Tufanbeyli İlçesi (Adana)

Adana bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Tufanbeyli, Adana
    Tufanbeyli Adana ilinin bir ilçesidir. Nüfusu son yapılan adrese dayalı Nüfus sayımına göre 5.292 'dir. Yüzölçümü 987,19 km²'dir. Tufanbeyli'nin rakımı 1474 metredir.

    Doğusunda Kahramanmaraş (Göksun ilçesi), batısında Kayseri ili (Develi ve Tomarza ilçeleri), güneyinde Saimbeyli, kuzeyinde ise Kayseri (Sarız ilçesi) bulunur. Yüzölçümü 964 m2, nüfus yoğunluğu yaklaşık 25 kişi/km2'dir. Coğrafi yapısı itibariyle bağlı olduğu Adana ve komşu illere çok uzaktır. Adana'ya 196, Kayseri'ye 178 ve Kahramanmaraş'a 160 km uzaklıktadır. Rakım 1474 m civarındadır. Kayseri'yle ekonomik ilişkisi vardır.

    Nur Dağları'nın devamı olan Binboğa dağları ve Batı Toroslar'ın devamı olan Tahtalı dağları arasında kalmış, engebeli ve kırık bir arazi yapısına sahip yüksek bir plato görünümündedir. 3000 metrenin üzerine çıkan yükseklikler vardır. Tufanbeyli'ye ulaşım güneyden Obruk beli geçidi, doğudan Kan geçidi, batıdan Gezbeli geçidi ile sağlanır. Seyhan nehri'nin bir kolu olan Göksu ırmağı ilçenin yakınından geçer ve ilçe topraklarını kuzeyden güneye ikiye böler.

    İlçe iklim bakımından karasal iklim yapısına sahiptir. Yazlar sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. Bitki örtüsü yönünden fakirdir. İlçenin kuzeyinde kalan dağlık bölgelerde çam, sedir, köknar ve ardıç ormanları bulunur. Ekilebilir arazi ilçenin güneyinde ve güneydoğusunda daha çoktur.

    Tufanbeyli Nüfusu
    İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 20,171'dir. Bunun 5,332'si ilçe merkezinde, 14,839'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.
    [​IMG]
    İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 1 belde, 29 köy ve 3 mahalleden oluşmaktadır. 1958 yılına kadar Hüketçe adıyla Saimbeyli'ye bağlı bucakken "Mağara" adıyla ilçe olmuş, 1965'te Çukurova bölgesi Kuvay-i Milliye komutanlarından Aydınoğlu Osman Tufan Bey'in adına izatefen bugünkü adını almıştır.

    Tufanbeyli'de Sağlık
    İlçede 2004 yılında hizmete giren Tufanbeyli Devlet Hastanesi toplumun sağlık ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Şimdiki sağlık ocağı ise Toplum Sağlığı Merkezine dönüşecektir. Tufanbeyli Devlet Hastanesi'nde 4924 sayılı kanuna göre çalışan sözleşmeli devlet memurları bugüne kadar Tufanbeyli Devlet Hastanesi'ne birçok kez takdir kazandırmıştır. 2009 yılında 2 dahiliye 1 kadın doğum 1 aile hekimi ve bir diş tabibi, acil serviste ise 4 pratisyen hekim görev yapmaktadır.

    Yaşam Tarzı
    Tufanbeyli halkı geçimini çoğunlukla çiftçilikle sürdürmektedir. İlçede küçük çapta ticaret olsa da bu iç bir ticaret olup tarım ürünleri dışında üretilip dışarıya satılan fazlaca kalem yoktur. İlçe nüfusu son dönemlerle özellikle Adana ve Kayseri'ye iş sebebiyle göç vermiştir.

    Düğünler tüm halkın katılımıyla güzel bir ortamda geçer. 3 gün süren düğünün 1. günü oğlan evinde öğle yemeğinin verilmesi ve akşam ev önünde davulların çalınması ve misafirlerin oyunlarıyla başlar. Bu oyunlarda kızlar ve erkekler tek tek ya da gruplar halinde çıkıp oynarlar. Bunun yanısıra önemli bir oyun şeklide halaylardır. Halaylarda 10 kişi ve üzeri kadınlı erkekli topluluk birlikte figürleri icra ederler. bu oyunlardan bazıları Kırıkhan, Malatya, Adana üçayağıdır (üçayak). Daha çok erkekler arasında oynanan sinsin de bu oyunlardan biridir. 2. gün sabah oğlan evinde çalınan düğün kınacının kız evine gitmesiyle devam eder. Kınacı gelinliği kız evine kadar götürür. kınacı (oğlan evinin toplanıp kalabalık bir şekilde kız evine gitmesidir) kız evine gittikten sonra o akşam kız evinde ya da halka açık bir alanda Kına Merasimi yapılır ve geline kına yakılır. o gece saat 00:00'a kadar düğün devam eder. sabah oğlan evinde davullar çalmaya başlar ve öğleden sonra 15:00 civarları oğlan evi araçlarla konvoy oluşturarak kız evine gider. buradan gelin alınır ve kısa bir ilçe turu atıldıktan sonra oğlan evine gelin iner. bu şekilde düğün merasimi tamamlanmış olur.

    Yaşam içerisindeki önemli ayrıntılardan biride cenaze durumlarında öne çıkar. Tüm halk cenaze evinde toplanır. Cenaze defnedildikten sonra yakın akrabalar 3 gün bu evde kalır ve cenaze sahiplerini yalnız bırakmaz. 3.gün öğle namazından sonra mehrumun hayrına bir yemek verilir. 7. gün yine mehrumun hayrına bir yemek verilir. bu iş 40. ve 52. günde de tekrar edilir. bu süre zarfında dualar ve sureler okunmak suretiyle mehrumun ve tüm insanların adına Allah'tan yardım istenir. Kur'an-ı Kerim'den okunan sureler ile hem aile efradının hem de yakınlarının teskin edilmesi de sağlanmış olur. Taziye için gelen herkes mutlaka Kur'an okutarak günahların affı için Allah'a sığınır.

    KÜREBELİ YAYLASI Tufanbeyli halkı eskiden beri hayvancılıkla da uğraşmaktadır. yaz geldiğinde özellikle hayvanlarının daha rahat beslenmesi için yaylaya göç ederler. Tufanbeyli halkının yaylası kürebelidir. Yazları aileler (hala hayvancılıkla uğraşanların bir bölümü) Kürebeli yaylasına çıkar ve burada tüm yazı geçirirler. doğasının güzelliği ile bir cennet harikasıdır kürebeli. 1500-1800 rakım arasında yazın sıcaklığından uzak, göl kenarında tatlı bir yaşamdır kürebeli hayatı.

    Aileler
    Tufanbeyli'de oldukça geniş sülaleler vardır. Ve bunların tamamı farklı zamnlarda buraya yerleşmiş olsa da kız alıp vermeler nedeniyle tüm ilçe birbirine akraba olan insanlardan oluşmuştur. Herkes birbirini tanır. Soyadı kanunu sonrası birbirine akraba olan sülaleler kardeşlerin farklı soyad almalar sebebiyle ayrılmış gibi görünseler de aslında Tufanbeyli'de soyad fazlalığı kadar farklı aileler yoktur.


    İlçede bulunan sülaleler; SEZGiNler, Ahrazlar (Araz'lar, Çağlar'lar, Gürler'ler) Burak, Özen, Sapmaz, Batkı, Keçe, Aktürk, Çinçik, Karan, Güver, Alcı, Alçın, Ergü, Balı, Aka, Baytekin, Berksoy, Öztürk, Küncü.

    Bu ailelerden bazılarına aittir.

    Tufanbeyli'de aile bağları önemlidir. Her aile çekirdek aile yapısında kurulsa da Amca (emmi), Dayı, Hala, Teyze, Dede, Nine (nene), Amcaoğlu (emmioğlu), Amcakızı (emmiığzı), teyzeoğlu (dezzeoğlu), teyzekızı (dezzığzı), dayıoğlu, dayıkızı (dayığzı), emmice kavramları hala geçerliliğini korur.

    Tarım
    İlçede buğday, şekerpancarı, fasulye, nohut, patates üretimi çoğunluğu oluşturmaktadır. Son yıllarda meyvecilik içinde adımlar atılmaktadır. Su kaynakları açısından zengin olmasına rağmen kullanım yönünden zayıftır.

    Tufanbeyli Tarihi

    Tufanbeyli ilçesi sınırları içerisinde kalan Comona (Şar Köyü)'nın tarih sahnesinde önemli yeri vardır. İlçedeki en önemli tarihi kalıntıların bulunduğu Şar Köyü'nde Roma, Bizans ve Hitit dönemlerine ait kalıntılar bulunmaktadır. Bunlardan ayakta olanlardan bazıları Ala Kapı, Kırık Kilise ve Antik Tiyatrodur. Tufanbeyli Hitit döneminin önemli merkezlerinden biridir. Kizzuwatna Krallığınin en önemli merkezlerinden olan Comona o dönem için dini bir devlet niteliğindeydi. iç işlerinde bağımsız dış işlerinde ise Hitit Krallığına bağlı olan bu dini gücü olan devlet döneminde önemli olaylar cereyan etmiştir. Hitit Kralları insanlar üzerindeki etkisini yükseltmek için Kizzuwatna Krallığından kızlarla evlenirler ve bu dini gücü kullanırlardı. Tarihin ilk yazılı anlaşması olan Kadeş anlaşması Hitit Kralı III.Hattuşili, Mısır Firavunu II.Ramses ve Hitit Kralının eşi (Kizzuwatna Kralının kızı- Puduhepa) arasında imza edilmiştir. Buradan hareketle Tufanbeyli ve çevresinin tarihteki önemli yeri bir kez daha ön plana çıkmaktadır.

    Kraliçe Puduhepa: Puduhepa, çok ilginç bir şahsiyettir. Hititlerde babaerkil toplum sistemi, gerçi araştırmalara göre, Hattiler'den etkilenerek onlardan aldıkları Tawanannalık (anakraliçe) sistemiyle yumuşamaya başlamıştı, ancak Puduhepa Hitit Ülkesine kadın eşitliğini ve haklarını getiren Kizzuwatnalı bir rahip kızıydı. III.Hattusili Kades Savaşı dönüşünde Lawazantiya'ya gelmiş ve Puduhepa ile evlenmiştir. Araştırmalara göre, Puduhepa kurnaz bir kadındır ve bir süre sonra kralın tüm işleriyle ilgilenen ihtiraslı biri olacaktır. III.Hattusili'nin bu evliliği yapmasında bazı politik çıkarlarının olduğu konusunda görüşler vardır. Puduhepa'nın en dikkat çekici özelliklerinden birisi, Hattusa'da kralın üzerinde kurduğu siyasi otoridedir. Birçok konuda, özellikle de, devlet işlerinde kocasını hypokondiac yapmış ve onu bir kenara iterek tüm işlerle kendisi ilgilenmiştir. Her konuda söz sahibidir; yolsuzluk davalarına bakmak, doktor atamak, fal baktırmak, tanrılara adaklar sunmak, diğer ülkelerle yazışmak gibi bütün konular onun tekeline girmiştir. 16 yıl sonra bir devlet anlaşmasına mühür basan tek kraliçe de Puduhepa'dır. Puduhepa'nın imza attığı bu andlaşma Kadeş andlaşmasıdır. Bu andlaşmadan sonra, Mısırla ilişkilerin geliştirilmesinde kraliçenin çabaları yadsınamaz.