HarbiForum  
TSK Mehmetçik Vakfı
Geri git   HarbiForum > Bizi Biz Yapan Değerler > İslamiyet > Peygamber Efendimiz
Kayıt ol Etiketler Ajanda

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Yeni Konu aç Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20 Mayıs 2008, 10:08   #1
Rooter Admin


 
kralex - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: 23 Mart 2007
HF Kimlik No: 1
Nerden: K.Maraş / Elbistan
Yaş: 20
Konular: 10552
Mesajlar: 14.110
Points: 13.092.350,61
Bank: 4.873.459,84
Total Points: 17.965.810,45
Üyeye Havale Gönder
Teşekkür Sistemi
Ettiği Teşekkür: 243
1.110 Mesajına 2.996 Teşekkür
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 3109
Rep Puanı : 82496
kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.kralex naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
Tacını ben takayım :D - elecTRo bin bin beni hatırla :D - wauw kardeşim bitanesin sen:) - memati al bu yaşpastayı ye. - screamlast kış günü içiniz ısınsın. - artistturks
afiyet olsun admin:D - SaMeT46 No Message - nesrin Teşekkürler - GaLadRieL HarbiFenerliye - elecTRo süper kralex - EMRE
Forumudaki harbi fenerli abimize hediye - ERZURUMLUBÜYÜCÜ dostluğumuzun anısına - agent force şans kapını 1den fazla çalsın - Mic Check Zor zamanlar'ında   seni kurtarır :D - Shadow_BoY güle güle kullan :D - FurkanAltunok
Al para kesen hep dolu olsun dibini göreme inş. yalakalık yapalım acık :) - reyho_74 No Message - makif Hem Fener iCin , Hemde BoLum Icin Tsk ederim (= - dι$ι_ĸanarya hayırlı olsun motorun - kovboy
Standart Hz. Ebû Bekir'in Ubey Bin Haled İle Bahse Girmesi


Hz. Ebû Bekir'in Ubey Bin Haled İle Bahse Girmesi

HZ. EBÛ BEKİR'İN UBEY BİN HALEF İLE BAHSE GİRMESİ
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, peygamber olarak gönderildiği sırada Doğu Roma ile İran, dünyanın en büyük devleti idiler.
Bi'setin 5'inci, yâni Milâdi 613 senelerinde bu iki komşu ve rakip devlet, birbirleriyle kanlı bir muharebeye girişmişlerdi. İran devleti tahtında Hüsrev II, Rum İmparatorluğunda ise Herakliüs bulunuyordu.
İran orduları, Rum kuvvetlerini denize dökünceye kadar takip etmiş, Suriye'deki bütün mukaddes şehirleri ele geçirmiş, Mîladî 614 senesinde bütün Filistin'i ve Kudüs-ü Şerifi istila etmişti. Bu istilâ esnasında bütün kiliseler yıkılmış, bütün dinî binalar tahrip ve telvis edilmişti. İranlılara katılan yirmi altı bin kadar Yahudi, altmış binden fazla Hıristiyan kılıçtan geçirmişti. İran Kisra'sının sarayı (30.000) ölünün kafatasıyla donatılmıştı!
Bu istilâ tufanı burada da durmamıştı. Mısır'ı da basmış, Mîladın 616 senesinde İranlılar bir taraftan Nil vadisini işgal ederek İskenderiye'ye ulaşmışlar, diğer taraftan bütün Anadolu'yu istilâ ederek İstanbul'un Boğaziçi sahillerine kadar gelmişler. Doğu Roma İmparatorluğunun başşehri olan Kostantiniye (İstanbul) şehri karşısında görünmüşlerdi. Böylece Irak, Suriye, Filistin, Mısır ve Anadolu'yu saltanatları altına almışlardı.
Hülasa; çarpışma 616 senesinde Doğu Roma İmparatorluğu'nun tar ü mâr edilmesi ve bir daha kımıldamayacak şekilde yere serilmesiyle son bulmuştu.
Rumlar, ehl-i kitaptı, Hıristiyan idiler. İranlılar ise kitapsız, âhirete inanmaz, ateşperest idiler.
Romalıların bu mağlubiyet haberi Mekke'ye ulaşınca müşrikler sevinmişler, şımarmışlar, Müslümanlar ise üzülmüşlerdi.
Müşrikler bu hâdiseyi vesile yaparak Müslümanları rahatsız etmeye ve
"Siz ve Hıristiyanlar ehl-i kitapsınız. Biz ve İranlılar ise ümmiyiz. İranlı kardeşlerimiz, sizin Rum kardeşlerinize galebe çaldı. Biz de, sizinle muharebeye girişirsek, sizi mağlup ederiz" diyerek şamataya başladılar.
Bunun üzerine Resûl-i Kibriyâ Efendimizin bir mu'cizesi olmak üzere Cenâb-ı Hak, Rûm Sûresini indirip mü'minlerin üzüntüsünü giderdi:
"Elif lâm mim."Rumlar, size yakın bir mevkide mağlûp düştüler. Fakat bu mağlûbiyetlerinden sonra, birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Evvelce de, sonra da hüküm Allah'ındır. O gün mü'minler Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir. O dilediğine yardım eder. Onun kudreti herşeye galiptir, O çok bağışlayıcıdır. Bu Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez; lâkin insanların çoğu bunu bilmez." (Rum: 30/1-6)
Bu âyetler nâzil olduğu zaman, Rum imparatorluğu öylesine perişan olmuştu ki, dahilî isyanlarla devlet inhilale uğramış, ordusu dağılmış, hazinesi boşalmış, İmparator Heraklüis, İstanbul'u terk ederek Kartaca'ya kaçmayı bile kurmuştu. İranlıların galip kumandanları zaferin verdiği sarhoşluk ile şu sulhu teklif etmişlerdi: İmparator, İranlılar tarafından istenen herşeyi verecektir! Bu cümleden olarak bin yük altın, bin yük gümüş, bin yük ipek, bin at, bin kadın teslim edecektir.
Rum İmparatorluğu da bütün bu ağır ve zillet taşır şartları kabul etmiş, bu esaslar üzerinde anlaşmayı imzalayarak murahhaslar göndermişlerdi. Bu murahhaslar İranlıların yanına vardığı zaman İran Kisrası Hüsrev, "Bu yetmez! Bizzat İmparator Heraklüis karşıma zincirler içinde gelerek ilâhına bedel, ateş ve güneşe tapmalıdır" diyecek kadar mağrurane ifadede bulunmuştu.
Böylesine büyük bir hezimetten sonra, Romalıların bir kaç sene zarfında canlanıp yeniden galip geleceklerine katiyetle hükmetmek şöyle dursun, ihtimal vermek bile akılların havsalasına sığacak birşey değildi.
İşte böyle bir hengamede Cenâb-ı Hak, yukarıdaki âyet-i kerimelerle Resulüne Rumların kısa bir zaman sonra galip geleceklerini mu'cizane haber veriyordu.

z. Ebû Bekir ve Übey bin Halef
Hz. Ebû Bekir, bu âyetleri Resul-i Kibriya Efendimizden (a.s.m.) dinler dinlemez onları, Mekke'nin bir tarafında yüksek sesle okudu. Sonra da o sevinen müşriklere,
"Rumlar, birkaç sene sonra İranlılara muhakkak galebe çalacaklar" dedi.
Müşrikler şaşırdılar. Bahsettiğimiz gibi büyük bir hezimete uğramış, âdetâ yerle bir olmuş bir imparatorluk bir daha nasıl canlanacak ve İranlılara galebe çalacaktı!
Bu durumu havsalalarına sığdıramadıklarından içlerinden Übey bin Halef,
"Yalan söylüyorsun," dedi. "Haydi aramızda bir müddet tayin et, seninle bahse girelim."
Hz. Ebu Bekir kabul etti. On deve üzerinde bahse girip üç sene müddet tayin ettiler.
Hz. Ebû Bekir gelip durumu Peygamber Efendimize haber verdi. Resûl-i Kibriyâ,
"Âyetteki "bid"den (yani bir kaç seneden) maksat, üçten dokuza kadar olan seneler demektir.
Develerin sayısını artır. Müddeti de uzat" buyurdu.
Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir çıktı. Übey'e rastgeldi.
Übey,
"Galiba pişman oldun" dedi.
Hz. Ebû Bekir,
"Hayır" dedi. "Gel seninle bahsi arttıralım. Müddeti de uzatalım. Haydi dokuz seneye kadar yüz deve yapalım."
Übey de,
"Haydi yapalım" diyerek kabul etti.
Hz. Ebû Bekir, Mekke'den ayrılacağı sıralarda, Übey bin Halef yakasına yapıştı ve
"Sen, Mekke'den ayrılırsan, bahisde kazanacağım develeri ödemeyeceğinden endişe ediyorum. Bana bir kefil göster" dedi.
Hz. Ebû Bekir de oğlu Abdurrahman'ı kefil gösterdi.
Übey bin Halef de Uhud Harbine çıkmak istediği zaman Abdurrahman, gidip onun yakasına yapıştı ve
"Vallahi, bana bir kefil göstermedikçe, seni bırakmam" dedi.
Übey bin Halef de kefil gösterdikten sonra Uhud Harbi için yola çıktı. Übey bin Halef, Uhud Harbinde Resûl-i Kibriyâ Efendimizin kılıcından aldığı bir yaradan öldü.
Mağlubiyetlerinden 9 yıl sonra, Rumlar, birdenbire canlanarak hiç beklenmedik ve umulmadık bir saldırışla İranlıları dehşetli bir bozguna uğrattılar. Buna da Müslümanlar çok sevindiler, müşrikler ise son derece üzüldüler.
Hz. Ebû Bekir, 100 deveyi Übey bin Halef'in kefilinden ve mirasçılarından alıp Peygamber Efendimize getirdi. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz,
"Onları sadaka olarak dağıt" buyurdu.
Kur'ân-ı Azimüşşânın istikbâlden haber veren ve Resûl-i Kibriyâ Efendimizin bir mu'cizesi sayılan bu haberin ortaya çıkması üzerine Mekkeli müşriklerden bazıları Müslüman oldular.
__________________


kralex isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Forum Zaman Ayarları GMT +3 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 04:39 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum© 2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional