Tesettürlü kardeşlerimin dikkatine !

Harbi Muhabbet bölümünde yer alan bu konu By.Shadow tarafından paylaşıldı.

  1. By.Shadow

    By.Shadow KaLb-i Mecruh.*

    Tesettürlü kardeşlerimin dikkatine !

    Muhterem Başörtülü Hanımefendi Kardeşlerim,

    Sizlere bu mektubu yazmamın sebebi
    hergün gördüğüm insanların içinde yer alan
    yüzlerce başörtülü kardeşimin bazılarında
    tesbit ettiğim giyinme yanlışları
    hakkında sizleri uyarmak istememdir.
    Buna cür`et etmemin sebebi de
    Yüce Rabbimiz Allah`ın şu ayeti ve önderimiz
    Hz. Muhammed`in (s.a.v.) şu sözleridir:

    * "Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip
    kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun.
    İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
    " (Al-i İmran Suresi Ayet 104)

    * "Sizden birisi bir kötülük görürse onu eli ile değiştirsin,
    buna gücü yetmezse dili ile değiştirsin,
    buna da gücü yetmezse kalbi ile bu durumu kötü görsün;
    ki bu da imanın en zayıfıdır." (Hadis-i Şerif)

    * "Ya iyiliği emreder, kötülüğü menedersiniz;
    ya da başınıza Allah`tan gelecek bir musibeti beklersiniz."
    (Hadis-i Şerif)

    * "Muhakkak ki din nasihattır." (Hadis-i Şerif)

    Muhterem Kardeşlerim,

    Öncelikle şunu belirtmek isterim ki,
    bazı İslam düşmanlarının iftiralarının aksine bu din,
    kadını hor gördüğünden değil;
    tam aksine onu herkesin istediği şekilde göremeyeceği
    nadide bir mücevher gibi kabul ettiğinden,
    onu kem gözlerden korumak istediğinden
    yani ona değer verdiğinden dolayı
    örtünme emrini getirmiştir.
    Şu bilinmelidir ki İslam`dan başka hiçbir sistem,
    hangi inançtan olursa olsun,
    sonuçta bütün insanların ulaşmak istediği
    en değerli yer olan Cennet`i,
    "anneler`in ayağının altında" kabul edecek kadar;
    "Sizin en iyiniz kadınlarına karşı en iyi olanınızdır."
    diyecek kadar ve doğum sırasında ölen kadını "şehid"
    kabul edecek kadar kadınlara değer vermemiştir.

    Başörtüsü ve örtünme emri, farz olduğu
    "müslümanlar" tarafından kesin olarak bilinen bir emirdir;
    bu konuda hiç bir şüphemiz yoktur ve müslümanlar
    bu emri severek yerine getirirler.
    Çünkü onlar Allah`ın ve Rasulunün emirlerine
    sıkı sıkıya bağlıdırlar ve "şiddeti her tarafa yayılacak
    olan büyük bir günün azabından" korkarlar.

    Son senelerdeki başörtüsü tartışmaları,
    bazı bilgisiz veya kötü niyetli
    kişilerin yanlış veya kasıtlı yorumları
    halkımızdan bazı kesimleri yanıltma ve sanki
    İslam`da örtünme emri yokmuş gibi bir hava estirme amacı gütmektedir. Birtakım yeni yetme İlahiyatçı veya din adamı görüntüsündeki şahıslar
    dünyada tek akıllı kendileri kalmış gibi
    Allah`ın ve Peygamberi`nin
    bu kesin emrini ilgili ayet ve hadisleri
    kendi hevesleri doğrultusunda yorumlayarak yozlaştırmaya çalışmaktadırlar. Bu kişilere sormak gerekir;
    örtünme emrini (hâşâ) Peygamberimiz`den başlayarak asırlar boyunca bütün Sahabe,
    herbiri yüzlerce eser vermiş
    bütün İslam alimleri ve sonra bütün
    Müslümanlar yanlış anladı da;
    üç-dört kitap yazmayla profesör olan
    bu yeni yetmeler mi doğru anlıyor(?)
    Tabii ki hayır...
    Hadi bir anlık bütün dînî emir ve kavramları
    bir tarafa bırakalım, din diye birşey yok farzedelim;
    bu durumda bile başörtüsü bizim için vazgeçilmezdir.
    Çünkü başörtüsü bizim örfümüzde,
    kültürümüzde, tarihimizde kayıtlıdır, kazılıdır:
    İşte Anadolu Kurtuluş Savaşı`nda
    kağnıyla cepheye mermi taşıyan başörtülü ninelerimiz,
    işte köyüne saldıran düşmana satırla girişen Nene Hatunlar,
    işte örtüye uzanan bir düşman eli sebebiyle
    Maraş`tan Güneydoğu Kurtuluş hareketini başlatan
    Kahraman Maraş halkı ve işte "İstiklal Marşımızın yazarı"
    büyük şair, büyük insan
    Mehmet Akif Ersoy ve onun iki dizesi...:

    Kızımın iffeti batmakta rezîlin gözüne;
    Acırım tükrüğe billâhi tükürsem yüzüne!

    Başörtüsüne karşı duran bir Anadolu insanı
    bırakın dinine karşı olmayı,
    kendi milliyetine ve kültürüne karşıdır demektir,
    bir zamanlar Maraş`ta örtüye el uzatan düşmanla aynı safta demektir... Bu girişin ardından tekrar esas konumuza dönelim.

    Çok Değerli Başörtülü Hanım Kardeşlerim,

    Örtünme emrinin amaçları arasında
    siz değerli hanım kardeşlerimizi kem gözlerden,
    hain bakışlardan korumak ve yabancı erkeklerin dikkatinin üzerlerinize çekilmemesini sağlamak olmasına rağmen,
    bazı kardeşlerimiz bu emri yerine getirmeye çalışırken
    yaptıkları hatalarla bu amaçların tersinin gerçekleşmesine
    sebep oluyor ve maalesef
    örtünüyoruz sandıkları halde örtünmüyorlar.
    Bu durum da sizleri seven ve saygı duyan
    biz erkek din kardeşlerinizi üzüyor.
    Çünkü siz bizler için çok değerlisiniz.
    Sizler bizim ya anamız, ya bacımız,
    ya kızımız ya da hanımımızsınız.
    Bizler sizin yalnızca Allah`ın emrini tutarak
    örtünmenizden dolayı sizlerle gurur duyuyoruz,
    sizler bizim namusumuz ve
    Fatih`leri doğuran ve doğuracak
    en değerli varlıklarımızsınız,
    bizler sizin saçınızın bir telini bile
    esen rüzgardan sakınırız, kıskanırız.

    Şimdi burada öncelikle konumuzla
    ilgili olan ve eğer müslümansak bizleri bağlaması gereken, hanımların giyinmesi ile ilgili bir ayeti,
    Peygamberimizin sözleri olan hadislerden birkaçını ve O`nun ocağında yetişmiş değerli hanımı
    Hz. Aişe`nin iki sözünü sizlere hatırlatmak istiyorum:

    1- Ayet: "Mü`min kadınlara da söyle:
    Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar;
    namus ve iffetlerini esirgesinler.
    Görünen kısımları hariç, zinetlerini açmasınlar.
    Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar...
    Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye
    ayaklarını yere vurmasınlar..." (Nûr Suresi Ayet 31.)

    2- Hadis: Hz. Aişe`den rivayet edildiğine göre
    bir gün kızkardeşi Esma ince bir elbise ile
    Rasulullah`ın huzuruna girmişti.
    Hz Peygamber bunun üzerine
    hemen ondan yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu:
    "Ey Esma! Şüphesiz kadınlar erginlik çağına ulaşınca
    onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir.
    " Hz Peygamber bunu söylerken yüzünü ve ellerini işaret etti.
    (Ebu Davud Libas 31.)

    3- Hadis: "Ümmetimin son dönemlerinde giyimli
    fakat çıplak bir takım kadınlar olacak,
    bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır.
    Onlar cennete giremez, cennetin kokusunu bile alamazlar."
    (Ebu Davud Libas 125, Cennet 52.)

    4- Hadis: Birgün Peygamberimiz bir arkadaşına
    Mısır`da dokunmuş bir keten kumaş vermiş,
    yarısından kendine gömlek diktirmesini,
    diğer yarısından ise hanımının giysi yapmasını istemiştir.
    Ancak daha sonra şöyle buyurmuştur:
    "Hanımına git söyle altına bir gömlek diksin.
    Çünkü vücut şeklinin ortaya çıkmasından korkarım."
    (El Kurtubî, El Cami`, XIV, 156.)

    5- Peygamberimizin Hanımı Hz. Aişe`nin Sözleri:
    Temim Oğulları kabilesinden bir takım kadınlar
    Hz Aişe`yi ziyarete gelmişlerdi.
    Üstlerinde ince giysiler vardı. Hz Aişe onlara şöyle dedi:
    "Eğer sizler mü`minler iseniz,
    bunlar inanmış hanımların giysileri değildir.
    Eğer mü`min değilseniz o zaman durum değişir."
    Yine birgün onun huzuruna,
    ince başörtülü bir gelin getirilmişti.
    Bunun üzerine O şöyle dedi:
    "Nûr Suresine inanan bir kadın bunu örtünmez."
    (El Kurtubî, El Cami`, XIV, 157.)

    6- Hadis: "Bir kadın koku sürünerek dışarı çıkar
    ve koku ulaşsın diye bir topluluğun yanına giderse
    zinaya bir adım atmış olur."
    (Tirmizi, Edeb, 35; Nesâî, Zîne, 35)

    7- Hadis: "Kadınlardan erkeklere benzeyenlerle;
    erkeklerden kadınlara benzeyenler bizden değildir."
    (Buhârî, Libas, 61)

    Muhterem Başörtülü Kardeşlerim,

    Şimdi sizlere bu mektubu yazma sebebim olan
    noktalara değinmeye geçebilirim.
    Burada bazı hanım kardeşlerimizin
    özellikle yaz aylarında düştükleri
    örtünme ve giyinme yanlışlarını
    madde madde sayarak sizleri uyarmak istiyorum:

    A- SOKAKTA GİYİLEN ELBİSEDE YAPILAN YANLIŞLIKLAR:

    1- İçi gösteren astarsız ve ince gömlek, elbise,
    özellikle etek (şifon ve organze türü):
    Bazı kardeşlerimiz sokakta dış elbise olarak,
    güneş ışığı veya dükkanların ışıkları vurduğu zaman
    ve hatta ışık vurmadan bile içini gösteren
    ince elbise veya ceket altı etek giyiyorlar.
    Bu da çok vahim sonuçlara neden oluyor
    ve maalesef bazen içiniz görünüyor.
    Bu tür giyinme hatası geçen yaz mevsiminde
    had safhada idi bu yaz da öyle olacağa benziyor.
    Kardeşlerimiz bu tavırlarıyla
    yukarıda saydığımız 2, 3, 4 ve 5.
    hadislere aykırı davranıyorlar. Lütfen bu yanlışa düşmeyin.

    2- Dar ve vücuda yapışan elbise, tişört ve gömlek:
    Sokakta dış elbise olarak bu tür şeyler giyilince
    vücut hatları belli oluyor ve erkeklerin
    dikkatini çeker bir hale geliyor.
    Bu tür giyinişler de örtünme emrinin genel amaçları
    ile yukarıdaki 3. ve 4. hadislerin emirlerine aykırı.
    Lütfen sokakta dış elbise olarak bu tür şeyleri giymeyin.

    3- İçi göstermese ve dar olmasa bile
    kumaşının türü sebebiyle vücuda yapışan
    ve vücut hatlarını belli eden elbise ve etek.
    (Buzy, ipekli türü vb.):
    Bir üst maddedeki mahzurlar bu tür giyinişte de mevcut.
    Lütfen sokakta dış elbise olarak bu tür şeyleri giymeyin.

    4- Pantolon:
    Bazı başörtülü hanım kardeşlerimiz dış giysi olarak
    beline kadar bir üst elbise veya ceket giydiği halde
    belden aşağısı açıkta kalacak şekilde altına pantolon,
    hatta bazen dar pantolon ve hatta ne kadar acıdır ki
    bazen de bulucin giyiyorlar.
    Bu da vücut hatlarını belli ediyor ve dikkat çekiyor.
    Üstelik başörtülü bir hanımın
    böyle giyinmesi daha çok dikkat çekiyor ve
    İslam`la alakası olmayan insanların bile
    "Şuna bak bir de başörtüsü takıyor!"
    demesine neden oluyor. Onların öyle demesi bir yana
    bu tür giyinişler örtünme emrinin genel amaçları ile
    çelişki halinde. Bir de bu tür bir giyiniş yukarıdaki
    7. hadiste geçen Peygamber Efendimizin şiddetli
    yasağının sınırlarını zorluyor.
    Lütfen bu tür olumsuzluklara
    sebep ve bir erkek giysisi olan
    pantolonu sokakta giymeyiniz.

    5- Kısa kollu elbise:
    Hayret edilecek bir şekilde son zamanlarda
    bu tür giyinişlere de rastlıyoruz.
    Özellikle bazı genç hanım kardeşlerimiz de
    üstlerine delikli, dantelli veya saydam
    bir üst giyisisi alıyor ve
    kısa kollu giyisisi bunun altından görülüyor.
    Oysa örtünme emrinin gerçekleşmesi için
    kolların kapalı olması gerekiyor.
    Yukarıdaki 2. hadiste Peygamberimiz,
    hanımların yabancı erkeklere karşı yalnızca
    yüz ve ellerinin açık kalacabileceğini söylüyor.
    Lütfen bu noktaya dikkat edin ve
    bu tür yanlışlara düşmekten kaçının.

    6- Yırtmaçlı etek:
    Anlaşılması çok güç ama bazı kardeşlerimiz de
    dış elbise olarak altlarına yırtmaçlı etek giyiyorlar.
    Gene anlaşılması çok güçtür ki bu yırtmaç
    bazen diz kapaklarına kadar bile çıkabiliyor.
    Kardeşlerim! Böyle örtünme olur mu?
    Yanlış yapıyorsunuz!
    Yoksa son zamanlardaki tesettür tartışmaları,
    televizyon ve tesettür defileleri vs. bizlere temel bazı şeyleri,
    bazı değerleri unutturdu mu?
    Kardeşlerim bu tarzda bir giyinmeyle ayete de hadise de,
    örtünme emrinin amaçlarına da muhalefet ediyorsunuz.
    Tesettürlü bir hanımınefendinin
    böyle bir giyiniş tarzı olamaz.
    Lütfen bu hataya düşmeyiniz.

    7- Manto ve pardesü türlerinden:
    1-İçini gösteren,
    2-Çok aşırı süslü,
    3-Çok dikkat çekici renkli (mesela kırmızı),
    4-Dar,
    5-Uzun yırtmaçlı,
    6-Parlak deri,
    7-Bele doğru daralan (Rus modeli):

    Bu tür pardesü ve mantolar da dikkatleri
    üzerinize çekmenize veya bazen
    vücut hatlarınızın belli olmasına sebep oluyor.
    Oysa örtünme emrinin amaçları
    arasında bunları önlemek var.
    Lütfen pardesü ve mantonuzun böyle olmamasına
    özen gösterin.


    B- BAŞÖRTÜSÜ YANLIŞLARI:

    1- İçini gösteren ince türde baş örtüsü:
    Yine arkadan ışık vurunca ve
    hatta bazen vurmadan bile içini gösteren
    başörtüler takılıyor. Bu durum da yukarıda
    5. maddede Hz. Aişe`nin söylediği gibi
    dinin bu emrine açık bir muhalefet oluyor.
    Lütfen sokakta takacağınız başörtünüzü
    seçerken ve takarken içini göstermeyecek
    kalınlık ve kalitede olmasına dikkat edin.

    2- Boynu örtmeyen baş örtüsü:
    Bu yanlış uygulamaya da oldukça çok rastlanıyor.
    Yalnızca çene altında veya ensede bir düğüm atılınca
    boyun açık kalıyor ve yukarıdaki 1. ayette geçen
    "Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar"
    emri gerçekleşmiyor.
    Lütfen başörtünüzün ucunu boynunuzu da
    kapatacak şekilde yakanızın üzerine sarkıtın.

    3- Saçı tam örtmeyen,
    saçtan arkaya kayan ve saçın önünü dışarı
    çıkaran baş örtüsü:
    Bu yanlışa bir üst 2. maddedeki gibi
    başını bağlayan kardeşlerimiz düşüyor
    ve örtünme emri tam olarak gerçekleşmiyor.
    Lütfen başörtünüzü güzel ve sağlam bağlayarak
    veya altına tülbent takarak kaymamasını
    ve saçınızın hiçbir tarafının görünmemesini sağlayınız.

    4- Aşırı süslü, dikkat çekici renkte
    (mesela kırmızı) ve yaldızlı başörtüsü:
    Bu tür başörtüsü de dikkatleri ve bakışları üzerinize çekiyor.
    Oysa ki bu sonuç örtünme emrinin hedeflerinden değil.
    Lütfen sade veya aşırı süslü olmayan başörtülerini tercih edin.

    5- Pardesü veya elbisenin içinde bırakılmak
    ve boyun veya ense üzerinde düğümlenmek suretiyle sıktırılan, böylece başın veya saçın şeklini ortaya çıkaran başörtüsü:
    Yukarıda saydıklarım kadar tehlikeli olmasa da bu uygulama özellikle genç hanım kardeşlerimiz arasında oldukça yaygın.
    Hele bazı kardeşlerimiz başörtülerini
    böyle bağlamakla birlikte bir de saçlarını topuz yapıyor veya yukarıya doğru topluyorlar. Bu durumda başları
    3. hadiste geçen tabirle "deve hörgücü"ne benziyor.
    Takdir edersiniz ki bu da çok dikkat çekici oluyor
    ve örtünmenin amacını bir ölçüde tehlikeye düşürüyor.
    Bu kardeşinizi dinlerseniz lütfen böyle yapmayın
    ve ayette geçtiği gibi başörtünüzü
    yakanızın üzerine koyarak sarkıtın derim.

    C-AKSESUAR VE AYRINTI YANLIŞLARI:

    Bunları şöyle sıralayabiliriz:
    Bazı genç hanım kardeşlerimin kullandıkları;
    -Özellikle nakışlı eşarp altı alın süsleri,
    -Dış elbisenin üzerine giyilen çok süslü
    ve dikkat çekici delikli, dantelli, saydam
    veya çok parlak deriden ceketler,
    -Cafcaflı ve parlak çantalar,
    -Aşırı süslü, dikkat çekici, uzun topuklu
    veya çok yüksek tabanlı ayakkabılar,
    -Tıbbî zorunluluğu olmayan ve gösteriş niyetiyle takılan güneş gözlükleri,
    -Yukarıdaki 6. hadise aykırı olarak
    aşırı tarzda parfüm sürünme ve makyaj.

    Çok Değerli Genç Hanımefendi Kardeşlerim!

    Gençlik çağında olmanız sebebiyle
    güzel görünmek ve beğenilmek istediğinizi biliyorum.
    Ancak inanın ki siz kardeşlerimin
    güzel olmak ve beğenilmek için bu süslü şeylerin
    hiçbirine ihtiyacınız yok.
    Çünkü sizin yüzünüzde Allah`ın verdiği bir nur var,
    sizin yüzünüzde Peygamberimizin
    "İmandandır" dediği "Hayâ"nın yani utanmanın güzelliği,
    berraklığı, temizliği var. Ben, şu dizelerde sizleri görüyorum:

    O YÜZ, HER HATTI TEVHİD KALEMİNDEN BİR SATIR;
    O YÜZ Kİ, GÖZ DEĞİNCE ALLAH`I HATIRLATIR...

    Bu güzelliği ve nuru siz göremeseniz de biz görüyoruz;
    siz bilemeseniz de biz biliyoruz.
    Hatta öyle ki bu nurunuz bazı karanlık odakları ve
    yarasaları da rahatsız ediyor...
    Bu güzelliğiniz, bu nurunuz yıkılmak,
    yok edilmek isteniyor...

    Kardeşlerim, tabii ki temiz,
    uyumlu ve size yakışanı giyeceksiniz,
    tabii ki paspal olmayacaksınız.
    Temizlik ve düzen zaten bizim dinimizin emirleri arasında.
    Ama bir müslümanın çoğu işinde olması gerektiği gibi
    orta yolu kaybetmeyeceğiz.
    Bahsettiğim türlerde yanlış giyinerek dikkat çekme sınırına geçmeyeceğiz. Ve genç kardeşlerim şunu da bilin ki
    eğer evleneceğiniz erkek, sizi sadece görünüşünüzden ve güzelliğinizden dolayı beğenecekse bu durumun
    ileride sizin için bir felaket olma ihtimali vardır.
    Çünkü güzellik birgün gidebilir veya
    birgün sizden daha güzel bir insan çıkabilir;
    eğer o kişi sırf güzelliğinize bakıp da
    sizi tercih etmişse böyle bir durumda
    sizden uzaklaşması ihtimali de yüksektir. Buna karşılık beğenilmenizi ve tercih edilmenizi sağlayan sizin temizliğiniz, sadeliğiniz, iç güzelliğiniz,
    hayânız, terbiyeniz ve ahlâkınız olursa
    -Allah`ın izniyle- ömür boyu hiç bitmeyecek güzellikler başlar.
    Eğer imanlı ve dindar beyler istiyorsanız
    bu niyette olmanızı tavsiye ederim.
    Çünkü sizi arayacak olan müslüman ve dindar erkekler de
    Peygamber Efendimizin şu hitabıyla karşı karşıyadır
    ve ona göre hareket edeceklerdir:
    "Kadın dört şeyi için nikâhlanır:
    Malı, güzelliği, soyu ve dini için.
    Sen dindar olanını tercih et..."

    Değerli Başörtülü Hanım Kardeşlerim,

    Bu söylediklerimi lütfen
    "İyi dost acı söyler." sözü çerçevesinde,
    sizleri seven bir kardeşinizin uyarısı olarak alın.
    Benim kimseye bir kastım veya ithamım yok.
    Allah ve Rasulunu tasdik eden herkes müslümandır.
    Ancak Allah`ın bir emrini yerine getirirken
    bunu doğru uygulamak lazım;
    yoksa bilmeden zararlı çıkılabilir
    veya hedeflenen fayda elde edilmez.
    Dediğim gibi sizler bizim için çok değerlisiniz.
    Onun için bu kadar şey söyledim. Değerli olmasanız
    "hadi canım banane" der geçerim.
    Ama bunu yapamıyorum,
    çünkü sizler bizim umudumuzsunuz.

    Son olarak sizlerden iki ricam var;
    Birincisi, lütfen kitap okuyarak veya
    alim insanların katıldığı hanım toplantılarına katılarak,
    İslamî radyoların programlarını dinleyerek
    bilginizi artırın ve dinimizi doğru öğrenin,
    doğru öğrenilmesini sağlayın.
    Dünya hayatınız ile ilgili bilgilerin yanında
    ahiret hayatınız için de bilgiler öğrenin.
    Benim burada anlattıklarım bazı yanlışlara
    dikkat çekmektedir,
    sizin başörtüsü ve diğer meseleler ile ilgili bilmediğiniz
    bir konu varsa ayrıntılı bilgi için güvenilir
    ilmihal kitaplarına başvurun
    ve bilgiyi tam kaynağından öğrenin.

    İkincisi ve en önemlisi;
    lütfen burada yaptığım uyarıları tanıdığınız başörtülü arkadaşlarınıza da ulaştırın
    ve bunların mümkün olduğu kadar
    çok insana ulaşmasını sağlayın ki
    bu yanlış uygulamalar sona ersin.

    Mektubuma burada son verirken
    hepinize en içten saygılarımı sunuyor ve sizleri
    Allah`a emanet ediyorum.
    Umarım siz de bana dua eder ve:
    "Allah`ım bu kardeşimize ilim yolunu nasib et
    ve onun ilmini artır." dersiniz.


    Allah razı olsun. . .