HarbiForum  
TSK Mehmetçik Vakfı
Geri git   HarbiForum > Bizi Biz Yapan Değerler > İslam & İnsan > Ramazan
Kayıt ol Etiketler Ajanda

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Yeni Konu aç Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 13.09.07, 05:05   #11
Admin


 
kralex - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: 23-03-07
Nerden: K.Maraş / Elbistan
Yaş: 20
Konular: 9511
Mesajlar: 12.972
Points: 11.420.609,83
Bank: 4.242.640,07
Total Points: 15.663.249,90
Üyeye Havale Gönder
Teşekkür Sistemi
Ettiği Teşekkür: 229
1.045 Mesajına 2.916 Teşekkür
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2808
Rep Puanı : 73214
kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
Tacını ben takayım :D - elecTRo bin bin beni hatırla :D - wauw kardeşim bitanesin sen:) - memati al bu yaşpastayı ye. - screamlast kış günü içiniz ısınsın. - artistturks
afiyet olsun admin:D - SaMeT46 No Message - nesrin Teşekkürler - GaLadRieL HarbiFenerliye - elecTRo süper kralex - EMRE
Forumudaki harbi fenerli abimize hediye - ERZURUMLUBÜYÜCÜ dostluğumuzun anısına - agent force şans kapını 1den fazla çalsın - Mic Check Zor zamanlar'ında   seni kurtarır :D - Shadow_BoY güle güle kullan :D - FurkanAltunok
Al para kesen hep dolu olsun dibini göreme inş. yalakalık yapalım acık :) - reyho_74 No Message - makif Hem Fener iCin , Hemde BoLum Icin Tsk ederim (= - dι$ι_ĸanarya hayırlı olsun motorun - kovboy
Standart

  
RAMAZAN VE SOSYAL YARDIMLASMA


Abdullah b. Abbas -radiyallahü anh-den rivayet edildigine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurmustur:

“Yani basindaki komsusu aç iken tok olarak geceleyen kisi (olgun) Mü’min degildir.” (1)

Hadis-i Serif “kardes”(2) ve “bir binanin taslari gibi birbirine kenetli”(3) olduklari yüce yaratici tarafindan tescil edilmis bulunan Müslümanlarin, yakin çevrelerine karsi sorumluluklarini hatirlatmaktadir.

Ne zaman sosyal duyarlilik ve yardimlasma üzerinde bir söz açilsa bu hadis-i serif mutlaka hatirlanmis, Müslüman komsusunun yani basinda aç, bîilaç durmasi halinde asla ve kat’a ilgisiz kalamaz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) komsusunun ihtiyaç halinde oldugunu bile bile ilgisiz kalmanin olgun Mü’min olmamanin delili saymaktadir.

Yardimda bulunmak bir baslangiç degil, bir neticedir. Yardim yapma duygusu ve duyarliligi ise, o yardimin gerçek amili ve öncüsüdür. O halde yardimin bizzat kendisinden önce “yardim duygusu”nun gönüllerde yer etmis olmasi esastir. Imkani oldugu halde çevresine yararli olmayanlar, bu duyguyu gönüllerine yerlestirememis olanlardir. Çevresine sicak bakmanin zevkini tadamayanlardir.

Yardim her seyden önce bir duygu ise; onun iman ile ilgisi de pek açik ve köklüdür. Zira insan hareketlerini yönlendiren en müessir güç imandir, iç yönelisidir. O halde çevreye karsi duyarsizlik ve yardimsizlik pek tabii olarak imanin olgunluk derecesiyle alakali olacaktir. Bu sebeple hadiste geçen “Mü’min degildir” hükmü, “yapmasi gerekenleri icraya sevk edecek derecede ve olgun bir imana sahip degildir.” anlamindadir. “Kendi aralarinda yumusak, merhametli, sefkatli.”(4) olmalari gereken Müslümanlarin, hemen yani baslarindaki komsularina karsi ilgisizligi elbette imaniyla irtibatlandirilacak bir göstergedir.

Hadis-i serifte isaret edilen tehdit ve tespit, komsuya ilgisiz kalmaktan kaynaklanmaktadir. Komsular hakkinda Hz. Peygamber: “Cibril, komsu hakkinda o kadar tavsiyede bulundu ki, nerde ise komsuyu komsuya mirasçi kilacak zannettim.”(5) buyurmustur. Bu ölçüde meselenin üzerinde durulmasinin hikmetini büyük sehir hayatini taniyanlar herkesten çok daha iyi anlayacaklardir. 20 cm’lik bir tugla duvarin ve asilmaz setler olusturdugunu ancak apartman hayatinin kahredici hissiz ve alâkasizligini yasayanlar bilir. Is hayatina ilaveten iletisim ve haberlesme vasitalarinin birbirinden koparip yalnizliga mahkum ettigi büyük sehir sakinleri için bu hadis-i serifte ve diger pek çok ayet ve hadislerde yer alan ifadeler, son derece tehdit ve uyari yüklüdür.

Sosyal yardimlasma duygusunu en çarpici bir biçimde gözler önüne seren bu hadisin verdigi mesaj pek tabii olarak sadece have komsularina yönelik degildir. Her çesit ve kapsamdaki komsuluklar için de aynen geçerlidir. Devletler çapinda da ayni seyi düsünmeye mani herhangi bir hal yoktur. Çesitli sebeplerle sikinti çekmekte olan, yari aç, yari tok idare etmeye çalisan komsu milletlere imkan olan komsu ülkelerin ilgi duymalari, yardim etmeleri gerekmektedir. Aksi halde ayni sorumluluk, onlar için de geçerlidir.

“Aç olan komsu”nun mutlak olarak zikredilmis olmasi, “Müslüman komsu” gibi bir tahsise ve vasiflandirmaya gidilmemis olmasi, olgun Müslümanin duyarlilik alanini imanin sinirlarinin ötesine tasimaktadir. Hangi dinden ve inançtan olursa olsun “aç olan komsu” ya sirf komsuluk hukuku geregi olarak ilgi duymasi, ihtiyacinin giderilmesi hedef olarak gösterilmis olmaktadir.

Vali iken kendisine bir kösk yaptiran ve çarsinin gürültüsünden kurtulmak isteyen Sa’d b. Ebi Vakkas’i teftis için Hz. Ömer, Muhammed b. Mesleme’yi aziksiz olarak Kûfe’ye gönderdi. On dokuz günlük bir yolculuktan sonra Medine’ye dönen Muhammed b. Mesleme, kendisine niçin azik vermeden yola çikardigini Hz. Ömer’den sordu. Ömer (r.a.) söyle dedi: “Medine’de Müslümanlar açliktan kirilmak üzereyken sana bir seyler verip de nimeti sen, vebalini de ben yüklenmek istemedim. Zira ben Peygamber (s.a.v.)’i söyle buyururken dinlemis bulunmaktayim:

“Komsusu açken Mü’minin tok dolasmasi yakisik almaz.”(6)

Bu olaydan da anlasildigi gibi küçülen dünyamizda açlara yardima kosmak, bunu da en yakin komsusundan baslatmak her olgun ve imkani olan Mü’minin temel görevidir. Iman olgunlugunun alametidir. Unutulmamalidir ki, bir hadislerinde Peygamberimiz: “Hangi mahallede bir kisi aç kalirsa, o mahalle halki Allah’in korumasindan uzak düser.”(7) buyurmustur. Ibni Hazm da, ayni delilleri degerlendirerek “Bir beldede bir kisi açliktan ölecek olursa, o belde halkinin tümü ölenin katili sayilir ve ölünün diyeti onlardan tahsil edilir.”(8) hükmüne varmaktadir.

Bütün bu izahlardan su neticeleri çikarmamiz mümkündür:

1- Zengin komsuya komsularini aç birakmasi haramdir.

2- Onlari açliklarini giderecek kadar yedirmek, çiplak iseler giydirmek vaciptir.

3- Servette zekattan baska mükellefiyetler de bulunmaktadir.

4- Senelik zekatini verenler mükellefiyetten kurtulamazlar. Duruma göre baska birçok görevleri daha vardir.

5- Gerçek ve olgun Mü’minler, çevrelerine karsi ilgisizlige ve duyarsizliga düsemezler. Muhtaç kimselerin, ihtiyaçlarini karsilamak, imanin kemaline isarettir.

Iste ramazan ayi yardimlasmalarin ve dayanismalarin Mü’minler arasi hayirda yarismanin, yaralari sarmanin, Mü’min derdiyle dertlenmenin zirveye çiktigi bir aydir. Mü’min, imaninin kendisinde meydana getirdigi hassasiyet ile çevresini arastirmali, ihtiyaç sahibi insanlarin dertlerine derman olmaya çalismalidir. Oruç açliginin da costurdugu sefkat ve merhamet çaglayanindan her zamankinde daha çok ramazan ayinda ihtiyaç sahiplerini kana kana sulamalidir. Imanlarini, irz-namus ve vatanlarini korumak ve kurtarmak için emperyalist kafirlerle sicak savasin içerisinde bulunan mü’min kardeslerini de unutmamali, onlar içinde “Ne yapabilirim?” sorusu gündeminden asla düsürmemelidir.

Su gerçegi hiçbir zaman unutmamamiz gerekir ki, mal da, mülk de Allah’indir. Kullarindan bazilarina bunlardan çok vererek, o kullarini bunlarla imtihan eder. Varlikli Mü’minler servetin kendileri için imtihan dünyasinda yöneltilmis bir soru oldugu suuruyla hareket etmeli ve mallarindaki “ihtiyaç sahiplerinin hakki”ni gasbederek zalim ve hak yiyen konumuna düsmemelidir. Allah (c.c.) yarattigi her canlinin rizkina kefildir. Mallarimizdaki ihtiyaç sahiplerinin haklarini gasbederek kimseyi açliktan ölüme mahkum edemeyiz. Ama bizler imtihani kaybetmis oluruz.

“Vermek” ve “Infak” ile sadece maddi yönden varlikli Mü’minler sorumlu degildir. Evet nisap miktari mali olan kisi zekat verecektir. Onun ümmete karsi sorumlulugu içinde “mal vermek” vardir. Ama, yüreginde mü’min kardesi için yüzüne yansiyacak bir tebessümü bulunan da ondan sorumludur. Her Mü’minin, bir tebessümcük zenginligi vardir ve eger varsa “sadaka” ile yükümlüdür. Her mü’minin, bir yetimin basini oksayacak digergamligi vardir. Kendisini bunca genis bir sadaka çerçevesi (Allah Rasulü Efendimiz su davranislari “sadaka” olarak degerlendirmektedir: Allah’i tekbir etmek, La ilahe illallah demek, Sübhanallah demek, Allah’tan magfiret dilemek, Namaza giderken atilan her adim, iyiligi emir-kötülükten nehy, her iyi olan is, iki kisi arasinda adaletle hükmetmek, mazluma yardim, atina binene, yük yükleyene yardim, tatli-güler yüzlü söz, isi bilene yardim, bilmeyene ögretmek, insana eziyet veren seyi yoldan kaldirip atmak.... vb.) Içine sokamayan kisi, ümmetin içindeki yerini yeniden degerlendirmelidir. Çünkü Efendimiz; “Zenginlik mal çoklugundan ibaret degildir. (Hakiki zenginlik gönül zenginligidir.” buyurmuslardir.(9) Asil dert, gönül fakiri olmaktir. Mü’mine karsi bir tebessümü infak edememektir.

Allah Rasulü (bu baglamda) bütün Mü’minleri zengin olarak görüyor. O, ümmetinin her ferdinin infak edecek bir zenginlige sahip olduguna inaniyor. Malî yönden fakir olan, gönlündeki zenginlikle, nice zenginin erisemedigi yücelikleri bulabilir. Sadaka terbiyesi, var olani verebilmekle baslar. Içinizde ümmete karsi bir sevgi çaglayani cosuyorsa, onu verin. Ümmet onunla ihya olacaktir. Allah Rasulü, ümmetinin gönül ezikligine düsmesine razi degildir. Eger bizim gönlümüz iman yönünden yeterli zenginligi bulmussa Allah Rasulü ona, infak için bütün bir hayati açmistir. Mal zenginligi ise, onun sadece bir parçasidir. Bütün mesele var olandan verebilmekte.

Iste size uçsuz bucaksiz umranlar gibi bir “infak” ve “sosyal dayanisma” dünyasi. Bu dünyadan hiç kimsenin ama hiç kimsenin “benim neyim var ki dayanisma için seferber edeyim, infak edeyim.” demeye hakki yoktur. Su güzel ramazan ikliminde bunlari costurmaya, saha kaldirmaya ve bütün bir ümmetin yüzünü güldürmeye var misiniz?

Dipnotlar :

1) Ibni Ebî Seybe, Kitabü’l Iman s. 33.
2) Hucurat/10.
3) Saff/4.
4) Fetih/29. 5) Buhari, Edeb, 28.
6) Ahmed b. Hanbel, I., 55.
7) Ahmed b. Hanbel, II., 33.
8) S. Kutub, El Adeletü’l Fetimaiyye fi’l Islam, s. 221. 9) Müslim, Zekat, 470.
Kaynak: Ömer Cavusoglu, [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] dergisi
[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]
[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]
__________________
HARBİ TÜRKLER

kralex isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.09.07, 05:06   #12
Admin


 
kralex - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: 23-03-07
Nerden: K.Maraş / Elbistan
Yaş: 20
Konular: 9511
Mesajlar: 12.972
Points: 11.420.609,83
Bank: 4.242.640,07
Total Points: 15.663.249,90
Üyeye Havale Gönder
Teşekkür Sistemi
Ettiği Teşekkür: 229
1.045 Mesajına 2.916 Teşekkür
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2808
Rep Puanı : 73214
kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
Tacını ben takayım :D - elecTRo bin bin beni hatırla :D - wauw kardeşim bitanesin sen:) - memati al bu yaşpastayı ye. - screamlast kış günü içiniz ısınsın. - artistturks
afiyet olsun admin:D - SaMeT46 No Message - nesrin Teşekkürler - GaLadRieL HarbiFenerliye - elecTRo süper kralex - EMRE
Forumudaki harbi fenerli abimize hediye - ERZURUMLUBÜYÜCÜ dostluğumuzun anısına - agent force şans kapını 1den fazla çalsın - Mic Check Zor zamanlar'ında   seni kurtarır :D - Shadow_BoY güle güle kullan :D - FurkanAltunok
Al para kesen hep dolu olsun dibini göreme inş. yalakalık yapalım acık :) - reyho_74 No Message - makif Hem Fener iCin , Hemde BoLum Icin Tsk ederim (= - dι$ι_ĸanarya hayırlı olsun motorun - kovboy
Standart

ORUÇ ' UN TANIMI

„Oruc" (savm) lügatte, kisinin kendini belli bir seyden tutup geri dönmesidir. Meselâ bir kisi kunusmaktan veya yemekten kendini tutarsa yani konusmaz veya yemezse; lügat acisindan kendisine oruclu denir. Orucun lügat anlamdaki örnek olarak su âyet-i kerimeyi gösterebiliriz:
"Ye, iç. Gözün aydin olsun! Eger insanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok merhametli olan Allah'a oruç adadim; artik bugün hiçbir insanla konusmayacagim." (Meryem: 26)
Görüldügü gibi bu âyet-i kerimede gecen „oruc" sözcügü, susmak ve konusmamak anlaminda kullanilmistir.
  • „ORUC": Niyetlenip tan yeri agarmaya basladigi zamandan tâ aksam günesi batincaya kadar hicbir sey yememek, icmememek ve cinsi münasebette bulunmamak demektir.
  • Orucun Farziyeti ve Hikmetleri: Islâm'in bes sartlarindan biriside oructur. Ramazan orucu, tutmaya gücü yeten her mükellefe farz-i ayn olan bir oructur. Hicretten bir bucuk yil sonra, Saban ayinin onuncu günü farz kilinmistir. Farzliligin delili: Kitap, Sünnet ve Icmâ ile sabittir:
" Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmis ümmetlere farz kilindigi gibi size de farz kilindi. Umulur ki korunursunuz." (Bakara: 183)
Sünnetteki delil ise su hadis-i seriftir:
„14 - Abdullah Ibnu Ömer Ibni'l-Hattâb (radiyallahu anh)'in anlattigina göre, bir adam kendisine: Gazveye çikmiyor musun?" diye sorar. Abdullah su cevabi verir: "Ben Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'i isittim, söyle buyurmustu: "Islâm bes esas üzerine bina edilmistir: Allah'tan baska ilâh olmadigina ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna sehâdet etmek, namaz kilmak, oruç tutmak, Kâbe'ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak". (Buhari)
Oruc zorunlu kilinmadan önce Hz. Muhammed 'in (S.A.V.) Medine'de müslümanlara, yahudilerin yaptiklari gibi, yilda bir kez sâdece Asurâ gününde oruc tutmalarini buyurdugu bilinmektedir. Yahudiler ve hiristiyanlar da yilin belli günlerinde belli nesneleri yememek yoluyla bir cesit oruc (perhiz) tutarlar. (bk. Bakara: 183). Yahudiler ve hiristiyanlar bu farzi yerine getirmemisler, degistirmisler ve bozmuslardir. Oruc'un ilk kurallari Bakara suresinin 184 -187. ayetlerinde bildirilmistir.*
„184. Sayili günlerde olmak üzere (oruç size farz kilindi). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadigi günler kadar) diger günlerde kaza eder. (Ihtiyarlik veya sifa umudu kalmamis hastalik gibi devamli mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayir yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eger bilirseniz (güçlügüne ragmen) oruç tutmaniz sizin için daha hayirlidir.
185. Ramazan ayi, insanlara yol gösterici, dogrunun ve dogruyu egriden ayirmanin açik delilleri olarak Kur'an'in indirildigi aydir. Öyle ise sizden ramazan ayini idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadigi günler sayisinca) baska günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylik ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayiyi tamamlamaniz ve size dogru yolu göstermesine karsilik, Allah'i tazim etmeniz, sükretmeniz içindir. 186. Kullarim sana, beni sordugunda (söyle onlara): Ben çok yakinim. Bana dua ettigi vakit dua edenin dilegine karsilik veririm. O halde (kullarim da) benim davetime uysunlar ve bana inansinlar ki dogru yolu bulalar.
187. Oruç gecesinde kadinlariniza yaklasmak size helâl kilindi. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiginizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bagisladi. Artik (ramazan gecelerinde) onlara yaklasin ve Allah'in sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahin beyaz ipligi (aydinligi), siyah ipliginden (karanligindan) ayirt edilinceye kadar yeyin, için, sonra aksama kadar orucu tamamlayin. Mescitlerde ibadete çekilmis oldugunuz zamanlarda kadinlarla birlesmeyin. Bunlar Allah'in koydugu sinirlardir. Sakin bu sinirlara yaklasmayin. Iste böylece Allah âyetlerini insanlara açiklar. Umulur ki korunurlar." (hep Buhari)
*) Orhan Hancerlioglu, ISLÂM INANCLARI SÖZLÜGÜ; Islâm Deyim, Terim ve Akimlarini da Kapsar; Remzi Kitabevi; Istanbul; 1984; S.442
__________________
HARBİ TÜRKLER

kralex isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.09.07, 05:06   #13
Admin


 
kralex - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: 23-03-07
Nerden: K.Maraş / Elbistan
Yaş: 20
Konular: 9511
Mesajlar: 12.972
Points: 11.420.609,83
Bank: 4.242.640,07
Total Points: 15.663.249,90
Üyeye Havale Gönder
Teşekkür Sistemi
Ettiği Teşekkür: 229
1.045 Mesajına 2.916 Teşekkür
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2808
Rep Puanı : 73214
kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
Tacını ben takayım :D - elecTRo bin bin beni hatırla :D - wauw kardeşim bitanesin sen:) - memati al bu yaşpastayı ye. - screamlast kış günü içiniz ısınsın. - artistturks
afiyet olsun admin:D - SaMeT46 No Message - nesrin Teşekkürler - GaLadRieL HarbiFenerliye - elecTRo süper kralex - EMRE
Forumudaki harbi fenerli abimize hediye - ERZURUMLUBÜYÜCÜ dostluğumuzun anısına - agent force şans kapını 1den fazla çalsın - Mic Check Zor zamanlar'ında   seni kurtarır :D - Shadow_BoY güle güle kullan :D - FurkanAltunok
Al para kesen hep dolu olsun dibini göreme inş. yalakalık yapalım acık :) - reyho_74 No Message - makif Hem Fener iCin , Hemde BoLum Icin Tsk ederim (= - dι$ι_ĸanarya hayırlı olsun motorun - kovboy
Standart

RUÇ'UN FAYDALARI

Orucun bircok maddi ve manevi faydalari vardir. Bunlardan bazilari söyledir:
  1. Insan nefsinin asiri isteklerine ve ihtiraslarina engel olur. Oruc tutanlar daha sabirli ve metin olurlar. Peygamberimiz: "Oruç sabrin yarsidir." buyurmustur ve ayni zamanda: „Sabir imanin yarisidir." hadis-i serifleriyle orucun, imanin dörtte biri oldugu sâbit olmustur.
  2. Senenin diger aylarinda devamli calisan ve yorulan mide oruc araciligiyla dinlenme imkâni bulur.
  3. Oruc, toplumun ahlâki hayatini degistirir, iyiye ve güzele götürür.
  4. Zenginler, oruc sayesinde fakir ve yoksullarin durumunu daha iyi anlar. Böylece bireyler arasinda yardimlasma, acima, sefkat ve merhamet duygulari gelisir.
  5. Ilâhi bir emir oldugu icin ramazanda kendisine helâl olan seyleri yapmayan kimse haramlara hic yaklasmaz.
Bunlardan baska orucun bir cok dini yararlari vardir:
3082 - Hz. Ebu Hüreyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ademoglunun her ameli katlanir. (Zira Cenab-i Hakk'in bu husustaki sünneti sudur Hayir ameller en az on misliyle yazilir, bu yediyüz misline kadar çikar. Allah Teâla Hazretleri (bir hadis-i kudside) söyle buyurmustur: "Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sirf benim içindir, ben de onu (diledigim gibi) mükâfaatlandiracagim. Kulum benim için sehvetini, yiyecegini terketti."
"Oruçlu için iki sevinç vardir: Biri, orucu açtigi zamanki sevincidir; digeri de Rabbine kavustugu zamanki sevincidir. Oruçlunun agzindan çikan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hostur.''
3104 - Hz. Aise ve Hz. Hafsa (radiyallahu anhümâ) buyurdular ki: "Sadece safaktan önce niyet edenlerin orucu muteberdir.''
„Bir kimse ramazanin faziletine inanarak ve mükafatini Allah'dan ummarak oruc tutarsa gecmis günahlari affolunur."
__________________
HARBİ TÜRKLER

kralex isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.09.07, 05:06   #14
Admin


 
kralex - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: 23-03-07
Nerden: K.Maraş / Elbistan
Yaş: 20
Konular: 9511
Mesajlar: 12.972
Points: 11.420.609,83
Bank: 4.242.640,07
Total Points: 15.663.249,90
Üyeye Havale Gönder
Teşekkür Sistemi
Ettiği Teşekkür: 229
1.045 Mesajına 2.916 Teşekkür
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2808
Rep Puanı : 73214
kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
Tacını ben takayım :D - elecTRo bin bin beni hatırla :D - wauw kardeşim bitanesin sen:) - memati al bu yaşpastayı ye. - screamlast kış günü içiniz ısınsın. - artistturks
afiyet olsun admin:D - SaMeT46 No Message - nesrin Teşekkürler - GaLadRieL HarbiFenerliye - elecTRo süper kralex - EMRE
Forumudaki harbi fenerli abimize hediye - ERZURUMLUBÜYÜCÜ dostluğumuzun anısına - agent force şans kapını 1den fazla çalsın - Mic Check Zor zamanlar'ında   seni kurtarır :D - Shadow_BoY güle güle kullan :D - FurkanAltunok
Al para kesen hep dolu olsun dibini göreme inş. yalakalık yapalım acık :) - reyho_74 No Message - makif Hem Fener iCin , Hemde BoLum Icin Tsk ederim (= - dι$ι_ĸanarya hayırlı olsun motorun - kovboy
Standart

'Oruçlunun hücresi bile tesbih eder'
Akra FM selâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû!..Aziz ve sevgili Ak-Televizyon izleyicileri ve Ak-Radyo dinleyicileri! Allah'in selâmi, rahmeti, bereketi üzerinize olsun...
Ramazan ayinda oruç tutmak müslümanlarin çok önemli ibadetlerinden birisidir, çok sevapli ibadetlerinden birisidir. Islâm'in temel ibadetlerinden birisidir. Onun için Ramazan orucunu tutmaya ser'î bakimdan özrü olmayan, bedeni sihhatli olan her müslümanin büyük gayret göstermesi lâzim! Allah-u Teàlâ Hazretleri bu büyük mükâfatlarin verildigi, büyük sevaplarin kazanildigi mübarek aydan en güzel tarzda, en çok sekilde istifade etmeyi hepinize, hepimize nasîb ü müyesser eylesin...
Tabii Ramazan orucu, (Yâ eyyühellezîne âmenû kütibe aleykümüs-siyâmü kemâ kütibe alellezîne min kabliküm lealleküm tettekùn) ayet-i kerimesi ve devamiyla Kur'an-i Kerim'de emredilmis, kesin bir temel ibadettir.
Oruç tutanin günahlari affolur
Size bu Ramazan ayiyla ilgili bazi hadis-i serifler okumak istiyorum. Okumak istedigim Ramazan ayinin sevabini gösteren sahih hadis-i seriflerden birisi...
Imam Buhàrî, Ahmed ibn-i Hanbel, Ebû Dâvud, Neseî ve diger kaynaklarin Ebû Hüreyre'den ve Ibnün-Neccâr'in da Enes RA'dan rivayet ettigine göre Peygamber SAS Efendimiz söyle buyuruyor:
RE. 425/10 (Men sàme ramadàne imânen vahtishaben gufira lehû mâ tekaddeme min zenbihî) "Kim Ramazan ayini Allah'a inanarak, imanla ve sevabini Allah'tan bekleyerek ihyâ eder, Ramazan orucunu güzelce tutarsa, o güne kadar islemis oldugu geçmis günahlari afv ü magfiret olunur, Allah affeder." buyuruyor. Bu duyulmus, meshur, her Ramazanda söylenen bir hadis-i serif. Kaynaklari saglam olan bir hadis-i serif.
Demek ki eski günahlari Cenâb-i Hak afv ü magfiret ediyor, bu kesin.
Oruç vücudu temizler
Peygamber SAS bir diger hadis-i serifinde buyuruyor ki:
RE. 350/4 (Likülli sey'in zekâtün) "Her seyin bir temizlenmesi, zekâti vardir." Malin zekâtini biliyorsunuz, parasinin kirktabirini ayiriyor, fakirlere veriyor. Sürüsünde kirk tane koyunu varsa, bir koyununu veriyor. Arazisinden mahsûl varsa, mahsulün ösrünü veriyor... Her seyin zekâti vardir, o zekât verildigi zaman, fakirin hakki çikarildigi zaman mal temiz olur. Ayrilmadigi zaman pis, iyi olmayan bir kazanç ve mal olmus olur. Her seyin zekâti vardir. (Ve zekâtül-cesedü essavm.) "Vücudun zekâti da savmdir, yâni oruç tutmaktir." Bu ay oruç tutmak böyle vücudun paklanmasini, maddeten ve mânen temizlenmesini saglayan bir ibadet oluyor. Bu da çok önemli...
Oruç cehennemden uzaklastirir
Baska bir hadis-i serif okuyalim. Imam Buhàrî, Müslim, Tirmizî, Neseî, Ahmed ibn-i Hanbel Ebû Said el-Hudrî Hazretleri'nden rivayet etmisler:
RE. 425/14 (Men sàme yevmen fî sebîlillâh, bâadallàhu beynehû ve beynen-nâr bizâlikel-yevmi seb'îne harîfâ.) Harîf, sonbahar demek. "Kim Allah yolunda, Allah rizasi için bir gün oruç tutarsa, Allah onunla cehennemin arasini yetmis sonbahar, yâni yetmis sene açar, cehennemden uzaklastirir." Yâni cehenneme girme ihtimali azaliyor, cehennemle arasindaki mesafe çogaliyor. Oradan, cehennemden uzaklasmis oluyor.
Oruç günahlari sildirir
Bu hususta baska hadis-i serifler de var. Oruçlunun sevabi ile ilgili diger bir hadis-i serifte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
RE. 426/2 (Men sàme ramadàne fearafe hudûdehû ve yetehaffeza mimmâ yenbagî en yetehaffeza minhü küffira mâ kablehû.) Bu da Ebû Said el-Hudrî RA'den rivayet edilmis. Ahmed ibn-i Hanbel, Beyhakî, Hulvânî ve diger kaynaklarda var. "Kim Ramazan orucunu tutarsa..." Ama sarti var: (Fearafe hudûdehû) "Bu orucun sinirlarini, cezalarini, ahkâmini bilirse... Yâni ne yaparsa orucu tamam olur, ne yaparsa orucu bozulur, sevabi kaçar; bunlari bilirse... (Ve yetehaffeza mimmâ yenbagî en yetehaffeza minhü) Ve oruçluyken sakinmasi gereken seylerden de sakinir, çekinir, kendisini korursa; (küffira mâ kablehû) geçmis ömründeki günahlara keffaret olur." Yâni magfiret olur günahlari, bu oruç onlari sildirir demek. Tabii insanin oruçlu iken nelerden çekinmesi gerekiyor?.. En basiti yemekten, içmekten ve diger tabii olarak hakki olan beserî ihtiyaçlarindan, ilmihal kitaplarinda yazilan seylerden Allah rizasi için sakinacak. Tamam, bunlar maddi sakinma; yemeyecek, içmeyecek vs. Bunun disinda giybet etmeyecek, gözüyle harama bakmayacak, kulagina harami dinlettirmeyecek, kulagini harama vermeyecek, elini harama uzatmayacak, ayagiyla harama varmayacak, her seyine dikkat edecek.
Oruçlunun mükâfâtlari
Simdi ben asil seçtigim, orucun faziletini anlatan bir hadis-i serifi okumak istiyorum. Hazret-i Aise-i Siddîka validemizden Ibn-i Abdülber, Dâra Kutnî ve Mevâhib-i Ledünniye sahibi rivayet etmis bu hadis-i serifi. Uzunca bir hadis-i serif ama hosunuza gidecegine kànîyim. Müjdeleri duyunca sevineceksiniz, aziz ve sevgili dinleyiciler ve izleyiciler!.. Peygamber SAS bu hadis-i serifte buyuruyor ki:
RE. 386/3 (Mâ min abdin asbaha sàimen illâ fütihat lehû ebvâbüs-semâ', ve sebbehat a'dàühû, vestagfera lehû ehlüs-semâid-dünyâ ilâ en tevârâ bil-hicâb. Fein sallâ rek'aten ev rek'ateyni edàet lehüs-semâvâtü nûrâ, ve kulne ezvâcühû minel-hùril-în: Allàhümmakbidhu ileynâ fekadistaknâ ilâ rü'yetihî. Ve in hellele ev sebbeha ev kebbera telkàhu seb'ûne elfe melekin yektübûne sevâbehâ ilâ en tevârâ bil-hicâb.) Sadaka rasûlüllàh. Oruçlunun her seyinin ne kadar kiymetli oldugunu, ibadetlerinin ne kadar sevapli oldugunu gösteren bir hadis-i serif. Simdi cümle cümle size açiklamasini söyleyeyim: (Mâ min abdin asbaha sàimen) "Hiç bir kul yoktur ki, sabahleyin oruçluyken kalkmis olsun da su mükâfâtlari almis olmasin." Yâni oruçlu olarak sabahlayan bir insana, su mükâfâtlar Allah tarafindan veriliyor. Nedir o mükâfâtlar?..
1. (Illâ fütihat lehû ebvâbes-semâ') "Semâvâtin kapilari ona açilir." Tabii bunun ne demek oldugunu baska sohbetlerimde zaman zaman açikliyorum, belki duymayan kardeslerim vardir. Mi'racda da Peygamber Efendimiz karsilasti. Kur'an-i Kerim'de de geçiyor, semânin kapilari var, her semânin kapisi var. Bir semâdan öteki semâya dualar, ibadetler, insanlar vs. varliklar öyle paldir küldür geçemiyorlar. Semânin vazifeli melegi soruyor: "-Sen kimsin, neyin nesisin?.." diyor. Bazisina müsaade ediyor, bazisina etmiyor. Meselâ riyâkâr bir kul bir namaz kilsa, melekler sevaplarini aliyorlar, Allah'a götürecekler. Semânin kapisina gelince, görevli melek diyor ki: "-Durun bakalim, ne götürüyorsunuz?.." "-Iste falanca kul namaz kildi da, onun sevabini dergâh-i izzete götürüyoruz." "-Götürün geriye, bu kildigi namazi o riyâkâr herifin yüzüne patlatin, kafasina çalin! Bana Allah emretti, riyâkârin amelini buradan öteye geçirmem. Onun için bosuna ugrasmayin, dönün geriye!" diyor. Oruçlunun ilk mükâfatlarindan birisi ne oluyor; bir kere semânin kapilari ona açiliyor. Yâni gümrük yok, teftis yok, engelleme yok... Semânin kapilarindan öteye, tâ Cenâb-i Mevlâ'nin dergâhina kadar ibadetler gidecek, sevaplar gidecek, dualar gidecek, niyazlar gidecek... Çok güzel! Yâni serbestlik var, bir büyük kolaylik var.
2. (Ve sebbehat a'dàühû) "Oruç tutanin bütün a'zâsi, eli, ayagi, hücreleri, iç uzuvlari, her seyi tesbih eder." E tabii onlarin da sevabi, onlarin sahibi olan kisiye geliyor. Sonuç itibariyle bütün vücudunun hücreleriyle, zerreleriyle, a'zâsiyla tesbih eder. Mübarek bir insan oldugundan mükâfâti çok oluyor.
3. (Vestagfera lehû ehlüs-semâid-dünyâ) "En yakin semânin ehli onun için istigfar eder. 'Yâ Rabbi, bu oruçlu kulunu magfiret eyle!' diye, su bizim en yakin semâda bulunan melekler, mübarek varliklar; yâni dünya ehlinin halini bilen, onlari takib eden sayisiz melekler ona istigfar eder. Allah'tan affedilmesini taleb ediverir." Ne zamana kadar?.. (Ilâ en tevârâ bil-hicâb) "Perde ile perdelenip öbür tarafa gidinceye kadar." Bu ne demek?.. Allahu a'lem, günes batincaya kadar demek... Yâni oruç bitinceye kadar, aksama kadar mânâsina gelebilir.
4. (Fein sallâ rek'aten ev rek'ateyn) "Bir rekât, iki rekât bir namaz kilarsa; (edàet lehüs-semâvâtü nûrâ) kildigi namazdan dolayi semâlar onun için nur saçar. Yâni nur dolar, nurla aydinlanir. (Kulne ezvâcühû minel-hùril-în) Cennetteki hùril-înden olan zevceleri baslarlar duaya: (Allàhümmakbidhu ileynâ) 'Yâ Rabbi, bu efendimize biz çabuk kavusalim! Onu bize çarçabuk kavustur. (Fekadistaknâ ilâ rü'yetihî) Cemâlini görmeye müstâkiz, muhabbetimiz ziyade oldu.' diye dualar ederler." Bu da cenneteki hùrilerin kendisi için duasi demek oluyor. O da güzel bir sey...
5. (Ve in hellele ev sebbeha ev kebbera) "Eger bu oruçlu kimse Lâ ilâhe illallah derse, tesbih çeker, Sübhànallah derse; veyahut tekbir getirir, Allàhu ekber derse; (telkàhu seb'ûne elfe melek) onun bu Lâ ilâhe illallah'ini, Sübhànallah'ini, Allàhu ekber'ini yetmisbin melek karsilar." (Yektübûne sevâbehâ ilâ en tevârâ bil-hicâb.) Tekrar ayni tabir geldi. Perde ile örtünüp saklanincaya kadar, yâni günes ufuktan batincaya kadar mânâsina olmali, Allahu a'lem. Yâni aksama kadar yetmisbin melek onun Lâ ilâhe illallah'ini, Sübhànallah'ini, Allàhu ekber'ini yaza yaza devam ederler mânâsina... (18 Aralik 1998 Avustralya)
Hazirlayan: Dr. Metin ERKAYA
'Orucu kolaylastiran dört sey'
Peygamber SAS Efendimiz, Allah'in verdigi kolayliklari da bize bildiriyor. Onu okuyayim size... Hâkim Müstedrek'inde kaydetmis, Deylemî Enes RA'dan rivayet etmis. Peygamber SAS Efendimiz buyuruyor ki:
RE. 69/7 (Erbaun men feale hünne kaviye alâ siyâmihî: En yekûne evvelü fitrihî alâ mâ', velâ yedaus-sahûr, velâ yedaul-kàileh, ve en yesümme sey'en min tiyb.) Sadaka rasûlüllah, fî mâ kàl, ev kemâ kàl. Bu sefer daha önce zikretmedigim hadis-i seriflerden seçmeye çalistim; yenilik olsun, câzib olsun, hatirinizda yeni seyler kazanilmis olsun diye... Diyor ki Peygamber Efendimiz bu hadis-i serifinde: (Erbaun men feale hünne) "Dört sey vardir ki, kim bu dört seyi yaparsa, (kaviye alâ siyâmihî) orucuna kuvvetli olur, oruç tutmaya bedeni tâkatli olur, dinç olur; yâni orucu kolay tutar." Biliyorsunuz, kis gününde oruç tutmak kolay da, yaz gününde zordur. Hele Suudî Arabistan'da geçtigimiz senelerde bulunduk. Tam yaza geldigi zamanlarda çok zor oluyor. Sicakta insanin sanki ilikleri akmis gitmis de, içi bosalmis gibi oluyor. Oralarin kuvvetli sicaklarinda oruç tutmak çok zor oluyor. Peygamber Efendimiz bu dört seyi oruç tutacak kimselere tavsiye etmis. Kim bunlari yaparsa, orucunu rahatlikla tutar, oruç tutmaga bedeni kuvvetli olur, tâkat yetirebilir:
1. (En yekûne evvelü fitrihî alâ mâ') "Ilkönce su ile iftar ederse..." Demek ki iftar vaktinde orucunu açacagi zaman, suyla iftar ederse kuvvetli olur; çünkü susuzlugu fazladir.
2. (Velâ yedaus-sahûr) "Sahur yemegini ihmal etmemek..." Bazilari ben dayanabilirim diyor, sahura kalkmiyor. Halbuki sahurda bereket var. Sahura kalkacak, sahurun o vaktinde uyanmis olmak önemli...
3. (Velâ yedaul-kàileh) Kaylûle uykusu denilen gündüz uykusunu terketmemeyi de tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz. Biliyorsunuz müslüman sahura kalkar, sabah namazina gider, ondan sonra isine gider. Öglen vakti oldu mu, zaten bir mesâiyi tamamlamis demektir. Peygamber SAS öglenden sonra, o sicak vakitte bir miktar uyurdu. Ona kaylûle uykusu denir, sünnettir ve vücuda çok faydalidir. Gece ibadetine de insanin vücudunu hazirlar, kuvvetlendirir. Onu uyuyan Ramazanin disinda da geceleyin teheccüde kolay kalkar. Ramazanda da sahura kolay kalkar, orucu da kolay tutar.
4. (Ve en yesümme sey'en min tiyb) "Güzel bir koku koklamak" da insanin vücudunu oruca kuvvetlendirir. Oruçlunun duasi ve amelleri Güzel tutuldugu zaman, oruçlunun mükâfâti çok büyük oluyor, geçmis günahlari affoluyor. Ayrica bir baska müjde var, Abdullah ibn-i Amr ibn-i As RA'dan Deylemî rivayet etmis. Oruçlu, oruç tutmasi sebebiyle Allah'in nazli bir kulu oluyor, muazzez bir kulu oluyor, itibarli bir kulu oluyor; her seyi kiymet kazaniyor. Buyuruyor ki Peygamber SAS:
RE. 308/14 (Samtüs-sàimü tesbîhun) "Oruçlunun sükûtu sanki tesbih çekmis gibi sevaptir. (Ve nevmühû ibâdetün) Oruçlunun uykusu da ibadettir." Uyudugu sirada bir sey yapmiyor, suursuz, kendinden geçmis, yatiyor; ama o bile ibadettir. (Ve duàühû müstecâbün) "Duasi müstecâbdir, kabul edilir." Dualara da dikkat etmek lâzim! Kendimize, ana-babamiza, kardeslerimize, sevdiklerimize, dostlarimiza, geçmislerimize duayi çokça edelim; çünkü duasi da müstecâbdir oruçlunun. (Ve amelühû mudàafun) "Ameline de sevaplari de kat kat fazla miktarda verilir." Demek ki oruçlunun ayrica her seyi deger kazaniyor. Sükûtu tesbih oluyor, uykusu ibadet oluyor, duasi müstecâb oluyor; ameli de kat kat mükâfâtli, sevâbi fazla veriliyor. Ramazanda verdigi, Ramazan disinda verdigi sadakadan daha sevapli oluyor. Ramazanda kildigi namaz, Ramazan disinda kildigi namazdan daha sevapli oluyor..
Kaynak: [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]: Prof. Dr. Esad Cosan, 25 Aralik 1998 Cuma
__________________
HARBİ TÜRKLER

kralex isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.09.07, 05:07   #15
Admin


 
kralex - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: 23-03-07
Nerden: K.Maraş / Elbistan
Yaş: 20
Konular: 9511
Mesajlar: 12.972
Points: 11.420.609,83
Bank: 4.242.640,07
Total Points: 15.663.249,90
Üyeye Havale Gönder
Teşekkür Sistemi
Ettiği Teşekkür: 229
1.045 Mesajına 2.916 Teşekkür
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2808
Rep Puanı : 73214
kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
Tacını ben takayım :D - elecTRo bin bin beni hatırla :D - wauw kardeşim bitanesin sen:) - memati al bu yaşpastayı ye. - screamlast kış günü içiniz ısınsın. - artistturks
afiyet olsun admin:D - SaMeT46 No Message - nesrin Teşekkürler - GaLadRieL HarbiFenerliye - elecTRo süper kralex - EMRE
Forumudaki harbi fenerli abimize hediye - ERZURUMLUBÜYÜCÜ dostluğumuzun anısına - agent force şans kapını 1den fazla çalsın - Mic Check Zor zamanlar'ında   seni kurtarır :D - Shadow_BoY güle güle kullan :D - FurkanAltunok
Al para kesen hep dolu olsun dibini göreme inş. yalakalık yapalım acık :) - reyho_74 No Message - makif Hem Fener iCin , Hemde BoLum Icin Tsk ederim (= - dι$ι_ĸanarya hayırlı olsun motorun - kovboy
Standart

Oruc bir nefs egitimidir


“Oruçlu için iki sevinç vardir: Birincisi orucu açtigi zamanki sevincidir. Digeri de Rabbi'ne kavustugu zamanki sevincidir." (Hadis-i Serif)Ruh ve bedenden yaratilan insan, madde ile mananin birlesiminden meydana gelen bir güzelliktir. Oruç, madde ile mana arasinda bir denge ve maddenin lehine bozulan dengeyi aslina iadedir. Böylece, Allah’i tanimak ve O’na kulluk etmek için yaratilan insan, himmetini yaradilis gayesine yogunlastirarak Allah’in rizasina ulasir.
ARZULARIN KÖLELIGINDEN AZAT OLMAK
Yeryüzünde halife olarak yaratilan insan, Allahu Tealâ’ya kulluk etmedigi taktirde, Allah onu masivanin kölesi yaparak cezalandirir. Böylece insanoglu, kendisine hizmet için yaratilan seyleri gaye haline getirip onlari Allah gibi sevmeye baslar (Bakara/165). Bu da gönül ve fikir dünyasinin madde tarafindan tutsak edilmesi demektir.
Allahu Teâlâ, böyle nefsanî zevk ve sefa pesinde kosarak maddenin tutsagi haline gelen kâ*fir*lerin hallerini muhtelif ayetlerde söyle beyan etmektedir: “Hevâsini kendisine ilâh edinen kimseyi gördün mü?” (Furkan, 43). “Davarlarin yedigi gibi yer ve içerler. Onlarin yeri atestir.” (Muhammed/12). “Onlar hayvanlar gibi, hatta hayvan*lar*dan da asagidirlar.” (Araf/179).
Bu ayetler her ne kadar iman etmeyenleri tasvir ediyorsa da, madde, makam, söhret gibi seylerin tutsagi haline gelen müminler de anilan ayetlerin muhatabi olmaktan kurtulamazlar.
Iste müminleri bu esaretten kurtaracak en tesirli ibadet oruçtur. Çünkü oruç, nazarlari maddenin ve midenin ötesine çekerek, insana yaratilis gayesini hatirlatir. Bu yüzden bütün ilâhî dinlerde oruç vardir. Kur’an-i Kerim’de söyle buyurulur: “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmis ümmetlere farz kilindigi gibi, size de farz kilindi. Umulur ki korunursunuz.” (Bakara/183)
BIR ‘KORUNMA’ EGITIMI
Orucu layikiyla tutan bir insan bütün haram olan fiillerden, zulüm ve fenaliktan uzak durur. Allah’in emirlerine riayet etmekle kalmaz, yaptigi amelleri de ihlâsla, sirf Allah rizasi için yapmaya gayret eder.
Evinde her türlü nefis yiyecekler olan bir kimseyi düsünelim. Bu kimse oruçluyken karni aç oldugu halde o yiyeceklere elini sürmez. Halbuki orucunu bozsa kimse görmeyecek. Fakat Allah görecek. Yine oruçluyken yanindaki helâline elini sürmez. Çünkü Allah görüyor.
Demek ki bu insan, hiçbir mani yokken sirf Allah rizasi için bunlara elini sürmüyor ve bu sekilde nefisle aralarinda cereyan eden mücahedede Allah namina hareket ediyor. Sayet nefsine uyup orucunu bozacak olsa, kendisini altmis gün keffaretle cezalandiriyor.
Sirf Allah rizasi için helâl malini yemeyen bir mümin, nasil olur da baskasinin haram malini yiyebilir? Allah rizasi için sehvetini zaptedip, helâl olan esine dahi dokunmayan bir mümin, nasil olur da haram olan bir kimsenin irz ve namusuna musallat olabilir? Keza kendi malindan zekât veren bir kimse, nasil olur da baikasinin malini çalabilir?
Iste orucun farz oldugunu beyan eden ayetteki “umulur ki korunursunuz” ifadesinin hikmetleri, oruçta tam manasiyla tezahür ediyor.
‘ORUÇTA RIYA YOKTUR’
Oruçlu olan bir kimse, Allahu Tealâ’nin huzurunda vicdaniyla basbasadir. Oruç disaridan görülebilen bir ibadet degildir. Bu sebeple Hz. Peygamber A.S., “oruçta riya yoktur” buyurmustur.
Amellerin kabulü için esas olan ihlâs, müminin düsünce ve fiillerini mahlukatin mülahazasindan uzak tutmasidir. Bütün ibadet ve amellerimizde ihlâsi kazanmanin en tesirli egitimi ise oruçtur. Ihlâsla nefis mücahedesine alisan bir mümin, Allahu Tealâ ile sicak bir irtibat kurar ve böylece Allah’i görüyormus gibi hareket etme kabiliyeti kazanarak “ihsan” mertebesine ulasabilir.
Iftar vaktine kadar Allahu Tealâ’nin kendisine lutfettigi nimetlerden nefsini mahrum birakan oruçlu, bu nimetlerden devamli mahrum olan insanlari kesfeder. Kalbi yumusar, merhameti galebe eder ve elindeki imkanlariyla baskalarini gözetmeye baslar. Fakir fukaraya yardim eder. Evinde iftar ettirir. Böylece makam-mevki farki sözkonusu olmadan toplumda huzur, itimat, muhabbet ve kardeslik gelisir ve büyür.
Burada sadece bir kismini arz etmege çalistigimiz gibi, oruç nefsin kötü olan sifatlarini egiterek iyilestirir. Böylece mümin, gücü nisbetinde nefs-i emmare mertebesinden nefs-i mutmainne makamina dogru yükselir. Bu suretle Allah’in rizasini kazanip atesten korunmus olur. Onun için Hz. Peygamber A.S. buyurur ki: “Oruç atese karsi bir perde, müstahkem bir kaledir.”
SINIRSIZ MÜKÂFAT KAPISI
Her amelin karsiligi kulun emegi nisbetinde ödenir ve miktari bellidir. Her iyilige on mislinden yedi yüz misline kadar, bazi gün ve gecelerde ise, daha fazla mükâfat vardir. Ancak oruç müstesna. Orucun ecri çok daha fazladir. Zira Allahu Tealâ hadis-i kudsî*de buyurur ki: “Oruç benim içindir onun mükâfatini ben verecegim. (Zira) oruçlu kisi yiyecek ve içecegini sirf benim için birakti.” (Müslim). Kur’an-Hakim’de ise “kadir gecesi bin aydan hayir*lidir” buyrulmaktadir.
Burada, yapilan bir hayrin Allah tarafindan otuzbin katiyla da ka*bul edilebilecegine dair Kur’anî bir delil mevcuttur. Su halde bir kul orucun sartlarina riayet ettigi nispette, otuzbin mislinden fazla bir mükâfata bile mazhar olabilir. Ilâhî rahmetten bu umulabilir.
Oruç tutan kimse Allah’in izniyle cehennem atesinden kurtulur. Zira hadis-i serifte, “Kim Allah’in rizasi için bir gün oruç tutarsa, Allah onunla ates arasina genisligi yer ile gök arasini tutan bir hendek kilar” (Tirmizî) buyurulmaktadir. Diger bir hadis-i serifte ise, cennette “Reyyan” denilen kapidan sadece oruçlularin girecegi belirtilmektedir. (Buharî)
Benzeri daha birçok hadis-i serif mevcuttur. Hâlâ gönlü mutmain olmayanlar için, Efendimiz A.S.’in su büyük müjdesini aktarmakla yetinelim: “Oruçlu için iki sevinç vardir: Birincisi orucu açtigi zamanki sevincidir. Digeri de Rabbi’ne kavustugu zamanki sevincidir.” Hadiste zikredilen ikinci sevinç, Cemalullah’i seyr ve temasadir ki, dünyada ve ahirette bundan büyük mükâfat yoktur.
ORUCUN ÇESITLERI
Avamin Orucu: Yemek, içmek ve cinsî münasebetten sakinmaktir. Bu çesit oruç tutanlar agiz ve edep yerlerini oruç süresince korumalarina ragmen, her türlü harami islemeye devam ettikleri taktirde oruçtan elde edilecek asil sevap ve feyzi kaçirmis olurlar. Allah Rasulü A.S., “Nice oruçlular var ki, açlik ve susuzluktan baska kârlari yoktur.” (Nesaî, Ibnu Mace) buyurmaktadir. Bu sekilde tutulan bir oruç cehenneme kalkan olur mu, bilinmez. Zira gündüz orucu bozanlar hariç, nefsin her türlü sehvetlerini yerine getirmekle beraber, sadece yeme-içmeyi bir ögün geciktirip, iki ögünlük yemegi de aksam yemekte çok büyük fayda yoktur. Sayet olsaydi o zaman bu hadisin bir manasi kalmazdi.
Fakat bütün bunlara ragmen Allahu Tealâ Hazretleri, “Kim zerre miktari hayir yapmissa onun karsiligini görür.” (Zilzal/7) buyuruyor. Bu yüzden ümit edilir ki, bu gibi kimseler seklen de olsa farzi yerine getirmenin sevabini insaallah alirlar.
Havasin Orucu: Yukaridaki esaslara riayet etmekle beraber, gözünü, kulagini, dilini, elini, ayagini ve diger azalarini günahtan koruyarak oruç tutmaktir.
Hz. Peygamber A.S., “Bes sey orucu bozar (yani orucun kemalâtini götürür ve sevabini azaltir): Yalan konusmak, giybet etmek, dedikodu yapmak, yalan yemin ve sehvetle bakmak.” (el-Ezdî, Zuafa) buyurmaktadir. Burada dil ve gözle ilgili afetlerden bahsedilerek, kâmil bir oruç için bunlardan korunmamiz emredilmektedir. Diger uzuvlari korumakla ilgili ayet ve hadisleri de buna kiyas ederek, kâmil bir orucun nasil tutulacagina dikkat edilmelidir.
Yukarida bahsedildigi gibi, orucun asil gayelerinden biri nefsi terbiye etmektir. Nefis terbiyesi yapilmadan uzuvlari günahlardan korumak mümkün degildir. Orucu nefsle yapilan bir mücahede halinden çikarip perhiz sekline getirmek, gerçek bir oruç sayilmaz. Mesela helâl yemekten oruç tutup, haram ile iftar etmenin ne manasi olabilir? Oruçtan maksat yeme, içme, uyuma ve cinsi münasebet gibi sehvetlerini mutedil hale getirmektir. Oruçlu olan bir kimse gündüz yemedigini aksam bir oturusta tika-basa yerse, sehvetlerini ve Allah’in düsmani olan seytani nasil yenebilir?
Oysa haramlardan kaçinsa, mutedil yese, orucun ve diger ibadetlerin bereketiyle kalbi cilalanir, her gece biraz daha hafiflesir. Teheccüdünü, virdlerini kolaylikla yapar. Bu sayede seytan kalbine yaklasamaz.
Ahassü’l-Havasin Orucu: Yukaridaki iki sarti yerine getirmekle birlikte, kalbini adi düsüncelerden ve dünya sevgisinden arindirarak Allah’tan baska bir seye gönlünü baglamamaktir. Bu gibilerin kalbine Allah ve ahiretten baska veya dünyanin ahirete yarayisli kismindan baska bir sey gelirse oruçlari bozulur. Bu mertebe peygamberlerin, siddîklerin ve mukarreblerin mertebesidir. (Ihya-u Ulumi’d-Din)
BIR TAVSIYE
Allah indinde makbul olan orucun, bütün uzuvlarla tutulan oruç oldugunu senelerden beri çogumuz duyar veya okur geçeriz. Bunu bütün arzumuza ragmen çogu kere tam manasiyla tatbik edemeyiz. Oysa ikinci grupta anlatilan salihlerin orucu, haram bir fiil isleyince bozulur. Her ne kadar zahirî ve fikhî kaidelere göre bozulmasa da, kâmil bir oruç olmaktan çikmasi itibariyle, manevi ve batinî açidan bozulur.
Su halde gelin, bu yil azalarimizdan haram bir fiil ortaya çikmasi halinde, kesinlikle kaza etmeye niyet edelim. Göreceksiniz nefis o orucu kaza etmemek için çok daha dikkatli olacaktir.
Kaynak: [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]
@ [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]
__________________
HARBİ TÜRKLER

kralex isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla