1920 yılı İlkbaharı'nın sonlarına doğru bir gün Mustafa Kemal

Tevfik Rüştü
Âras'ı Ankara İstasyonunun bitişiğinde kaldığı bir eve çağırdı. Tevfik Rüştü Araş kendisine bir yaverinin haber verilmeksizin "Yeşil Ordu" teşkilatına alındığından şikayet etti. O sıralarda Büyük Millet Meclisi kurulalı 10 hafta olmuştu. Vatanın kurtarılması için başvurulan

türlü tedbirler arasında bir de "Yeşil Ordu" adı verilen gizli bir teşkilat vardı.
Fakat Birinci Büyük Millet Meclisi tam anlamıyla ve bütün kuvvetiyle işlemeye başladığı için artık her türlü dağınık tedbirlerin kaldırılması ve her faaliyetin Büyük Millet Meclisi yetkileri içine alınması zamanı da artık gelmişti. Yeşil Ordu teşkilatına lüzum kalmamıştı.
Atatürk o gece bazı arkadaşlarını davet ederek konuyla ilgili bir toplantı düzenlemişti... Toplantıda Celal Bayar

Muhtar Bey

Yunus Nadi Bey

Kılıç Ali Bey ve Tevfik Rüştü Araş bulunuyordu. Atatürk ciddi işler konuştuğu zaman toplantılarda kahveden başka bir şey içmezdi. Alkol kesinlikle almazdı.
O gece konuşmalar uzun sürmüştü. Toplantı bittiğinde gece yarısını iki saat geçmişti. Toplantıda memleketin çeşitli yerlerinden ve önemli kişilerden gelen raporlar okunmuş

kurtuluş etrafında değişik mevzular konuşulmuş

sert tartışmalardan sonra

üzerinde görüş birliğine varılan bazı kararlar alınarak sırasıyla yazılmaya başlanmıştı.
Toplantı tamamen bitip de

o gece için son kahveler içilirken

Mustafa Kemal

Tevfik Rüştü Aras'a hitap ederek: "Bu gün öğleden sonra bu konular etrafında bir arkadaşla görüşmüş

bazı notlar almıştım. Tevfik Rüştü

lütfen köşedeki saksının içinde duran o notları alıp okur musunuz?"
Tevfik Rüştü Aras sözkonusu notlan okumaya başlayınca toplantıda bulunanların hepsi hayretler içinde kalmıştı... Saatlerce üzerinde konuşularak

görüş birliğine varılan kararların hepsinin

tamamıyla aynı olmak üzere o not kağıdında yazılmış olduğunu gördüler!...