Afet Sakınımı Stratejik Plan Yaklaşımı

Coğrafya bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    AFET SAKINIMI STRATEJİK PLAN YAKLAŞIMI 1- GİRİŞ Türkiye coğrafyasının yaklaşık % 93’ü aktif deprem kuşağı üzerindedir. Aynı zamanda nüfusun yaklaşık % 98’i deprem riski olan yerleşim birimlerinde yaşamaktadır. Ülkemizde afet denilince yalnızca deprem anlaşılmaktadır. Oysa afet genel bir kavramdır; sel, heyelan, yangın da deprem gibi birer afettirler. Dolayısıyla afete genel ve bir bütün olarak yaklaşıp ele almak gerekmektedir. Yaklaşımın ciddiyetini anlatmak açısından son 70 yılda afetlerden oluşan kayıplara bakmak yeterli olacaktır. Doğal afetlerden dolayı tahrip olan konut üniteleri 1 Afet % Deprem……………………………...61 Sel…………………………………...14 Heyelan……………………………...15 Kaya düşmesi…………………………5 Yangın………………………………...4 Çığ, fırtına, yağmur…………………...1 Türkiye’de 1903 – 1998 yılları arasında 130 civarında hasar yapan deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerde 72.000 kişi ölmüş, 130.000 kişi yaralanmış ve 500.000 civarında konut birimi ve diğer yapıların yıkılması yada kullanılmaz hale gelmesine neden olmuştur. Tüm diğer afet türleri içinde depremler neden olduğu can kaybı ve yaralanma açısından % 90 gibi bir oranla başta gelmektedir. Olaya ekonomik kayıplar açısından bakıldığında ise, ortalama olarak Gayri Safi Milli Hasılanın (GSMH) %1’ine ulaşan, doğal afet kayıplarının, % 80 ’i depremlerden kaynaklanmaktadır. Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir. Gelişmekte olan ülke demek her şeyin başında kırdan kente göçün sürdüğü, kentleşme probleminin çözülmediği ülke demektir. Ortalama geliri kişi başına 2.000 - 2.500 $/yıl olan bir ülkede yaşıyoruz. Yani ekonomik kaynakları oldukça sınırlı bir ülkenin insanlarıyız. Bu ekonomik, sosyolojik ve coğrafi veriler bizi çözümlerimizde de oldukça ekonomik, bilimsel ve akılcı davranmaya zorlamaktadır. Ülkemiz geneline yönelik bütünleştirilmiş bir afet risk haritası yoktur. İsteyen istediği yeri yerleşime, yapılaşmaya açabilir.