Şirin baba komünist miydi

Garip Olaylar bölümünde yer alan bu konu By.Shadow tarafından paylaşıldı.

  1. By.Shadow

    By.Shadow KaLb-i Mecruh.*

    Hepimiz küçükken Şirinler’le televizyonda olsun, dergilerde, çizgi romanlarda olsun bir şekilde karşılaşmışızdır. Karşılaşmamak da mümkün değil zaten? ‘80’li yılların ortalarında tam bir fenomendi Şirinler. Çizgi filmleri ve çizgi romanları dışında da, kalem kutularından defterlere, kitap kaplarından okul çantalarına kadar her yerde Şirinler’in çizimlerine rastlıyorduk.
    sirin-baba.jpg
    Peki, mantar evlerde yaşayan bu küçük mavi renkli “şirin” adamların uzun bir süre büyücülük ve sihirbazlık yüzünden kiliseler tarafından lanetlendiğini biliyor muydunuz? Ya da komünizmi yaydıkları iddiasıyla suçlandıklarını?
    İlk başta komik gelse de, bu komünizm suçlaması üzerinde o kadar çok durulmuştur, ve o kadar ince ince işlenmiştir ki, bazı öğrenciler bu konuda üniversitede tez bile vermişlerdir. Bu ay ben de bu konuya kısaca değineceğim.

    Şirinler’in kısa tarihçesi
    Şirinler, ya da orijinal adıyla “Schtroumpf”lar (İngilizceye “Smurf” diye çevrilmiştir) 1958 yılında, Belçikalı bir çizgi romancı olan Peyo tarafından yaratılmıştır. Peyo o yıllarda meşhur Fransız çizgi roman dergisi olan Spirou’da, Johan ve Peewit (Türkçeye Küçük Prens olarak çevrildi ve çok kısa süre yayınlandı) maceralarını çiziyordu.

    Johan ve Peewit, Robin Hood’un bilimkurgulaştırılmış bir Fransız versiyonu olarak tarif edilebilir. Bu iki kafadar her maceralarında yeni mekânlara gidip değişik yaratıklarla karşılaşıyorlardı. Şirinler ilk defa bu maceralardan birinde figüran olarak rol almalarına rağmen, halktan gördükleri büyük ilgi nedeniyle, kendi çizgi romanlarında oynama hakkını kazandılar! Bu çizgi roman, boynuz kulağı geçer lafını doğru çıkartırcasına, Johan ve Peewit’i, ezdi geçti.

    Peyo bir sene sonra Şirinler’in PVC heykelciklerini satışa çıkardı, ve bunlar da kapış kapış satıldı. Artık Şirinler tanınan bir isim olmuştu.

    Şirinler’in Amerika’da ve tüm dünyadaki popülerliğini sağlamaları 1976 yapımlı Johan ve Peewit’in çizgi romanından uyarlanan, uzun metraj çizgi filminde aldıkları rolden dolayı oldu. Çizgi film o kadar çok tutuldu ki, ünlü Amerikan çizgi film firması Hanna-Barbera (ki kendileri Taş Devri, Ayı Yogi gibi çizgi filmler çıkarmalarıyla ünlüdürler) 1981 yılında “Şirinler” çizgi filmini piyasaya sundu. Bu çizgi film o zamanın standartlarına bir imza attı ve tam dokuz sene boyunca, sürekli yeni bölümleri yayınlandı.1990’dan sonra da tekrar bölümlerde bile uzun süre rating topladı ve oyuncakları dünyada satış rekorları kırdı.
    Şu anda Şirinler’in bilgisayar grafikli bir uzun metraj çizgi filmi üstünde çalışılıyor, ve tahminen 2008 yılında vizyona çıkması bekleniyor.

    İddialar ve Tezler
    Şirinler köyünün, aslında komünist düzeni yaymaya amaçlı bir propaganda olduğu iddiasından bahsetmiştik. Bu iddiaları incelemek için Amerikan yapımı çizgi filmden çok, orijinal çizgi romanını göz önünde bulundurmak gerekir. İddialara göz atacak olursak…

    1. İddia - Şirinler’in görünüşleri:Tüm Şirinler aynı tarz giyinmektedir ve şirinlerin çoğunun birbirlerinden ayırt etmelerini sağlayan aksesuarları yoktur. Bu Çin’deki “Mao kılığı” adı verilen standart gri üniformaya benzetilebilir. Kafalarındaki şapka ise, Fransız Devriminde kullanılan, eşitlik ve özgürlüğün simgesi olan “Frigya şapkası”dır. Köyün lideri rolündeki Şirin Baba, diğerlerinden farklı olarak kırmızı giyinmektedir ve kırmızı da sosyalizmi sembolize etmektedir. Bunun dışında gür ve gri sakalıyla Şirin Baba Karl Marx’a rahatça benzetilebilir. Şirin Baba’nın yardımcısı olmasına rağmen genelde asi tutumlarıyla ve ortalığı karıştırmasıyla bilinen “Akıllı Şirin” (ya da “Gözlüklü Şirin”) de yuvarlak gözlükleriyle Troçki’ye benzetilebilir. Troçki de sürekli Stalin’le ve diğer liderlerle takışmıştır ve Stalin’in yoldaşları arasında asi olarak anılmaktadır.(Troçki 1920’de sürgüne gönderilmiş ve 1940’ta öldürülmüştür.)

    sirinler1.jpg
    Çizgi romanın bir bölümünde, Gözlüklü Girin, Şirin Baba’nın ortalıklarda olmamasından yararlanarak kendini kral ilan eder, ve köyün “Şirin düzenini” yıkmaya çalışır. Daha sonra Şirin Baba’nın ortaya çıkması ve halkın isyanıyla Gözlüklü Şirin tahttan indirilir ve kendisi halk önünde herkesten özür diler. Bu bölüm, özellikle komünizmin üstün yanlarını övdüğü ve monarşinin kötülüklerini gösterdiği gerekçesiyle ilgi toplamıştır.

    Çizgi filmin kötü adamı olarak bilinen Gargamel ise kanca burunlu, alnı açık fakat kulakların arkasından siyah saçlar fışkıran bir karakterdir. Bu tip, o yıllarda çizilen klasik açgözlü Yahudi tiplemesinin aynısıdır.

    2. İddia - Yönetim biçimi: Köy ideal bir komünist düzende yönetilir. Köyde bir kral ya da başkan yoktur; bir lider vardır ve lider de herkes gibi çalışmak zorundadır. Her Şirin’in diğerlerine göre daha iyi olduğu bir özelliği vardır. Biri güçlüdür, biri fırıncıdır, biri sanatçıdır vs… Herkes kendine uygun olan ve kendine düşen görevi söylenmeden ve mutlu bir şekilde yapar.

    Köyde tüm yiyecekler bir büyük mantar altında toplanmaktadır, ve herkese eşit olarak dağıtılmaktadır. Şirine, köydeki tek dişi şirin olmasına rağmen ona farklı davranılmamaktadır, o da her Şirin gibi çalışmak zorundadır ve herkes gibi eşit yiyecek almaktadır.

    3. İddia - Ekonomi: Şirinler’in köyünde geçerli olan bir para birimi yoktur. Takas sistemi de kullanılmaz. Herkes çalışır ve eşit olarak hakkını alır. Çizgi romanın bir bölümünde “Ekonomist Şirin” adında bir şirin ortaya çıkar. Bu şirin para birimini ortaya çıkartır ve finansal bir sistem kurar. Yarattığı sistem yüzünden köyde açlık, hırsızlık ve yozlaşma başlar. Ekonomist Şirin, tüm parayı bir mantar altında toplar, ve diğer Şirinlere faizle borç verir. Böylece bankacılığın da ilk adımlarını atar. Fakat Gargamel’in Şirinlerin para kullanmaya başladıklarını öğrenmesi ve paraları çalmak istemesi üzerine köy iyice tehlikeye girer. Ekonomist Şirin’in sisteminden vazgeçilir ve tüm Şirinler altın paralardan kurtulurlar. Böylece açık açık kapitalizmin ve bankacılığın tehlikelerinden bahsedilir, komünist düzene geri dönüldüğünde herkesin mutlu ve sağlıklı olması üstünde özenle durulur.

    4. İddia
    Kapitalist güçler: Gargamel, paraya olan düşkünlüğü ve açgözlülüğüyle kapitalizmi temsil ederler. Çünkü Gargamel’in Şirinleri yakalama amacı, elindeki simya formülüyle şirinleri altına çevirmektir. Bu karakteri yüzünden sürekli halkın parasını çalmak isteyen bir kapitalist hükümet görüntüsü vardır.

    Azman’ın ( orijinal ismi Azrail) ise sürekli Gargamel’in (yani hükümetin) boyunduruğu altında ezilen (fakat ondan da bir türlü kopamayan) lümpen proletaryayı temsil ettiği iddia edilir.

    5. İddia - Diğer iddialar:

    • Gerçek bir komünist aynı zamanda bir ateisttir. Şirinler’in çizgi romanında da Tanrıdan hiç bahsedilmez. Şirinler köyünde ise bir kilise ya da bir “Papaz Şirin” yoktur.
    • Şirinler’de doğum yoktur. Yani Şirinler köyü, kontrollü büyüyen bir topluluktur. Komünizmde bu temaya çok sık rastlanır.
    • Komünist bir toplumda herkes eşittir. Bu yüzden eşcinsel olduğu iddia edilen “Süslü Şirin” ( şapkasına çiçek yerleştiren bir şirin) ve Şirine, diğer Şirinler gibi çalışırlar, eşit yiyecek alırlar ve kimse tarafından hor görülmezler.

    Çürütülmüş tezler
    sirinler3.jpg
    Şirinler’in komünizmi yamaya uğraştıkları hakkında ortaya atılan tezler olduğu gibi, bunların da anti-tezleri de vardır. Şimdi de bazı çürütülen iddialara bakalım.

    • Bazı kişiler “Smurf” isminin “Socialist Men Under Red Father” (Kızıl babanın yönetimindeki sosyalist adamlar) kelimelerinin baş harflerinden oluştuğunu iddia etmektedir. Fakat çizgi romanın orijinalinde Smurf değil Schtroumpf adı kullanılmaktadır. Peyo ile yapılan röportajlarda, Peyo bu ismi restoranda arkadaşından tuzluğu isterken bulduğunu defalarca belirtmiştir.
    • “Çalışkan Şirin” adlı karakter bir kaç bölümde işleri kolaylaştıracak bazı aletler geliştirmiş, fakat bu aletler daha sonra Şirin Baba ve köylüler tarafından reddedilmiştir. Oysa sosyalizm rejiminde endüstrileşme yoğun bir şekilde desteklenmektedir.
    • Şirinler’in tek tip giysi giymeleri de farklı şekillerde açıklanabilir. Çizgi filmlerde karakterler, çocukların aklını karışmaması için hep aynı elbiseleri giyerler (Fred Çakmaktaş ya da He-Man buna örnek gösterilebilir.) Bunun dışında Peyo, karakterleri mitolojik bir havayla süsleyerek yaratmıştır. Orman elfleri, troller de hikâyelerde hep standart ve tek tip giysiler giyerler.
    • Azman’ın, Gargamel’in boyunduruğu altında ezilen lümpen proletaryayı temsil ettiği iddia edilmektedir. Konuşmamasın da altında da (çizgi filmlerde konuşan kedilere çok rastlanır) kendini ifade etmekten aciz olması ve sesini kesip kaderine razı olması yattığı başka bir iddia konusudur. Fakat sosyalizm kendi içine kapalı bir sistem değildir, temelinde başka insanları da bilinçlendirmek ve onları aynı düzene sokmak yatar. Eğer bu iddia doğru olsaydı, Şirinler Azman’a yardımcı olurlar ve Gargamel’e karşı ayaklanması için destek verirlerdi. Fakat böyle bir olay hiçbir bölümde gerçekleşmemiştir.
    • Şirine’nin ilk köye geldiğinde esmer ve kötü olması, daha sonraysa büyüyle sarışına ve iyi bir Şirin’e dönüştürülmesi Aryanist bir yaklaşım olarak görülür. Fakat Aryanizm, komünizmle ters düşen bir düşünce sistemidir.

    SONUÇ

    Yapılan röportajlarda, Peyo bu soruları inatla cevapsız bırakmıştır. Bu da, doğal olarak insanları daha da çok şüpheye düşürmüştür.

    sirinler4.jpg
    Rasyonel bir gözle bakıldığında, iddialar bazı yönlerden oldukça tutarlı ve mantıklı gözükürken diğer taraftan da aşırı hayalci ve paranoyakça gözükmektedir.

    Ama hangi ideolojiyi savunursa savunsun, 9 sene arka arkaya yayında kalması ve o çizgi filmi zamanında izlemiş olan herkesin hala aklında Şirinlerin açılış şarkısının kalması (la la la la la laaaaaaa… la la la la la laaaaaaa) ve tüm dünyada değişik şekillerde bir sürü eşyasının satması bunun oldukça başarılı bir çizgi roman ve çizgi film olduğunun göstergesidir.

    O zaman, en iyisi siz de bir gün oturun, küçük mavi adamların maceralarını izleyin ve kendi kararınızı, kendiniz verin.
     
  2. invisible lights

    invisible lights Yeni Üye

    gerçek bir komünist ateist olmak zorunda değil ki? Ben mi yanlış biliyorum?