HarbiForum  
Bazı İllerimiz İçin İftar ve Sahur Vakitleri
Geri git   HarbiForum > Bizi Biz Yapan Değerler > Türk Dili ve Edebiyatı
Kayıt ol Etiketler Ajanda

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Türk Dili ve Edebiyatı Türkçemiz hakkında herşey


Yeni Konu aç Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31.03.08, 18:44   #1
♥_YoRguNeLLa_♥

 
P®€ñ§£$ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: Mart 2008
HF Kimlik No: 52388
Konular: 360
Mesajlar: 2.015
Points: 57.577,25
Bank: 0,00
Total Points: 57.577,25
Üyeye Havale Gönder
Teşekkür Sistemi
Ettiği Teşekkür: 131
145 Mesajına 172 Teşekkür
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 965
Rep Puanı : 37367
P®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesi
Hediyeler
PRENSESİME....(İÇİMDEN GELDİ) - (C@NSU) Teşekkür Ederim - HENA Derdini dinler , arkandan vurmaz.. Koynuna alır uyursun işte sana  ayıcık :D - Shadow_BoY .. - Lonely Forumda en sevdiğim kızına.Tatlı Cadı! - MaVi_HoRoZ
Çok Seviyorum onu.Cici Kız! - MaVi_HoRoZ Her ne derse desin cok temiz kız! - MaVi_HoRoZ Forum en gzl kızı ona kalp yetmez :) - MaVi_HoRoZ Bana kızcak gene ama kız olsun! - MaVi_HoRoZ Sana Kocaman bi kalp daha! - MaVi_HoRoZ
Ona kalp yetmez.Bi tanecik!!! - MaVi_HoRoZ DAha istion mu kız??? - MaVi_HoRoZ Bu da kalp! - MaVi_HoRoZ Bu da kalp!Yeter mi hı? - MaVi_HoRoZ Valla bi tancik bunlar yanında fıs ama elimden bu kadar geliyo! - MaVi_HoRoZ
No Message - MaVi_HoRoZ çok güzel - gitt saol - ninja25 prenses tacın kabul et :) - (C@NSU) calarsın artık foruma guzel bır parca:Dama turku olsun:D:D:D:D:D:D:D - bjk1903carsi
Post Edebiyat türleri-şiir


Şiir, dilin anlam, ses ve ritim öğelerini belli düzen içinde kullanarak bir olayı, ya da bir duygusal ve düşünsel deneyimi yoğunlaşmış ve sıradanlıktan uzaklaşmış bir biçimde ifade etme sanatıdır, ama birçok yazar ve şaire göre değişebilir. [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] şiiri bildiğimiz musikiden farklı bir musiki" olarak tanımlarken, [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'ya göre şiir "Kelimelerle güzel şekiller kurma sanatıdır" [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] şiiri "Söz ile musiki arasında olan fakat sözden ziyade musikiye yakın olan bir lisan" olarak tanımlar. [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] ise şiir için "Mutlak hakikati arama işidir" Erdi Bilal Yeşildal İmbikten süzülmüş kelimelerin, kelebeklerce kanat çırpışı ;) der. Şiirin belli bir konusu ve üslubu vardır. Kimi aşk, ayrılık konusunu işler, kimi okura bir bilgiyi özlü bir biçimde verir. Bu sınıflandırma ile şiir türleri ortaya çıkmıştır. Bunlar Yunanca adlarıyla anılır. Lirik, epik, didaktik, satirik, pastoral, dramatiktir. Tanzimattan sonra oluşan bu adlandırmalardan önce Türk şiiri [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] şekillerine göre [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] ve [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] olarak sınıflandırılmaktaydı.
Şiir türleri Pastoral (fr. Pastorale); kır, çoban hayatını, çıplak tabiat güzelliklerini tanıtıp sevdirmek gayesini taşıyan edebî eserlere denir. Şiir roman, hikâye, tiyatro, mektup, makale, seyahat; fıkra; hayrat; sohbet gibi edebî türlerin hepsi pastoral bir görüşle yazılabilir. Batıda, pastoral şiirlerden doğrudan doğruya tabiat manzaralarını canlandıran idil; karşılıklı konuşma tarzında yazılan pastoral manzumelere eglog denilir. Yunan edebiyatından Theokritos (M.Ö. III. yüzyıl), Lâtin edebiyatından Vergilius (MÖ. 70 - 19) en büyük pastoral şiir örneklerini veren şairlerdir.

Çeşit çeşit çiçek takmış döşüne
Çekilir göçleri peşin peşine
Çıkabilsem şu yaylanın başına
Kuzulu kurbanlı şişeli dağlar.

Erimiş karları, çekilmiş duman
Açılmış çiçekler, yürümüş çimen
Hayali kafamda yaşar her zaman
Başı oylum oylum meşeli dağlar

Yüce dağlar birbirine göz eder
Rüzgâr ile mektuplaşır, naz eder
Gâhi duman burur, gâhi yaz eder
Dereli, tepeli, köşeli dağlar

Güneş vurmuş ak örtülü yüzüne Eteği çekilmiş çıkmış beline En güzeli bulut çekmiş dizine Dağlar yüreğimi karalı dağlar.




Lirik, duyguların coşkun bir dille anlatıldığı edebiyat eserlerinin genel adıdır. Bireysel duyguların içten geldiği gibi, coşkulu, etkili bir dille anlatılmasına da lirizm denir.
Sıfat olarak esin dolu, coşkun, içli bir dili bulunan anlamlarında kullanılan lirik sözü, bu niteliği taşıyan düzyazı ürünleri de niteler. Aynı genellik lirizm için de söz konusudur.
Eski Yunan edebiyatında [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] şiirlerini [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] denen telli bir sazla söyledikleri için, bu türlü [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] lirik denmiştir. Türk edebiyatında da âşık, ya da saz şairi adı verilen halk ozanları şiirlerini hâlâ sazla söylemektedirler. Lirik şiirde toplumsal mutluluk ya da felâketlerden duyulan sevinç ya da acı gibi ortak duygular; ya da aşk, ayrılık, özlem, ölüm acısı, vb. gibi bireysel duygular anlatılır. Lirik şiir dünya edebiyatında en çok işlenen ve sevilen şiir türüdür.
Batı edebiyatında Rönesans devri ozanlarının (Petrarca, Ronsard, vb.); daha sonra da, ilke olarak içe dönüklüğü benimseyen romantik ozanların (Lamartine, Hugo, Musset, vb.) duygusal ve öznel bir nitelik gösteren şiirleri bu türün başarılı örnekleridir. Lirik şiir, Türk edebiyatında da en çok kullanılan şiir türlerinden biri olmuş; Divan edebiyatında (Fuzuli, Nedim, vb.), Halk tasavvuf edebiyatında (Yunus Emre, vb.), din-dışı Halk edebiyatında (Karacaoğlan, vb.) ve yeni edebiyatta (Yahya Kemal, vb.) bu alanda büyük ozanlar yetişmiştir.
Satirik şiir:
Toplum hayatındaki aksayan yönleri , düzensizliklerin insanların çeşitli konulardaki zayıflıklarının zekice , ince bir alay tarzı ile kişileri ve olayları eleştiren şiirlerdir. Bunlarda didaktik özelliklerde görüldüğünden , didaktik şiir için de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğrudur. Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv , Halk edebiyatında taşlama , yeni edebiyatımızda yergi denir.Buna Örnek şu şiiri verebiliriz


Pek rengine aldanma felek eski felektir Zira feleğin meşreb-i nâ-sâzı dönektir
Ya bister-i kemhâda , yâ virânede can ver Çün bay ü gedâ hâke beraber girecektir

Allaha sığın şahs-ı halimin gazabından Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir
Yaktı nice canlar o nezaketle tebessüm Şirin dahi kasdetmesi cana gülerektir
Bed asla necabet mi verir hiç üniforma Zerdüz palan ursan eşek yine eşektir
Bed mâye olan anlaşılır meclis-i meyde İşret , güher-i âdemi temyize mihenktir
Nush ile yola gelmeyeni etmeli tektir Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir
Nâdânlar eder sohbet-i nâdânla telezzüz Divânelerin hemdemi divâane gerektir
Aff ile mübeşşer midir eshâb-ı meratip Kanun-i ceza âcize mi hâs demektir
Milyonla çalan mesned-i izzetde serefrâz Bir kaç kuruşu mürtekibin câyı kürektir
İman ile din , akçadır erbâb-ı gınâd Namus ü hamiyyet sözü kaldı fukarada


Ziya Paşa
Epik şiir, kahramanlık, yurt sevgisi gibi [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] bildiren şiirdir. Epik şiirler "Doğal Epik" ve "Yapay Epik" olarak ikiye ayrılır. Aynı anlamda hamasi şiir, kahramanlık şiiri, destani şiir adında da kullanılır.
Doğal Epik
Bir halkın hayatını etkileyip, derin izler bırakan tarihi olayları, kahramanlık yönü ile işleyen [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] hikayelerdir. [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'ın [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] , [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'in [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] , [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...][Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] doğal epiğe birer örnektir.
Yapay Epik
Yakın çağdaki milletlerin hayatlarına ait tarih ya da toplum olaylarını anlatan şiirlerdir. [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] Tasso’nun Kurtarılmış Kudüs'ü , [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’nin [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] , [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’un [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'i yapay epiğe birer örnektir. Yakın dönem Türk şairlerinden [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’nın Üç Şehitler Destanı ve benzeri eserler de yapay epik şiirlere örnek gösterilebilir.
Didaktik Şiir belli bir düşünceyi aşılamak veya belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, bir ahlak dersi çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü az olan şiir türüdür. Kısaca öğretici şiirdir. [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’in [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’nın [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’nin Hayriye bu türün ünlü örnekleridir. [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’tan sonraki [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...][Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’nın [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]; [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’in Haluk'un Defteri ve Şermin; [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’in Süleymaniye Kürsüsünde, Asım adlı eserleri de bu tarzda yazılmış ünlü eserler. Fabl türündeki eserler de örnek olarak gösterilebilir.
Dramatik Şiir:
Dramatik Şiir, acıklı ya da korkunç bir konuyu anlatan şiir; insanın gözünün önünde tiyatro gibi konuyu canlandırabilen şiir; opera için yazılan manzum dramlardaki şiir. Batı edebiyatında Corneille, Racine, Shakespeare; bizim edebiyatta Namık Kemal, Abdülhak Hamit Tarhan, Faruk Nafiz Çamlıbel dramatik şiirin en güzel örneklerini verirler.
«Eşber» den bir parça:
Halketsem esirlerle leşker,
Mahveylesem ordularla asker,
Olsa bana hep mülûk çâker;
Cinsince o iktidar münker,
Fevkimde uçar tuyûr-u kemter!
Âvâze-i dehr iken tanînim,
Gördüm ana değmiyor enînim;
Milletlere karşı âhenînim;
Bir âfete karşı nazenînim.
Afetse de ey ilâh göster!
Bilmem bana ân mı, şân mı lâzım?
Gülbün mü ya kehkeşân mı lâzım?
Âguuş-u vefâ-nişân mı lâzım?
Bir pençe-i hun-feşân mı lâzım?
Canan mı güzel, cihan mı hoş-ter?
Abdülhak Hamit TARHAN
Mesnevi özellikle [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] ve [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] edebiyatında kendi aralarında [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...][Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] oluşan ve [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] yazılan [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...][Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] biçimidir.

== Mesnevinin geçmişi
====
[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’da "müzdevice" denilen mesnevi türü ilk olarak 10. yüzyılda [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] edebiyatında ortaya çıkmıştır. Türk edebiyatına girişi 11. yüzyılda [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’in [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] adlı yapıtıyla başlar. [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] mesnevî nazım biçimiyle kaleme alınmış hacimli bir [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] örneğidir.Mesnevi kitap olarakta yazılmıştır.
Mesnevi türünün temeli Arap ve İran edebiyatlarına dayanır. Diğer pek çok edebi türde olduğu gibi mesnevide de Divan şairlerimiz başlangıçta Arap ve İran edebiyatına ait belli başlı mesnevileri tercümeyle işe başlamışlar; ardından da müstakil ve orijinal mesneviler yazmışlardır. Özellikle 17. yüzyıldan sonra artık şairlerimiz, yapılarını milli kimliğimizin oluşturduğu mesneviler yazmaya başlamışlardır. Bu konuda Muhammet Kuzubaş'ın Mahzen-i Esrar ile Nefhatü'-l Ezhar Mukayesesi adlı çalışması, mesnevilerimizin İran ve Arap kültüründen çıkarak yerli kaynaklara yöneldiğini ortaya koyması bakımından dikkat çekicidir.
Özelliği [[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]]
Her beytinin kendi arasında [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] hem yazma kolaylığı sağlar hem de daha uzun metinlerin bu şekle uygun olarak kaleme alınmasına imkân tanır. Diğer [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] şekillerindeki kafiye bulma zorluğu şairleri uzun metinlerde bu şekli kullanmaya teşvik etmiştir. Bu nedenle uzun aşk öykülerinde, [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] mesnevi kullanılmıştır. Klasik düzende bir mesnevi; tevhid, münacat, na’t, miraciye, eserin sunulacağı büyüğe övgü, mesnevinin niçin yazıldığını açıklayan sebeb-i nazm ve hikâyenin anlatımı(ağaz-ı destan) bölümlerinden oluşur.



Türleri

Mesneviler arasında şu şekilde ayrım yapılabilir:


Konuları

Mesnevide konu ne olursa olsun , ilk dikkati çeken özellik olayın bir masal havasında anlatılmasıdır. Akıl ve mantık ölçülerini aşan bir sürü olay birbirini izler. Olayın geçtiği yer ve zaman belirsizdir. Konuda birlik sağlanamamıştır. Hikayenin bölümleri birbirine eklenmiş ilgisiz parçalar gibi görünür. Çevre tasvirleri gerçeğe uygun değildir, hikaye kahramanları doğaüstü davranışlarda bulunur. Hikayelerde [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] gibi masal motifleri sık sık işlenir.
[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], her beytinin dizeleri kendi arasında uyaklı, aruzun genellikle kısa kalıplarıyla yazılan nazım biçimine ve bu biçimde yazılmış yapıtlara mesnevi denir. Mesneviler konularına göre üçe ayrılır: Destansı nitelikteki mesneviler (Firdevsi'nin Şehname'si) ; öğretici nitelikteki mesneviler (Nabi'nin Hayriye'si) ; din ve tasavvufla ilgili mesneviler ([Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'nın Mesnevi'si, Fuzuli'nin Leyla ile Mecnun'u, [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'in [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'ı) . Ayrıca, padişahların savaşlarını anlatan manzum yapıtlar (gazavatnameler) , kentleri ve kentlerdeki güzelleri anlatan yapıtlar (şehrengizler) , bazı yergi türündeki yapıtlar, mesnevi nazım biçimiyle yazılmıştır. Mesnevi İran edebiyatında ortaya çıkmış (İran edebiyatında Genceli Nizami ve Cami bu türün başlıca adlarıdır) . [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'nin beş mesnevisinden oluşan Hamse'si, sonradan Divan edebiyatı ozanları tarafından da örnek olarak alınmıştır. Türk edebiyatında ilk mesnevi Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig adlı yapıtıdır. Her beyti kendi içinde uyaklı uzun nazım biçimidir. Bir anlamda Divan edebiyatında manzum hikayelerin yazıldığı bir biçim olarak da tanımlayabiliriz. Mevlânâ’nın ünlü tasavvufi mesnevisi 25.700 beyitten oluşmuştur. Mevlana eserine ayrı bir isim koymamıştır; eser, nazım türü olan mesnevi adı ile bilinir.
Mesneviler aşk, dini ve tasavvufi, ahlaki-öğretici, savaş ve kahramanlık, bir şehri ve şehrin güzelliklerini anlatma, mizah gibi türlü konularda yazılmıştır. Divan edebiyatında roman ve hikaye gibi türler olmadığı için mesneviler bir bakıma bu türlerin yerini tutmuşlardır. On bölümden oluşur.Aynı şair tarafından yazılmış beş mesneviye “[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]” adı verilir. Hamse sahibi olmak bir itibar kaynağıdır. Hamse sahibi olarak tanınmış önemli divan şairleri: [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...], [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]’dir.





17. yüzyıl [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'nın bir dönemi. Bu dönem şiirleri daha ciddidir ve derin bir yoğunluk taşır.
Türk edebiyatında metafizik gerilim [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] ve [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'ta hissedilirken, [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'de metafiziklik bir dayatma şeklini almıştır
Senfonik şiir, ilk kez [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] tarafından yazılmıştır. Geleneksel bölümlerden oluşan senfoni yerine, senfoniyi tek bir bölüm olarak düşünmüştür. Ses şiiri de denilebilir; çünkü amaç, dinleyiciye uzun ama anlatılmak isteneni yaşatacak şekilde, tek solukta bir hikaye anlatmaktır. Bu da sanatta romantik dönemin karakteristik özelliklerinden biridir.
Her türlü [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] gösterenin sayfa boşluğu üzerinde hiçbir biçimsel kural olmadan düzenlenmesiyle oluşan [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] türüdür. Somut şiirde aktarılmasına niyetlenilen duygu ve düşünceler sözcüklerin seslerinden tamamen kopmuş olmasalar da algılanımları çok büyük oranda şiirin görsel niteliği üzerinden gerçekleşir. [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...][Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'da yayınlanan [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'nda somut şiirin bir özelliği olarak 'sözselsesselgörsel' (verbivocovisual) terimini ortaya atar ve şöyle der:
" Grafik ve sessel, işlevler ve bağıntılar("benzerlik ve yakınlık unsurları") ve bir kompozisyon öğesi olarak uzamın özgürce kullnımı, anlamın ideogramik sentezleriyle bağlaşık gözün ve sesin eşzamanlı diyalektiğini besler, sözselsesselgörsel bir bütünlük yaratır.
__________________
İnsan bu ya, bırakıverir bazen elindeki hayatı.
Kayıp gitmesini seyreder elinden zamanın.
Ama hayat bu, kolay kolay bıraktırmaz kendini!
Ve illa ki öğretir kaçınılmaz dersini







(C@nsu)P®€ñ§£$
P®€ñ§£$ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
turlerisiir, edebiyat


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
şiir makinesi anında şiir yazın :)) hektor__ PC-Program 0 26.07.07 12:06
Korsanlığın türleri SЧSTЄM Bilim & Teknoloji Haberleri 0 09.07.07 13:33
Şiir Dinletisinde Okuduğum Kısa Bir Şiir(SEZAİ KARAKOÇ-KARA YILAN) Abdussamet Şiir Pınarı 1 12.06.07 20:12


Forum Zaman Ayarları GMT +3 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 03:10 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum© 2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional