Pink

Müzik Yabancı bölümünde yer alan bu konu pesimist tarafından paylaşıldı.

  1. pesimist

    pesimist sanal alem

    90’larda başlayan Teen Pop’un en popüler döneminde daha farklı bir gözle bakılan Pink, kısa zamanda kalıcı bir sanatçı olacağını daha sonraki çalışmalarıyla kanıtladı. 8 Eylül 1979’da Philadelphia’da doğan Pink, lakabını daha çok küçükken almış. Tabiki o zamanlar kendisine verilen Pink(pembe) isminin pembe renkli saçlarıyla hiçbir ilgisi yokmuş. Pink, müzikle iç içe olan bir ailede büyüdü ve henüz 13 yaşındayken, Philadelphia Club’da sahne alıyordu. İlk zamanlar dansçı olarak , daha sonraları ise lokal hip-pop gruplarına backvokallik yapan Pink, henüz 14 yaşındayken besteler yapmaya başladı. Aynı sene, yaşadığı yerdeli DJ’lerden biri her Cuma ona sahnede bir parçasını seslendirmesi için izin verdi. Bu Cuma günlerin bir tanesinde MCA temsilcilerinden biri ona Basic Instinct adındaki, R&B grubu elemelerine katılması için teklif sundu. Elemelerden geçmesine rağmen grup çok kısa bir zaman sonra dağıldı. Bunun hemen ardından bir üçlü Choice adındaki bayan R&B grubuna katılan Pink, bu grupla birlikte L.A Reid’le anlaşma imzaladı. Şansı yaver gitmeyen Pink’in grubundaki üyelerin farklı müzik zevkleri dolayısıyla üçlü bir süre sonra dağıldı. Pink, Choice grubunda stüdyodayken, prodüktör Daryl Simmons’un ona “Just To Be Loving You” parçasına bir bölüm yazması talebi üzerine çalışmalara başlayan Pink’in yapıtına adeta hayran kalan prodüktör ona solo albüm teklif etti. Pink böylece bestekar tarafını bir kez daha keşfetmiş oldu.
    Pink ilk solo albümü olan “Can’t Take Me Home” u birçok başarılı besteci ve dance-pop, R&B prodüktörleriyle tamamladı. 2000 senesinde piyasaya çıkan albüm çift platin derecesinde satış rakamına ulaştı. Albümden çıkan “There U Go”, “Most Girls”, ve “You Make Me Sick” singleları Top Ten singlelar listesine giriş yaptı. O yaz NSYNC grubuyla birlikte ön sanatçı olarak turneye çıktı, ama bir süre sonra bu teen gruplarıyla olmaktan ve onlarla çalışmaktan sıkılmaya başladı. Bir sonraki albümü için çalışmalara devam ederken aynı zamanda, Pink, Moulin Rouge’un soundtrack albümünde de katkıda bulundu. Bu albümde aynı zamanda Christina Aguilera, Mya, Lil’ Kim gibi ünlü sanatçılarda yer alıyordu. “Lady Marmalade” adındaki parça hem Amerika hemde İngiltere listelerinde yıl sonuna kadar listelerin en üst sıralarında kaldı. Bunun hemen ardından Pink, ikinci single’ı olan “Get the Party Started”ı piyasaya çıkardı ve bu parça da çok büyük hit olarak Top Ten listesine 5 numaradan girdi. Bunu takip eden albümü “M!ssundaztood” çift platin derecesinde satışlara ulaştı ve Pink bu albümde sesinin gücünü ve yeteneğini bireysel olarak kanıtlamış oldu. Çok olumlu kritikler alan bu albümden çıkan ikinci single “Don’t Let Me Get Me” Top Ten’de hızla yükselen diğer bir başarılı parça oldu.