Türkiye'de aşırı sıcaklık sonucu yaşanan olumsuzluklar

Türkiyemiz bölümünde yer alan bu konu cicozz tarafından paylaşıldı.

  1. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Aşırı sıcak havanın olumsuzlukları - Aşırı sıcağın olumsuz etkileri

    İnsanlar, beslenme, üreme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla yaptıkları bütün etkinliklerini çağlar boyunca hakim olan iklim ve çevre koşullarına göre düzenlemişlerdir. Doğal olarak bu durum hayvanlar ve bitkiler için de geçerlidir. Ancak iklimde görülen bazı dalgalanmalar ve beklenilmeyen ekstrem (uç) olayların yaşanması, canlıların yaşamı üzerinde çok olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.

    Bir yerde o güne kadar görülmeyen veya çok seyrek olarak görülen sıcak ve soğukların belli bir süre yaşanması, başta insanlar olmak üzere bütün canlılar ile doğal ve yapay çevreyi olumsuz yönde etkilemektedir. Çünkü her canlının sıcaklık, nem, rüzgâr, basınç gibi pek çok atmosferik değişkene karşı, mutlaka fizyolojik bir tepkisi vardır. Ancak çevreye ve iklim koşullarına en kolay uyum sağlayan, olumsuz sonuçlarından en az etkilenen canlı, insandır. Buna rağmen insan da, zaman zaman yaşanan, sürekli ya da geçici olarak görülen sıcaklık değişmeleri karşısında nemin de etkisiyle çaresiz kalmaktadır. Örneğin, yaşanan aşın sıcaklarda güneş çarpmasından, aşırı soğuklarda ise donarak, yaşamını kaybedebilmektedir.
    Daha önce don,kar ve tipi gibi tehlikeli atmosfer olay lan anlatılırken düşük sıcaklıkların olumsuz etkileri üzerinde geniş bir biçimde durulmuştur.Bunun için burada daha çok aşın sıcaklıklar, özellikle de bunların insan üzerindeki olumsuz etkileri konusunda bilgi verilecektir.

    Genellikle insanların yaşamlarını rahat bir biçimde sürdürebildikleri hava sıcaklık değerleri, 17°C ile 31°C'ler arasıdır. Doğal olarak normal yaşam için bu değerlerin altında ve üstünde belirli bir tolerans sının söz konusudur. Ancak bu tolerans sınır değerlerinin dışındaki sıcaklık değerleri, değişik bünyelerde çok farklı klinik sendromlara, fizyolojik streslere, hastalıklara ve hatta ölümlere bile neden olabilmektedir. Normal olarak ortalama vücut sıcaklığı 36.5-37.0 °C arasındadır. Aşırı sıcak ve nemin etkisiyle belli bir süre insanların hissettikleri sıcaklık 40.6° ve daha yüksek değerlere ulaşırsa bir sıcak hava dalgasının varlığı söz konusudur. Bu durumda güneş çarpmalarına bağlı ölümler görülebilmektedir. Yine yaşanan sürekli aşın sıcaklarda, çok sayıda insan kalp krizi ve diğer fizyolojik rahatsızlıklardan dolayı ölmektedir. Doğal olarak sıcaklıkla beraber artan nemin ve rüzgârın da bu olumsuz tablo üzerinde büyük etkisi vardır.
    Bu konuda, ABD ve Avrupa'da yapılan araştırmalara göre, sıcak dalgalarında, ölüm olaylarının, özellikle de hastalardaki ölüm oranlarında %50 artış olduğu tespit edilmiştir.

    Birkaç gün süreyle yaşanan aşırı sıcaklar (sıcak hava dalgalan) kırsal alanlara göre büyük kentlerde sıcaklık adacığı oluşması nedeniyle daha etkili olmakta, yüzlerce insan yaşamını kaybedebilmektedir. Örneğin 1995 yılında Şikago'yu etkileyen sıcak dalgasında onlarca, 1995 ile 2003 yılları arasında Hindistan'da değişik zamanlarda yaşanan sıcak dalgalarında ise, binlerce insan yaşamını yitirmiştir. 1998 yılında Rusya'da yaşanan sıcak dalgası 100'den fazla insanın ölümüne neden olmuştur. 2000 ve 2003 yılları arasında, Hindistan'da 1000'lerce kişi aşın sıcaklardan ölmüştür. Örneğin Kuzey ve orta Güney bölgelerinde etkili olan sıcaklardan 2001 yılında 150, 2003 yılında ise 1000 dolayında insan yaşamını kaybetmiştir.

    Aşırı sıcaklar gibi, aşın soğuklarda ölümlere neden olmaktadır. Örneğin, 2001 yılı kış mevsiminde Rusya'da Moskova civarında 100 Hindistan'ın kuzey bölgelerinde ise 140 kişi yaşamını yitirmiştir (Cornford, 2002). Yine 2003 yılının Aralık-Ocak aylarında Güney Asya ülkelerinde toplam 1900 kişi aynı nedenle ölmüştür. Bu sayı sadece Hindistan'da 819'dur (Hürriyet Gazetesi, 24 Ocak 2003).

    Genel olarak aşırı sıcaktan daha çok hastalar ile hastalığa karşı hassas bünyeye sahip olanlar, 65 ve 65 yaşın üzerindeki insanlar etkilenmektedir. Ancak insan vücudunun hastalığa ve yaşa bağlı olmadan da aşırı sıcağa karşı bir hassasiyeti vardır. Kronik hastalıklar (kalp ve beyin), deri hastalıktan, anlama zorluğu ve davranış bozuklukları (akıl hastalığı) aşın sıcaklarda artış gösteren hastalıklardır. Yine kullanılan bazı teskin edici ilâçlar ile alınan alkolün etkisi de aşırı sıcaklarda arttığı için, istenmeyen durumlar ortaya çıkmaktadır. Buraya kadar aşın sıcakların insan sağlığı üzerinde doğrudan yaptığı olumsuz etkilerden söz edildi. Doğal olarak aşın sıcakların ve soğukların dolaylı etkileri de vardır. Bunlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

    Bir yerde aşın sıcak ve soğuk havanın uzun bir süre devam etmesi, bir kuraklık nedenidir. Bu süre uzadıkça da, kuraklığın şiddeti artmaktadır. Subtropikal kuşak ile kutup bölgelerinde yaşanan devamlı kuraklık, oralarda yaşanan sıcaklık koşullarıyla ilişkilidir (Fizikî kuraklık, fizyolojik kuraklık). Örneğin, ABD'nin büyük bir kısmında 1977-2001 yıllarında etkili olan ekstrem kış koşullan ile aynı bölgelerde, 1980 yılında yaşanan ekstrem yaz koşullan, sonuçları çok ağır olan ve o güne kadar görülmeyen kuraklıkların yaşanmasına neden olmuştur.

    Sıcak ve soğuk baskınları ile uzun dönem yaşanan ekstrem sıcaklıklar ve bunun sonucunda oluşan kuraklık, daha sık ve yaygın olarak orta enlemlerde görülmektedir. Yaşanan kuraklık daha önce kuraklık konusunda açıklanan zararların yanında dolaylı olarak insanlarda büyük strese ve salgın hastalıklara neden olmakta, özellikle hasta yaşlı ve dayanıksız kişiler başta olmak üzere birçok insan yaşamını yitirmektedir.

    İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler aşın soğuklarda dondan, aşırı sıcaklarda ise, bünyelerinin bu beklenmeyen hava koşullarına uyum sağlayamamasından dolayı büyük zarar görmektedir.
    Beklenmeyen sıcakların ve soğukların yaşandığı dönemlerde, hem sürücülerin ruhsal ve bedensel yönden olumsuz etkilenmesi, hem de yolların fizikî koşullarının bozulması nedeniyle büyük can ve mal kayıplarının görüldüğü kazalar daha sık olmaktadır.

    Baraj göllerinin aşın soğuklarda donması, aşın sıcaklarda ise buharlaşma sonucunda su seviyesinin hızla düşmesi sonucunda, kullanma ve içme suyu azalmakta enerji üretimi düşmekte, buna bağlı olarak da üretim azalmaktadır. Halbuki kışın yaşanan aşırı soğuklarda ısınma, yazın görülen aşırı sıcaklarda ise serinleme amacıyla kullanılan cihazlar için daha fazla enerjiye ihtiyaç vardır. Böyle durumlarda enerji ihtiyacını gidermek için değişik doğal kaynaklar daha çok kullanılmakta, canlı ve cansız çevre daha çok zarar görmekte, büyük boyutta ekolojik sorunlar yaşanmaktadır.

    Soğuk ve sıcak süreçlerin uzaması ölçüsünde oluşan kuraklık sonucunda çekilen içme ve kullanma suyu sıkıntısı yanında, aşırı sıcaklıklara bağlı olarak büyük orman ve çalı yangınları görülebilmektedir.