı olarak atandı ve 2005 yılında bu görevinden gördüğü lüzum üzerine istifa ederek memleketi Adana’ya yerleşti. 1987 yılında başlayıp halen devam eden eğitim ve araştırma çalışmalarına profesyonel olarak ve çeşitli kurumlara danışmanlık yaparak devam etmiş, Şubat 2007 tarihinden itibaren sadece kendi çalışmalarına yönelmiş ve Tüm kurum ve kuruluşlarla organik ve danışmanlık anlamında bağını kopartmıştır..

    ÜRETİCİ: Yeterli eğitiminden ve bitkisel ilaçlara yönelmesinden sonra konunun uzmanları olan bilim adamları ile sürekli bilgi alışverişine girdi. Yurt içi ve yurt dışı çeşitli üniversitelerin Tıp Fakülteleri, Ziraat Fakülteleri, Eczacılık Fakülteleri ve Tubitak'ın bilim adamları ile diyalog halinde oldu. Prof.Dr. Ayten Doğan, Prof.Dr.Mihri Mimioğlu ve Prof.Dr.Turhan Baytop gibi kendi dalındaki otoritelere pek çok merak ettiği konuyu danıştı ve eserlerinden faydalandı.. Amerika, Almanya ve Fransa'dan getirdiği özel laboratuar makine ve ekipmanlarını Adana’da kurup bir bitkisel ilaç araştırma laboratuarı oluşturdu. Tıbbi bitkilerin etken maddelerini distilasyon ünitesinde ve gaz kromatografi cihazında, birlikte çalıştığı gıda mühendisi, kimyager ve eczacıların da katkıları ile tespite ve üretime başladı.

    Telefonlarımıza ulaşamayanların
    Email ile bilgi vermesi rica olunur.
    Tüm Emaillere en kısa sürede
    yanıt verilmeye çalışılacaktır.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 18 Kasım 2010