HarbiForum  
Bazı İllerimiz İçin İftar ve Sahur Vakitleri
Geri git   HarbiForum > Bizi Biz Yapan Değerler > Türk Tarihi & Türk Büyükleri
Kayıt ol Etiketler Ajanda

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Türk Tarihi & Türk Büyükleri Türk Tarihi ve Türk Büyükleri


Yeni Konu aç Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09.08.07, 13:43   #1
Harbi Kız


 
şeker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: Temmuz 2007
HF Kimlik No: 1170
Konular: 704
Mesajlar: 1.522
Points: 1.278.847,04
Bank: 1.168,06
Total Points: 1.280.015,11
Üyeye Havale Gönder
Teşekkür Sistemi
Ettiği Teşekkür: 194
73 Mesajına 92 Teşekkür
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 1249
Rep Puanı : 52728
şeker harbiforum sevilen üyesişeker harbiforum sevilen üyesişeker harbiforum sevilen üyesişeker harbiforum sevilen üyesişeker harbiforum sevilen üyesişeker harbiforum sevilen üyesişeker harbiforum sevilen üyesişeker harbiforum sevilen üyesişeker harbiforum sevilen üyesişeker harbiforum sevilen üyesi
Hediyeler
forumun en şeker kızına.... - hektor__ işte bukadar sekersin:)canım - green_eyes . - Lonely nbr nasıl gidiyor :) - şeker hiç iidir sende nbr:) önmli deil işte takım olur..:D - jack_fear
kendine benden hediye :) ___ - Mic Check ameliyatın üstünden 2 yıl gecti kutlayalım:D - green_eyes kendime elma:) - şeker Al canem bu da benden sana (= - !~+4upn| q!y4rI
Standart Denİz SavaŞlari




ÇANAKKALE DENIZ SAVASLARI (19-SUBAT 1915 18 MART 1915)
I. Dünya Savasi’nda çarpismalarin ve kahramanliklarin en üst düzeyde gösterildigi Çanakkale Cephesi Savaslari Türk ve Dünya tarihleri arasinda önemi yadsinamayacak bir yere sahiptir.Kuskusuz tarihte hiçbir cephe Çanakkale Cephesi gibi dünya tarihinin akisini degistirmemistir.Bagimsiz Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasinin temel taslarindan birini teskil eden ayrica Emperyalizme karsi verilen bu üstün direnisin tarihi Türk milletinin cesareti sayesinde zaferle sonuçlanmistir.
BIRINCI DÜNYA SAVASINDA ÇANAKKALE CEPHESI VE DENIZ SAVASLARI (19 SUBAT 1915-18 MART 1915)
Birinci Dünya Savasi, 19. yüzyil ile 20. yüzyilin baslarinda meydana gelen olay ve gelismelerin bir sonucudur. Bu bakimdan sebeplerini bu dönemde aramak gerekir. Birinci Dünya Savasi, Avrupa’da dört merkezi devlete karsi, Avrupa ve diger kitalarda bulunan yirmi bes devletin giristigi, o tarihe kadar görülmemis ilk dünya savasidir. I. Dünya Savasi Avrupa’da ittifak ve merkezi devletler diye adlandirilan Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanli Devleti ile itilaf devletleri diye adlandirilan Ingiltere, Fransa, Rusya, Italya, Yunanistan, Sirbistan, Karadag, Belçika, Portekiz, Romanya, A.B.D, Brezilya vb. meydana gelmistir.
I. Dünya savasinin genel ve özel olmak üzere iki nedeni vardir.
a) GENEL NEDENLER:
Fransiz ihtilalinin getirdigi yeni anlayis ve görüsler siyasi ve sosyal hayatta büyük degisiklikler yapmisti. Milliyetçilik düsüncesi özellikle 20. yüzyilin baslarinda etkisini göstermistir. 1815 yilinda Viyana Kongresi ile Avrupa’ya yeni statü getirilmis ve buna göre de güçler dengesi kurulmustu. Özellikle 1870 Sedan Savasi ile Alman ve Italyan birliklerinin kurulmasi ve bu devletlerin girisimlerde bulunmalari Viyana Kongresi statüsünü ve güçler dengesini büyük ölçüde degistirmistir.
19. yüzyil içinde önem kazanmis diger bir gelismede sanayilesmedir. Sanayilesme sonuç olarak sömür geliciligi dogurmus, büyük devletlerin çikar çatismalari Afrika, ve Uzakdogu’ya kadar yayilmistir. Hammadde ve Pazar arayisi hizlanmis, bütün devletler sömürge yarisina girmistir. Bazi devletlerin siyasi birliklerini geç kurmalari bloklari ortaya çikmasina neden olmustur. Bloklar hizla silahlanarak yeni bir savasin sartlarini hazirlamistir.
b) ÖZEL NEDENLER:
Devletlerin izledikleri politikalar ve çesitli çikarlar özellikle bu devletleri karsi karsiyagetirmistir. Rekabet ittifak ve itilaf devletleri arasinda meydana gelmistir. Savas öncesi devletlerin durumuna bakildiginda ;
Almanya: Siyasal birliklerini kurduktan sonra (1871) ekonomisinde büyük bir canlanma meydana gelmistir. Biriligini geç kurdugundan dolayi sömürgeciligi geç baslamistir. Özellikle Ingiltere ile rekabete girismistir.
Ingiltere: Almanya’nin siyasal ve ekonomik açidan güçlenmesinden rahatsiz olmustur. Kendisine rakip olabilecek güçlerden kurtulmayi istemektedir. Buna karsi deniz kuvvetlerini arttirmistir.
Fransa:1870 Sedan Savasi ile Almanya’ya kaptirdigi Alsance-Loren bölgelerini geri almak istemektedir. Bundan dolayi Almanya’ya karsi bir düsmanlik içindedir.
Rusya: Rusya, Panislavizm’i gerçeklestirme amacindadir.
Italya:Sömürgecilikte geri kalmistir. Amaci yeni sömürgeler ele geçirmektir.
Avusturya-Macaristan:En büyük tehlikesi Rusya’dir. Panislavizm’e karsi mücadele etmistir.
SAVASIN BASLAMASI:
Avusturya BÜYÜK Sirbistan’i kurmak isteyenlere gücünü göstermek üzere 1914 yili Haziran ayinda Bosna da bir manevra yapmaya karar vermistir. Buna katilmak üzere veliaht Ferdinant da Saray Bosna’ya gelmistir. Ancak veliaht 28 haziran 1914 günü bir Sirpli tarafindan öldürülür. Buda I. Dünya savasina yol açan olayin baslangici olur. Avusturya bu olaya Sirbistan’a savas açarak karsilik verir. Bunun üzerine Almanya, Avusturya-Macaristan’in, Rusya da Sirbistan’in yaninda yer alir. Böylece savas kisa bir zaman içinde bütün Avrupa’yi etkilemistir.
I. Dünya savasina Osmanli Devletinin Almanya’nin yaninda girmesinin nedenleri ilk bakista devletin ileri gelenlerinin Alman hayranligi ve daha sonra Trablusgarp ve Balkan savaslarinda kaybedilen yerlerin geri alinabilecegi, Kars, Ardahan ve Batum’un yeniden alinabilecegi, Misir’in yarim yeniden Ingiltere’den alinabilecegi, Rus, Misir ve Ingiltere sömürgeleri olan Türk ve Islam ülkelerinin istiklale kavusabilecegi, Girit ve Kibris adalarinin tekrar devlete baglanabilecegi gibi düsünceler mevcuttu. Osmanli Devleti bu toprak beklentilerinin yani sira yalnizliktan da kurtulma istiyordu. Almanya ile 2 agustos 1914 te gizli bir ittifak anlasilmasinin yapilmasi, Alman destegi ile ülkenin kalkinabilecegi ve iki Alman gemisinin (yavuz ve Midilli) Osmanli topraklarina siginmasi savasa girmemizde etkili olmustur.
Almanya’nin Osmanli Devleti’ni Savasa sokmak istemesinin Nedenleri:
Almanya, Avrupa’nin Dogusunda Rusya, Batisinda ise Ingiltere tarafindan sikistirilmistir. Bundan dolayi Avrupa’daki savas yükünü hafifletmek, Osmanli Devleti’nin Jeopolitik konumundan yararlanmak istiyordu. Almanya özellikle geçis yollarinin tutularak Rusya’ya ulasilmasina engel olmak düsüncesindeydi.
OSMANLI DEVLETI’NIN SAVASA GIRMESI:
Osmanli Devleti’nin tarafsiz kalmasi en çok itilaf devletleri istemekteydiler. Özellikle Rusya bogazlarin kullanilmasi ve kendisine yardimin kolay yapilabilmesi için bu durumun devam etmesini istiyordu.Almanya, ittifak anlasmasindan sonra Osmanli Devleti üzerindeki baskilarinin savasa girmesi yönünde arttirmaya basladi. Bu arada Alman askeri heyetinden bazi subaylar Osmanli ordusunda önemli bazi görevlere getirilmislerdi.Sonuçta, Yavuz (Goesa) ve Midilli (Breslav) gemileri Amiral Sovchen komutasinda 28-29 Ekim 1914 gecesi Rusya’nin Odessa ve Sivastopol Limanlarini topa tutmasi fiilen Osmanli Devletini savasa sokmus oldu.Bu olay üzerine önce Rusya ardindan Ingiltere ve Fransa Osmanli Devleti’ne savas açtilar. Böylelikle savasa resmen katilan Osmanli Devleti I Dünya savasinda bir çok cephede savasmistir. Savunma Cephesi olarak kurulan ve oldukça öneme sahip bulunan Çanakkale Cephesi’nin açilmasinin nedenleri ve meydana gelen Deniz savaslari üzerinde duracagiz.
SAVAS ÖNCESI DÜSÜNCE VE ITILAF DEVLETLERININ SAVAS PLANLARI:
1) Baltik Denizine Egemen Olmak Plani:
“Baltik Denizine egemen olmak ve hem Ruslara silahla cephane yetistirmek, hem de Almanya’nin mesafelerce düz kumluk halinde bulunan Pomeranya kiyilarina, Berlin’den 150-200 km uzaklikta olan yerlere, büyük bir Rus ordusu çikarmak. Lora Fiser’e göre ayrica üç yere üç ordu çikarilacak biri asil çikis ordusu, diger ikisi gösteris ve sasirtma ordulari olacaktir.Planin esaslarina göre Ingiliz donanmasi, Almanya Frizon (Frize) adalarindan Bati’da bulunan Bordum adasini ele geçirip onu Çanakkale önündeki Limni, Imroz ve Bozcaada gibi bir üs olarak kullanacak, o bölgede denize dökülen Alman irmaklarinin agizlarini tikayacak, Kiel kanalini tahrip edecek ve genel olarak Almanya’nin kuzey deniz kiyilarini torpille kusatacaktir.
2) LOYD CORC Plani:
Loyd Corcc planinin esasi ilkbaharda kuvveti 700 bin kisiye varacak olan yeni birliklerin Fransa’da Bati cephesine gönderilmeyip Balkanlar’da kullanilmasidir. Loyd Corc ayrica Türklerin Süveys kanalina saldirdiklari sirada, Suriye’ye 100 bin kisilik bir kuvvet çikararak 80 bin kisilik Türk ordusunu maglup etmeyi’de düsünmüstür. Böylelikle Suriye ele geçirilmis ve Kafkasya ile sikisik durumda bulunan Ruslara yardim edilmis olunur.Amiral Fiser Bati cephesini Baltik yolu ile Kuzeyden çevirmeyi, Loyd Corc ise ayni isi Balkanlar’dan veya Adriyatik kiyilarindan yapmayi istemektedir.
3) JOFR Plani:
Bu düsüncede olanlar her seyi bir kenara birakarak ilk olarak Almanya’yi ezmeyi istemektedirler. Buna klasik düsünce ve plan denilebilir. Bunu isteyenler, elde edilecek bütün kuvvetlerini, yani en çok Ingiltere’de önce gönüllü sonra mecburi olarak silah altina alinan ve alinacak olan birkaç milyon askerin hepsini veya hemen hepsini Bati cephesine yigmak ve Alman ordusunu kemire kemire ezmek düsüncesindedirler. Bu düsünceler ileri sürenlerin basinda Fransiz ordulari baskomutani Jofr ile Ingiltere Imparatorluk genel kurmay baskani General (sonra maresal) Robertson bulunmaktadir.
4) Çörçil-Hankey’in Bogazlari Zorlama Plani:
Baltik denizine girmek plani da kismen deniz bakaninin düsünceleri arasinda olmakla birlikte Çörçil, hemen bütün gücünü Çanakkale’nin zorlanmasi üzerinde toplayacaktir. O sirada Ingiltere’de Osmanli Devleti, düsmanlarin en zayifi sayiliyordu. O, Almanya’dan damla damla ve adeta kaçak gibi Romanya ve Bulgaristan yolu ile silah ve cephane alabiliyordu, dolaysiyla Türk’ün kahramanligini göz önünde tutmayanlar Bogazlari zorlamayi nispeten kolay sayabilirlerdi. Uzlasma Devletleri Çanakkale’ye denizden saldiriya girisecekleri sirada Osmanli Devleti’nin durumu onlar açisindan böyle bir saldiri için elverisli görüntüdeydi. Osmanlilarin Sarikamis üzerine yaptiklari büyük saldiri bozgunla sonuçlanmisti. Misir’i Ingilizlerden kurtarmak amaciyla giristikleri kanal harekatlari umulanlari getirmemisti. Bu arada Balkan Devletlerinden Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan’la Dünya Savasi’nin baslamasindan beri bir antlasmaya varilmasi için sürüp gelen siyasal görüsmelerden de olumlu bir sonuç alamamisti.Bulgarlarin çekingen davranisi Almanya ile Osmanli arasinda dogrudan bir baglantinin kurulmasini engellediginden Osmanli ordusunun yoksun bulundugu Modern savas gereçleri ile donatilmamasi da gecikmekteydi. Bu durum uzlasma Devletleri’nin Osmanlilara karsi bir saldiriya geçmelerine elverisli gibi görünmekteydi. Ne var ki aralarinda bu maksatla hazirlanmis bir harekat alanlari yoktu.savas sonucunun bati cephesinde ve kisa bir zamanda alinacagina inanilmaktaydilar. Üstelik Ingiltere’nin büyük bir kara ordusu kurmak için giristigi hazirliklar da tamamlanmis degildi. Çanakkale üzerine bir saldiri için ilgililer arasinda kesin bir antlasmaya henüz varilmamisti.
ÇANAKKALE’YE SALDIRI FIKRI
Çanakkale’ye saldiri fikrinin bir Rus sorunu ile bir olup-bitti olarak ortaya çiktigi görülmektedir. Sarikamis saldirisinin Osmanli çikarina gelistigi sirada Rus Ordulari Baskomutani Grandük Nicolar, Ingiliz Harbiye Naziri Kitchner’den Osmanli kuvvetlerinden bir kisminin Kafkas cephesinden uzaklastirilmasini saglayacak bir kara veya deniz gösterisinin yapilmasinin mümkün olup olmadigini sormustur (Aralik sonlari 1914). Grandük böyle bir gösteri için Çanakkale’den söz etmemisti. Grandük’ün sorusu Londra’ya ulastigi sirada, Çanakkale seferi düsüncesi çoktan dogmus bulunuyordu. Tartisilan yani yapilacak seferin yalniz savas gemileriyle mi yoksa ayni zamanda bunlarin kara kuvvetleri tarafindan desteklenmesi suretiyle mi yapilacagiydi.1908’de Ingiltere Imparatorlugu Ulusal Savunma Konseyi Bogazlarin yalniz savas gemileriyle asilmasi konusunu etüt etmis ve XIX. Yüzyil baslarinda Lora Nelson’un bu konuda öne sürmüs oldugu bir fikre saplanip kalmisti. Nelson, “Bir kara kuvveti tarafindan desteklenmeden istihkamlara saldiran gemici delidir” demisti. Fakat birinci dünya savasi basladigi sirada Ingiltere’de Nelson’un düsüncesini paylasmayan bir insan yetismis bulunuyordu: Churchill
Churchill ve Çanakkale
Churchill düsüncesini Dünya Savasi’ndan birkaç yil önce Londra’yi ziyaret etmis ve onunla görüsmüs olan Enver Pasa’ya söyle anlatmaktadir; “Londra’da bulundugum sirada Churchill ile bir dünya savasi çikmasi durumunu tartismistim. Böyle bir savasta Türkiye’nin ne yapacagini bana sordu. Ve arkasindanda sunu dedi: “Eger Türkiye Almanya tarafini tutarsa Ingiliz filosu Çanakkale Bogazi’ni zorlayip geçecek ve Istanbul’u alacaktir.”Churchill’in Çanakkale seferi ile ilgili çalismalari Ingiltere’nin Osmanli Imparatorluguna savas açmasindan önce baslar. Churchill 1 Eylül 1914’te Ingiliz filosunun Çanakkale’yi zorlamasina ve Yunanistan’in Gelibolu’ya asker çikarmasina dayanan bir tasari hazirlar. Fakat Bulgarlardan kuskulanan Yunanistan, tarafsizligindan ayrilip Ingiltere’ye yanasmadigi için bu tasari suya düser. Ayrica Churchill, Misir’in en iyi biçimde savunulmasinin Gelibolu’ya saldirmakla mümkün oldugu yolundaki düsüncesini de savas komitesi tarafindan çok kuvvete ihtiyaç duyulacagi için iltifat görmez.
Yukaridaki sözü edilen Rus ordulari Baskomutaninin Osmanli Imparatorlugu’nun her hangi bir yerinde bir gösteri yapilmasi isteginin Londra’ya varmasi üzerine (31 Aralik) Churchill’in Basvekile sundugu bir raporda “Savasin duyurulmasindan beri Gelibolu’ya saldirilmasini istemekte idim” demektedir. Bu kez Lloyd George ile Savas komitesi genel sekreteri Hanway, Harbiye naziri Kitchner ve Lord Fisher de Churchill’in fikrine katilmislardir. Su sartla ki kara kuvvetleri saglanmadigi takdirde Çanakkale Bogazi sadece savas gemileriyle zorlanacaktir. Bu suretle Rusya’nin “gösteri” istegi de yerine getirilmis olacaktir. 3 Ocak’ta Churchill, Çanakkale’yi abluka altinda bulunduran Amiral Garden’den Bogazin yalniz denizden zorlanmasini mümkün görüp görmedigini sorar. Sorusuna bu is için eski savas gemilerinin kullanilacagini ve saglanacak sonuçlarin, ugranilacak kayiplari hakli gösterecegini de ekler.5 Ocak’ta Amiral Garden’in cevabi gelir: Bir baskinla Çanakkale Bogazi’nin zorlanabilecegini sanmadigini fakat esasli bir plana dayanilarak sayisi fazla gemilerle bunun yapilabilecegini bildirir. Bu cevap savas komitesi üyelerini tatmin eder. Bu suretle Churchill’in Çanakkale seferi ile ilgili hazirliklari basari ile sonuçlanir. Bundan sonra 20 Ocak’a kadar sürecek bir zaman içinde sefer plani hazirliklarina geçilir. Bu sirada sefere Fransa’nin da katilmasi saglanir. Churchill, Fransa’dan önemli bir yardim dilemediklerini bu devletten ancak isbirligi, saldiri tasarisi üzerinde anlasma ve onu birlikte hazirlama dileginde bulunduklarin belirtmistir.
GARDEN’IN PLANI
Çanakkale’yi geçme plani Amiral Garden tarafindan hazirlanmis ve 13 Ocak’ta Savas komitesi tarafindan onaylanmisti. Plan önemli deniz kuvvetlerinin kullanilmasini öngörmeliydi. 12 zirhli, 3 savas kruvazörü, 3 hafif kruvazör, 12 destroyer, 6 deniz uçagi, 12 torpil tarayici gemisi ve daha bir çok baska çesit gemiler. Plana göre ilkin bogaz’in girisini savunan dis bataryalar uzun mesafelerden bir atesle tahrik edilecekti. Dis bataryalarin ikisi bogazin Anadolu yakasinda bulunan Orhaniye ile Kumkale’den, diger ikisi de Rumeli yakasindaki Ertugrul ile Seddülbahir’den ibaretti. Bogaz’in bunlar arasindaki genisligi 4 km kadardi. Bundan sonra Bogaz’a girilerek Anadolu yakasinda Kepez, Rumeli Kilitbahir’e kadar olan ve merkez savunma sistemi denilen tahkimatla bataryalar bombardiman edilerek tahrip edilecekti. Bu iste son bulunca, Çanakkale ile Nara arasindaki savunma sisteminin son kismi ates altina alinarak zararsiz duruma getirilecek ve Marmara’ya girilerek Istanbul yolu tutulacakti. Bu bombardiman asamalarinin her birinde savas gemileri yol almaya baslamadan önce torpil tarlalari ayiklanmis olacakti. Planin yürütülmesi için 15 subat saptanmasi basari ümitleri de havalarin iyi gitmesine; yol, cephane saglanmasina ve Türklerin savunmada gösterecegi yilginliga baglanmisti.
ENVER PASA VE BOGAZLARI SAVUNMA SISTEMI:
Türk Baskumandanligi Bogazin savunma sisteminde mayindan faydalanmaya büyük önem vermistir. Bundan ötürü mayin hatlari kurulmustur. Bunlarin bir kismi sabitti. Ana mayin hatlari Çanakkale Bogazi’nin 1,5 km genisliginde bulunan en dar yerini korumak maksadiyla Soganlidere – Dardonos önünden baslamisti. 9 mayin hatti meydana getirilmisti. Kiyilarda da bu hatlari koruyacak gizli obüs bataryalari yuvalanmis bulunuyordu.Ender Pasa yalniz denizden yapilacak bir saldir ile Çanakkale’nin geçilmezsinin olanaksizligini göstermekteydi. Bu nedenle Istanbul’da halk arasinda dedikodularin uyandirmis oldugu korku, kusku ve telasina anlamiyordu. Ona göre, düsman büyük istihkamlari uzaktan ates hattina olabilir, tahrip de edebilirdi. Fakat mayin tarlalarini savunma bataryalari tahrip etmek için bataryalarin üzerine kadar gelmesi gerekliydi. Gelecek olan gemiler ufaksa, kolaylikla batirilabilirdi. Büyük savas gemileri ise batmak korkusundan oraya kadar yaklasamayacaklardi. Sayet düsman donanmasi mayin tarlalarina geçip Çanakkale sehri önüne Bogazi kivrilarak Nara’ya dönüp, Marmara’ya geçmeye girisirse karsisinda bizim donanmamizi bulacakti. Bizim donanmamiz ufak oldugu halde büyük top düsmanin teker teker geçmeye mecbur olan gemilerine karsi üstündü. Düsman gemileri bu dönüs esnasinda bizim gemilerimize karsi ancak 2 topla ates edebilecegi halde 5 kilometreden fazla olmayan etki menzili içinde bizim en asagi 30 topumuz, onlarin karsilayabilecekti. Bu durumda en büyük dretnotlar bile batirilacakti.
ÇANAKKALE DENIZ SEFERINDEN BEKLENENLER
Enver Pasa’nin Çanakkale deniz kuvvetleriyle zorlanamayacagi hususundaki düsünceleri, birinci Dünya savasi baslarinda Ingiltere’de de asagi kabul edilmisti. Fakat Charebill’in ilkin Misir’in savunmasi için ortaya atilan bu fikri zamanla kök tutmus ve bunun eyleme konulup basarilmasiyla su önemli istifadelerin saglanabilecegi Ingilizlerce hayal edilmeye baslanmisti:İstanbul’un Ruslar tarafindan ele geçirilmesi önlenerek Ingiliz hakimiyetine geçecektir. Bu durumda Osmanli Devleti topraklari ve ordusu ikiye bölünmüs olacagindan baris yapmak zorunda kalacakti. Buna yanasmadigi taktirde de kisa zamanda savas disi birakilacagina süphe yoktu. Bu durumda Rusya ile batik dost devletler arasinda baglanti saglanacak, karsilikli ekonomisel ve savassal yardimlasama saglanacakti. Bütün bunlardan baska Dünya savasi’nin baslangicindan beri tarafsizliklari ile sallantida bulunan Bulgaristan ve Romanya, Ingiltere ile Fransa’nin yaninda savasa gireceklerdi. Girince ve Almanya ile Avusturya’nin etrafindaki çember tamamlanmis ve kuvvetlenmis olacakti. Sözün kisasi “ can bogazdan gelir” atasözüne uygun olarak dünya savasinin bitirme yolu, Çanakkale Bogazindan geçmekteydi.
SAVASIN BASLAMASI (SUBAT 19)
Yukarida sözü geçen Gordon planinin eylemine 19 subat saat 10’da basladi. Bu tarih 1807 yilinda Ingiliz filosuna basari ile sonuçlanan Bogaz zorlamasi 108. yil dönümüne rastlamaktadir. Saldiri amaci ilkin bogazin girisini koruyan Anadolu yakasindaki Kumkale ile Orhaniye’de ,Rumeli yakasinda Ertugrul ile Seddülhisar’deki tabyalari yok etmekti. Ikinci Fransiz dördü Ingiliz olmak üzere alti zirhli bu isi basarmak için görevlendirilmisti. Bu gemiler 12.000 ile 10.000 metreden bataryalar üzerine atese baslamislardi.
Ilk atesi açan HMS Cornwasllis zirhlisinin topçu subayi Yüzbasi Harry Minchin, bunu büyük babasina yazdigi bir mektupta gururla anlatmaktadir. Ilk topa ates emrini verdim ve daha ilk ateste isabet kaydettik. Onlarin menzillerini disinda oldugumuzdan ates orani çok agardi, dakikada bir mermi falan. Öglene kadar buna devam ettik. Ögleden sonra biz ve Vengeance 8.00 ile 5.000 yarda kadar yaklastik ve Vengeance epey yogun bir ates altina girdi. Biz hemen onu desteklemeye kostuk ve gemideki bütün toplarla kaleye atese basladik. Her top yaklasik olarak dakikada iki mermi atiyordu. Bu numarali tabya sir tasi, duman, alev ve toz yigini halinde havaya uçtu. Ondan sonra baska bir tabyada üzerimize ates baslayinca hemen o yana döndük ve yasamim boyunca bu kadar eglendigimi hatirlamiyorum. Birkaç kere çok yaklastiysa da biz hiç isabet almadik. Ates hizimiz onlarin sasirtmis olmaliydi. Insanin çevresine dakikada 1500 kilo mermi yagmasi epey sinir bozucu olmali.
Türk bataryalari menzillerinin kisaligindan susmak zorunda kaldilar. Saat 12’den sonra zirhlilar kiyilara yaklasarak 7000 metreden ates etmeye baslayinca bataryalar da karsit atese geçtiler. Ates siddetliydi iki gemi isabet aldi. Amiral Garden saat 17:30 da geri çekilme emri verdi. Dis bataryalari bir günde tahrip etmek ümidi bu suretle suya düsmüs oluyordu. Ertesi gün baslayan fena hava saldiriyi 25 Subat’a kadar geciktirdi.
Bombardimana Devam Edilmesi (25 Subat)
25 Subat’a dis bataryalar üzerine yarida kalmis olan saldiriya tekrar basladi. Bu kez saldiriya 12 Subat gemisi katildi. Bataryalar top menzillerini elverissizligi alanina giren gemilere güçlü bir karsilik verdiler. Ikisine önemli isabetler kaydetmeye muvaffak oldular. Ne var ki, bu yüzer kaleleri yürüyüslerinden alikoyacak olanaklara sahip bulunmuyorlardi. 25 Subat’tan beri artik susmak zorunda birakilmislardi. Düsman savasin sonuçlarini anlamak için tabyalara deniz erleri çikarmis ve henüz kullanabilecek gibi görünen bir iki topu tahrip ettirmislerdi. Dis bataryalarin susturulmasi isi bu suretle sona ermis bulunuyordu.
26 Subat’i izleyen günlerde ve havanin elverisliligi ölçüsünde saldiri planinin ikinci ve üçüncü bölümlerine yani iç bataryalarin tahrip edilmesine girisilmisti. Amaç Dardonos ve Erenköy tabyalarin savas disi etmek için Bogazin içine girmekti. Savas gemileri ates ederken mayin tarama gemileri de kendilerine yol açacakti. Plani bu bölümünün eylemini saglamada hesapta olmayan engellerle karsilasildi. Kiyilarda yerlestirilmis gizli ve hareketli sahra bataryalariyla Dardonos tabyasinin topçulari yapilacak isi güçlestiriyorlardi. Devamli olarak yer degistiren mayin tarama gemilerine nefes aldirmiyorlardi. Zirhlilara isabetler oluyordu. Kaydedilen basarilar umulanlara yaklasik olmadigi halde Amiral Gorden, 2 mart’ta Churchill’e çektigi bir telgrafta Mart ortalarinda Istanbul’a ulasacagi ümidinde oldugunu bildiriyordu. 11 Mart’ta Churchill, Gorden’le bu konumdaki düsüncesini bir kez daha sordu. Gelen cevap filonun Marmara’ya girmesi üzerine, geri güvenligin korunmasi için kara kuvvetlerine ve bulunmadigi gibi Gelibolu’ya sir çikartmakta plani da hazirlamisti. Hemen kara kuvvetlerinin tedarike girisildi. Bu kuvvet general Hamilton komuta atandi ve Çanakkale’ye gönderildi. Amiral Gorden’in ordusuz bir komutana ihtiyaci yoktu. Edindigi bilgilere göre Türk’lere Almanya’dan mühimmat gönderilmesi ihtimali de vardi. Bu arada da Almanya’dan ve Avusturya ve Avusturya denizatlilari ise karisabilirdi. Buna zaman yoktu. Kaldi ki planin iç bataryalarin susturulmasi ile mayinlarin toplanmasindan ibaret olan ikinci kismin tamamlanmis olduguna dair de kaniti vardi. 15 Mart’ta saldiri için kararini verdi ,. Saldiri 17 ve 18 Mart’ta yapilacak yani Bogaz gerilecekti. Ne var ki, vermis oldugu karardan bir gün sonra Gorden yorgunluktan, sinirden ve uykusuzluktan güçsüz düsmüstü. Doktorunun tavsiyesi Istanbul’dan vazgeçerek Londra’ya dönmesi merkezin deydi. Bu suretle Amiral hazirlanmis oldugu planin trajedi ile sonuçlanacak son perdesini görmekten kurtulacakti. 17 Mart’ta yerine Harmay baskanligi yapmakta da Vis Amiral de Robeck atandi.
ISTANBUL’U SAVUNMA TEDBIRLERI
Üçlü uzlasma devletleri savas gemilerinin Çanakkale Bogazi’nin geçilme girisiminin Osmanli Genelkurmayi’nin kuskuya düsmesi normaldi. Kaldi ki bu girisime paralel olarak Ruslarinda Karadeniz Bogazi’na bir saldirida Bulunmalari olasiligi da büsbütün ortadan kalkmis degildi. Bu durum göz önünde tutularak Bogazlarin ve Istanbul’un savunulmasi için su Askersel tedbirlerin alinmasi gerekli görülmüstü; Çanakkale Bogazi ile Istanbul dogrultusunu savunmak görevi Liman Von Sanders komutasinda bulunan I. Orduya verilmisti.Bu ordudan I. Kolordu Gelibolu Yarimadasina, 15. Kolordu Çanakkale’nin Anadolu kiyilarina 6. Kolordu da Yesilköy bölgesine yerlestirilmisti. Karadeniz Bogazi’nin savunmasi ile Vehip Pasa’nin komutasinda bulunan 2. Orduya verilmis bulunuyordu. Bogazlarin savunmasi ile görevli kuvvetlerin tümü , 200,000 kadardi.
18 MART SALDIRSI ÖNCESINDEKI HAZIRLIKLAR
Saldirinin yüksek komutasi da Robeck’e verilmisti. De Robeck bir gün önce görevinde çekilmis olan Gorden’in planini uygulayacakti. Plan sade idi.
Amaç Bogazin iki kiyisindaki bataryalarin susturulmasi, torpillerin ayiklanmasi, bu suretle açilacak yoldan filonun Bogazi girilmesine olanak saglanmasinda ibaretti. De Robeck bu plani basariyla gerçeklestirmek için savas gemilerini üç kümede savas düzenine getirmis bulunuyordu. Birinci kümede Queen Elizabeth, Agememnon, Lord Nelson ve Inflexible bulunuyordu. Bunlar güneye dogru sardirmislardi. Bu üç savas gemisinin sahra bataryalarina karsi güvenlikleri kuzey kanatta Lrince George ve güney kanatta Triumph tarafindan saglanacakti.
Ikinci kümede Amiral Guepratte komutasinda su dört Fransiz zirhlisindan kurulmustu; Buffren, Bouvet, Goulois ve Charlemagne. Ilk ikisini bogazin Anadolu kiyilarini, diger ikisi de Rumeli kiyilarini döveceklerdi.
Üçüncü küme, Irresistable, Albian , Vengeance, Swiftsare ve Magestic yedekte birakilmislardi. Üçüncü küme gemileri sirasi gelince ikinci kümenin yerine alacaklardi. Son olarak Cornwallis, Conapus, Dorthmouth ve Dublin kruvazörleri geliyordu. Bunlardan ilk ikisinin görevi mayin taramak, dogu ilgisinin de asirma ates yapmak suretiyle sahra bataryalarini arkadan varmakti.
Dünya topraklarinda günesin batmadigi iki büyük imparatorlugun meydana getirdigi bu kudretli ve hasmetli savas gücüne insan gücü ile karsi gelinemeyecegi konusuna Ingiliz ve Fransiz denizcilerinde genel bir kaç dogmustu. 18 Mart saat 10:58’de yukarida isaret edilen savas düzeni almis olan aramada da ilk bombardiman için suretle görev bölümü yapilmisti:
Queen Elizabeth, Anadolu yakasinda bulunan Hamidye I ve Çimenlik tabyalarini, Agamenon, Lord Nelson ve Infletible ise bogazin Rumeli yakasindaki Yildiz, Mescidiye, Hamidiye II ve Namazgah tabyalarini ates edeceklerdi. Düsman ordusu büyük saldirisa geçecegi sirada Türk bölgesi savunma karargahinda durum söyleydi;
Karargah komutasi Albay Cevat , 18 Mart’tan önce Bozcaada’da düsman savas gemilerinin toplanmakta oldugunu haber almisti. 18 Mart sabahi da bir arastirici uçagimiz Bozcaada’da büyük bir kaynasma oldugunun haberini getirmisti.
Ne var ki, komutanlik bu haberleri büyük bir saldiranin ilk isaretleri olarak kabul etmedi. O kadar etmedi ki komutan Albay Cevat, 18 Mart sabahi karargahta ayrilip Kirte’deki birlikleri teftise gitmis ve ancak 16:30’da karargaha dönebilmisti. Bu nedenle savasi Kurmay Binbasi Selahattin Adil(pasa) yönetmisti. Savas sirasinda yaninda bulunmus olan yardimcilari Kurmay Kolagasi Osman Zati ile Yüzbasi Hamdi’dir. Bu kisa açiklama da göstermektedir ki, 18 Mart saldirisi bir baskin biçiminde baslamistir.
SALDIRININ BASLAMASI:
Birinci küme ile kendilerine hedef olarak gösterilmis plan tabyalari arasinda düello saat 11:15’te basliyor. Queen Elizabeth, agir toplariyla uzak mesafeden ilkin Çimenlik’e sonra Çanakkale sehrine daha sonra da Hamidiye tabyasina ates ediyor. Çimenlik’e iki isabet oluyor. Çanakkale’de yangin çikiyor. Hamidiye’de yikinti meydana geliyor.
Saat 11:35’te Lord Nelson, Rumeli yakasindaki Hamidiye II tabyasina; George ve Triumph, Mecidiye, Yildiz ve Dardonos tabyalarina açiyorlar. Fakat zirhlilarin büyük sikayeti bu tabyalardan olmaktan çok, görünmeyen ve göründügü anda hizla yer degistiren sahar bataryalarindandi.
12:30’da Amiral de Robeck Fransiz gemilerinden kurulmus olan ikinci küme gemilerine kiyilara yaklasarak, yakin mesafeden bombardimani sürdürmesi emrini veriyor.
Bunlar Erenköy bizansinda duran Ingiliz gemileri arasindan geçerek kiyiya 400 metre kadar yaklasiyorlar. Bütün agir toplariyla Rumeli yakasinda Kilitsihar ile Mesudiye tabyalari, Anadolu yakasinda da Dardonos ile Beyaztepe mevkileri atese tutuyorlar. Büyük Aramada bogaz en dar olan Kilitsahir ile Çanakkale arasina yönelmisti. Buraya gelmeden önce birkaç gemi feda edilecegi de hesaba katilmisti. Bu kayiplari karsiliksiz olmayacakti. Bogaz geçilip Istanbul alinmakla, Osmanli ile müttefiklerin baglantisi kesilecekti, çember içine alinan Avusturya ile Almanya da pes demek zorunda kalacaklardi. Sözün kisasi savasin muhtesem armadanin birkaç kilometre daha ilerlemesine bagli kalmisti. Tarihsel Fransiz cesareti ile Ingiliz sogukkanliligi Türk’ün alçak gönüllü kahramanligi karsisina bu alinacak yerde bir sinav verecekti.
Deniz savasinin en bunalimli ani iki taraf içinde gelip çatmisti. Dünya bu olaya kadar Türk’lerin fetihler savaslarinda tanimisti. Yurt savunmasinda ise güçlerinin neye yettigini ilk kez hecelemeye baslayacaklardi.
Hava sartlari Türk’lerin lehineydi. Gemi bacalarindan ve toplardan çikan dumanlar sayesinde Türk bataryalari görünmüyordu. Türk savunma komutanligi düsman zirhlilarinin merkez bataryalarina 14 kilometre kadar yaklasmasi üzerine bu bataryalar tarafindan da ates emri verildi. Türk’lerin agir toplariyla ötüslerinin atesi düsman üzerine sasirtici bir etki yapmaktaydi. Kaptan köprüsünden isabet alan Inflexible’den geriye dön emri verildi. Bouvet’de de almis oldugu isabetten dolayi yangin baslamisti. Geminin toplarinin yarisi kullanilmaz hale gelmisti. Bir çeyrek saatte 14 isabet alan Suffren hemen hemen savas disi edilmisti. Ne var ki, bu arada da Çanakkale’de baslamis olan yangin genislemis, Dardonos, Namazgah ve Hamidiye bataryalari, Fransiz gemilerinin atesi karsisinda susmustu. Deniz ile kara arasindaki büyük düello taraflar agir yaralar almislardi.
Fransiz gemilerinin yiprandigini gören de Robeck geri dönmelerini ve üçüncü küme gemileri ile yedeklere onlarin yerine almalarini emrini veriyor. Saat 13:34 ne var ki, Bogazdan çikmak girmek kadar kolay degildi. Donanmalara taranmis sandiklari karanlik limanin güney kismina, Erenköy açiklarindan Doguya dogru da Nusrat adindaki mayin gemisi geceleyin, Ruslarca Karadeniz kiyilarimiza dökülüp tarafimizdan toplanmis olan mayinlardan 26 tane döker. Iste bu mayinlardan birine çarpan Bovvet bir buçuk dakikada 640-700 kadar mevcudu ile sulara gömülüyor. 5 subayla 51 er ancak kurtariliyor. Bu kurtarma isine karismis olan Gaulios zirhlisina da iki agir top mermisi ile yaralanip su almaya baslayinca diger iki Fransiz gemisini yardimi ile savas yerini terk ediyor. Fransiz, tümden yok olmamak için savas yerinden çekilmek zorundadir. Ve simdi Türklerle Ingilizler karsi karsiya geliyorlar.
Bovvet’in batis anini anlatan Yarbay Worsley Gibson’un sözleri; Bovvet’in sancak tarafina yattigina dikkat ettim ve bunu McB’ye söyledim. Daha sözümü bitirmeden gemi daha fazla yatmaya basladi. Agir yara aldigi belliydi. Çokta hizli ileri gitmekteydi ve az sonra direkleri suya girdi, büyük bir duman ve buhar sütünü yükseldi ama herhangi bir patlama olmadi ve birkaç saniye sonra sulara gömüldü.
Bovvet’in batmasi Golois’in yaralanmasi ve tüm Fransiz gemilerinin geri çekilmesi Türklerin moralini yükseltiyor. Saat 14:00’ten sonra savas 6 Ingiliz zirhlisi ile bataryalar arasinda tekrar basliyor.
15:15’te Irrsistable zirhlisi Beyaz tepe hizasinda torpidoya çarparak yan yatmaya basliyor. Makineleri su ile doluyor. Hareket edemiyor. Ocean zirhlisi imdada kosuyor. Onu geriye çekmek istiyor fakat akinti iki gemiyi Anadolu kiyisina dogru sürüklüyor. Ocean’da Bovvet’in batmakta oldugu yerde bir mayina çarpiyor. Iki yarali gemi Türk Topçusunun atesi altinda gemiler bosaltilarak kendi hallerine birakiliyor. Bu gemiler Çanakkale Savasinin son kilavuzlari oluyor. Amiral de Robeck saat 17’de muhtesem aramadan geri kalan zirhlilara dönüs emrini veriyor. Çanakkale direnisinin ilk bölümü; Ingiliz ve Fransiz armadasinin yenilgisi ve Türklerin zaferi ile son buluyor.
IKI TARAFIN KAYBI
18 Mart’ta Bogazi geçmek için 12 büyük zirhli savasa katilmisti. Diger gemilerden her biride az çok isabet almislardi. Osmanli kaybina gelince; Bataryalardan hepsi isabet almisti. Bogazin girisindekiler susturulmustu. Iç bataryalardan da çok veya az yaralananlar olmustu. 176 Kaptan 8’i kullanilmayacak duruma gelmisti. Insan kaybi 40 ölü ve 74 yaralidan ibaretti. Yaralilarinsa 18’i Almandi.
Iki tarafinda sahip bulunduklari savas güçlerine göre kayiplar önemli sayilamaz. Ingiliz ve Fransiz imparatorlari engin servet kaynaklarina sahiptiler. Batan ve yaralanan gemilerini yerlerine kolaylikla baskalarini koyabilirlerdi. Ne var ki, iki devletin normal kayiplari hiçbir suretle giderilemeyecek kadar agirdi.
Türklerin ugradigi nesnel kayiplara karsilik moral kazançlari yüksekti. Aylardan beri Istanbul’da kusku içinde yasayan Türkler için Çanakkale deniz zaferi, kurtulus anlarini tasiyordu. Türklerin Ingiliz donanmasi için köklesmis bir hayranligi vardi.bu donanmayi, yüz gemisi dönmeye zorlamanin büyük heyecanini duymalari dogaldi. 18 Mart aksami Istanbul ve zafer haberinin ulastigi bütün Türk sehirlerinde, kasabalarinda ve köylerinde evler bayraklarla süslenmis, aydinlatilmis ve senlik yapilmisti. Çanakkale deniz zaferinin dünyada bulunan diger Müslüman ülkelerinde de etkisi görüldü. Sömürge yasami süren Müslüman ve hatta Müslüman olmayan halklarda, Emperyalizme karsi bu üstün direnisi kendi kurtuluslari için degerli bir örnek gibi kabul eder oldular
Çanakkale deniz yenilgisi altinda kalmak istemeyen ve olumsuz etkisini her ne pahasina olursa olsun silmek isteyen uzlasma devletleri talihlerini bu kez de Istanbul’u almak için kara yolundan giderek denemeye karar verdiler. Bu yolun Gelibolu yarimadasindan geçtigini düsündüler ve kara ordularini oraya çikartmakla ilgili ise giristiler.
18 Mart yenilgisi Ingiliz ileri gelenleri arasinda bir takim tartismalara yol açmisti. Amiral de Rocek ile Ian Hamilton arasinda ortaya çikan sorun; donanmanin Bogazi geçmek için yapacagi ikinci bir denemesinin ordu tarafindan desteklenmesine karsilik, ordunun Gelibolu Yarimadasina yapacagi bir çikartma hareketinin donanma tarafindan desteklenmesinin daha uygun olup olmadigi nedeniyle ortaya çikmistir. Ingiliz ileri gelenleri basvekil, savas komitesi, deniz bakanligi amirallik, savas komisyonu da savasa devam düsüncesindeydiler. Hatta Fransiz deniz bakani da ayni düsüncede oldugunu belirtmistir.
ilk basta amiral Robeck tekrardan bogazi zorlayarak Istanbul’u almayi düsünmüsse de bu kararinda vazgeçerek ordunun Gelibolu Yarimadasi’na yapacagi bir çikartma hareketinin donanma tarafindan desteklenmesi planina uymustur. Bu nedenledir ki, 18 Mart saldirisi bir daha tekrarlanmayarak tarihte tek er bir olay olarak kalacaktir.
Böylelikle 18 Mart yenilgisinin intikamini almak isteyen uzlasma devletleri 15 Nisan da Gelibolu’ya ilk birlikleriyle çikartma yaparlar. Ancak.
KAYNAKÇA
BAYUR, Yusuf Hikmet, Türk Inkilabi Tarihi cilt 3/2. Kisim TTK Ankara 1991
KARAL, Enver Ziya , Osmanli Tarihi 9. Cilt TTK Ankara 1996
Nigel Steel ve Peter Hart , Gelibolu Yenilginin Destani Çev. Mehmet Harmanci Medya Basim
__________________
.
.
.
...
ve unutulduğunu sanıp
bir sızı başlarsa yüreğinde

o zaman
gökyüzüne bak bulutların ardında ki güneşe,
çalıların ardında ki çiçeğe
bırak yağmur dolsun içeriye
ve aç avuçlarını sana
UĞUR BÖCEĞİMİ
gönderiyorum
ellerine konsun diye
şeker isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
savaslari, deniz


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kara SavaŞlari şeker Türk Tarihi & Türk Büyükleri 2 05.02.08 11:54
Denİz Kizi İÇİn Şİİrler yalnızlar rıhtımı Şiir Pınarı 0 07.08.07 18:52
denız atları SЧSTЄM Hayvanlar Alemi 2 17.07.07 14:12
ÖZCAN DENİZ-bir dudaktan gizems Şarkı Sözleri 4 08.07.07 10:17


Forum Zaman Ayarları GMT +3 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 01:13 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum© 2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional