Biberon mu? Dikkat !!!!

Anne ve Çocuk bölümünde yer alan bu konu HENA tarafından paylaşıldı.

  1. HENA

    HENA Üye

    Biberon ile beslemede dikkat edilmesi gereken konular

    Mama bebeğin muhtemel beslenme saatinden biraz öncesinde hazır edilmelidir. Bebekler her zaman tam saatinde acıkmazlar. Daha önce acıkabilecekleri düşünülmelidir. Acıktığı için ağlamaya başladıklarında anne panikleyerek mamayı hazırlamada zorluk yaşayabilir.

    Daima kaynatılmış ve soğutulmuş mama suyu elinizin altında hazır olmalıdır. Bebek acıktığında su yeni kaynatıldığında soğutmak oldukça zahmetli ve vakit alıcıdır.

    Bebeğin yemesi beklenen miktarda mama hazırlanması uygun olur. Bebekler büyüdükçe aldıkları mama miktarı gittikçe artar. Biberonundaki mamasını bitirdiği halde daha ister gibi aranmaya ve ağlamaya başlıyorsa miktar bir sonraki öğünde bir ölçü arttırılmalıdır. Her seferinde bir ölçü fazla hazırlanması bir maliyet zararıdır. Bu önemsenmediğinde her öğünde yapılabilir fakat önerilmez.

    Kalan mamalar mutlaka atılmalıdır. Bebeğin ağzına ve tükürüğüne temas etmesi ile mamaya bulaşan bakteriler kolaylıkla üreyerek hastalanmasına yol açabilir. Her beslenmede taze mama hazırlanmalıdır.

    Biberon ile bebeği tercihen annesi beslemelidir. Özellikle anne sütü de alan bebekler başkaları tarafından beslendiklerinde anne memesine yabancılaşmaya başlarlar. Memeyi bırakmadaki bir diğer etken biberon emziğinin deliğinin büyük olmasıdır. Bebekler de herkes gibi kolaya eğilimlidir. Biberondan anne memesine göre daha kolay beslendikleri takdirde kolaya yönelirler. Bunda mamanın tadı başka etkendir. Bazı bebek mamaları şeker içerdiği için bebekler tatlı gıdalara eğilim gösterebilirler.

    Annesinin ayni kendi memesini emziriyormuş gibi bir pozisyonla bebeğini kucağına alması ve tek farkla bebeğin ağzına biberonun emziğini sokması uygun olur. Eğer koşullar gereği bebeği annesinden başkası besleyecek ise anne sütü verir pozisyonunda beslenmelidir. Kesinlikle bebeğe yattığı yerden biberon verilmemelidir. Bu kolaylıkla orta kulak enfeksiyonuna yol açabilen bir durumdur.

    Hazırlanmış olan mamayı soğutmak veya ısıtmak için uygun ısıda su kullanılmalıdır. Mamanın ısısı besleyecek olan kişi tarafından kolunun iç yüzeyine damlatılarak kontrol edilmelidir. Beden ısısı ile ayni olması tercih edilir. Sıcak olduğunda daha soğuk suya biberonu koymak veya aksi durumda da sıcak suya koymak gerekir. Hazırlanmış mama kaynatılmaz. Keza sıcak su ile de hazırlamamak gerekir. Önce suyu ılıtıp sonra mamayı hazırlamak doğru olur.

    Bebeği beslemeden önce bebeğin burnundan rahat nefes alması kontrol edilmelidir. Eğer rahat nefes alamıyorsa serum fizyolojik veya benzeri bir damla ile burnu temizlenmelidir. Aksi takdirde bebek ağzından hem beslenmeyi hem de nefes almayı başaramayacağı için beslenemeyecektir.

    Bebekler biberon ile beslendiklerinde anne memesine oranla daha fazla hava yutarlar. Beslendikten sonra bu hava mutlaka çıkarılmalıdır. Başı besleyen kişinin omuzuna ve yüzü dışa dönük olarak bebekler yatırılmalı ve sırtlarına ufak ufak elle vurarak bu hava dışarı çıkarılmalıdır. Aksi takdirde bebekler sancılanabilir ve bu havayı çıkarırken kusabilirler. Bu işlem sırasında bebeğin karın kısmına anne memelerinin baskı yapmamasına dikkat edilmelidir.

    Yutulan hava çıkartıldıktan sonra bebeği hafifçe yan olarak yatırmalıdır. Kucakta tutulduğunda ve bebek hareket esnasında karnını kastığında biraz önce emdiği mamalar ağzından geri gelir.

    İnsanlarda yemek borusu ile midenin birleştiği noktada bir adale dokusu vardır. Bu doku su borularına takılan çekvalf denilen parçaya benzer bir görev yapar. Ağızdan alınan besinlerin mideye geçişine izin verirken geri kaçmayı önler. Fakat bu sistem bebeklerde henüz yeterince işlev kazanmamıştır. Yeni beslenmiş bir bebeği ayaklarından baş aşağı çevrildiğinde tüm yedikleri geri çıkar. Halbuki daha büyük çocuklar tok karnına amuda kalksalar besinler ağızlarından geri gelmez. Halk arasında kusma olarak söylenen bu durum aslında gerçek anlamda bir kusma değildir. Zira tıbben kusma bir hastalık durumunda ortaya çıkan bir durumdur. Bebeklerde olan bu adale dokusunun yeterince gelişmemesine bağlı olarak emdiği gıdaların geri gelmesidir. Kusmadan farkı ağzının kenarından akmasıdır. Kusma mide kasılması ile daha basınçlı olarak ortaya çıkar. Gıdalar emdikten kısa bir süre sonra geldiğinde ayni emdiği formdadır. Eğer aradan belirli bir süre geçerse süt kesiği gibi daha farklı bir yapıda ve kokuda olur. Bunun nedeni emdiği süt veya mamanın midedeki asit ile reaksiyona girmesi sonucu kesilmesidir. Her iki de normal durumlardır.

    Bebekler anne sütünü daha iyi sindirmelerine karşın mamayı daha fazla çıkartabilirler. Formül mamalara değişik şekillerde tahammülsüzlük gösterebilirler. Bu durumun hekimce değerlendirilmesi, gerekiyorsa mamanın daha uygun başka bir çeşidi ile değiştirilmesi gerekebilir.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 20 Mart 2012