Vadideki Zambak (Balzac)

Kitap Özetleri bölümünde yer alan bu konu SaMeT46 tarafından paylaşıldı.

  1. SaMeT46

    SaMeT46 Moderatör

    VADİDEKİ ZAMBAK​

    Kendisi Paris.te oturduğu halde bir defa bile beni görmeğe gelmemişti. Kız kardeşlerim de seyahate iştirak ediyorlardı ve Paris.i beraber gezecektik. Fransız tiyatrosuna hep beraber gidebilmek üzere ilk gün akşam yemeğini Palais-Royal’de yiyecektik. Hatıra hayale getirmediğim bu safaların programının bana verdiği sarhoşluğa rağmen, felâkete alışık kimseleri o kadar sür’atle müteessir eden fırtına rüzgârı sevincime sükûnet verdi. Parasını ebeveynimden bizzat istemekle beni tehdit etmekte olan Doisy cenaplarına yapılmış yüz franklık burcu haber
    vermekliğim icap ediyordu. Erkek kardeşimi Doisy’nin tercümanı, nedametimin ifade vasıtası, affimin meyancısı olarak kullanmağı münasip buldum. Babam müsamahaya temayül gösterdi. Lâkin annem tamamen merhametiniz davrandı, koyu mavi gözlerinden taş haline geldim. Kendisi müthiş kehanetlerle yanıp taştı. Daha onyedi yaşında iken böyle hareketlere cür’et edersem sonra ne olacaktım? Kendisinin acaba gerçekten evlâdı mıydım? Ailemi iflâs mı ettirecektim? Ev de benden başka hiç kimse yok muydu? Biraderim Charles’ın intisap etmiş bulunduğu meslek müstakil bir servet sahibi olmayı icap ettirmiyor muydu, ve benim ayıbını teşkil edeceğim aileye şeref vererek bu müstakil serveti o şimdiden hakketmiş değil miydi? İki kız kardeşim kocaya drahomasız mı varacaklardı. Paranın kıymetini ve neye malolduğumu demek ki bilmiyordum. Tahsil ve terbiyede şekerle kahvenin hizmeti neydi? Bu tarzda hareket etmek her türlü ayıp ve rezalete aşina olmak değil miydi? O tarihlerde Paris’in hemen bütün eğlence yerlerini sinesinde toplayan yer.
    Tours’dan perşembe sabahı, Saint-Eloi kapısından çıktım, Saint-Sauveur köprülerini geçtim, her ev önünde burnumu havaya kaldıra kaldıra Ponchery’ye geldim, Chinon yoluna vardım. Ömrümde ilk defa olarak kimse tarafından istintak edilmeksizin bir ağaç altında durabiliyor, istersem ağır ağır, dilersem hızlı hızlı yürüyebiliyordum. Az çok her genci tazyik eden muhtelif istibdatlar altında ezilmiş bir zavallı mahlûk için irade ve istiklâlin hatta bu hiçten şeyler hakkında kullanılışı ruha ciddî bir genişleme veriyordu. Bugünü sevinç ve saadetlerle dolu bir şenlik günü yapmak için birçok sebepler toplandı. Seyranlarım çocukluğumda beni şehrin bir fersahtan uzağına götürmemişti. Pontlevoy civarında yaptığım gezintiler de, Paris.te yaptıklarım da rustaî tabiatin güzellikleri bahsinde beni şımartmamışlardı. Bununla beraber hayatımın ilk hatıralarından, Tours’un aşinası bulunduğum peyizajında mevcut olan güzellik hissi kalmıştı. Bir san’atte melekeleri olmamakla beraber ondaki ideali evvelinden tasavvur edenler gibiydim; tabiatin güzellikleri hakkında, bu güzelliklerin yabancısı bulunduğum halde müşkülpesenttim.
    Yaya olarak veya at üzerinde seyahat eden kimseler, Frapesle şatosuna varmak için Charlemagné’ın adını taşıyan kıraç topraklardan geçerek yollarını kısaltırlar. Bu kıraç topraklar, Cher havzasını Indre havzasından ayıran vadinin zirvesini işgal eden metruk arazidir ve oraya Champy’den itibaren kestirme bir yol takip ederek gidilir. Sizi takriben bir fersah müddet mahzun bırakan bu düz ve kumlu topraklar, Frapesle’in tâbi bulunduğu nahiyenin adı olan Saché’nin yoluna bir ağaç demeti içinde kavuşurlar. Ballan’dan hayli ötede Chinon yolunu çıkan yol, Dünya prenslerinin kendileriyle aranızdaki mesafeyi size ölçtürdükleri azamet hissini nazarları kaybetti. Ailem hakkında hemen hiçbir şey bilmiyordum. Büyük amcam olup adına dahi vâkıf bulunmadığım bir ihtiyar rahibin hususî meclise dahil olduğunu, biraderimin terfi ettiğini ve nihayet, kanunnamenin henüz bilmediğim bir müddetti mucibince babamın tekrar Vandenesse markisi olduğunu düşes bana öğretti.
    Yavaş bir sesle kontese:
    - Ben yalnız ve ancak Clochegourde’un bir kölesiyim, dedim. Restauration’un sihirli değneği, imparatorluk rejimi içinde büyümüş çocukları büyük bir hayrete düşüren bir süratle tesirlerini yürütmekte idi. Benim için bu ihtilalin hiçbir mana ve kıymeti olmadı. Mme. de Mortsauf’un en küçük sözü, en sade hareketi bir ehemmiyet verdiğim yegane vakayii teşkil ediyorlardı. Hususî meclisin ne olduğundan haberdar değildim; ne siyasete dair, ne de dünya ahvali hakkında bir bilgiye sahip bulunmuyordum. Pétrarque.ın Laure.u sevişinden daha derin bir aşkla Henriette’i sevmekten gayri bir arzu ve derdim yoktu. Her şeye karşı bu lâkaydî beni düşese bir çocuk gibi gösterdi. Frapesle’e çok insan geldi, sofrada otuz kişi bulunduğumuz vaki oldu. Sevdiği kadının bütün kadınların en güzeli olup en hayran bakışlara hedef teşkil ettiğini görürken onun afif ve çekingen gözlerinin ışığına münhasıran mazhar olduğunuzu bilmek; sonra da, cemiyetin hafifliklerine karşı yürek parçalayıcı bir kıskançlık duysa bile, zahiren hoppa veya müstehzi sözünde daimî bir alâkanın delillerini bulacak derecede onun seninin bütün değişişlerine vâkıf bulunmak... bunlar bir delikanlı için ne mestedici bir saadettir! Hedef teşkil ettiği alâkalardan dolayı bahtiyar, kont adeta gençleşmişti. Kontes bu sayede ahlâkının biraz değişeceğini umdu. Ben Madeleine’in söylediği sözlere onunla beraber gülüyordum. Ruhunun tazyikleriyle vücudu takatsiz kalmış çocuklarda mutat olduğu veçhile insanı şaşırtan görüşleri ve istihzaları vardı ve beni bunlarla güldürüyordu, istihzası yırtıcı olmamakla beraber biç kimseyi de masun bırakmıyordu. Bu güzel bir gün oldu. Bir söz, sabahleyin doğmuş, bir ümit tabiate ışık saçmıştı ve beni bu derecede neşeli gördüğü için Henriette te neşeli idi. Bana ertesi günü: M. Mortsauf’un renksiz ve bulutlu hayatına giren bu saadet ona çok hoş geldi, dedi. O günü tabiî tamamen Clochegourde’da geçirdim. Beş günlük bir müddet sürülmüştüm ve orada geçirdiğim hayata susamış bir halde bulunuyordum. Tasarrufuna yeni geçen emlâke ait mukaveleleri hazırlatmak üzere kont saat altıda Tours’a hareket etmiş bulunuyordu. Ana ile kız arasında mühim bir ihtilâf mevzuu hâsıl olmuştu. Düşes kontesin kendisini takip edip Parise gelmesini istiyordu. Kızı için sarayda bir mevki temin edecekti ve ilk reddini geri alıp kont tu orada mühim vazifeler deruhte edebilirdi. Bahtiyar bir kadın zannedilen Henriette müthiş ıstıraplarını da, kocasının aczini de hiç kimseye, hattâ bir ana kalbine bile açıp bildirmek istemiyordu. Geçirdiği karı kocalık hayatının hakikatine annesinin nüfuz etmemesi için M. De Mortsauf’u noterlerle mücadele etmek üzere Tours’a yollamıştı. Clochegourde’un esrasına dediği gibi bir ben vâkıftım.