Temel İngilizce Dilbilgisi

Yabancı Dil bölümünde yer alan bu konu SüKuN tarafından paylaşıldı.

  1. SüKuN

    SüKuN Harbi Aktif Üye

    Temel İngilizce Dilbilgisi





    parts of speech

    İngilizcede sekiz sözbölüğü vardır. İngilizce sözcüklerin her biri bu sekiz türden birine aittir. Ancak, çeşitli anlam ve kullanılışı olan bir sözcük bu gruplardan birden fazlasına girebilir. Bu bakımdan birçok sözcük için sekiz gruptan şu gruba aittir demek mümkün değildir. Sadece o kullanılışıyla hangi gruba ait olduğu söylenebilir. Aynı sözcük başka bir anlamda kullanılışıyla diğer bir grup içinde yer alabilir.


    Örneğin fast sözcüğü,


    "oruç" anlamında isim
    "oruç tutmak" anlamında fiil
    "hızlı" anlamında sıfat
    "hızlı, hızlı olarak" anlamında zarf

    olarak kullanılabilir. Birçok sözcük için de durum aynıdır. Bu bakımdan bir sözcüğü öğrenirken onun anlamlarını ve bu anlamlardayken hangi grupta olduğunu da bellemek gerekir.

    Sözünü ettiğimiz sekiz sözbölüğü şunlardır: Parantez içinde verilen örnek sözcüklerden bazılarının yukarıda sözünü ettiğimiz gibi birden fazla grup içinde olabileceğini hatırdan çıkarmayınız.


    1. NOUNS - isimler (table, beauty, Helen, army)

    2. ADJECTIVES - sıfatlar (good, white, this, every, what, some, my)

    3. PRONOUNS - zamirler (you, he, this, each, himself, many, which)

    4. VERBS - fiiller (go, learn, have, write)

    5. ADVERBS - zarflar (quickly, badly, now, here)

    6. PREPOSITIONS - edatlar (in, on, under, across, since)

    7. CONJUNCTIONS - bağlaçlar (and, or, so, but)

    8. INTERJECTIONS - ünlemler (Hey! Oh! Heaven!)


    Temel İngilizce Dilbilgisi





    NOUNS-İSİMLER

    common nouns - cins isimler
    proper nouns - özel isimler
    abstract nouns - soyut isimler
    collective nouns - topluluk isimleri
    compound nouns - birleşik isimler

    ismin tanımı


    Varlıklara ad olan sözcüklere isim denir. İsimler, insan, hayvan eşya gibi varlıkları ve soyut kavramları adlandıran sözcüklerdir.

    tree (ağaç) Mary
    book (kitap) Ankara
    house (ev) England
    dog (köpek) Mrs Miller
    man (adam) Ahmet
    student (öğrenci) Turkey

    crowd (kalabalık) beauty (güzellik)
    group (grup) happiness (mutluluk)
    **** (takım) courage (cesaret)
    army (ordu) whiteness (beyazlık)
    class (sınıf) health (sağlık)
    flock (sürü) poverty (yoksulluk)

    sözcükleri birer isimdir. Bunlar tanımda belirttiğimiz şeyleri adlandırmaktadırlar.



    isimlerin türleri


    İngilizcede isimler genel olarak Türkçede olduğu gibidirler. Bunların türlerini ve özelliklerini sırayla görelim:

    İngilizcede isimler aşağıda gördüğümüz dört gruptan birine girerler.

    1. common nouns /'komın naunz/ cins isimler
    2. proper nouns /'propı naunz/ özel isimler
    3. abstract nouns /'ebstrekt naunz/ soyut isimler
    4. collective nouns /kı'lektiv naunz/ topluluk isimleri


    Bu grupları teker teker ele alıp inceleyelim :






    1. common nouns - cins isimler

    Tanımdaki örneklerin ilk bölümünde bulunan tree, house, man, dog gibi sözcükler common nouns sınıfındandırlar. Bunlar gösterdikleri varlıkların tümüne aittirler. Örneğin, tree (ağaç) sözcüğü tüm ağaç cinsinin ismidir; student (öğrenci) sözcüğü tüm öğrenciler için kullanılan bir isimdir.


    table (masa) radio (radyo)
    girl (kız) cat (kedi)
    horse (at) shop (dükkân)
    teacher (öğretmen) father (baba)


    sözcükleri isimlendirdikleri türün hepsine isim olan ve hepsi tarafından paylaşılan isimlerdir. Bunlar birer common noun - cins isimdir.


    2. proper nouns - özel isimler

    Yukarıda gördüğümüz ve bir türün hepsine ait olan isimlere karşın, sadece bir tek şeye ait olan ve yalnız onu belirten isimler vardır. Bunlara proper nouns - özel isimler denir. Çoğunlukla şahıs, yer gibi varlıklara ait olan bu özel isimler Mary, Almanya, Paris, Konya, Mr Brown gibi bir tek şahıs veya yere ait olan, sadece onu gösteren sözcüklerdir.


    Tom Himalaya
    Miss Smith Berlin
    Selma Mr Green
    İstanbul İspanya
    New York London

    Özel isimlerin baş harfleri daima büyük harfle yazılır.


    3. abstract nouns - soyut isimler

    Elle tutulup gözle görülen ve yukarıda gördüğümüz tür isimlerle isimlendirilen varlıklardan başka, birer kavram, nitelik, durum gösteren isimler vardır ki bunlar abstract nouns - soyut isimler türünü oluştururlar.


    goodness (iyilik) joy (sevinç)
    length (uzunluk) poverty (yoksulluk)
    belief (inanç) charm (cazibe)
    beauty (güzellik) hope (ümit)
    fear (korku) hunger (açlık)


    4. collective nouns - topluluk isimleri

    Aynı cinsten birçok varlığı topluca adlandıran, onları bir bütün olarak belirten sözcüklere collective nouns - topluluk isimleri denir. Örneğin, forest (orman), crowd (kalabalık), audience (dinleyiciler), cattle (sürü) gibi isimler ağaç, insan, hayvan topluluklarını bir bütün olarak adlandırırlar.

    committee (kurul) group (grup)
    class (sınıf) family (aile)


    compound nouns - birleşik isimler

    Dört grupta topladığımız isimlerin bazıları birleşerek compound nouns birleşik isimler meydana getirirler. Bunların bazıları birleşik, bazıları ise aralarında (-) işareti ile yazılırlar.

    teapot (çaydanlık) armchair (koltuk)
    bedroom (yatak odası) maid-servant (kadın hizmetçi)
    civil servant (memur) childcare (çocuk bakımı)
    newspaper (gazete) shoemaker (ayakkabıcı)
    bookseller (kitapçı) housewife (ev hanımı)

    İsimlerin dört türünü ve bazı isimlerin birleşerek meydana getirdikleri birleşik isimleri gördükten sonra İngilizce isimlerde dişilik, erkeklik, cinsiyetsizlik durumlarını belirleyen (gender /'cendı/ - cins) konusunu, bundan sonra isimlerin nasıl çoğul hale getirileceğini açıklayan (plural /pluı:rıl/ - çoğul) konusunu, daha sonra da isimlerin cümle içindeki halini açıklayan (case /keys/ - hal) konularını inceleyerek isim konusunu tamamlayacağız

    Temel İngilizce Dilbilgisi





    GENDER /'cendı/ - CİNS

    eril, dişil şekiller
    İngilizcede isimlerin dişi, erkek veya cinsiyetsiz oluşları Almanca, Fransızca dillerinde olduğu gibi gramer bakımından değil gerçek anlamları ile saptanır.


    1. eril (erkek) cins

    Man (adam), father (baba), policeman (polis), boy (erkek çocuk) gibi gerçekten erkek varlıkları gösteren isimler masculine gender /meskyulin cendı/- eril cins'tir.



    2. dişil (dişi) cins

    Woman (kadın), mother (anne), girl (kız), aunt (teyze) gibi dişi cins varlıkları gösteren isimler feminine gender /feminin cendı/ - dişil cins'tir.

    3. cinsiyetsiz

    Table (masa), book (kitap), car (otomobil), ship (gemi) gibi cansız varlıkları gösteren isimler neuter gender /'nyu:tı cendı/ - cinsiyetsiz cins'tir.

    4. ortak cins

    Teacher (öğretmen), child (çocuk), parent (ebeveyn), friend (arkadaş) gibi her iki cinsten olabilecek varlıkları gösteren isimler common gender /komın cendı/ - ortak cins'tir.


    eril isimlerin dişil şekilleri

    Bazı eril isimler, sonlarına ekler getirilerek dişil şekline sokulurlar.

    actor (aktör) actress (aktris)
    host (erkek ev sahibi) hostess (kadın ev sahibi)
    waiter (erkek garson) waitress (kadın garson)
    conductor (biletçi) conductress (kadın biletçi)
    hero (erkek kahraman) heroine (kadın kahraman)

    Bazı isimlerin eril ve dişil şekilleri vardır.

    prince (prens) princess (prenses)
    bull (boğa) cow (inek)
    cock (horoz) hen (tavuk)
    boy (erkek çocuk) girl (kız çocuk)
    uncle (amca, dayı) aunt (hala, teyze)
    brother (erkek kardeş) sister (kız kardeş)
    son (oğul) daughter (kız evlat)
    husband (eş, koca) wife (eş, karı)
    father (baba) mother (anne)
    man (adam) woman (kadın)
    lord (lord) lady (leydi)
    nephew (erkek yeğen) niece (kız yeğen)
    master (efendi) mistress (hanım)
    bachelor (bekâr erkek) spinster (bekâr kadın)
    widower (dul erkek) widow (dul kadın)

    Bazı isimlere dişilik gösteren she, girl, woman gibi sözcükler eklenerek dişil cins isimler yapılır.

    friend (arkadaş) girl-friend (kız arkadaş)
    goat (keçi) she-goat (dişi keçi)
    salesman (erkek satıcı) saleswoman (kadın satıcı)
    spokesman (erkek sözcü) spokeswoman (kadın sözcü)
    chairman (erkek başkan) chairwoman (kadın başkan)



    CASES OF NOUNS - İSİMLERİN HALLERİ


    possessive case /pı'zesiv keys/- mülkiyet hali

    İsimlerin mülkiyet hali (tamlayan hali) aşağıdaki kurallara göre yapılır.

    1. İsmin mülkiyet hali tekil isimlerin sonuna ('s) konularak yapılır.

    the girl's hat kızın şapkası
    the teacher's book öğretmenin kitabı
    a policeman's shirt bir polisin gömleği

    Mehmet's friend Mehmet'in arkadaşı
    Tom's house Tom'un evi
    the horse's legs atın bacakları
    a child's toy bir çocuğun oyuncağı
    Turkey's exports Türkiye'nin ihracatı

    Sonu (s) ile bitmeyen çoğul isimler de ('s) ile mülkiyet haline girerler.

    the women's shoes kadınların ayakkabıları
    the children's toys çocukların oyuncakları
    2. (s) ile sona eren çoğul isimlere sadece (') ilave edilir.

    the girls' hats kızların şapkaları
    the soldiers' barracks askerlerin kışlası
    the students' school öğrencilerin okulu
    the cows' horns ineklerin boynuzları
    the dogs' tails köpeklerin kuyrukları

    3. Sonu (s) ile biten özel isimler ('s) veya sadece (') alırlar. Her iki şekil de mümkündür:

    Mr Jones's father Bay Jones'un babası
    Mr Jones' father Bay Jones'un babası

    4. Birleşik isimlerde son ismin sonuna ('s) ilave edilir.

    His father-in-law's bag Kayınpederinin çantası
    My mother-in-law's hat Kayınvalidemin şapkası

    5. Bir şeye sahip olan kişiler birden fazlaysa sadece son isme ('s) ilave
    edilerek mülkiyet haline sokulur.

    Turgut and Selma's dog Turgut ve Selma'nın köpeği
    The girl and her friend's Kız ve arkadaşının dairesi
    flat
    Your mother and father's Annen ve babanın odası
    room


    ('s) ve (of) ile mülkiyet halinin kullanılışı

    Genel olarak ('s) ile mülkiyet hali insan ve hayvanlar için kullanılır. Yani ('s) ilavesinin yapılacağı isim bir insan veya hayvan gösteren isim olmalıdır. Örneğin, man (adam), teacher (öğretmen), the pilot (pilot), Mr Smith (Mr Smith), the horse (at), the bird (kuş)

    Selim's pen Selim'in kalemi
    the workman's shoes işçinin ayakkabıları
    the pilot's hat pilotun şapkası
    the pilots' hats pilotların şapkaları
    the cat's tail kedinin kuyruğu
    the elephant's teeth filin dişleri
    Gordon's friends Gordon'un arkadaşları
    the soldiers' gun askerlerin silahı
    the soldier's gun askerin silahı

    Cansız varlıklara ait isimlerin mülkiyet hali bu isimlerin önüne of getirilerek yapılır.

    of the door kapının
    the key of the door kapının anahtarı

    of the garden bahçenin
    the walls of the garden bahçenin duvarları

    of the church kilisenin
    the doors of the church kilisenin kapıları

    of the trees ağaçların
    the leaves of the trees ağaçların yaprakları

    of the room odanın
    the window of the room odanın penceresi

    of the table masanın
    the legs of the table masanın ayakları

    Cansızların mülkiyet halinin of ile yapılması kuralına uymayarak, insan ve hayvanlar için kullanılan ('s) ile mülkiyet hali yapılan isimler şunlardır:

    a. Gemi ve diğer deniz araçları.

    the ship's deck geminin güvertesi
    the yacht's crew yatın tayfası

    b. Zamanla ilgili sözcükler.

    a week's holiday bir haftalık tatil
    today's newspaper bugünün gazetesi
    five days' work beş günlük iş
    twenty minutes' break yirmi dakikalık istirahat
    tomorrow's program yarının programı
    an hour's time bir saatlik zaman
    half a day's walk yarım günlük yürüyüş
    yesterday's news dünün haberi
    ten minutes' delay on dakikalık gecikme
    an hour's wait bir saatlik bekleyiş

    c. Para isimleriyle birlikte worth sözcüğü kullanıldığı takdirde.

    fifty billion liras' worth of elli milyar liralık evler
    houses
    a dollar's worth of food bir dolarlık yiyecek
    two pounds' worth of iki paund'luk çiçek
    flowers

    d. Bazı deyimlerdeki isimler.

    a stone's throw bir taş atımı (mesafe)
    the journey's end yolculuğun sonu
    at his wit's end şaşırmış
    in the mind's eye hayalde, düşte
    the water's edge su kenarı

    e. İşyeri gösteren isimler genellikle ('s) almış durumda kullanılarak onu izleyecek (sahip olunan) isim kaldırılır.

    butcher's (butcher's shop) kasap (kasap dükkânı)
    chemist's (chemist's shop) eczane (eczane dükkânı)

    f. Bazı cümlelerde bu sözcüğü tekrarlamamak için sahip olan isme ('s) eklenerek sahip olunan isim kaldırılır.

    This is my chair, and this is Bu benim sandalyem, bu annemin-
    my mother's. kidir.
    She brought your letters Sizin mektuplarınızı getirdi, fakat
    but she didn't bring Tom's. Tom'unkini getirmedi.
    Is it your book or your O senin kitabın mı yoksa kız kar-
    sister's? deşininki mi?

    Bu cümlelerde mother's isminden sonra chair, Tom's isminden sonra letters, sister's isminden sonra book tekrarlanmamıştır.

    g. Bazı durumlarda bir cümlede hem of hem de ('s) ile yapılmış iki mülkiyet hali birden bulunur.

    a friend of Hasan's Hasan'ın bir arkadaşı
    a book of Hemingway's Hemingway'in bir kitabı
    a play of Arthur Miller's Arthur Miller'in bir piyesi


    ('s) ve (of) kullanılmadan yapılmış isim tamlamaları

    Türkçede olduğu gibi İngilizcede de iki isim yan yana gelerek bir tamlama yaparlar. Bu tamlamalar bazan iki yalın isimden, bazan bir isim ve ing alarak isim olmuş sözcükten oluşur.
    college library kolej kitaplığı
    garden gate bahçe kapısı
    kitchen table mutfak masası
    summer holiday yaz tatili
    travel agent seyahat acentesi
    winter clothes kış giysileri
    petrol tank benzin deposu
    tennis court tenis kortu
    bottle-opener şişe açacağı
    love story aşk öyküsü
    car driver oto sürücüsü
    traffic lights trafik ışıkları
    river bank nehir kenarı

    fruit picking meyve toplama
    weight-lifting ağırlık kaldırma
    stamp-collecting pul toplama
    bird-watching kuş gözleme
    surf-riding sörf yapma

    waiting list bekleme listesi
    fishing-rod balık oltası
    dining-room yemek odası
    driving licence sürücü belgesi
    swimming pool yüzme havuzu


    COMPARISON OF ADJECTIVES
    SIFATLARIN KARŞILAŞTIRILMASI

    Sıfatlar, sahip oldukları özelliklerin derecelerinin belirtilmesi bakımından (degrees of comparison - karşılaştırma derecesi) denen üç halden veya şekilden birinde bulunurlar.


    1. positive degree - tabii derece

    Bu, sıfatın şimdiye kadar gördüğümüz normal şeklidir.

    young (genç) strong (kuvvetli)
    big (büyük) useful (yararlı)
    long (uzun) soft (yumuşak)


    2. comparative degree - daha üstünlük derecesi

    Bir şahıs veya şeye ait sıfatın, başka bir şahıs veya aynı sıfattan daha üstün olduğunu belirtmek için kullanılan derece şeklidir. Bunu yapmak için sıfata, kısa bir sözcükse er eklenir, uzun bir sözcükse önüne more getirilir. er ve more Türkçedeki "daha" sözcüğünün karşılığıdır.

    younger (daha genç) brighter (daha parlak)
    higher (daha yüksek) longer (daha uzun)

    more expensive (daha pahalı) more beautiful (daha güzel)
    more useful (daha yararlı) more interesting (daha ilginç)


    3. superlative degree - en üstünlük derecesi

    Bir şahıs veya şeye ait sıfatın diğer benzerleri arasında en üstün düzey- de olduğunu anlatmak için kullanılan derece şeklidir. Bunu yapmak için sıfata, kısa bir sözcükse est eklenir, uzun bir sözcükse önüne most getirilir. Ayrıca sıfatın önüne the konulur. est ve most Türkçedeki "en" sözcüğünün karşılığıdır.

    the longest (en uzun) the youngest (en genç)
    the biggest (en büyük) the brightest (en parlak)

    the most expensive (en pahalı) the most beautiful (en güzel)
    the most useful (en yararlı) the most difficult (en zor)


    comparison of adjectives - sıfatların karşılaştırılması

    positive comparative superlative
    degree degree degree

    high higher the highest
    old older the oldest
    small smaller the smallest
    careful more careful the most careful
    interesting more interesting the most interesting
    expensive expensive the most expensive

    İki heceden fazla olan sıfatların üstünlük ve en üstünlük dereceleri more, most ile yapılır.

    İki heceli sıfatlar ya er, est eklenerek ya da önlerine more, most alarak üstünlük ve en üstünlük haline girerler. Bazıları da her iki şekilde kullanılabilirler. Bu konuda çok kesin bir kural yoktur.

    Sonu y ve er ile biten sıfatlar er, est alırlar.
    clever akıllı
    cleverer daha akıllı
    the cleverest en akıllı

    pretty güzel
    prettier daha güzel
    the prettiest en güzel

    holy kutsal
    holier daha kutsal
    the holiest en kutsal

    ful ve re ile biten sıfatlar genellikle more, most alırlar.

    doubtful şüpheli
    more doubtful daha şüpheli
    the most doubtful en şüpheli

    hopeful ümitli
    more hopeful daha ümitli
    the most hopeful en ümitli

    obscure müphem
    more obscure daha müphem
    the most obscure en müphem

    Bunun dışında, aşağıdaki sıfatlar hem er, est hem de more, most ile kullanılabilirler.

    able polite
    common simple
    cruel feeble
    handsome noble
    narrow pleasant


    kurala uymayan sıfat dereceleri

    Bazı sıfatların üstünlük ve en üstünlük dereceleri belirttiğimiz kurallar uyarınca yapılmaz. Bunların bu dereceler için ayrı şekilleri vardır.


    good iyi bad kötü
    better daha iyi worse daha kötü
    the best en iyi the worst en kötü

    little az many çok
    less daha az more daha çok
    the least en az the most en çok

    much çok far uzak
    more daha çok farther daha uzak
    the most en çok the farthest en uzak

    old yaşlı
    older daha yaşlı
    the oldest en yaşlı

    Elder ve eldest sadece aynı aile içindeki iki şahsın yaşlılık dereceleri söz konusu olduğu zaman kullanılır.


    sıfatların karşılaştırılmaları ile cümleler

    Positive degree "tabii derece" comparative degree "daha üstünlük derecesi" ve superlative degree "en üstünlük derecesi" halinde bulunan sıfatların yer aldığı cümle yapılarını inceleyelim :


    a. eşitlik karşılaştırması

    Bir sıfata eşit derecede sahip olunduğunu gösteren eşitlik karşılaştırmasında sıfat tabii derecedeki haliyle yani eksiz olarak iki as arasına konulmak suretiyle cümle kurulur.

    as ... as ... kadar
    as high as ... ... kadar yüksek

    The wall is as high as the tree. Duvar, ağaç kadar yüksektir.
    Mary is as old as Ali. Mary, Ali kadar yaşlıdır.
    She is as clever as your son. O, oğlun kadar akıllıdır.
    I am as careful as his mother. Ben onun annesi kadar dikkatliyim.
    This car is as expensive as the Bu otomobil diğer otomobil kadar
    other car. pahalıdır.
    These questions are as difficult Bu sorular diğerleri kadar zordur.
    as the others.
    Is Tom as tall as his father? Tom, babası kadar uzun mudur?
    Are you as fat as my sister? Benim kız kardeşim kadar şişman
    mısınız?

    Bu tip cümlelerin olumsuz şekli bu yapıya sadece not ilavesiyle yapılabileceği gibi, ilk as yerine so da getirilebilir. Her iki şekil mümkündür. Anlam bakımından fark yoktur.

    Your bag is as heavy as mine. Senin çantan benimki kadar ağırdır.
    Your bag is not as heavy as Senin çantan benimki kadar ağır
    mine. değildir.
    Your bag is not so heavy as Senin çantan benimki kadar ağır
    mine. değildir.
    Apples are not so big as oranges. Elmalar portakallar kadar büyük
    değildir.
    Our teacher is not so old as your Bizim öğretmenimiz sizin öğret-
    teacher. meniniz kadar yaşlı değildir.
    This street is not so wide as Bu cadde diğerleri kadar geniş de-
    the others. ğildir.


    b. daha üstünlük karşılaştırması

    Bir şahıs veya şeyin bir sıfata diğerlerinden daha fazla sahip olduğunu anlatmak için "daha üstünlük karşılaştırması şekli" kullanılır.

    Sıfata er ekleyerek veya önüne more getirilerek yapılan bu karşılaştırma şekli cümlede aşağıda görüldüğü gibi kullanılır. Bu yapı için cümleye ayrıca than sözcüğü eklenir.

    small küçük
    smaller daha küçük
    smaller than ... ...den daha küçük
    expensive pahalı
    more expensive daha pahalı
    more expensive than ... ...den daha pahalı

    A tower is higher than a house. Bir kule bir evden daha yüksektir.
    Towers are higher than houses. Kuleler evlerden daha yüksektir.
    She is shorter than my sister. O kız kardeşimden daha kısadır.
    She is more beautiful than my O kız kardeşimden daha güzeldir.
    sister.
    The waiter is more careful than Garson senin oğlundan daha
    your son. dikkatlidir.
    Helen is not older than Mary Helen, Mary'den daha yaşlı değildir.
    Are they cheaper than our Onlar bizim halılarımızdan daha
    carpets? ucuz mudur?
    Your English is better than mine. Senin İngilizcen benimkinden daha
    iyidir.


    c. en üstünlük karşılaştırması

    Bir şahıs veya şeyin bir sıfata diğerleri arasında en fazla sahip olduğunu belirtmek için "en üstünlük karşılaştırması şekli" kullanılır. Sıfata est ekleyerek veya önüne the most getirilerek yapılan bu karşılaştırma şeklinde cümle içinde çoğu zaman in veya of bulunur.

    short kısa
    the shortest en kısa
    the shortest in ... ... içinde en kısası
    the shortest of ... ...nin en kısası

    interesting ilginç
    the most interesting en ilginç
    the most interesting in ... ...içinde en ilginci
    the most interesting of ... ...nin en ilginci

    This is the shortest of my dresses. Bu elbiselerimin en kısasıdır.
    Ted is the shortest student in Ted sınıfında en kısa öğrencidir.
    his class.
    Ted is the shortest student of Ted sınıfının en kısa öğrencisidir.
    his class.

    My son is the cleverest of this Oğlum bu grubun en akıllısıdır.
    group.
    Harry is the politest waiter in Harry bu lokantada en kibar
    this restaurant. garsondur.
    Ayşe is the most beautiful girl Ayşe bu köyde en güzel kızdır.
    in this village.
    I'll give you the most interesting Sana kütüphanemdeki en ilginç ki-
    book in my library. tabı vereceğim.
    This is the happiest day of my Bu hayatımın en mutlu günüdür.
    life.
    Erciyes isn't the highest Erciyes Türkiye'de en yüksek
    mountain in Turkey. dağ değildir.
    Is this the oldest church Bu Roma'da en eski kilise midir?
    in Rome?
    This is a short stick. Bu kısa bir çubuktur.
    This stick is as short as a pencil. Bu çubuk bir kalem kadar kısadır.
    This stick is not so short Bu çubuk bir kalem kadar kısa
    as a pencil. değildir.
    This stick is shorter than Bu çubuk şu daldan daha kısadır.
    that branch.
    This stick is the shortest stick Bu çubuk bahçede en küçük çubuk-
    in the garden. tur.


    karşılaştırma şekillerinin diğer kullanılış yerleri

    Bir sıfatın gittikçe artışını göstermek için bu sıfatın daha üstünlük şekli aralarında and olmak üzere iki kere söylenir.

    The water is getting hotter and Su gittikçe sıcaklaşıyor.
    hotter. (Daha sıcak oluyor.)
    The weather is getting colder Hava gittikçe soğuyor.
    and colder.
    She is getting fatter and fatter. Gittikçe şişmanlıyor.
    The town is getting bigger and Şehir gittikçe büyüyor.
    bigger.

    Önüne more alan uzun sıfatlarda sıfat tekrarlanmak yerine more tekrarlanır.

    The girl became more and more Kız futbol maçlarıyla gittikçe
    interested in football matches. daha fazla ilgilendi.
    Your daughter will be more and Kızınız gittikçe daha güzel
    more beautiful. olacak.
    Everything will be more and more Her şey gittikçe daha pahalı
    expensive. olacak.

    Bir sıfatın artışıyla diğerinin de buna paralel olarak artışı şöyle anlatılır.

    The newer the better. Daha yeni daha iyi. (Ne kadar
    yeniyse o kadar iyi.)
    The bigger the heavier. Daha büyük daha ağır. (Büyüdükçe
    daha ağır.)
    The bigger the armchairs are the Koltuklar büyüdükçe daha ağır
    heavier they will be. olacaklar.
    The richer he gets the happier Zenginleştikçe daha mutludur.
    he is.

    Daha üstünlük dereceleri, yani er, more ile kullanılan sıfatlar aşağıdaki
    gibi cümlelerde than almadan da kullanılırlar.

    I know a better place. Daha iyi bir yer biliyorum.
    Could you give me a newer Bana daha yeni bir sandalye
    chair? verebilir misiniz?
    You must take a smaller hat. Daha küçük bir şapka almalısınız.
    This is too small; give me a Bu çok küçük; bana daha büyüğünü
    bigger one. ver.

    She is better today. Bugün daha iyi.
    It will be warmer tomorrow. Yarın hava daha sıcak olacak.
    The man is happier now. Adam şimdi daha mutlu.
    The people were richer then. İnsanlar o zaman daha zengindi.

    The workers made the road İşçiler yolu daha geniş yaptılar.
    wider. (genişlettiler)
    She made everything cleaner. Her şeyi daha temiz yaptı.
    The student did his homework Öğrenci ev ödevini daha iyi yaptı.
    better.


    (than) ve (as)'den sonra zamir ve yardımcı fiil

    Than ve as'den sonra şahıs zamiri geliyorsa genellikle bunu takiben cümlenin fiili tekrarlanır.

    Gül has more money than he has. Gül'ün ondan daha fazla parası var.
    We are as rich as they are. Onların olduğu kadar zenginiz.
    The house is as big as his is. Ev onunki kadar büyüktür.
    Ann is more beautiful than she is. Ann ondan daha güzeldir.
    The children are cleverer than Çocuklar onlardan daha akıllıdır.
    they are.

    Than veya as'den sonra you veya I zamirleri geliyorsa sondaki fiil atılabilir.


    He is stronger than you. O sizden daha kuvvetlidir.
    She is as clever as you. O sizin kadar akıllıdır.
    He has more money than I. Onun benden daha çok parası var.
    He isn't as rich as we. O bizim kadar zengin değildir.

    Son iki örnekteki I ve we sadece çok resmi konuşmalarda kullanılmakta, bunun yerine halk arasında daima me ve us tercih edilmektedir.

    The man is shorter than me. Adam benden daha kısadır.
    The tourists are not so healthy Turistler bizim kadar sağlıklı değil-
    as us. lerdir.