Ziya Gökkalp (Ala Geyik) Şiiri

Şiirler bölümünde yer alan bu konu Hasan Şeref İlhan tarafından paylaşıldı.

  1. Hasan Şeref İlhan

    Hasan Şeref İlhan Harbi Aktif Üye

    Ala Geyik

    Çocuktum, ufacıktım,
    Top oynadım,acıktım.

    Buldum yerde bir erik,
    Kaptı bir Ala Geyik.

    Geyik kaçtı ormana,
    Bindim bir ak doğana.

    Doğan, yolu şaşırdı,
    Kaf Dağından aşırdı.

    Attı beni bir göle;
    Gölden çıktım bir çöle,

    Çölde buldum izini,
    Koştum, tuttum dizini.

    Geyik beni görünce,
    Düştü büyük sevince.

    Verdi bana bir elma,
    Dedi, dinlenme, durma.

    Dağdan yürü, kırdan git,
    Altın Köşke çabuk yet.

    Seni bekler ezeli,
    Orda dünya güzeli.

    Bin yıllık çile doldu!
    Bunu dedi, kayboldu.

    Yedim sırlı elmayı,
    Gördüm gizli dünyayı.

    Gündüz oldu, geceler;
    Ak sakallı cüceler,

    Korkunç devler hortladı,
    Cinler, cirit oynadı.

    Kesik başlar yürürdü,
    Saçlarını sürürdü.

    Bir de baktım, melekler,
    Başlarında çiçekler.

    Devlere el bağlıyor,
    Gizli gizli ağlıyor.

    Kılıcımı çıkardım,
    Perileri kurtardım.

    Kurtardığım periler,
    Adım adım geriler,

    Kanadını açardı,
    Selam verir, kaçardı.

    Az, uz gittim, dolaştım,
    Altın Köşke ulaştım.

    Bir kapısı açıktı,
    Öteki kapanıktı.

    Kapalıyı açarak,
    Açığa vurdum kapak.

    At önünde et vardı,
    İt, ot yemez ağlardı;

    Otu ata yedirdim,
    Eti ite yedirdim.

    Açtım bir elmas oda;
    Dev şahı uykuda

    Gördüm, kestim başını,
    Dedim, Ey dev nerede?

    Nerede Dünya Güzeli?
    Dedi, Elinde eli!

    Döndüm, baktım. Bir Kırgız
    Elbiseli güzel kız.

    Durmuş, bakar yanımda,
    Şimşek çaktı canımda.

    Güldü, dedi, Türk Beyi!
    Tanıdın mı geyiği?

    Kimse, beni bu devden
    Alamazdı. Ancak sen,

    Kaya deldin, dağ yardın,
    Geldin, beni kurtardın.

    Ah o imiş anladım,
    Sevincimden ağladım,

    Dedim, Turan Meleği!
    Türkün yüce dileği!

    Yüz milyon Türk bu anda
    Seni bekler Turanda.

    Haydi, çabuk varalım,
    Karanlığı yaralım;

    Sönük ocak canlansın,
    Yoksul ülke şanlansın

    İndik, iti okşadık,
    At sırtına atladık.

    Geçtik nice dağ, kaya,
    Geldik Demirkapıya.

    Kapanması, çok yıldı,
    Açıl! dedim, açıldı.

    Yol verince gizli yurt,
    Aldı bizi Bozkurt,

    Kaf Dağından geçirdi,
    Türk Eline getirdi.