Şehitler Haftası ile ilgili Tiyatro

Belirli Gün ve Haftalar bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Şehitler Haftasıyla ile ilgili Tiyatro Oyunları
    ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
    (1.SAHNE (SEVKİYAT)

    (Perde açılır. Sahnenin bir tarafında davul vardır. Davulun tokmağı havada beklerken bir marş çalınır. )
    DAVULCU : Ey ahali! Ecdad yadigarı vatanımıza saldıranlara haddini bildirmek için... Devlet için, vatan için, millet için; teninde canı, kalbinde imanı, dizinde dermanı bulunan herkes, bugün öğlen vakti Çarşı Caminin avlusunda toplansın. (Davul) Sevkiyat vaaaaar!... (Davul) Duyduk duymadık demeyin. (Davul) Küffar üstüne mukaddes cihad ilan edilmiştir. (Davulcu bağıra çağıra sahneden çıkar.)
    İHTİY AR : Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaşlarda idik. Mukaddes cihad dediler,Galiçya 'ya çağırdılar. Süveyş'te, Sina'da vuruştuk. Allahüekber dağlarında karlara gömüldük.(Duraklar) Şimdi de Çanakkale diyorlar. (Kükrer) Yaşlıyım ama ihtiyar değilim. inanan insan ihtiyarlamaz. Kolum Sina çölünde kaldı. Canım Çanakkale sırtlarında kalsa çok mu? (Mahsun) Kabul etmediler. (Dirilir) Yerime oğlum gidecek, benden kalan boşluğu Salih'im dolduracak. (Asker elbiseli dört genç sahneye girer. Biri Salih'tir..)
    İHTİYAR .: (Gençlere bakarak) - Hepiniz mi? .
    BiR AGIZDAN: - Hepimiz!
    İHTİY AR : - Çanakkale'ye mi?
    BİR AGIZDAN: - Çanakkale'ye!
    İHTİY AR : (Salih'in karşısına doğru yürür)-Gelemediğim için üzgünüm oğlum,Salihim.
    SALİ H : -Gavura biz yeteriz baba...
    BiR AGIZDAN : - Biz yeteriz! .
    iHTİY AR Heybetli)- Yerimi dolduracaksın Salih! ....
    SALİH :-Benden sonra da oğlum,baba...
    BİR AGIZDAN :-Oğullarımız...
    İHTİY AR :-Sonra da torunlarımız!
    BİR AGIZDAN:-Sonra da torunlarımız...
    İHTİYAR :-Düşmana mezar olacak toprağımız.' .
    SALIH :-Hiç meraklanma baba,mevzileri boş bırakmayacağız.Sen müsterih ol.
    İHTİYAR :-(Salih'e sarılır)-A1lah yardımcın olsun.(Ayrılır)Benim için de kurşun sık gavura.(İç çekerek) Anan da sağ olup görseydi yiğidini...Git artık gecikme.(kucaklaşırlar)
    SALİH Elini öper)-Hakkını helal et baba.
    İHTİY AR Ağlamaklı)-Helal olsun. Hepinize uğurlar olsun.Gavuru def etmeden dönmeyin.Bundan sonra köyünüz yok,eviniz yok,aileniz yok.Herşeyinizle cephenin malısınız.(Ağlar)Uğurlar ola!
    2.SAHNE (EŞLERİN VEDALAŞMASI)
    ASKER-GELİN DiY ALOGU (Rüstem veya Memiş)

    EMiNE: Ne var ne yok Bey?
    MEMiŞYalandan söylediği belli olacak şekilde durgundur.) İyilik,iyilik hanım.
    EMİNE:Ne oldu Bey? Sende bir hal var. söyle hele, ne oldu?
    MEMİŞ:Ağlamayacağına,üzülmeyeceğine söz verirsen anlatayım.
    EMİNEtelaşlıdır.)Ne oldu Bey?Yoksa,yoksa kötü bir şey mi oldu?(Memiş sessizdir.Emine,onun kolunu tutar. )Söz,ağlamayacağım,çabuk söyle!
    MEMİşüşmanlar... .Düşmanlarımız.. .Boğazımıza sarılmaya Çanakkale 'ye geliyorlar.Vatan,evlatlarından yardım bekliyor.
    EMiNE:Öyle mi? Çok mu görmüşler mut1uluğumuzu?(Emine boynunu büker,hafifçe ağlar,gözyaşını siler.) MEMİş:Hani ağlamayacaktın,söz vermiştin?
    EMiNE:Ağlamıyorum ki.. ..Ne zaman gidecekmişsiniz?
    MEMİŞ: Hemen.
    EMİNEÜzgündür )Allah,size güç versin Mehmed'im!
    MEMiŞ:Elveda Eminem! Bu sevda ,başka sevda.Yurt aşkı derler buna...... (Duraklar) Olur da Çanakkale'den
    sağ dönemezsem,bebeğim beni sorduğunda her şeyi anlat onaün deden,yurt yolunda şehit olmuştu:baban da



    -2-
    aynı şerefli yolda şehit oldu,de.Ona vatan sevgisinin büyüklüğünü anlat.. .Anlat ki ileride o da vatanı,bay-
    rağı için ölmeyi göze alabilsin.Her şeyden yüce tutabilsin vatanı.
    EMİNE:Sağ salim döneceksin inşallah!
    MEMİş:Benim gitme vaktim geldi.Hadi Allah'a emanet ol!
    EMİNEur gitme,az bekle.(Çıkar,hemen elinde küçük bir mendille gelir. Mendili Memiş"e uzatır.) MEMİŞ:Nedir bu?(Mendil çıkınını açar.Mendilin içinde küçük bir de bayrak da vardır.)
    EMİNE:Bu mendil,benim namusumun ve sana bağlılığımın sembolü..(Bayrağı gösterir.) Bu bayrak yüce mil*letimizin,bağımsızlığımızın sembolü..Bunu düşman ayakları altında çiğnetme... ..Beni ve çocuğumuzu merak etme..Biz sabırla senin zaferle ve sağ salim köye dönmeni bekleyeceğiz.(Duygulanır)Haydi git,git artık..Bir an önce vatanın imdadına yetiş. Yolun açık olsun.
    MEMİŞ:Allah senden razı olsun Hanım! Vatan, böyle analar ve kendine sadık evlatlar ister.Hoşçakal Hanım, Allah'a emanet ol! (Çıkarlar,perde kapanır.)

    3.SAHNE (MUHAREBE-CEPHE)
    (Cephede beş kişi. Durmuş, bir kenarda dalgın düşünmekte. Rüstem ayrı bir köşede mektup okumakta. Salih Çavuş nöbette. Deli Ali ile Memiş, karşılıklı bağdaş kurmuş, konuşmaktadır. Deli Ali'nin sol gözü sarılıdır. Efektten top tüfek sesleri gelir.) .

    MEMİŞ : (Deli Ali'ye) - Gözün ağrıyor mu hala?
    DELİ ALi : (Eli kalbinde) - Gözüm ağrısa ne ki,asıl yüreğim ağrıyor.Düşmanın Çanakkale'yi geçmesi ihtimalini düşündükçe, boğulur gibi oluyorum.
    MEMiş : - Hangimiz olmuyoruz ki? Gözünü merak etme, iyileşirsin inşallah.
    DELi ALİ : (Umursamaz) - Çift gözle arkaya bakmaktansa, tek gözle ileriye bakmak iyidir demişler. Küffar donanmasının yok olduğunu bir kere göreyim, diğer gözümü de vermeğe razıyım.
    MEMiş : (Hüzünlü) - Yapma bre deli! Ulvi duygularınla eritme beni.
    DURMUŞ : (Memiş'e) - Bizim deli doğru söyler be Memiş. Vatan uğruna değil bir göz, hepimiz can
    vermeye geldik. Yeter ki vatan sağ olsun. Hem öyle kolay kolay vermeyiz bu toprakları. Bizi çiğnemeden bir adım öteye gidemezler. Alt cephede, Mustafa Kemal'in cephesinde çok zaiyatlar verdirilmiştir gavura.
    (Patlama sesi) e
    SALİH ÇAVUŞUfka bakarak) - Kefereler yine gülle yağmurunu hızlandırdı.Kim bilir kaç babayiğit şehit
    oluyor her güllenin cehennem ateşinde. .
    DELİ ALi : Bizim çavuş yine kitap gibi laf döşemekte. Fena mı Çavuşum? Ateş çemberinden cennete
    yol açılıyor. Biz tıkandık kaldık şuracıkta.
    SALiH ÇAVUŞ: - Sen sus delilerin delisi! Sana kalsa gülleye karşı çakıyla yürürsün.
    DELi ALi : - Çakıyla değil çavuşum, yürekle, (sarılı gözüne elini sürer) gavurun şarapneli gözüme
    değdi. Ama yüreğim sapasağlam hamdolsun. Fakat, şu beklemek yok mu? Yarasız öldürecek beni.
    MEMİŞ : - Öyle deme bre deli, gözcülük vazifesindeyiz.
    DELİ ALİ : - Boşversene. İşe yaramayız diye geri hizmete attılar bizi.Anzak çıkartmasında delilik
    etmişim. Kumandanın emrinden önce süngüye davranmışım. Yahu ne yapacaktım? Zebellah gibi Üç Anzak tepeme dikilince, buyur aslanım, hoş sefa geldiniz mi diyecektim? Sardım kurşunu, bastım süngüyü (ayağa fırlar tüfeğine sarılır) Ben mi çağırdım sizi bre! diye bağırmışım. Dünyanın öbür ucundan vatanıma kast
    etmeye gelmek var mı ha! ...
    MEMİş : (Pantolonundan çeker) - Çöm hele, çöm hadi, heyecanlanma.
    DELİ ALİ : - Heyecanlanmamak ne mümkün yahu! Bak, Anafartalar'da Conkbayırında, Mustafa
    Kemal'in kumandasındaki neferlere bak! Nasıl da vuruşuyorlar, göğüs göğüse? Harp diye buna derim ben. Bir de bize bak. Sıkışıp kaldık burada gözcülük yapacağız diye. Keşke Mustafa Kemal'in cephesinde olsaydım. Burada beklemek öldürüyor beni.
    RÜSTEM : (Mektuptan başını kaldırır.) - Heey! Sessiz olun yahu, bayramda mısınız Memiş?
    Kardaşlık, çek şu delinin ipini, salma üstüme.
    SALİH ÇA VUŞ : (Kalkar, yanlarına gider, çöker.) - Şehitlik istediğini biliyorum. Fakat cesedin kimsenin işine yaramaz. Yaşadıkça savaşabilirsin.(Bakınır)Suyu olan var mı?
    MEMİŞ : Kaç haftadır kavrulmuş süpürge tohumu yiyerek savaşıyoruz.
    DELİ ALi : - Ben aç karnıma savaşmaya hazırım şikayet ettiğin şeye bak
    -3-
    MEMİŞ: Şikayet etmiyorum da fena susatıyor.Suyumuz da kalmadı.Sözüm ona Mehmet Onbaşı su getirecek.Bir saat oldu gideli,hala dönmedi.(Matarasını çavuşa verir.)Buyur Çavuşum,dudaklarını ıslatır hiç değilse.
    SALİH ÇAVUŞ: Ver bakalım
    DURMUŞ:Tüfeğini doldurur.) Bir gelen vaar!(silaha davranırlar.)Durun! Bizim Mehmet Onbaşı geliyor.
    MEHMET ONBAŞISahneye girer,yanında yaralı bir İngiliz subayı vardır.Kolunu omuzundan geçirmiş,sürüklemektedir.) Herif, fena yaralanmış,inleyip duruyordu.
    SALİH ÇAVUŞSuyu dudaklarına götürmüşken çeker,Mehmet Onbaşı’ya uzatır.)Al,içir şunu,belki biraz kendine gelir.
    MEMİŞ: Al başına bir daha! Bari su buldun mu?
    MEHMET ONBAŞI:Ne gezer.(İngiliz’i yere uzatır.)Herifi o halde bulmamla sırtladım susyu muyu unuttum.
    DELİ ALİ: Hey büyük Allah’ım! Bir de bana deli derler.Şu Onbaşının yaptığına bakın dostlar! Su yerine bir başbelası getirdi.
    MEHMET ONBAŞI:Mızlanma bre deli!Gönlümüz elvermedi işte.(Matarayı İngiliz’in ağzuna dayar)İç lan, iç son suyumuzu!
    DELİ ALİ: Oldu olacak bir de ziyafet çek bari!
    MEHMET ONBAŞI:Öyle ya, doğru söylersin,belki karnı das açtır garibin.
    DELİ ALİ: Hoppalaaaa!Bir de kuştüyü yatak serelim altına; belki uykusuzdur.Yahu biz mi davet ettik; buyur aslanım memleketimizi al diye?...Basın kurşunu gitsin!
    SALİH ÇAVUŞGeri çekilir,Deli Ali’ye İngiliz’i göstererek)Gel yap dediğini,hadi sık bir kurşun beyinciğine gebert!Hadi durma!Gözünün intikamını da almış olursun böylece
    DELİ ALİTüfeğini İngiliz’in kafasına doğrultur.İngiliz korkuyla büzülür,dehşetle bakar.)Geberteceğim seni!Niye geldin lan?Niye ha?
    İNGİLİZ .(Korkarak) No,no,no !
    DELİ ALİTüfeğini indirir) Yapamam…Göz göre göre yardıma muhtaç birini vuramam.(Kızgın)Onlar yapıyor ama…Ben niye yapamıyorum?
    SALİH ÇAVUŞsırtını sıvazlar) Sen Türk oğlu Türk’sün be koçum!Yemez,yedirir:içmez,içirirsin.(Duraklar)
    Yapamayacağını biliyordum.(Onbaşıya)Bir kere de ben gideceğim suya…İnşallah,bir yaralı İngiliz de benim yoluma çıkmaz!(Gülümser)Kumanda sende Mehmet Onbaşı.
    DELİ ALİ :Bırak da ben gideyim Çavuşum…Belki şehitliğe bir yol bulurum.Göz açıp kapayana kadar dönerim.
    RÜSTEMMektubu aceleyle cebine sokup gelir.)Sıra bande,bu iş benim çavuşum…Hadi izin ver de ben gideyim!
    SALİH ÇAVUŞ:Oturun oturduğunuz yerde,gözcülüğünüzü doğru dürüst yapın yeter! Ben,gideceğim.Verin mataralarınızı! (Mataraları toplar,çıkarken dönüp hepsine bakarakHakkınızı helâl edin.
    BİR AĞIZDAN:Helâl olsun! (Çavuş çıkar)
    DELİ ALİ: Kafese tıkılmış kuş gibiyim.
    DURMUŞ Gülerek) Kartal gibi.
    DELİ ALİ :Şakanın sırası değil, kafam kaynıyor.
    MEHMET ONBAŞIeliliğindendir.(Arkadaşlarına dönerek)Bağlayın şu deliyi de rahat edelim.(Silah sesleri
    artar.)
    DURMUŞElini gözüne siper eder.dürbünle bakar.) Bir şeyler oluyor aşağılarda.Allah bre! Buve zırhlısı batıyor!
    DELİ ALİYanına fırlar) Dünya gözüyle bir kere göreyim..(Dürbünü alır,bakar..Seyirciye dönerek)Düşman zırhlısının battığını gördüm ya, öbür gözümü kaybetsem de gam yemem.
    MEHMET ONBAŞI: (Gidip bakar)Batan yalnız Buve değil arkadaşlar!Haçlı dünyasının emelleri de batıyor.
    MEMİŞ:Ve Haçlı emellerinin battığı yerde bayrağımız yeniden doğuyor.Hasta Adam,soluk almaya başladı.
    Osmanoğlu yeniden diriliyor.
    DURMUŞ:Şu gemi Queen Elizabeth değil mi? Bu koca demir yığını kaçıyor galiba.
    DELİ ALİ:Hah haaa!Tam yol tornistan etti.Gidinin kâfiri geldiğinden beter dönüyor.
    MEMİŞOnbaşıya) Şimdi kazandık mı biz bu cengi?
    MEHMET ONBAŞI:Eli kulağındadır.(Yaralı İngiliz,sürünerek Memiş’in unuttuğu tüfeği alır,üstüste tetiğe basar,önce onbaşı vurulur.)
    MEHMET ONBAŞI:Yandım Allah’ım!(düşer)
    -4-
    RÜSTEM:Aman Allah’ım!(düşer)
    DELİ ALİİngiliz’i vurur) Kahpeee! İnsanlığı öldürdün.
    MEMİŞ: Alçaaak!
    RÜSTEM:Çanakkale’yi geçemeyecekler,geçirtmeyeceğiz.
    (Düşer,tüfeğine sımsıkı sarılır,kalır) (Müzik verilir)
    (Sahneye Salih Çavuş girer,Elinde su dolu mataralar vardır.Manzarayı görünce çarpılır.Mataralar elinden düşer.)
    SALİH ÇAVUŞ:Alah’ım!...(Mehmet Onbaşı’ya gider,nabzını tutar..) Ölmüş,şehit olmuş….(Sonra ümitle Rüstem’in yanına gider,nabzını tutar..sevinçle)Yaşıyor!
    RÜSTEMGözlerini açar,gülümsemeye çalışır)Sen misin Salih Çavuş’um?
    SALİH ÇAVUŞ:Benim kardeşlik,bak,benim…..Su getirdim sana….Nereden aldım suyu biliyor musun?Mus-
    tafa Kemal’in mevzisinden,onun neferlerinden aldım.
    RÜSTEM:Onbaşının getirdiği İngiliz bitirdi bizi…Bundan sonra suya ihtiyacım yok…Şehadet şerbetiyle hararetim dinmekte.
    SALİH ÇAVUŞ: (Hafifçe sarsar)Ölmek yok ha! Cenkten kaçmak yok ha! Bu cehennem gibi yerden Cennet’e
    uçmak yok ha!Darılırım bak sonra.
    RÜSTEM:Kaçmak değil,göçmektir bu Salih Çavuş’um….Sağ dönersen köye,… oğlumu….o maviş gözlü ufaklığımı…benim yerime öp olur mu?
    SALİH ÇAVUŞ:Olur
    RÜSTEM ONBAŞI:Şehit olduğumu söyle ona..(Birden kolunu kavrar.)Vasiyetimdir Salih Çavuş’um,düşma-
    nı Çanakkale’den kov….İngiliz kahpeliğine tosladık.Onları burdan öteye geçirme..Hadi söz ver!
    SALİH ÇAVUŞGözlerini silerek)Söz sana,sözlerin en hası sana…Oğlunu göreceğim..Öpeceğim de.Ama
    Çanakkale’yi birlikte savunacağız.Bu işte bizi yalnız bırakamazsın….Anladın mı kardeşlik? Köye beraber döneceğiz……Ölmek kolay,şehitlik hepten kolay…Kolayına kaçma…Bir kahpe kurşuna teslim olma.Boşuna mı sana Zaloğlu Rüstem demişiz?Tüfeğini bırakırsan namertsin be!
    (Rüstem’in başı hafifçe yana düşer,ölür.)
    SALİH ÇAVUŞHafifçe sarsar)Ölmek yok ha!Cenkten kaçmak yok ha!Sana söylüyorum Zaloğlu Rüstem,gülsene kardeşlik!..Baksana Buve battı,Queen Elizabeth kaçıyor.Zafere yürüyoruz..Baksana ha!(Rüstem’e bakar,öldüğünü anlar,başını göğsüne çeker,kucaklar,ağlar…..)Şehidim,vatanım,her şeyim…..
    (Müzik verilir.Salih Çavuş,Rüstem’i yavaşça yere uzatır.Ğöğüslerden çıkarılan iki bayrak şehitlere örtülür.Salih Çavuş,şehidin yanına oturur.Eliyle bayrağı tutarak aşağıdaki” Bayrak” şiirini bayrağımıza baka-rak okur

    Kartal gibi duruşun
    Şanıma şan katıyor.
    Dalga dalga vuruşun
    Canıma can katıyor
    Ey zaferin hür süsü,
    Seninle güzel gökler.
    Şehidimin örtüsü,
    Seninle coşar yürekler..
    Özgürlüğü biz senden
    İçeriz ,yudum yudum.
    Ayrılmayız gölgenden
    Seninle mutlu yurdum.
    Seni gökte buldukça,
    Artar şerefim,şanım.
    Bu diyarlar durdukça
    Yoluna kurban canım..
    Gülmenin en güzeli
    Sana bakarak gülmek;
    Ölmenin en güzeli
    Sana sarılıp ölmek…
    (Salih Çavuş,yavaş yavaş kalkar;sahnenin önüne gelir.Selam durur ve yüzünde kararlı,sert bir ifade ile;

    Bugün kandan,dumandan seçilmez Çanakkale
    Yer yerinden oynasa, geçilmez Çanakkale!
    -SON-
     
  2. Ömer

    Ömer Yönetici

    Şehit Haftasıyla ilgili Tiyatro Oyunu Metni

    Çanakkale ve Şehitler günü için tiyatro metni oratoryo

    ÇANAKKALE DESTANI

    Çanakkale içinde aynalı çarşı
    Ana ben gidiyoooom düşmana karşı
    Oooof gençliğim eyvah..
    Çanakkale içinde vurdular beni
    Ölmeden mezara koydular beni
    Oooof gençliğim eyvah..

    1.ses:
    Çanakkale,
    Asırlara uzanır yolculuğun.
    Gecenin karanlığında suları yaran sal,
    İçinde kırk yiğidi Süleyman Paşa’nın...
    Ve Sarı Saltuk,Evronos Bey,Gazi Fazıl.
    İşte senin gerçek tarihin böyle başlar.
    KORO:
    Giriş kapısı Anadolu’mun,
    Geçiş kapısı Avrupa’nın.
    Sensin tapusu yurdumun.
    İlk defa seninle tanıdı Türk’ü,
    Son defa sende öğrendi,
    Seni ve beni unutamaz Avrupa.
    2.ses:
    Mavi denizlerinde hür martıların
    Oynaşırdı uzun asılarda.
    Huzur içinde yatardı denizine karşı
    Bolayır’da Süleyman Paşa.
    Uzak iklimlerden gelen gemileri,
    Selamlardı,gemiler Bolayır’ı.
    3.ses:
    Ezine’de Ahi Yunus,
    4.ses:
    Kaşıkcı Baba Kilitbahir ‘de,
    KORO:
    Gelibolu’yu bekleyen gönül erleridir.


    5.ses:
    Huzur , sükunet ister gönül erleri.
    Yatışları denize karşı,
    Gözlemek içindir gemileri.
    KORO:
    Ey güzel toprak,bedenimsin,tenimsin.
    Seninle kucaklaşan erlerinle:
    BENİMSİN,BENİMSİN,BENİMSİN....
    6.ses:
    Giriş kapısı sensin Marmara’nın
    Sen Anadolu’sun,Rumeli’sin.
    Sana evlat bağışlayan her ilisin.
    Kastamonu,Van,Kırklareli’sin...
    Kısacası sen : Türkiyeli’sin
    KORO:
    Bu vatan toprağın kara bağrında
    Sıradağlar gibi yatanlarındır.
    Bir tarih boyunca onun uğrunda,
    Kendini tarihe verenlerindir.
    7.ses:
    Yıl 1914............
    Kaynamada bütün Avrupa.
    Barut kokusu gelmede dört yandan
    Yeryüzü kaynamada;
    KORO:
    ATEŞ,ÖLÜM,KAN..........
    8.ses:
    Ülkeler sıkarken birbirine yumruğunu
    İnsanlık adına insanoğlu,
    Veriyor belki son soluğunu...
    Savaş çığlıkları yükseliyor gökyüzüne.
    Analar ,bacılar,dedeler,kan ağlamakta beride.
    9.ses:
    Hamılton karar vermiş:Şu boğazların
    Sahibi olacakmış,bugün değilse yarın...

    10.ses:
    Geçip Çanakkale’den hesapları
    İstanbul’u almak ister İngiliz cenapları...
    Sonra:Hasta Adam’ın
    Mirasını, bölüşmekmiş hülyaları...
    11.ses:
    Boşalmış beş kıtanın bütün denizleri.
    Çanakkale olmuş sanki geçit yeri...
    Karadağlı’sı,Fransız’ı,İngiliz’i...
    Kendi geldiği yetmiyormuş gibi
    Yanında bir de Hintli’si,Zelendalı’sı....
    12.ses:
    Fakat bu hesapta aldanmada hesapsızlar.
    Her hasta mutlaka ölmez.
    Türk’ü öldü sanmada soysuzlar.
    Daha dün Türk’tü efendisi
    Ne çabuk unutmada insan hafızası.
    KORO:
    Asırlarca söylenirken,
    Dillerde bizim şarkımız.
    Medeniyet bizimle doğdu.
    Hakk’a merdiven oldu ırkımız.
    Son rütbemizdi şahadet
    Ölümden yoktur korkumuz
    Birlik olur ölümüz,dirimiz
    Çelikten bir orduya
    Bedeldir ırkımız...
    13.ses:
    Ben ezelden beri hür yaşadım,hür yaşarım .
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış ?Şaşarım.
    Kükremiş sel gibiyim ,bendimi çiğner aşarım.
    Yırtarım dağları enginlere sığmam ,taşarım.
    14.ses:
    Her bucaktan mantar gibi
    Bitiyor çelik ordular.
    Denizden gökten topa tutuyordular
    Koç yiğitler,aç toprakları
    Durmadan doyuruyordular.

    KORO:
    Yurda olurken göğsümüz siper,
    Sırtlan gibi bağırıyor gemiler.
    Sanki boşaltmada içindeki ateşi,
    Bunlar mı Avrupalı,bunlar mı medeni?
    15.ses:
    Düşman sevinçle karaya tırmanıyor
    Şimdilik sessiz siperlere
    Yürürken sevinçle, azametle,
    Sahipsiz köy buldum sanıyor.
    16.ses:
    Ve birden saldırıyor , o aslan Mehmetcik...
    Fırtına yaratırken havada mermiler,
    Ok gibi fırlamada siperden her nefer.
    Bir adım gerilemiyor yerinden
    Kahraman Türk askeri.
    KORO:
    Adım atamaz siperden öteye düşman
    Ölmeden en son kahraman.
    17.ses:
    Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun,korkma.Nasıl böyle bir imanı boğar
    Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.
    18.ses:
    Birbirine karıştı varlıkla yokluk.
    Çelik zırhlılarla iman dolu göğüsler.
    Ölen ölür, kalanınsa, kanı göğsünü süsler.
    Bire beş, beşe on gelmede düşman.
    Ortada zaferden eser yok, geride kalan mı?
    KORO:
    ÖLÜM!ÖLÜM!ÖLÜM!...Ölüler....Ve bir de kan
    KORO:
    Bayrakları bayrak yapan üstünde ki kandır.
    Toprak eğer uğruna ölen varsa vatandır.

    19.ses:
    Yaralı bir asker gibi saldırıyor Mehmetcik
    Bakmıyor düşmanın sayısına...
    KORO:
    O’nu siperden sipere uçuran iman var.
    20.ses:
    Hamilton haykırıyor:
    Ölün,dönmeyin geri
    “Yetişin bittik!”diye yalvarıyor telsizler.
    Tükenenin yerine yenisi yükleniyor
    Her yüklenişte düşman yeniden ümitleniyor.

    21.ses:
    Mehmetcik ise azaldıkça yeniden bileniyor
    Topları susturuyor”Allah Allah” narası.
    Kandan başı dönüyor çarpışanların.
    Durmazsa bu akın,duracak hayat yarın.
    KORO:
    Toz yerine uçuyor kollar,başlar , bacaklar.
    Son ümitle son defa saldırıyor Anzaklar...
    Uğrattık anzakları süngümüzle bozguna.
    İlk günüde mıhlandı düşman Arıburnu’na
    22.ses:
    Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın.
    Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın
    Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın,
    Kim bilir belki yarın , belki yarından da yakın
    23.ses:
    Durur mu düşman,
    Bir daha , bir daha deneyecek şansını.
    Kendi ateşe dokunmuyor nasıl olsa,
    Taa Hint’ten , Kanada’dan getirmiş maşasını.

    24.ses:
    Bir er patlamamış bir bombayı geri sallıyor.
    Kendi silahıyla düşmanından öç alıyor.
    Son harpteki ölüler kalkmamışken ortadan,
    Yeni bir akın yaptı düşman Anafartalar’dan
    Elden ele geçiyor bazı tepeler,
    Otlar gibi süngüden geçiriliyor askerler.
    KORO:
    Harp şiddetlendi,yeniden saldırıyor,gök,deniz...
    Sağlar yetişmeyecek, ölüler!diriliniz...
    ATATÜRK:
    BEN SİZE TAARRUZU DEĞİL,ÖLMEYİ EMREDİYORUM.
    26.ses:
    Böyle emrediyordu Mustafa Kemal , erlerine
    Hepsi gülerek koştu ölüm siperlerine.
    27.ses:
    Başka hangi milletin komutanı askerine,
    Ölmeyi emreder savaşmak yerine.
    Aslında ölmek esarettir Türk askerine,
    Yaşamaksa , destanlar yaratmaktır kaderine.
    28.ses:
    Ezineli Yahya Çavuş derlerdi ona.
    Çiftini, çubuğunu vatan,namus bilir,
    Bir de Allah’ı tanırdı.
    O’na Fransız,İngiliz dendi mi
    Kendi gibi insanoğlu sanırdı.
    29.ses:
    İşte 25 Nisan 1915,
    Seddülbahir Köyü’ndeyiz
    Altı taburla çıktı kıyıya İngiliz...
    30.ses:
    Ezineli Yahya Çavuşa bir siper verdiler.
    Etten kemikten bir hisar oldu düşmana.
    Altı düşman taburunu on saat
    Kıyıda tuttu altmışüç adsız kahramanla

    31.ses:
    “Dur bakalım!”dedi Yahya Çavuş.
    Ne öyle aceleniz?
    Ordumuza zaman gerek...
    Ne kadar geç düşersek toprağa,
    O kadar pahalı olur canımız...
    32.ses:
    Bugün aynı siperde bir abide...
    Altmışüç şehitten on sekizi
    Yazılı bir yüzünde.
    Öbür yüzünde de:
    KORO:
    Bir kahraman takım ve Yahya Çavuş’tular,
    Tam üç alayla burada gönülden vuruştular.
    Düşman ,tümen sanırdı bu şahane erleri.
    Allah’ı arzu ettiler,akşama kavuştular.
    33.ses:
    Bu kahramanlık destanından kalan,
    İşte hepsi bu kadar...
    KORO:
    Bastığın yerleri toprak diyerek geçme ,tanı!
    Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehit oğlusun,incitme yazıktır atanı.
    Verme , dünyaları alsanda bu cennet vatanı.
    34.ses:
    Ben Mehmet oğlu Seyit’im.
    Namus borcumu ödemektir niyetim.
    Canımdır bu borçta en son diyetim.
    Denizden kuduran ateş cehenneminde
    Ödedi diyetini arkadaşlarım , sıra bende.
    Daha ne olduğunu anlamadan topun dibinde
    İlişti gözüme ikiyüzonbeş okkalık mermi
    Canı çıkmadan koçyiğidin
    Vatana borcu biter mi?
    “Bismillah “ dedim ta yürekten
    Sürdüm namluya birincisini.
    Sıyırdı geçti Ocean’ı direkten.
    Peşinden ikinci mermiyi gönderdim hedefe,
    Hakk için atış üçtür diye.
    Üçüncü mermi elimde, namlu da hedefte.

    KORO:ŞİMDİ OCEAN SULARIN DİBİNDE BEKLEMEKTE...
    35.ses:
    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    Şüheda fışkıracak ,toprağı sıksan, şüheda.
    Canı,cananı, bütün varımı alsında Hüda.
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
    36.ses:
    Sevinçle tırmanıyor düşman Conkbayır’ını,
    Sanır ki kimse durduramaz bu akını.
    Uçarak bir hamlede fundalıklı sırtlardan,
    Tam vaktinde yetişti,
    “MUSTAFA KEMAL” adlı yüce kahraman.
    Yıldırım sedasıyla dedi: - Eşsiz çocuklar!
    Önünüzde, biliniz mutlak ölüm var.
    Doymayan topraklara akıtıp temiz kanımızı,
    Mutlaka kurtaracağız vatanımızı.-
    37.ses:
    Üstünlüğü vermeyiz hiçbir savaşımızda.
    Öndeyiz, Mustafa Kemal durdukça başımızda.
    Gözleri ufku kollar, parmakları enginde,
    Arzın göğsü kabarır, O varken üstünde.
    Güneş daha kaç kere aydınlatsa cihanı,
    Bir kahraman millet ki bu, yazılmaz destanı.
    KORO:
    “Boğaz’da ölenlerin torunuyum.” Demek yeter.
    Rabbim, bu kıyıma sebep olanlara tufanlar gönder.
    38.ses:
    SUSUN!..... DİNLEYİN, KONUŞUYOR ÖLÜLER:
    KORO:
    -Niçin, kim için öldük?...
    39.ses:
    Zulmün topu var, güllesi var, kalesi varsa,
    Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır.
    Göz yumma güneşten, ne kadar nuru kararsa,
    Sönmez ebedi her gecenin gündüzü vardır.


    KORO:
    -Millet yoludur, Hak yoludur, tuttuğumuz yol;
    Ey hak yaşa, ey sevgili millet yaşa....... Var ol!
    40.ses:
    ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ÖNÜNDE EĞİLMEDEN.
    41.ses:
    Heybetli ordulara mezar oldu bu toprak.
    Artık Çanakkale’ye kimse saldırmayacak.
    42.ses:
    İnsanlığı koruduk biz Çanakkale önünde.
    Göğsümüz bir iman kayasıdır.
    Dün de bugün de......
    KORO:
    Çanakkale , şehitler toprağı!
    Son savaşta vatanın,
    İkiyüzellibini koynundadır.
    Gencecik fidanları,dalı,yaprağı...
    Sana destanlar gerek,tarihin görmediği
    Destanlar gerek,yakılmaz ağıt.
    Destanına ancak denizler olmalı kağıt.
    Çanakkale,ey aziz vatan!
    Erlerinin nöbetinde...
    Sonsuza kadar Türk yurdu kalacaksın.
    Nesilden nesile hep sen anlatılacaksın.
    Bizimle birlikte zafer türkülerine katılacaksın
    43.ses:
    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal;
    Ebediyyen sana yok ırkıma yok izmihlal.
    HAKKIDIR HÜR YAŞAMIŞ BAYRAĞIMIN HÜRRİYET,
    HAKKIDIR HAKK’A TAPAN MİLLETİMİN İSTİKLAL.

    (Çanakkale Şehitlerine adlı şiirin okunması ile orotoryo bitirilir.)