Bir Kadın...

Aşk Şiirleri bölümünde yer alan bu konu Ilean07 tarafından paylaşıldı.

  1. Ilean07

    Ilean07 RoCkRaLiChE

    Bir zamanlar, bir manolya ağacına aşık küçük bir kız varmış. Manolya ağacı bahçenin ortasında duruyormuş. Bu bahçeye bakan yapının en üst katında oturan küçük kız, pencereden sarkar, saatlerce, günlerce bakar dururmuş ağaca. Küçük kız pek minikmiş. Pencereden sarkıp ağaca bakabilmek için bir iskemle üstüne çıkarmış. Anası onu orada yakaladıkça, ''Aman Allah'ım düşecek! Çocuk pencereden düşecek!'' diye bağırırmış. Manolya ağacı çok büyükmüş; kocaman dalları, kocaman yaprakları, temiz mendilleri andıran ve çok yüksekte oldukları için kimsenin koparamadığı kocaman ak çiçekleri varmış. Günler boyunca kız bakarken bu çiçeklerin tomurcuklanıp açtığını, derken sarardığını,solup yere düştüğünü görürmüş. Küçük kız birinin gelip de çiçeklerden birini daha solmadan koparacağını düşlemiş her gün. Sabah akşam pencere başından ayrılmayışı bunu beklediğindenmiş. Çevresinde hiç başka ev yokmuş, yanlızca bahçenin bir yanında yüksek bir duvar; duvar terasa dönüşüyormuş, terasa kurusun diye çamaşır asarlarmış. Çamaşırların rüzgarda uçuşmasından kuruyup kurumadıkları anlaşılırmış. Derken bir kadın gelir, hepsini toplayıp bir sepete doldurur, götürürmüş. Ama birgün, kadın geldiğinde çamaşırları toplamaya başlayacağına manolya ağacına bakmaya koyulmuş. Sanki bir çiçek koparıp koparamayacağını çıkarmaya çalışıyormuş. Orada uzun süre durup ağaca bakmış, çamaşırlar rüzgarda uçuşurken. Derken bir adam gelmiş, sarılmış ona. Kadın da adama sarılmış, çok geçmeden yere yuvarlanmışlar, orada soluk soluğa didişerek uzun süre yatmışlar, sonunda da uykuya dalmışlar. Küçük kız şaşırmış; manolyaya bakacaklarına, bir çiçek koparmaya çalışacaklarına neden uyuduklarını anlayamıyormuş. Sabırla uyanmalarını beklemeye koyulmuş. Birden başka bir adam çıkmış ortaya, çok kızgınmış. Hiçbir şey dememiş ama çok kızgın olduğu apaçıkmış, çünkü hemen onlara saldırmış. Önce erkeğe saldırmış, ama o fırladığı gibi kaçıp gitmiş. Bunun üzerine kızgın adam kadına dönmüş; kadın asılı çamaşırların arasında koşmaya başlamış,adam da peşinden.Kadın kaçmış, o kovalamış, sonunda da yakalamış. Sanki hiç ağırlığı yokmuş gibi havaya kadırdığı gibi onu, terstan aşağı manolya ağacının üstüne atmış. Kadının manolyaya ulaşması sanki çok uzun sürmüş, sonunda büyük bir gürültüyle düşmüş dalların üstüne. Tam o anda ,son bir çabayla bir çiçeğe uzanmış kadın ve koparmış. Elinde çiçek, devinimsiz kalmış orada. Küçük kız annesine seslenmiş: ''Anne!'' diye bağırmış, ''Kadını manolya ağacının üstüne attılar, bir çiçek kopardı!'' Annesi koşarak gelmiş, kadının ölmüş olduğunu haykırmış. O günden sonra küçük kız bir şeye inanarak büyümüş: BİR KADIN ÇİÇEK KOPARACAK OLURSA ÖLMEK ZORUNDADIR...