"Referandum AKP iktidarının sonu olabilir"

Dünya'dan Haberler bölümünde yer alan bu konu _MeçHuL_ tarafından paylaşıldı.

  1. _MeçHuL_

    _MeçHuL_ [..вιя NΣFΣS нυzυя..]

    "Referandum AKP iktidarının sonu olabilir"

    Anayasa değişikliği talebiyle halkın oyalanmaya çalışıldığını söyleyen Baykal, yapılacak referandumun AKP iktidarının sonu olabileceğini dile getirdi.CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP’nin Türkiye’yi yönetemez hale geldiğini, Anayasa değişikliği talebiyle halkı “oyalamaya çalıştığını” ifade ederek, “Meclis’ten yeterli desteği bulamayacaklarını anladıkları için şimdi referandum yoluna gideceklerini açıklıyorlar. Ama bu referandum AKP iktidarının sonu olabilir. Millet artık desteğini AKP’den çekmiştir. Bunu, sandık önüne geldiği zaman referandumda da, seçimde de ortaya koyacaktır” diye konuştu.
    CHP Merkez Yönetim Kurulu, (MYK) Genel Başkan Baykal başkanlığında toplandı. Alınan bilgiye göre toplantıda, Mayıs ayında yapılması planlanan Kurultay hazırlıkları gözden geçirildi ve Kurultay’dan tek başına iktidar olmaya dönük bir programla çıkılması kararlaştırıldı. Kurultay’da CHP’nin tek başına iktidar talebi ortaya konularak ekonomi, sosyal hayat, tarım, sanayi ile ilgili somut projeler ortaya konulacak ve “4/C kaldırılacak”, “Emekliye yılda iki maaş ikramiye verilecek”, “Dokunulmazlıklar kaldırılacak”, “YÖK kaldırılacak”, “Tarıma milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilecek” gibi somut vaatlerde bulunulacak.
    -“AKP’NİN OY DESTEĞİ MUHALEFETİN ALTINA DÜŞTÜ”-
    Öte yandan MYK toplantısında, AKP’nin Anayasa değişikliği taleplerine karşı çıkma kararı alındı. Buna göre, Anayasa değişikliğinin Türkiye’ye neden fayda getirmeyeceği CHP tarafından sürekli gündemde tutulacak. Toplantıda konuşan Genel Başkan Baykal, Hükümet’in TSK ve Yargı ile kavgalı olduğunu, “Güç bende” anlayışıyla toplumu otoriter bir şekilde yönetmeye çalıştığını, basının eleştiri hakkına müdahale ettiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
    “Böyle bir ortamda Anayasa değişikliği talebi toplumda daha büyük gerilimlere yol açabilir. Seçimlere kısa bir süre kalmıştır. AKP’nin oy desteği muhalefetin altına düşmüştür. Laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanan bir partinin Anayasa değişikliği yapması doğru değildir.”
    -“MİLLETVEKİLLERİNİN YÜCE DİVAN’DA KENDİLERİNİ YARGILAYACAK HAKİMLERİ SEÇMESİ KABUL EDİLEMEZ”-
    AKP’nin Anayasa değişikliğiyle HSYK ve Anayasa Mahkemesi’nin yapısını değiştirmeye çalıştığını söyleyen Baykal, “Bu yolla Anayasa’daki kuvvetler ayrımını, yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmayı amaçlıyorlar. Meclis’ten Anayasa Mahkemesi’ne üye seçilmesi demek, ileride Yüce Divan olarak Anayasa Mahkemesi’nde yargılanacak insanların kendilerini yargılayacak hakimleri tayin etmesi demektir. Bu, kabul edilemez, buna müsaade edilemez” dedi.
    -“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TÜRKİYE’NİN TEMEL SORUNLARINA ÇARE OLAMAZ”-
    Baykal, AKP’nin Türkiye’yi yönetemez hale geldiğini, bunu çeşitli bahanelerle bunu halkın gözünden kaçırmaya çalıştığını dile getirere,k “Her hafta bir bomba patlatıyor, belgeler açıklıyor. Onların da artık kanıksandığını gördüğü için şimdi de Anayasa değişikliği talebiyle halkı oyalamaya çalışıyor. Ama Türkiye’nin temel sorunları işsizliktir, yoksulluktur, yolsuzluktur. Anayasa değişikliği bunlara çare olamaz” diye konuştu. “AKP, beceriksizliğini Anayasa değişikliğinin arkasına saklamaya çalışıyor” diyen Baykal, şöyle konuştu:
    “Meclis’ten yeterli desteği bulamayacağını anladığı için şimdi referandum yoluna gideceklerini açıklıyorlar. Ama bu referandum AKP iktidarının sonu olabilir. Millet artık desteğini AKP’den çekmiştir. Bunu, sandık önüne geldiği zaman referandumda da, seçimde de ortaya koyacaktır.”
    -“TEKEL İŞÇİLERİNİN MAĞDURİYETLERİNE SON VERİLMELİ”-
    MYK toplantısında, TEKEL işçilerinin 43 gündür süren direnişi de gündeme geldi. CHP MYK, işçilerin daha fazla oyalanmadan mağduriyetlerine son verilmesini ve yarın Başbakan’ın görüşmede kesin bir çözüm ortaya koymasını istedi. Baykal, “İnsanlar daha fazla oyalanmamalıdır. Artık TEKEL işçilerinin sorunu bir insanlık sorunu haline gelmiştir, bir vicdan sorunu haline gelmiştir. Bu soruna Hükümet’in daha fazla kulağını tıkama hakkı yoktur. Maliye Bakanı’nın ‘Hatamız merhamet göstermektir’ söylemi de son derece yakışıksızdır. Çünkü devletin görevi insanların sorunlarına çare bulmaktır. Bu işçiler kamu kesiminde çalışan insanlardır. Bu insanların sorunlarına çare bulmayı merhamet gibi göstermek sosyal devlet ilkeleriyle kesinlikle bağdaşmaz” diye konuştu.