Sakif Kabilesi Heyetinin Medine'ye Gelişi

Peygamber Efendimiz bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    SAKİF KABİLESİ HEYETİNİN MEDİNE'YE GELİŞİ
    Hicretin 9. senesi, Ramazan ayı. Urve bin Mesûd Sakif Kabilesinin en çok sevilen reislerinden biri idi. Mekke fethinden sonra Hicretin 9. senesinde Medine'ye gelerek Müslüman olmuştu. Sonra da kabilesini İslâma dâvet etmek üzere Peygamberimizden izin istemişti. İzin verilince de Tâif'e dönerek kabilesini İslâma dâvet etmişti. Ancak hakkı kabul etmemekte direnen Sakîfliler tarafından ok yağmuruna tutularak şehid edilmişti.(İbni Hişâm, Sîre, 4:182.)
    Urve'nin şehid edildiği haberini alan Peygamber Efendimiz, "Urve de Yâsin ehli(Yâsin ehli; kavmini Hz. İsâ'nın Havarilerinin dâvetine çağırmış, ancak kavmi tarafından şehid edilmiş olan Antakya halkından Habibi Neccar'dır.) gibi kabilesini Müslüman olmaya dâvet etti ve sonunda şehid oldu"(İbni Hişâm, Sîre, 4:182; İbni Sa'd, Tabakât 1:312) diye buyurmuşlardı.
    İşte bu şehâdet hadisesinden sonra Peygamber Efendimiz Sakiflilerin takibini daha da arttırmıştı. Bu vazifeyi Müslüman olan Havazinlilerin reisi Mâlik bin Avf'a yaptırıyordu. Sakiflileri öylesine baskı altında tutuyordu ki, bir ara kalelerinden dışarı çıkamaz olmuşlardı.
    Nitekim bu takip kısa zamanda tesirini göstermişti. Sakifliler, dalâlet ve şirk üzere yaşadıkları müddetçe rahat yüzü görmeyeceklerini kesinlikle anlamışlardı.
    Ancak Müslüman olurlarsa rahat edebileceklerinin idrakine varan Sakifliler, Hicretin dokuzuncu yılı Ramazan ayında Medine'ye, Peygamberimize bir heyet gönderdiler.(İbni Hişâm, Sîre, 4:182; İbni Sa'd, Tabakât 5:505.)
    Peygamber Efendimiz, okunan Kur'an'ları duyabilmeleri, Müslümanların cemâat halindeki huşû ve huzur içinde kıldıkları namazları görebilmeleri maksadıyla bu heyet için mescidin yan tarafına çadırlar kuruldu.(İbni Hişâm, Sîre, 4:184; Taberî, 3:141)
    Devamlı surette kendileriyle meşgul oldu, konuştu, İslâmiyeti anlattı.Osman bin Ebî As, heyette bulunanların yaşça en küçüğü idi.Diğer arkadaşları çadırlarına gittikleri sırada bu genç, Peygamberimizin yanına gidiyor, dinî sohbetlerini dinliyor, diğer arkadaşlarının haberi olmadan Kur'an okumasını öğreniyordu. Hz. Resûlullahı bulamadığı zamanlarda ise Hz. Ebû Bekir'den ders alıyordu.
    Heyettekiler Peygamberimizle konuşup Müslüman oldukları sırada Osman bin Ebî As Kur'an okumasını öğrendiği gibi, bir hayli de ezber yapmıştı. Heyettekiler kendileri için namaz kıldıracak bir imam istediklerinde de, Peygamberimiz, kendilerinden olan bu genci imam olarak vazifelendirdi.(İbni Hişâm, Sîre, 4:185; İbni Sa'd, Tabakât, 5:508)
    Bir müddet kaldıktan sonra, Abdi Yalil başkanlığındaki Sakif heyeti Müslüman olarak Medine'den yurtlarına döndü. Olup bitenleri anlatınca Sakifliler de Müslüman oldular.(İbni Kesîr, Sîre, 4:62)

    Lât Putunun Yıktırılışı
    Sakifliler, kendi putları Lât'ı elleriyle kırmak istemediklerinden, Peygamberimiz bu putu yıkmak için Ebû Süfyan bin Harb ile Muğire bin Şu'be'yi gönderdi.(İbni Hişâm, Sîre, 4:186; Taberî, 3:141-142)
    Daha düne kadar, Lât ve Uzza önünde eğilen Ebû Süfyan, şimdi kendi eliyle aynı putu kırıp dağıtmaya gidiyordu. Çünkü gönlündeki şirk putu kırılmıştı. Onun yerine saf, ter temiz Tevhid bayrağı dikilmişti. Bunun için gitmekte tereddüt göstermedi.
    Ebû Süfyan ile Muğıre bin Şu'be Taif e varıp Lât putunu kırarak darmadağın ettiler.(İbni Kesîr, Sîre, 4:63.)
    Sakifoğullarının putu Lât'ın da Tevhid nuruyla darmadağın edilmesinden sonra Arabistan putlardan ve puthanelerden tamamıyla temizlenmiş oluyordu. Artık Bütün yollar, Tevhid âlemine uzanıyor, bütün gönüller oraya bağlanmış oluyordu.