Anne Sütünün önemi

Biyoloji bölümünde yer alan bu konu SüKuN tarafından paylaşıldı.

  1. SüKuN

    SüKuN Harbi Aktif Üye

    UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü ( WHO ) anne sütü ile beslenmenin doğumdan hemen sonra başlatılmasını ve ilk 6 ay bebeklerin SADECE ve SADECE anne sütü ile beslenmesini önermektedir.
    Emziren annelerin ayısı daha çok olsaydı tüm dünyada yılda 1.5 milyon bebeğin yaşamı kurtulacaktı. Anne sütü ile beslenmeyen çocuklarda ölüm oranları diğerlerine oranla 4-6 kat daha fazladır.
    Anne sütüne uygun ek besinlerle birlikte 2 yaşına kadar devam edilmelidir. Anne sütü verilme süresi uzadıkça, çocukların IQ düzeylerinin ( zeka puanı ) yükseldiği kanıtlanmıştır.
    Doğumdan hemen sonra ( ilk yarım saat içinde ) emzirme başlatılmalıdır. Sezeryan doğum yapmış annelerde, annenin uyanmasını beklemeye gerek yoktur. Normal doğum ve sezeryan doğum arasında anne sütü oluşumu açısından tıbben fark yoktur.
    Sezeryan doğum yapmış annelerin sütünün olmayacağı yanlış bir inanıştır, tıbbi bir temele dayanmamaktadır. Anneye doğum öncesi eğer sezeryan doğum yaparsa “zaten sütün hemen gelmez” şeklinde negatif psikolojik etki yapılmamalı, tüm aile çevresi anne sütü vermesi konusunda anneyi desteklemelidir.
    Anne sütü il 6 ay bebeklerin tüm besin ihtiyaçlarını ( protein, yağ, vitamin, demir…) karşılar. Çok sıcak iklimlerde bile bebeklere sadece anne sütü alırken su vermeye gerek yoktur. Anne sütü yeterli oranda su içermektedir.
    Emzirmek kadın sağlığını da korur, emziren kadınlarda meme ve rahim kanseri daha az görülür.
    Anne sütü ile beslenen çocuklarda astım, alerji, diabet gibi hastalıkların daha az görüldüğü kanıtlanmıştır.
    Süt veren annelerin doğumdan sonraki ilk 3-4 ay gebelikte almış oldukları vitamin ilaçlarına devam etmeleri önerilmektedir.