Zengîler (1127-1259)

Tarih bölümünde yer alan bu konu HENA tarafından paylaşıldı.

  1. HENA

    HENA Üye

    Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah'ın Haleb vâlisi Ak Sungur (ölm. 1094)'un oğlu İmâdüddin Zengî, Irak Selçuklu hükümdarı Mugîs'üd-dîn Mahmud tarafından Musul vâlisi tâyin edilmiş (1127). Zengî Cizre kalesini, Nusaybin'i, Sincar ve Harran'ı aldıktan sonra, Haçlılara karşı müdafaa ettiği Haleb'i de kendisine bağlayarak kuzey Irak'tan Akdeniz'e kadar uzanan bir devlet kurdu (1128-1146).

    Başlıca gayesi Suriye Frank iktidarına karşı bir Müslüman Türk birliği meydana getirmekti. Hama'yı (1130), Antakya Haçlı Prensliği elinden Kefertâb ve Maarrat'un- Numâniye gibi kaleleri aldı. Trablus Haçlı kontluğundaki Ba'arin kalesini kuşattığı zaman, üzerine gelen Kudüs kıralı Foulque d'Anjou'yu mağlûp ve esir etti (1137).

    Sonra mücadeleye devamla, Urfa'yı ele geçirerek Frank kontluğunu ortadan kaldırdı (1144) ki, bu mühim hâdise Avrupa'da kral ve imparatorlar idaresindeki II. Haçlı seferinin hazırlanmasına yol açmıştır.

    Zengî'nin oğlu Nûrüddin Mahmud Haleb'de, öteki oğlu Seyfüddin Gazi I, Musul'da idi. Babalarının ölümü (1146)'nden sonra bunlar atabeyliği iki kısım hâlinde idareye başladılar. Haleb atabeyi Mahmud, Haçlılar'ın karşısına çıkan büyük kumandanlardan biri olarak tanınmıştır. Antakya Haçlı prensi Raymond de Poitiers'yi mağlûp (1149) ve topraklarının mühim bir kısmını işgal eden Mahmûd, 1154'de Şam atabeyliğini de kendine bağlamış, sonra dikkatini vatan müdafaacısı sünni Türkler'e sırt çeviren Şiî Arap Fatimîler elindeki Mısır'a çevirerek orada vezir Sâver'in işbirliği yaptığı Kudüs kıralı BohÃ�©mond III'ü mağlûp ederek Türk hâkimiyetini tesise çalışmıştır (1164).

    1167'de Nûrüddin Mahmud'un gönderdiği Şirkûh, Mısır'da faaliyette bulundu, bunun beraberindeki Salâhaddin (Eyyûbî) Mahmud'un temsilcisi olarak idareyi ele aldı (1171). Fâtımî devleti tarihe karıştı. Mahmud'un ölümünden (1174) sonra Şam ve Haleb atabeylikleri Eyyubî âilesine intikal etti.

    Musul'a gelince, Seyfüddin Gazi'den kardeşi Mevdûd'a geçen bu bölgede, Sincar Zengî II'ye verildi. Bunun kardeşi Mes'ud zamanında, Musul ve Sincâr Eyyûbî tâbiiyetine girdi (1186). Nihayet bütün bölge Moğol İlhanî devleti tarafından işgal olundu (1259).