Temel İngilizce Dilbilgisi

SüKuN Harbi Aktif Üye
Temel İngilizce Dilbilgisi





parts of speech

İngilizcede sekiz sözbölüğü vardır. İngilizce sözcüklerin her biri bu sekiz türden birine aittir. Ancak, çeşitli anlam ve kullanılışı olan bir sözcük bu gruplardan birden fazlasına girebilir. Bu bakımdan birçok sözcük için sekiz gruptan şu gruba aittir demek mümkün değildir. Sadece o kullanılışıyla hangi gruba ait olduğu söylenebilir. Aynı sözcük başka bir anlamda kullanılışıyla diğer bir grup içinde yer alabilir.


Örneğin fast sözcüğü,


"oruç" anlamında isim
"oruç tutmak" anlamında fiil
"hızlı" anlamında sıfat
"hızlı, hızlı olarak" anlamında zarf

olarak kullanılabilir. Birçok sözcük için de durum aynıdır. Bu bakımdan bir sözcüğü öğrenirken onun anlamlarını ve bu anlamlardayken hangi grupta olduğunu da bellemek gerekir.

Sözünü ettiğimiz sekiz sözbölüğü şunlardır: Parantez içinde verilen örnek sözcüklerden bazılarının yukarıda sözünü ettiğimiz gibi birden fazla grup içinde olabileceğini hatırdan çıkarmayınız.


1. NOUNS - isimler (table, beauty, Helen, army)

2. ADJECTIVES - sıfatlar (good, white, this, every, what, some, my)

3. PRONOUNS - zamirler (you, he, this, each, himself, many, which)

4. VERBS - fiiller (go, learn, have, write)

5. ADVERBS - zarflar (quickly, badly, now, here)

6. PREPOSITIONS - edatlar (in, on, under, across, since)

7. CONJUNCTIONS - bağlaçlar (and, or, so, but)

8. INTERJECTIONS - ünlemler (Hey! Oh! Heaven!)


Temel İngilizce Dilbilgisi





NOUNS-İSİMLER

common nouns - cins isimler
proper nouns - özel isimler
abstract nouns - soyut isimler
collective nouns - topluluk isimleri
compound nouns - birleşik isimler

ismin tanımı


Varlıklara ad olan sözcüklere isim denir. İsimler, insan, hayvan eşya gibi varlıkları ve soyut kavramları adlandıran sözcüklerdir.

tree (ağaç) Mary
book (kitap) Ankara
house (ev) England
dog (köpek) Mrs Miller
man (adam) Ahmet
student (öğrenci) Turkey

crowd (kalabalık) beauty (güzellik)
group (grup) happiness (mutluluk)
**** (takım) courage (cesaret)
army (ordu) whiteness (beyazlık)
class (sınıf) health (sağlık)
flock (sürü) poverty (yoksulluk)

sözcükleri birer isimdir. Bunlar tanımda belirttiğimiz şeyleri adlandırmaktadırlar.



isimlerin türleri


İngilizcede isimler genel olarak Türkçede olduğu gibidirler. Bunların türlerini ve özelliklerini sırayla görelim:

İngilizcede isimler aşağıda gördüğümüz dört gruptan birine girerler.

1. common nouns /'komın naunz/ cins isimler
2. proper nouns /'propı naunz/ özel isimler
3. abstract nouns /'ebstrekt naunz/ soyut isimler
4. collective nouns /kı'lektiv naunz/ topluluk isimleri


Bu grupları teker teker ele alıp inceleyelim :






1. common nouns - cins isimler

Tanımdaki örneklerin ilk bölümünde bulunan tree, house, man, dog gibi sözcükler common nouns sınıfındandırlar. Bunlar gösterdikleri varlıkların tümüne aittirler. Örneğin, tree (ağaç) sözcüğü tüm ağaç cinsinin ismidir; student (öğrenci) sözcüğü tüm öğrenciler için kullanılan bir isimdir.


table (masa) radio (radyo)
girl (kız) cat (kedi)
horse (at) shop (dükkân)
teacher (öğretmen) father (baba)


sözcükleri isimlendirdikleri türün hepsine isim olan ve hepsi tarafından paylaşılan isimlerdir. Bunlar birer common noun - cins isimdir.


2. proper nouns - özel isimler

Yukarıda gördüğümüz ve bir türün hepsine ait olan isimlere karşın, sadece bir tek şeye ait olan ve yalnız onu belirten isimler vardır. Bunlara proper nouns - özel isimler denir. Çoğunlukla şahıs, yer gibi varlıklara ait olan bu özel isimler Mary, Almanya, Paris, Konya, Mr Brown gibi bir tek şahıs veya yere ait olan, sadece onu gösteren sözcüklerdir.


Tom Himalaya
Miss Smith Berlin
Selma Mr Green
İstanbul İspanya
New York London

Özel isimlerin baş harfleri daima büyük harfle yazılır.


3. abstract nouns - soyut isimler

Elle tutulup gözle görülen ve yukarıda gördüğümüz tür isimlerle isimlendirilen varlıklardan başka, birer kavram, nitelik, durum gösteren isimler vardır ki bunlar abstract nouns - soyut isimler türünü oluştururlar.


goodness (iyilik) joy (sevinç)
length (uzunluk) poverty (yoksulluk)
belief (inanç) charm (cazibe)
beauty (güzellik) hope (ümit)
fear (korku) hunger (açlık)


4. collective nouns - topluluk isimleri

Aynı cinsten birçok varlığı topluca adlandıran, onları bir bütün olarak belirten sözcüklere collective nouns - topluluk isimleri denir. Örneğin, forest (orman), crowd (kalabalık), audience (dinleyiciler), cattle (sürü) gibi isimler ağaç, insan, hayvan topluluklarını bir bütün olarak adlandırırlar.

committee (kurul) group (grup)
class (sınıf) family (aile)


compound nouns - birleşik isimler

Dört grupta topladığımız isimlerin bazıları birleşerek compound nouns birleşik isimler meydana getirirler. Bunların bazıları birleşik, bazıları ise aralarında (-) işareti ile yazılırlar.

teapot (çaydanlık) armchair (koltuk)
bedroom (yatak odası) maid-servant (kadın hizmetçi)
civil servant (memur) childcare (çocuk bakımı)
newspaper (gazete) shoemaker (ayakkabıcı)
bookseller (kitapçı) housewife (ev hanımı)

İsimlerin dört türünü ve bazı isimlerin birleşerek meydana getirdikleri birleşik isimleri gördükten sonra İngilizce isimlerde dişilik, erkeklik, cinsiyetsizlik durumlarını belirleyen (gender /'cendı/ - cins) konusunu, bundan sonra isimlerin nasıl çoğul hale getirileceğini açıklayan (plural /pluı:rıl/ - çoğul) konusunu, daha sonra da isimlerin cümle içindeki halini açıklayan (case /keys/ - hal) konularını inceleyerek isim konusunu tamamlayacağız

Temel İngilizce Dilbilgisi





GENDER /'cendı/ - CİNS

eril, dişil şekiller
İngilizcede isimlerin dişi, erkek veya cinsiyetsiz oluşları Almanca, Fransızca dillerinde olduğu gibi gramer bakımından değil gerçek anlamları ile saptanır.


1. eril (erkek) cins

Man (adam), father (baba), policeman (polis), boy (erkek çocuk) gibi gerçekten erkek varlıkları gösteren isimler masculine gender /meskyulin cendı/- eril cins'tir.



2. dişil (dişi) cins

Woman (kadın), mother (anne), girl (kız), aunt (teyze) gibi dişi cins varlıkları gösteren isimler feminine gender /feminin cendı/ - dişil cins'tir.

3. cinsiyetsiz

Table (masa), book (kitap), car (otomobil), ship (gemi) gibi cansız varlıkları gösteren isimler neuter gender /'nyu:tı cendı/ - cinsiyetsiz cins'tir.

4. ortak cins

Teacher (öğretmen), child (çocuk), parent (ebeveyn), friend (arkadaş) gibi her iki cinsten olabilecek varlıkları gösteren isimler common gender /komın cendı/ - ortak cins'tir.


eril isimlerin dişil şekilleri

Bazı eril isimler, sonlarına ekler getirilerek dişil şekline sokulurlar.

actor (aktör) actress (aktris)
host (erkek ev sahibi) hostess (kadın ev sahibi)
waiter (erkek garson) waitress (kadın garson)
conductor (biletçi) conductress (kadın biletçi)
hero (erkek kahraman) heroine (kadın kahraman)

Bazı isimlerin eril ve dişil şekilleri vardır.

prince (prens) princess (prenses)
bull (boğa) cow (inek)
cock (horoz) hen (tavuk)
boy (erkek çocuk) girl (kız çocuk)
uncle (amca, dayı) aunt (hala, teyze)
brother (erkek kardeş) sister (kız kardeş)
son (oğul) daughter (kız evlat)
husband (eş, koca) wife (eş, karı)
father (baba) mother (anne)
man (adam) woman (kadın)
lord (lord) lady (leydi)
nephew (erkek yeğen) niece (kız yeğen)
master (efendi) mistress (hanım)
bachelor (bekâr erkek) spinster (bekâr kadın)
widower (dul erkek) widow (dul kadın)

Bazı isimlere dişilik gösteren she, girl, woman gibi sözcükler eklenerek dişil cins isimler yapılır.

friend (arkadaş) girl-friend (kız arkadaş)
goat (keçi) she-goat (dişi keçi)
salesman (erkek satıcı) saleswoman (kadın satıcı)
spokesman (erkek sözcü) spokeswoman (kadın sözcü)
chairman (erkek başkan) chairwoman (kadın başkan)



CASES OF NOUNS - İSİMLERİN HALLERİ


possessive case /pı'zesiv keys/- mülkiyet hali

İsimlerin mülkiyet hali (tamlayan hali) aşağıdaki kurallara göre yapılır.

1. İsmin mülkiyet hali tekil isimlerin sonuna ('s) konularak yapılır.

the girl's hat kızın şapkası
the teacher's book öğretmenin kitabı
a policeman's shirt bir polisin gömleği

Mehmet's friend Mehmet'in arkadaşı
Tom's house Tom'un evi
the horse's legs atın bacakları
a child's toy bir çocuğun oyuncağı
Turkey's exports Türkiye'nin ihracatı

Sonu (s) ile bitmeyen çoğul isimler de ('s) ile mülkiyet haline girerler.

the women's shoes kadınların ayakkabıları
the children's toys çocukların oyuncakları
2. (s) ile sona eren çoğul isimlere sadece (') ilave edilir.

the girls' hats kızların şapkaları
the soldiers' barracks askerlerin kışlası
the students' school öğrencilerin okulu
the cows' horns ineklerin boynuzları
the dogs' tails köpeklerin kuyrukları

3. Sonu (s) ile biten özel isimler ('s) veya sadece (') alırlar. Her iki şekil de mümkündür:

Mr Jones's father Bay Jones'un babası
Mr Jones' father Bay Jones'un babası

4. Birleşik isimlerde son ismin sonuna ('s) ilave edilir.

His father-in-law's bag Kayınpederinin çantası
My mother-in-law's hat Kayınvalidemin şapkası

5. Bir şeye sahip olan kişiler birden fazlaysa sadece son isme ('s) ilave
edilerek mülkiyet haline sokulur.

Turgut and Selma's dog Turgut ve Selma'nın köpeği
The girl and her friend's Kız ve arkadaşının dairesi
flat
Your mother and father's Annen ve babanın odası
room


('s) ve (of) ile mülkiyet halinin kullanılışı

Genel olarak ('s) ile mülkiyet hali insan ve hayvanlar için kullanılır. Yani ('s) ilavesinin yapılacağı isim bir insan veya hayvan gösteren isim olmalıdır. Örneğin, man (adam), teacher (öğretmen), the pilot (pilot), Mr Smith (Mr Smith), the horse (at), the bird (kuş)

Selim's pen Selim'in kalemi
the workman's shoes işçinin ayakkabıları
the pilot's hat pilotun şapkası
the pilots' hats pilotların şapkaları
the cat's tail kedinin kuyruğu
the elephant's teeth filin dişleri
Gordon's friends Gordon'un arkadaşları
the soldiers' gun askerlerin silahı
the soldier's gun askerin silahı

Cansız varlıklara ait isimlerin mülkiyet hali bu isimlerin önüne of getirilerek yapılır.

of the door kapının
the key of the door kapının anahtarı

of the garden bahçenin
the walls of the garden bahçenin duvarları

of the church kilisenin
the doors of the church kilisenin kapıları

of the trees ağaçların
the leaves of the trees ağaçların yaprakları

of the room odanın
the window of the room odanın penceresi

of the table masanın
the legs of the table masanın ayakları

Cansızların mülkiyet halinin of ile yapılması kuralına uymayarak, insan ve hayvanlar için kullanılan ('s) ile mülkiyet hali yapılan isimler şunlardır:

a. Gemi ve diğer deniz araçları.

the ship's deck geminin güvertesi
the yacht's crew yatın tayfası

b. Zamanla ilgili sözcükler.

a week's holiday bir haftalık tatil
today's newspaper bugünün gazetesi
five days' work beş günlük iş
twenty minutes' break yirmi dakikalık istirahat
tomorrow's program yarının programı
an hour's time bir saatlik zaman
half a day's walk yarım günlük yürüyüş
yesterday's news dünün haberi
ten minutes' delay on dakikalık gecikme
an hour's wait bir saatlik bekleyiş

c. Para isimleriyle birlikte worth sözcüğü kullanıldığı takdirde.

fifty billion liras' worth of elli milyar liralık evler
houses
a dollar's worth of food bir dolarlık yiyecek
two pounds' worth of iki paund'luk çiçek
flowers

d. Bazı deyimlerdeki isimler.

a stone's throw bir taş atımı (mesafe)
the journey's end yolculuğun sonu
at his wit's end şaşırmış
in the mind's eye hayalde, düşte
the water's edge su kenarı

e. İşyeri gösteren isimler genellikle ('s) almış durumda kullanılarak onu izleyecek (sahip olunan) isim kaldırılır.

butcher's (butcher's shop) kasap (kasap dükkânı)
chemist's (chemist's shop) eczane (eczane dükkânı)

f. Bazı cümlelerde bu sözcüğü tekrarlamamak için sahip olan isme ('s) eklenerek sahip olunan isim kaldırılır.

This is my chair, and this is Bu benim sandalyem, bu annemin-
my mother's. kidir.
She brought your letters Sizin mektuplarınızı getirdi, fakat
but she didn't bring Tom's. Tom'unkini getirmedi.
Is it your book or your O senin kitabın mı yoksa kız kar-
sister's? deşininki mi?

Bu cümlelerde mother's isminden sonra chair, Tom's isminden sonra letters, sister's isminden sonra book tekrarlanmamıştır.

g. Bazı durumlarda bir cümlede hem of hem de ('s) ile yapılmış iki mülkiyet hali birden bulunur.

a friend of Hasan's Hasan'ın bir arkadaşı
a book of Hemingway's Hemingway'in bir kitabı
a play of Arthur Miller's Arthur Miller'in bir piyesi


('s) ve (of) kullanılmadan yapılmış isim tamlamaları

Türkçede olduğu gibi İngilizcede de iki isim yan yana gelerek bir tamlama yaparlar. Bu tamlamalar bazan iki yalın isimden, bazan bir isim ve ing alarak isim olmuş sözcükten oluşur.
college library kolej kitaplığı
garden gate bahçe kapısı
kitchen table mutfak masası
summer holiday yaz tatili
travel agent seyahat acentesi
winter clothes kış giysileri
petrol tank benzin deposu
tennis court tenis kortu
bottle-opener şişe açacağı
love story aşk öyküsü
car driver oto sürücüsü
traffic lights trafik ışıkları
river bank nehir kenarı

fruit picking meyve toplama
weight-lifting ağırlık kaldırma
stamp-collecting pul toplama
bird-watching kuş gözleme
surf-riding sörf yapma

waiting list bekleme listesi
fishing-rod balık oltası
dining-room yemek odası
driving licence sürücü belgesi
swimming pool yüzme havuzu


COMPARISON OF ADJECTIVES
SIFATLARIN KARŞILAŞTIRILMASI

Sıfatlar, sahip oldukları özelliklerin derecelerinin belirtilmesi bakımından (degrees of comparison - karşılaştırma derecesi) denen üç halden veya şekilden birinde bulunurlar.


1. positive degree - tabii derece

Bu, sıfatın şimdiye kadar gördüğümüz normal şeklidir.

young (genç) strong (kuvvetli)
big (büyük) useful (yararlı)
long (uzun) soft (yumuşak)


2. comparative degree - daha üstünlük derecesi

Bir şahıs veya şeye ait sıfatın, başka bir şahıs veya aynı sıfattan daha üstün olduğunu belirtmek için kullanılan derece şeklidir. Bunu yapmak için sıfata, kısa bir sözcükse er eklenir, uzun bir sözcükse önüne more getirilir. er ve more Türkçedeki "daha" sözcüğünün karşılığıdır.

younger (daha genç) brighter (daha parlak)
higher (daha yüksek) longer (daha uzun)

more expensive (daha pahalı) more beautiful (daha güzel)
more useful (daha yararlı) more interesting (daha ilginç)


3. superlative degree - en üstünlük derecesi

Bir şahıs veya şeye ait sıfatın diğer benzerleri arasında en üstün düzey- de olduğunu anlatmak için kullanılan derece şeklidir. Bunu yapmak için sıfata, kısa bir sözcükse est eklenir, uzun bir sözcükse önüne most getirilir. Ayrıca sıfatın önüne the konulur. est ve most Türkçedeki "en" sözcüğünün karşılığıdır.

the longest (en uzun) the youngest (en genç)
the biggest (en büyük) the brightest (en parlak)

the most expensive (en pahalı) the most beautiful (en güzel)
the most useful (en yararlı) the most difficult (en zor)


comparison of adjectives - sıfatların karşılaştırılması

positive comparative superlative
degree degree degree

high higher the highest
old older the oldest
small smaller the smallest
careful more careful the most careful
interesting more interesting the most interesting
expensive expensive the most expensive

İki heceden fazla olan sıfatların üstünlük ve en üstünlük dereceleri more, most ile yapılır.

İki heceli sıfatlar ya er, est eklenerek ya da önlerine more, most alarak üstünlük ve en üstünlük haline girerler. Bazıları da her iki şekilde kullanılabilirler. Bu konuda çok kesin bir kural yoktur.

Sonu y ve er ile biten sıfatlar er, est alırlar.
clever akıllı
cleverer daha akıllı
the cleverest en akıllı

pretty güzel
prettier daha güzel
the prettiest en güzel

holy kutsal
holier daha kutsal
the holiest en kutsal

ful ve re ile biten sıfatlar genellikle more, most alırlar.

doubtful şüpheli
more doubtful daha şüpheli
the most doubtful en şüpheli

hopeful ümitli
more hopeful daha ümitli
the most hopeful en ümitli

obscure müphem
more obscure daha müphem
the most obscure en müphem

Bunun dışında, aşağıdaki sıfatlar hem er, est hem de more, most ile kullanılabilirler.

able polite
common simple
cruel feeble
handsome noble
narrow pleasant


kurala uymayan sıfat dereceleri

Bazı sıfatların üstünlük ve en üstünlük dereceleri belirttiğimiz kurallar uyarınca yapılmaz. Bunların bu dereceler için ayrı şekilleri vardır.


good iyi bad kötü
better daha iyi worse daha kötü
the best en iyi the worst en kötü

little az many çok
less daha az more daha çok
the least en az the most en çok

much çok far uzak
more daha çok farther daha uzak
the most en çok the farthest en uzak

old yaşlı
older daha yaşlı
the oldest en yaşlı

Elder ve eldest sadece aynı aile içindeki iki şahsın yaşlılık dereceleri söz konusu olduğu zaman kullanılır.


sıfatların karşılaştırılmaları ile cümleler

Positive degree "tabii derece" comparative degree "daha üstünlük derecesi" ve superlative degree "en üstünlük derecesi" halinde bulunan sıfatların yer aldığı cümle yapılarını inceleyelim :


a. eşitlik karşılaştırması

Bir sıfata eşit derecede sahip olunduğunu gösteren eşitlik karşılaştırmasında sıfat tabii derecedeki haliyle yani eksiz olarak iki as arasına konulmak suretiyle cümle kurulur.

as ... as ... kadar
as high as ... ... kadar yüksek

The wall is as high as the tree. Duvar, ağaç kadar yüksektir.
Mary is as old as Ali. Mary, Ali kadar yaşlıdır.
She is as clever as your son. O, oğlun kadar akıllıdır.
I am as careful as his mother. Ben onun annesi kadar dikkatliyim.
This car is as expensive as the Bu otomobil diğer otomobil kadar
other car. pahalıdır.
These questions are as difficult Bu sorular diğerleri kadar zordur.
as the others.
Is Tom as tall as his father? Tom, babası kadar uzun mudur?
Are you as fat as my sister? Benim kız kardeşim kadar şişman
mısınız?

Bu tip cümlelerin olumsuz şekli bu yapıya sadece not ilavesiyle yapılabileceği gibi, ilk as yerine so da getirilebilir. Her iki şekil mümkündür. Anlam bakımından fark yoktur.

Your bag is as heavy as mine. Senin çantan benimki kadar ağırdır.
Your bag is not as heavy as Senin çantan benimki kadar ağır
mine. değildir.
Your bag is not so heavy as Senin çantan benimki kadar ağır
mine. değildir.
Apples are not so big as oranges. Elmalar portakallar kadar büyük
değildir.
Our teacher is not so old as your Bizim öğretmenimiz sizin öğret-
teacher. meniniz kadar yaşlı değildir.
This street is not so wide as Bu cadde diğerleri kadar geniş de-
the others. ğildir.


b. daha üstünlük karşılaştırması

Bir şahıs veya şeyin bir sıfata diğerlerinden daha fazla sahip olduğunu anlatmak için "daha üstünlük karşılaştırması şekli" kullanılır.

Sıfata er ekleyerek veya önüne more getirilerek yapılan bu karşılaştırma şekli cümlede aşağıda görüldüğü gibi kullanılır. Bu yapı için cümleye ayrıca than sözcüğü eklenir.

small küçük
smaller daha küçük
smaller than ... ...den daha küçük
expensive pahalı
more expensive daha pahalı
more expensive than ... ...den daha pahalı

A tower is higher than a house. Bir kule bir evden daha yüksektir.
Towers are higher than houses. Kuleler evlerden daha yüksektir.
She is shorter than my sister. O kız kardeşimden daha kısadır.
She is more beautiful than my O kız kardeşimden daha güzeldir.
sister.
The waiter is more careful than Garson senin oğlundan daha
your son. dikkatlidir.
Helen is not older than Mary Helen, Mary'den daha yaşlı değildir.
Are they cheaper than our Onlar bizim halılarımızdan daha
carpets? ucuz mudur?
Your English is better than mine. Senin İngilizcen benimkinden daha
iyidir.


c. en üstünlük karşılaştırması

Bir şahıs veya şeyin bir sıfata diğerleri arasında en fazla sahip olduğunu belirtmek için "en üstünlük karşılaştırması şekli" kullanılır. Sıfata est ekleyerek veya önüne the most getirilerek yapılan bu karşılaştırma şeklinde cümle içinde çoğu zaman in veya of bulunur.

short kısa
the shortest en kısa
the shortest in ... ... içinde en kısası
the shortest of ... ...nin en kısası

interesting ilginç
the most interesting en ilginç
the most interesting in ... ...içinde en ilginci
the most interesting of ... ...nin en ilginci

This is the shortest of my dresses. Bu elbiselerimin en kısasıdır.
Ted is the shortest student in Ted sınıfında en kısa öğrencidir.
his class.
Ted is the shortest student of Ted sınıfının en kısa öğrencisidir.
his class.

My son is the cleverest of this Oğlum bu grubun en akıllısıdır.
group.
Harry is the politest waiter in Harry bu lokantada en kibar
this restaurant. garsondur.
Ayşe is the most beautiful girl Ayşe bu köyde en güzel kızdır.
in this village.
I'll give you the most interesting Sana kütüphanemdeki en ilginç ki-
book in my library. tabı vereceğim.
This is the happiest day of my Bu hayatımın en mutlu günüdür.
life.
Erciyes isn't the highest Erciyes Türkiye'de en yüksek
mountain in Turkey. dağ değildir.
Is this the oldest church Bu Roma'da en eski kilise midir?
in Rome?
This is a short stick. Bu kısa bir çubuktur.
This stick is as short as a pencil. Bu çubuk bir kalem kadar kısadır.
This stick is not so short Bu çubuk bir kalem kadar kısa
as a pencil. değildir.
This stick is shorter than Bu çubuk şu daldan daha kısadır.
that branch.
This stick is the shortest stick Bu çubuk bahçede en küçük çubuk-
in the garden. tur.


karşılaştırma şekillerinin diğer kullanılış yerleri

Bir sıfatın gittikçe artışını göstermek için bu sıfatın daha üstünlük şekli aralarında and olmak üzere iki kere söylenir.

The water is getting hotter and Su gittikçe sıcaklaşıyor.
hotter. (Daha sıcak oluyor.)
The weather is getting colder Hava gittikçe soğuyor.
and colder.
She is getting fatter and fatter. Gittikçe şişmanlıyor.
The town is getting bigger and Şehir gittikçe büyüyor.
bigger.

Önüne more alan uzun sıfatlarda sıfat tekrarlanmak yerine more tekrarlanır.

The girl became more and more Kız futbol maçlarıyla gittikçe
interested in football matches. daha fazla ilgilendi.
Your daughter will be more and Kızınız gittikçe daha güzel
more beautiful. olacak.
Everything will be more and more Her şey gittikçe daha pahalı
expensive. olacak.

Bir sıfatın artışıyla diğerinin de buna paralel olarak artışı şöyle anlatılır.

The newer the better. Daha yeni daha iyi. (Ne kadar
yeniyse o kadar iyi.)
The bigger the heavier. Daha büyük daha ağır. (Büyüdükçe
daha ağır.)
The bigger the armchairs are the Koltuklar büyüdükçe daha ağır
heavier they will be. olacaklar.
The richer he gets the happier Zenginleştikçe daha mutludur.
he is.

Daha üstünlük dereceleri, yani er, more ile kullanılan sıfatlar aşağıdaki
gibi cümlelerde than almadan da kullanılırlar.

I know a better place. Daha iyi bir yer biliyorum.
Could you give me a newer Bana daha yeni bir sandalye
chair? verebilir misiniz?
You must take a smaller hat. Daha küçük bir şapka almalısınız.
This is too small; give me a Bu çok küçük; bana daha büyüğünü
bigger one. ver.

She is better today. Bugün daha iyi.
It will be warmer tomorrow. Yarın hava daha sıcak olacak.
The man is happier now. Adam şimdi daha mutlu.
The people were richer then. İnsanlar o zaman daha zengindi.

The workers made the road İşçiler yolu daha geniş yaptılar.
wider. (genişlettiler)
She made everything cleaner. Her şeyi daha temiz yaptı.
The student did his homework Öğrenci ev ödevini daha iyi yaptı.
better.


(than) ve (as)'den sonra zamir ve yardımcı fiil

Than ve as'den sonra şahıs zamiri geliyorsa genellikle bunu takiben cümlenin fiili tekrarlanır.

Gül has more money than he has. Gül'ün ondan daha fazla parası var.
We are as rich as they are. Onların olduğu kadar zenginiz.
The house is as big as his is. Ev onunki kadar büyüktür.
Ann is more beautiful than she is. Ann ondan daha güzeldir.
The children are cleverer than Çocuklar onlardan daha akıllıdır.
they are.

Than veya as'den sonra you veya I zamirleri geliyorsa sondaki fiil atılabilir.


He is stronger than you. O sizden daha kuvvetlidir.
She is as clever as you. O sizin kadar akıllıdır.
He has more money than I. Onun benden daha çok parası var.
He isn't as rich as we. O bizim kadar zengin değildir.

Son iki örnekteki I ve we sadece çok resmi konuşmalarda kullanılmakta, bunun yerine halk arasında daima me ve us tercih edilmektedir.

The man is shorter than me. Adam benden daha kısadır.
The tourists are not so healthy Turistler bizim kadar sağlıklı değil-
as us. lerdir.
 

Benzer Konular

Yanıtlar
0
Görüntülenme
8B
Yanıtlar
0
Görüntülenme
2B
Yanıtlar
0
Görüntülenme
2B
Yanıtlar
0
Görüntülenme
5B
Yanıtlar
0
Görüntülenme
3B
Üst