Suyun Önemi Nedir

Genel Kültür bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Bütün canlıların varlık sebebi. Hayatın devamını temin eden bir iksir. Dünyayı yıkayan, sirkülasyonu sağlayan bir mucize. İki oksijen bir hidrojenden meydana gelen bir yaşam kaynağıdır su. Peki suyun insan ve canlıların hayatı için önemi nedir hiç merak ettiniz mi?

    Suyun insan vücudu için önemi nedir

    Suyun insan vücudu için önemi saymakla bitmez. Bilim adamları insan vücudunu araştırdıkça, hücrelerin, DNAnın ve organların derinliklerine indikçe her gün hayret verici pek çok yeni bilgiye haiz oluyorlar. Ancak biz sadece belli başlı on faydasına değineceğiz.

    İnsan vücudunda bulunan bütün sistemlerde su ehemmiyetli bir görev yürütüyor. Beyinden karaciğere, bağırsaklardan eklemlere, kalpten böbreğe ne kadar organ varsa suya gereksinim duyuyor.

    10 maddede suyun hayatımız için önemi
    [​IMG]
    - Su, vitamin, mineral, protein ve karbonhidrat gibi mühim besin maddelerinin, vücuttaki ihtiyaç yerlerine taşınmasına katkı sağlıyor.

    - Hücre ve bağırsaklarda arta kalan maddelerin böbreklere taşınmasında ve sonrasında bünyeden atılmasına yardım ediyor. Biz buna idrar diyoruz.

    - Kemik eklemlerinin kayganlaşması ve yapılarının bozulmamasını sağlıyor.

    - Kurumaması gereken, sürekli nemli olması gereken göz, ağız ve burun gibi organları nemli tutuyor ve derinin canlılığını idare altına alıp nem oranını dengede tutuyor.

    - Vücudun hararetini ve ısısını uyumlu hale getiriyor ve kanın hacmini uygun noktaya getiriyor.

    - Hastalıkları tedavi etmek için kullanılan ilaçları lüzumlu organlara götürüp sonrasında artan toksit maddelerin dışarı atılmasını sağlıyor.

    - Organ faaliyetlerine olumlu etkilerinin yanı sıra gündelik hayatımız için de suyun önemi büyük. Örneğin su içmek çabucak doygunluk hissine erişmemizi sağlar ve böylece iştahı frenleyerek çok yememizi engeller. Dengeli ve sağlıklı beslenirken uzmanlar bol bol su tüketmeyi de önerirler çünkü su en sıhhatli iştah kesicidir.

    - Su bağırsak faaliyetlerini harekete geçirir ve boşaltımı hızlandırarak kabızlığın önüne geçmektedir.

    - Suyun metabolizma üzerindeki etkisi de yadsınamaz. Sindirime yardımcı olarak vücuttaki üre ve tuz gibi yan ürünlerin vücuttan çıkarılmasına katkı sağlar.

    - Vücuttaki yağların yanması sonucu ortaya çıkan artık maddelerin yine vücuttan atılmasına yardımcı olur. Dolayısı ile zayıflamayı destekler.

    Susuz kalmanın etkileri nelerdir?

    Vücudun ihtiyacı kadar su alınmaması durumunda bünyede bir çok olumsuz etkiler gözlemlenmekte. Susuz kalındığında vücut mevcut olan suyu muhafaza etmeye çalışıyor. Bunun neticesinde daha az idrar atılımı oluyor, kandaki hacim düşüyor ve düşük tansiyon meydana geliyor.

    Deride, akciğerde ve bağırsaklar susuz kaldığı için vücutta kurumalar baş gösteriyor. Sindirim sistemi de olumsuz olarak etkileniyor, bağırsak sıkışmaları, kabızlıkla neticeleniyor. Susuzluk zihinsel fonksiyon bozukluklarının yanı sıra beden faaliyetlerinde yorgunluğa sebep oluyor. Bunun yanında dayanılmaz baş ağrıları da ortaya çıkıyor.

    İnsan vücudundaki sıvı oranının %15’inin bile kaybedilmesi komaya, organ kayıplarına hatta ölüme bile neden olabiliyor.

    Sıvı kaybı nasıl giderilir?

    Sıvı kaybının tıbbi boyutlara eriştiği noktalarda mutlaka bir sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir. Doktorlar ciddi sıvı kayıpları olan hastalara serumla sıvı takviyesinde bulunacaklardır. Ancak uzun süren uykudan sonra oluşan sıvı kaybı durumlarında hemen sıvı takviyesini kendimiz giderebiliriz.

    Bir takım hususi hallerde vücut suya daha çok gerek duyuyor. Bağırsak enfeksiyonlarında, besin zehirlenmelerinde, kusma ve ishal benzeri hallerde vücutta sodyum ve potasyum eksilmeleri meydana gelebiliyor. Bu tür durumlarda bu eksiklikleri giderebilmek için sıvı tüketimini artırmak lazım geliyor. Böbrek taşı düşürmek, kabızlığı gidermek için de bol bol su tüketmek gerekiyor. Bunun yanında sıcak havayla ya da fiziksel efor sarf edilmesi durumlarında vücuttaki su terle atıldığı için bu durumlarda da eksilen suyun bir şekilde takviye edilmesi gerekiyor. Suyun yanında sıvı ve mineral kaybını gidermek için maden suyu da sıvı kaybını gidermek için oldukça faydalı. Tuzlu ayran da sıvı kaybını gidere bilmekte. Ancak maden suyu ve soda suyun yerine tercih edilmemeli ve aşırı oranda tüketilmemelidir. Fazla sodyum böbrek hastalarına iyi gelmeyebilir ve maden suyu tüketimi bu hastalara zarar verebilir. Yüksek tansiyon şikayeti bulunan kişilerde de sodadaki sodyum tansiyonun yükselmesine sebep olabilir.

    Su gibisi yok!

    Çay, kahve, meyve suları da sıvı ihtiyacının giderilmesine yardım eder. Vücudumuzun bir günde alması gereken sıvı miktarının bir kısmı da bu içecekler. Ancak bu içeceklerin miktarı suyu geçmemeli. Dünya üzerinde kalori, kafein, şeker vesaire içermeyen tek sıvı sudur. Diğer sıvıların içinde bulunan maddeleri de bir şekilde vücuttan atmak gerekiyor. Kalori fazlalığı yakılmadığında kiloya, kafein ve şeker ise karaciğeri yorar ve dolayısıyla vücuda zararlı etkiler bırakabilir.

    Azı da zarar fazlası da!

    “Suyu az tüketince olumsuz etkiler oluyor da, suyu fazla tüketirsek vücuda zararı olur mu?” sorusu doğal olarak akla geliyor. Tabi ki fazla alınan su, böbreklerin daha çok mesai harcamasına neden oluyor. Vücuttaki fazla sıvı atılırken mineral dengesi de bozuluyor. Fazla su içilmesi durumlarında iç organlarda işlev bozuklukları meydana gelebilir. Bu yüzden gün içerisinde alınan su miktarı 3 litreyi geçmemeli.