ulusalcıların katledilmesi için fetva -10 nisan 1920- (işgal ve direniş)

Türk Tarihi bölümünde yer alan bu konu MaVi_HoRoZ tarafından paylaşıldı.

  1. MaVi_HoRoZ

    MaVi_HoRoZ Üye

    ULUSALCILARIN KATLEDİLMESİ İÇİN FETVA ''tek tek ya da topluca''

    hükümetin adamı şeyhülislam mustafa sabri, ''millicileri'' öldürerek yok etmenin dini bir görev olduğuna ilişkin fetva hazırladı.. önceleri gizlilik içinde hazırlanan bu katliam fetvası'', yabancı basına sızdı..

    fetvanın yabancı basına sızmasının sırrı, istanbul'un henüz ''resmen'' ilan edilmese de fiilen ingiliz işgalinde olması tüm emirleri işgalciler tarafından verilmesi idi. Çünkü, emri onlar veriyor ve kendi gazetelerine haberi onlar uçuruyordu.

    LOZAN GAZETESİ ( GAZETTE DE LAUSANNE) ile ATİNA habercisi (LE MESSAGER d'ATHENES) adlı gazeteler, 14 EYLÜL tarihli baskılarında haberi şöyle verdiler;

    ''şeyhülislam MUSTAFA SABRİ EFENDİ özel bir toplantıda şuanları söylemiştir;

    Milli hareketin şefi ve HARBİYE BAKANI (NAZIM PAŞA) ve bütün subaylar ittihatçıdır.. Harbiye Bakanını değiştirmeye ve yerine bir sivili ya da sivil gibi davranacak bir askeri getirmeye karar verdik.

    Milli hareketin şeflerine karşı etkili bir biçimde davranabilmek için, ben bir fetva ve padişah da bir beyanname yayınlayacak..

    Bunlarda, MİLLİ HAREKETE KATILAN HERKESİN SULTANIN ve HİLAFETİN düşmanı olduğu ve bunların KATLEDİLMELERİNİN CİNAYET SAYILMAYACAĞI, ÖLDÜRMEKLE GÖREVLİ BULUNDUKLARINI AÇIKLAYACAĞIZ!

    Asilerin bütün parası ve malları, onları yakalayan ya da öldürenlerin olacaktır''




    ''MİLLİ KUVVETLER KAFİRDİR!..''

    EYLÜL(1919) ayında yabancı basında yer alan bu haber doğruydu.. ingilizler, ulusal direnişin lideri MUSAFA KEMAL ve ekibi ile ULUSAL DİRENİŞE KATILAN HERKESİ yok edebilmek için planlarını çoktan yapmıştı.. bunu usulüne uydurabilmek için müslüman bir ülke de dini kullanmalarının uygun olacağını düşündüler. bunun en iyi yolu da ''FETVA'' çıkarmaktı.. bu fetvanın bu fetvanın resmileşmesi ve Türk kamuoyunun öğrenebilmesi için 7 ay geçmesi gerekecekti.. 7 ay sonra 10 NİSAN 1920'de, dönemin ŞEYHÜLİSLAMI DÜRRİZADE ABDULLAH'ın '' anadoludaki milli kuvvetler kafir ve katlinin gerekli olacağını bildiren fetvası'' yayınlandı. aynı gün anadolu'ya dağıtılan bu fetva, bir gün sonraki TAKVİM-i VAKAYI HAYRİYE ve diğre istanbul gazetelerinde yer aldı..

    kaynak: işgal ve direniş ''1919 ve bugün'' HULKİ CEVİZOĞLU

    NOT: devletin resmi belgeleri ve profesörlerin araştırmaları sonucu yazılmıştır



    NOT: hulki cevizoğlunun kitabında fetvanın özeti vardır fakat ben orjinalini buldum..





    İSTANBUL HÜKÜMETİNİN ''millicileri öldürmek farzdır'' FETVASI (10 Nisan 1920)

    “Dünyanın düzeninin sebebi olan İslam Halifesi(Allah O’nun hilafetini kıyamet gününe kadar sürdürsün)hazretlerinin idaresi altında bulunan İslam beldelerinde bazı şerir şahıslar aralarında birleşip kendilerine reisler seçerek padişahın sadık teb’asını hileler ve tezvirler ile kandırmağa ve yoldan çıkarmaya, padişahın yüksek emirleri olmadan ahaliden asker toplamaya kalkışıp, görünüşte askeri iaşe ve techiz bahanesiyle ve gerçekte mal toplama sevda*sıyla kutsal şeriata ve padişahın emirlerine aykırı olarak bir takım salma ve vergiler kesip, çeşitli baskı ve işkencelerle halkın mallarını ve eşyalarını yağmalamak *ve bu yoldan Tanrı’nın kullarına zulmede* gelmeye ve suçlar işlemeğe, memleketin bazı köyleri ve bölgelerine hücum ile tahrip, yerle bir etmek, padişahın sadık teb’alarından nice masum kimseleri katl ve nice masum kanları döktükleri, müminlerin emiri olan padişah emrinde bulunan bazı dini, askeri ve mülki memurları kendi başlarına azil ve kendi hempalarını* tayin, hilafet merkezi ile memleketin ulaştırma ve haberleşme yollarını kesmek, devletçe gönderilen emirlerin yapılmasını yasaklamak, hükümet merke*zini diğer bölgelerden ayırmak suretiyle halifelik otoritesini kırmak ve zayıflatmak maksadıyla yüksek halifelik makamına ihanet etmek suretiyle imama(padişaha) itaatten dışarı düşmekle, “Devlet-i Aliy*e‘nin” nizam ve düzenlerini, memleketin asayişini bozmak için yalanlar yaymak ile halkı fitneye sevk sebep ve fesada gayret etmekte oldukları açıklanmış ve gerçekleşmiş olan adı geçen reisleri ile avaneleri ve onlara bağlı olan kimseler eşkiya mertebesinde bulunup, dağılmaları hakkında gönderilmiş bulunan *yüksek emirlerden sonra hala inat ve fesatların*da direnirler ise adı geçen kimselerin kötülüklerin*den memleketi temizlemek ve zararlarından halkı kurtarmak vacip olup “Faktülu ellezi tebgi hatta te*fie ila emrillah” ayet-i kerimesi gereğince katilleri ve gerekirse kitle halinde öldürülmeleri meşru ve farz olur mu? Beyan buyurula.


    Cevabı budur: Gerçeği Tanrı bilir ki, olur. Dürri Za*de Es-Seyyid Abdullah tarafından yazıldı.

    Böylece padişahın ülkesinde savaş kudretleri bulu*nan Müslümanların adil halifemiz ve imamımız Sul*tan Mehmet Vahideddin Han Hazretlerinin etrafında toplanıp bunlarla çarpışmak için yapılan davet ve emirlerine koşup, adı geçen eşkıyalar ile savaşları vacip olur mu? Beyan buyurula.

    Cevabı budur: Gerçeği Tanrı bilir ki, olur. Dürri Zade Es-Seyyid Abdullah tarafından yazıldı.

    Bu suretle Halife hazretleri tarafından adı geçen eş*kıyalar ile çarpışmak için tayin olunan askerler çar*pışmaktan kaçınır ve firar eylerlerse büyük günaha girip ve asi olup, dünyada şiddetle cezaya ve ahi*rette acıklı azaplara hak kazanmış olurlar mı? Be*yan buyurula.
    Cevabı budur: Gerçeği Tanrı bilir ki olurlar. Dürri Zade Es-Seyyid Abdullah tarafından yazıldı.

    Bu suretle Halife’nin askerlerinden olup da eşkıyala*rı katledenler gazi ve eşkıyalar tarafından katlolunanlar şehit ve şefaata nail olurlar mı? Beyan buyurula. Cevabı budur : Gerçeği Tanrı bilir ki olurlar. Dürri Zade Es-Seyyid Abdullah tarafından yazıldı.

    Bu suretle eşkıyalar ile muharebe hakkında çıkarıl*mış olan padişahın emirlerine itaat etmeyen Müslü*manlar asi ve şer’an cezalandırılmaya hak kazan*mış olurlar mı? Beyan buyurula.

    Cevabı budur : Gerçeği Tanrı bilir ki olurlar.

    10 Nisan 1920 - Dürri Zade Es-Seyyid Abdullah

    ONAY: PADİŞAH FERMANI = MEHMET VAHDETTİN