Yanlış Telefon İle Gelen Mutlu beraberlik.... Hıı O Arasaydı İnanmazdım Ben Aradım..

Aşk Hikayeleri bölümünde yer alan bu konu qanTa munan tarafından paylaşıldı.

  1. Telefonumda 2 yıldır kayıtlı olan bir numaranın nerden bilebilirdim ki hayatımın anlamı olacağının...

    02.05.2007 ayı idi kardeşimin arkadaşını arayıp gelip beni işten alamsı için rica edecektim.Hiç aklımda yoktu oysaki anlık bir durum oldu..Neyse aradım çok görüşmediğim bir insandı telefonda sesini ayırt edemedim.Slm Ali Ben Ayşe ablan beni saat 6 da işten alabilirimsin dedim karşıya konuşma fırsatı vermeden.
    Karşıdaki ses bana uykulu bir şekilde ben Ali değil Ahmet'im dedi. Yaa çok pardon yanlış oldu dedim kapadım... Tekrar deneyeyim dedim tabi numara telefonda Ali diye kayıtlı tekrar aradım aynı ses Ahmet, yine yanlış dedi ben yine özür dileyerek kapadım. O gün hiç bir şey olmamış gibi geçti taaki akşama kadar. Akşam mesaim bitti eve çıktım evde kimse yoktu (Annemler misafirliğe gitmişlerdi.)Kendime yemek hazırlarken bir mesaj geldi...
    *Ahmet; Mrb sabah beni aramıştınız diye.
    *Ayşe; eeeee
    *Ahmet; Sesiniz beni etkiledi tanışabiliriyiz. (Bana çok klasik gelmişti bu söz)
    *Ayşe; Sizi her yanlış arayan kişiye bu teklifimi veriyorsunuz dedim
    *Ahmet; Hayır, bilmem içimden geldi.
    Ben cevap vermedim daha doğrusu umursamadım. Tekrar mesaj geldi.
    *Ahmet; Kusura bakmayın Ben Askerim size içimden geldiği gibi yazdım diye.
    *Ayşe; Anladım size HAYIRLI TESKERELER dedim.
    *Ahmet;Ya ben 12 aydır askerim bir Allahın kulu bana HAYIRLI TESKERELER dileğinde bulunmadı çok sğl falan filan..
    Neyse bu kadar normal mesaja cvp yazmadım daha doğrusu ilgim çekmedi öylece kapanır gider dedim. Tekrar mesaj geldi.
    *Ahmet; Ya pardon isim ne, nerelisin...
    *Ayşe;Sıkılmış bir vaziyette Ayşe,Antepliyim..
    *Ahmet; İnanmıyorum
    *Ayşe; Neye inanmıyorsun.
    *Ahmet; Ben şuan Tunceli'de Askerlik görevimi yapıyorum Ama aslen Antepliyim ve merkezde oturuyorum o an bana bir şeyler olmuştu kendimde şüphe duymaya başladım ya ben mi aradım bunu yoksa o mu beni aramıştı diye gün içerisinde ki durumu hayal etmeye başladım ve doğru idi ben aramıştım. Şüphe nedenim ise acaba biri tarafından şakalanıyormuyum diye ama eminim ben aradım diye kendi kendime söylenmeye başladım...
    Son mesajından sonra aradı, açmadım mesaj yazdı cevap vermedi..
    *Ayşe; Ya arayıp mesaj çekip durma tamam yanlış oldu uzatmanın alemi yok işim gücüm yok seninle uğraşamam diye.
    *Ahmet; lütfen Tlf.Aç konuşalım dedi.
    Telefonu açmadım hatta kapadım uyudum. Sabah uyandım ilk aklıma gelen şey Ahmet oldu içim yandı ne olduğunu anlamadım. Sonra kendi kendime ne oluyor sana Ayşe diye söylenmeye başladım. Hazırlandım işe gittim.(iş yerinde yoğunluğum çok fazla) Telefona 1 kaç saat bakamdım sonra elime aldığımda klasik mesajlar sözler Ahmet'ten inan edin yine umursamadım. Bilmiyorum hep kaçtım…
    Hep aramaya devam etti hep güzel mesajlar çekmeye devam etti bu şekilde 4 gün devam etti ama ben yine o yönlü değilim hiç umursamadım.4 günün sonunda konuşmaya başladık.Yani 06.05.2007 unutmam asla bu tarihi…....(Şaşırdım bir konu vardı Asker biri nasıl olurda bu kadar rahat telefon kullanır diye ama teskeresine az kaldığı için gizli gizli kullanıyormuş bunu gün geçtikçe daha iyi analdım emin oldum)

    Ama ben şart koydum sadece arkadaş olacağız diye tamam dedi.Görüşmelerimiz sıklaşmaya başladı.Askerliğin bitmesine 3 ay gibi bir zaman vardı..İşte gelince mutlaka görüşelim bir çayını içerim gibi laflar ederdi bende tabi ne demek bir çayın lafımı olur derdim.Ama arkadaşça görüşüyorduk.Bir gün bir mesaj geldi. Seni Seviyorum diye (Tabi birbirimizi hiç görmedik karşıdan gelsek tanımazdık) bende aradım bana bir daha böle mesajlar çekme benim hakkımdan böyle düşünme dedim yine tamam dedi özür diledi tekrar konuşmaya devam ettik.Bana saçma gelen birbirimizi tanımıyoruz ama saatlerce sohbet ediyorduk.bu bu şekilde çok sürmedi 2 hafta sonunda bende bir şeyler kıpırdamaya başladı kendi kendime söylenip duruyorum ya ne olur sana neden onu düşünüyorsun tanımadığın bir insan ararsa konuş aramazsa düşünme diye…Ama olmuyor düşünmekten kendimi alamıyordum..Ve ne oldu ise iş yemeğinde sonra oldu arkadaşlar ile birkaç bira içtik eve doğru servisle giderken aklımda hep o bağır bağıra serviste şarkı söyleyip duruyorum ve telefonu elime aldım tek bir mesaj attım HİÇ TANIMADIĞIM BİRİNE AŞIK OLUYORUM.. diye eve geldim ama içim içime sığmıyor üzerimden koca bir ağrı dağı kalktı sanki aradı beni ne oldu sana diye bende söyledim ben seni tanımıyorum görmedim ama sana galiba aşık oluyorum diye Güldü sen iyimizin diye sanırım hafif sarhoş olduğumu anladı evet dedim.Sen bana bugün aşık oldun ben ise sana ilk aradığın gün aşık olmuştum ama sana söyleyemedim demişti.Tabi aşık olduğumu söyledim Saatlerce ağladım neden mi? Beni hiç görmedi çok güzle olduğumu çok tatlı biri olduğumu hep söylerler arkadaşlar ama işte her güzelin bir kusuru olurmuş benimde kusurum ayağımdaki hafif aksaklıktı.Ben bu durumu bir türlü Ahmet’e açmadım gelince görsün diye ama saklanmadı her geç ortaya çıktı nasılımı….Okudukça anlayacaksınız.
    Ertesi sabah oldu aradı Günaydın Bi tanem diye mesaj afalladım bir o kadarda sevindim aradı Ayşe’m sabaha kadar uyumadım bana ne olur resmini gönder dedi. Olmaz ilk sen gönder dedim tamam dedi bugün veriyorum eline geçer geçmez aynı gün sen göndereceksin dedi tamam dedim resmi geldi tabi birde hediye kocaman bir ayı ve mektup aldım resmine baktım içimden bir şeyler akıp gitti çok yakışıklı değil ama onu o an kalbimin içine derinliklerine yerleştirdim. Allah’ım bu nedir içim içime sığmıyor bu duygu bu his nedir bendeki anlam veremiyorum sonunda buldum Ahmet’e gerçekten Aşık olmuştum
    Bende resmimi gönderdim o kadar beğenmiştik sarf ettiği kelimelerden anlaşılıyordu.Bu şekilde 2 ayımız geçti ama biz 1 saniye bile sesimizi duymadan yapamıyorduk gece 3-5 nöbetleri v.s v.s artık yarı dünyam o olmuştu ama kusurum aklıma geldikçe ölmeyi istiyorum yinede direnmeliyim dedim gelince görsün bahsetmem telefonda dedim çünkü onu kayıp etmekten çok korkuyordum kendi gözü ile görsün içi ferahlasın çünkü çok fazla değildi kusurum % 4 oranında idi onunla geçirdiğim 2 ayı ne kadar anlatsam başarısız olurum çünkü yaşamak lazım.. Ve bir gün bana evlenme teklifi etti geldiği ilk hafta nikah kıyacağım sana söz dedi..( Bu arada; beni Ahmet arasaydı inanmazdım bu olay bu kadar gelişmezdi Ama Ahmet’i Arayan ben olduğum için olay bu boyuta geldi.
    Acele davranma lütfen birbirimizi yüz yüze görelim dedim bana o anki sarf ettiği kelime belki hayatımda duyduğum ve duyacağım en güzel kelimelerden biri oldu sanki içine doğmuş gibi söylediği tek bir kelime şu oldu senin iki ayağında olmazsa seni sırtımda taşırım yine alırım dedi Allah’ım tam zamanı açıkla dedim yapamadım ama içim rahatladı birazda olsa ..
    Dünya çok küçükmüş bunu o gün bir daha analdım. Bizim işyerinde çalışan Mehmet Ahmet’in çok samimi asker arkadaşı olduğunu duydum benden bahsetmiş İşte Ayşe’m şöyle böyle Çocukta sorar bu Ayşe nerde çalışır ne işle uğraşır Ahmet ise filanca şirkette çalışıyor der
    Mehmet ise bu Ayşe’nin hafif ayağı sakat mı der Ahmet afallar bilmem bana hiç bahsetmedi der ve telefonum çalar Ahmet ti
    Ayşe’m bende sakladığın bir durum var mı der Ayşe yok ne oldu ki sen Mehmet… Tanıyor musun evet aynı işyerindeydik ama ayrıldı dedim o benim asker arkadaşım deyince dünyam yıkıldı telefonu kapattım açmadı. Aradı açmadım mesaj attı açmadım ertesi gün açtım
    Yapma Ayşe’m ben senin her halinle kabul ediyorum ne olur üzülme iki ayağın olmazsa bile benimsin diye laflar daha birçok sözler incitmeden beni tabi ben hıçkırta hıçkıra ağlıyorum çünkü Ahmet’i kayıp etmekten korkuyordum.
    Her şey yavaş yavaş yoluna giriyordu ve teskeresi yaklaşıyordu Allah’ım ben ne yapacağım nasıl karşısına çıkacağım derken askerliği bitti 30.09.2008 tarihinde Antep’te idi 01.10.2008 tarihi saat 9 da buluşup kahvaltı yapmak için sözleşmiştik (Geldiği gün şans ya bende yıllık izine ayrılmıştım) buluşacağımız yere ilk ben gittim oturdum masaya, mesaj geldi merdivenlerdeyim Allah’ım ölecektim 2 dk geçmeden karşıdan biri geliyor bu o dedim Ahmet’im dedim içimden yanıma geldi elini uzattı bende tam elimi uzatacaktım bana öle bir sarıldık ki hıçkıra hıçkıra ağladım tamam ağlama bitti ve geldim dedi.
    Nasıl buldun beni dedim ben senin kalbini insanlığını sevdim aşkım kurban olum sana çok güzlesin sen benim eşim olacaksın dedi o günüm el ele göz göze geçti o kadar mutluydum ki anlatamam kusurumu bile fark etmedi…
    O gün ayrılımdan önce bana evlenme teklifi eti hiç düşünmeden EVET dedim. Karar verdi hemen imam nikâhı yapacaktı geldiği haftanın içinde arkadaşlarımla tanıştırdım hemen gittik imam nikâhı yaptık.
    Çok mutlu idim Allah’ım bu günler hiç bitmesin dedim askerden geleli 3 ay gibi bir zaman oldu artık resmileştirelim dedim tabi biraz zorlu günler geçirdik ve 20.04.2008 tarihinde nişanlandık şuan 6 aylık nişanlıyız nisan 2009 da düğünümüz var şuan her şey yolunda onu o kadar çok seviyorum ki ona o kadar aşığım ki anlatamam..İleride çocuklarımıza anlatacağımız bir anımız diye düşünüyoruz…
    HAYAT; HAYATIM DİYEBİLECEĞİN KİŞİ İLE BAŞLARMIŞ BENİM HAYATIMDA AHMET İLE BAŞLADI.

    ALLAHIM NE OLUR BİZİ AYIRMA, TÜM SEVENELRİ KAVUŞTUR.
     
  2. xisyankarx

    xisyankarx !!!.isyankar.!!!

    paylaşım için sagoll
     
  3. Papatya_Perisi

    Papatya_Perisi Baby on Board

    süper benimde buna benzer bir hikayem var ama o kadar heyecanlı değil :)