Cennet ve Cehennem varlığı

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu BERKİTO tarafından paylaşıldı.

  1. BERKİTO

    BERKİTO Üye

    Cennet ve Cehennem varlığı

    Dünyada, her işin bir neticesi olduğu gibi, bu dünyanın da bir neticesi vardır ve olacaktır. Bir iş yerinde çok çalışan insana fazla maaş ya da ödül verilir. Vazifesini aksatanın ise maaşı kesilir ya da işten çıkarılır.. Suç işleyen, cezasını görür. Bir adam öldüren on beş yıl hapis yatar. İnsanlar arası sistemlerde bu durum böyleyse, adaleti ve sonsuz merhametiyle tanıdığımız Allah (c.c.) yapılan hiçbir şeyi karşılıksız bırakmayacaktır. Zerre kadar hayır işleyen onun karşılığını göreceği gibi, zerre kadar şer işleyen de onun cezasını görecektir. İnanıp hayırlı işler işleyenlerin ebedi cennete gireceği belirtilirken, Allah’ı inkar edip tamamen şer içinde yaşayanlar, cehenneme gidecektir.

    Mesela, pek çok zalim vardır ki, insanları öldürür, yakar yıkar ve hiçbir ceza almadan yaşar ve ölür. Bu zalimin cezasız kalmaması isteğini içimize koyan Allah (c.c.), elbette onun cezasını ahirette verecektir. Buna karşılık mazlum da, zulüm altında cehennem gibi bir hayat yaşar ve gün yüzü görmeden bu dünyadan göçer gider. İşte, bu mazlumun sıkıntılarının karşılığı olan rahatlık ve huzur da yine ahirette Allah tarafından verilecektir.

    Yine mesela, meşhur bir ressam tarafından yapılan çok değerli bir yağlı boya çalışması, binlerce dolara müşteri bulur. Alan şahıs, onu evinin en mutena köşesine kor ve muhafaza eder. Bunun gibi, insan da Allah’ın en değerli sanatıdır. İnsanı bir mucize olarak yaratan Allah, elbette onu öldürüp sonra yokluk çukuruna atmayacak, tekrar diriltecek ve ebedi hayata mazhar edecektir.

    Ayrıca, içimizde ebedi yaşama arzusu da, o arzuyu içimize koyan Allah tarafından, bu isteğimizin karşılığının verileceğini gösterir. Yoksa böyle bir duygunun içimize konması abes olurdu. Allah ise, boş, abes ve manasız iş yapmaktan münezzehtir. Eğer Allah ebedi hayatı vermek istemeseydi, öyle bir arzuyu içimize koyup istetmezdi. İstetip vermemek suretiyle, insanları kendine düşman yapmak istemeyen Cenab-ı Hak, o ebedi hayatı getireceğini vaad eder ve kullarını sevindirir. O kullarını sevip yaratmış, ebediyen de sevmelerini istemiştir.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 28 Ağustos 2011