Buzul Oluşumu ve Hareketi

Coğrafya bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Buzulların yukarı bölümüne beslenme bölgesi, en alttaki dil kısmına ise erime bölgesi denir. Yukarı bölümünden beslenen buzullar dil bölgesinde eriyerek küçülür. Buzul ilerlemesi, beslenmeye bağlı olarak buzulun boyunun uzamasıdır. Buzulun gerilemesi ise, dil kısmındaki erimeler sonucu boyunun kısalmasıdır.



    UYARI : IV. Zamanda Türkiye’de sadece yüksek dağlarda buzullaşmalar yaşanmıştır. Bu nedenle Türkiye’de buzullaşmanın etkilediği alan çok geniş değildir.



    Buzul Türleri



    Oluşum yerlerine göre dört buzul türü vardır.



    Sirk buzulu : Dağların tepesindeki ve yüksek yamaçlardaki küçük çanaklarda yeni oluşmaya başlayan buz türüdür.



    Vadi buzulu : Sürekli beslenerek sirkten taşan ve vadi boyunca aşağı hareket eden buzul türüdür.



    Örtü buzulu : Çok geniş alanlara yayılan, kilometrelerce alan kaplayan buzul türüdür.



    Takke buzulu : Dağların bütün yamaçlarını kuşatan buzul türüdür.



    Buzulların Aşındırma Şekilleri
    Buzullar da akarsular ve rüzgarlar gibi aşındırma ve biriktirme yaparak yeryüzünü şekillendiren önemli bir dış güçtür. Buzul aşındırmasına glasyon erozyon da denir. Buzul aşındırması ile oluşan yeryüzü şekilleri buzul vadisi, sirk (buz yalağı) ve hörgüç kayadır.



    Buzul Vadisi : Buzulun içinde hareket ettiği, enine kesiti U şeklinde olan akarsu vadisinden daha büyük aşınım şeklidir. Dağ yamaçlarında oluşur. Sürekli iniş göstermeyen buzul vadilerinin boyu akarsu vadilerine göre daha kısadır.



    Sirk (Buz Yalağı) : Buzulun ilk oluşmaya başladığı yerde oluşan küçük aşınım çukurluğudur.



    Hörgüç Kaya : Buzul tarafından dirençli kayaların daha az aşındırması ile oluşan hörgüce benzer tepeciktir.



    Buzulların Biriktirme Şekilleri



    Buzullar hareket ederken, kopardıkları taş ve toprakları beraberinde sürükler. Buzulun beslenmesi sona erdiğinde buzul eriyerek küçülmeye başlar. Bu sırada buzulun taşıdığı maddeler çeşitli yerlerde birikir. Biriken bu maddelere moren ya da buzultaş denir. Morenler bulundukları yere göre cephe morenleri, yan morenler ve dip morenleri olarak gruplandırılır.



    Okyanuslar ve Denizler



    Okyanus, Deniz



    Yerküre’nin çukur yerlerini dolduran ve birbiriyle bağlantısı bulunan su kütleleri okyanusları ve denizleri oluşturur.



    Okyanus : Kıtaları birbirinden ayıran geni su kütlelerine okyanus denir. Örnek : Atlas Okyanusu, Büyük Okyanus (Pasifik Okyanusu), Hint Okyanusu
    Deniz : Okyanusların kıta içlerine doğru uzanan kollarına deniz denir. Denizler okyanuslarla bağlantılarına göre ikiye ayrılır.



    Kenar Deniz : Okyanus kıyılarında, okyanuslardan adalarla ayrılan denizlere denir. Örnek : Japon Denizi, Çin Denizi (Sarı Deniz), Umman Denizi, Kuzey Buz Denizi, Antiler, Tasman Denizi, Mercan Denizi, Bering Denizi, Karayip Denizi



    İç Deniz : Okyanuslara boğazlar aracılığıyla bağlanan kara içlerine sokulmuş denizlere denir. Örnek : Akdeniz, Kızıldeniz, batlık Denizi, Karadeniz, Marmara Denizi, Azak Denizi



    Okyanuslarla Denizlerin Karşılaştırılması

    Okyanuslarla denizlerin özellikleri birbirinden farklıdır.




    OKYANUSLAR
    DENİZLER

    DERİNLİK
    Denizlere oranla derinlik daha fazladır.
    Okyanuslara oranla derinlik daha azdır.

    KAPLADIĞI ALAN
    Denizlere oranla kapladığı alan daha geniştir.
    Okyanuslara oranla kapladığı alan dardır.

    KARALARDAN ETKİLENME
    Denizlere oranla karaların sıcaklık koşullarından daha az etkilenirler.
    Okyanuslara oranla karaların sıcaklık koşullarından daha çok etkilenirler.

    TUZLULUK
    Okyanusların tuzluluğu %033,5 - %0 37,5 arasında değişir.
    Denizler bulundukları alanların özelliklerinden daha kolay etkilenirler ve tuzlulukları daha çok değişir. Denizlerin Tuzluluğu %01,5 - %065 arasında değişir.

    AKINTILAR
    Sürekli rüzgarların etkisiyle büyük akıntı sistemleri görülür.
    Seviye ve yoğunluk farklarıyla oluşan küçük akıntı sistemleri görülür.