Eserleri, Biyografisi Taşlıcalı Yahya - Taşlıcalı Yahya Kimdir - Taşlıcalı Yahya Hayatı

Edebiyat TR bölümünde yer alan bu konu pesimist tarafından paylaşıldı.

  1. pesimist

    pesimist sanal alem

    Taşlıcalı Yahya Kimdir - Taşlıcalı Yahya Hayatı
    16. yüzyılda Mesnevi alanında tanınmış şairlerden biridir. Rumeli'de Taşlıca'dandır. Orada yetişmiştir. Aslen asker olan Yahya kendini sanat yanıyla da yetiştirmiş alim bir şairdir. Rüstem Paşa'nın sadrazamlığı sırasında yeniçerilik yapmış, Paşa'nın teveccühünü kazanmıştır. Kanuni'nin Bağdat seferine katıldığı ve Fuzuli ile Bağdat'ta tanıştığı kaynaklarca kaydedilmektedir. Taşlıcalı Yahya'nın hamsesinde bulunan mesneviler şunlardır: Gencine-i Raz, Kitab-ı Usul, Gülşen-i Envar, Yusuf u Züleyha, Şah u Geda.

    Bu eserlerden Gencine-i Raz, Taşlıcalı Yahya'nın ilk mesnevisidir. Kitab-ı Usul' ve Gülşen-i Envar ile birlikte din, ahlak, tasavvuf ve aşk konularında yazılmış küçük hikayelerden oluşmaktadır. Yahya'nın mesnevilerinden Şah u Geda, konusu İstanbul'da geçen te'lif bir hikayedir. Kendisi de eserinin çeviri olmadığını belirtir. Şah u Geda'da İstanbul'un bazı yerlerinin, Ayasofya, Sultan Ahmed Camii gibi tarihi eserlerin tasvirlerinin bulunması mesnevinin önemini artırmaktadır. Hamsesi'ni Kanuni döneminde yazmış olan, Taşlıcalı Yahya mesnevilerinin hepsinde onu övmüştür. Yahya Bey, aynı zamanda Divan sahibidir ve Divanı'ndaki şiirleriyle de tanınmıştır. Ayrıca, Kanuni'nin büyük Şehzadesi Mustafa'nın Boğdurulmaşı üzerine yazdığı Mersiyesi de ünlüdür.


    Eserleri;
    Divan Gülşen-i Envar (mesnevi)
    Yusuf ile Züleyha(mesnevi) Usulname (mesnevi)
    Gencine-i Raz(mesnevi) İstanbul Şehrengizi
    Şah ü Geda(mesnevi) Edirne Şehrengizi


    Ademoğlu âleme üryan gelir üryan gider
    Nâle vü efgân ile giryân gelir giryân gider

    Bir niçe mahbublarla geldi geçti sevdiğim
    Gökdeki ervâh-ı kutsîlerle sanki can gider

    Hâr-ı râhındır senin lâm-ı ta'alluk sûfiyâ

    Raht u bahtı olmayanlar cennete asan gider

    Alem-i firkat bizi rencide-hatır eylemez
    Gönlüme gelse hayâlin gussa-i hicrân gider

    Aşık-ı bî-çâre erbab-ı muhabbet bâbına
    Akil ü dânâ gelir divâne vü hayran gider

    Karşıdan gelse habîbi aşık-ı sâdıkların
    Hayret-i başdan aşar aklı şaşar iz'an gider

    Her kimin lâm-ı ta'alluk gibi bir kullâbı yok
    Ahiret sahrasına Yahyâ gibi âsân gider

     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 1 Aralık 2010