* Peygamberimizin Hicreti *

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu BERKİTO tarafından paylaşıldı.

  1. BERKİTO

    BERKİTO Üye

    Kureyş müşrikleri Resûl-i Ekrem Efendimizin vücudunu ortadan kaldırmak için katî karar almışlardı ve bunun için faâliyetlerini sürdürüyorlardı.Bu sırada Cenâb-ı Hak, Sevgili Resûlüne hicret emrini verdi.Peygamber Efendimiz, Hz. Ebû Bekirin evine her gün sabah veya akşam vakitlerinde uğrardı.Fakat, hicret emrini aldığı gün, öğle vakti sıcağında, âdeti olmadığı bir saatte başını sararak Hz. Ebû Bekirin evine vardı.Efendimizin geldiği haber verilince Hz. Ebû Bekir şaşırdı ve Vallahi, Resûlullah bu saatte hiç gelmezdi.Bu gelişinde mutlaka bir iş var diye konuştu.Sonra Efendimizi içeri alıp minderinin üzerine oturttu ve Anam, babam sana fedâ olsun, Yâ Resûlallah, ne haber var? diye sordu.Peygamber Efendimiz, Yüce Allah, bana Mekkeden çıkmaya ve Medineye hicret etmeye izin verdi buyurdu.
    Hz. Ebû Bekir merakla, Senin refakatınla şereflenecek miyim, yâ Resûlallah? diye sordu.Peygamber Efendimiz, Evet deyince gönlüne sürûr, gözlerine sevinç göz yaşları doldu.Hz. Aişe bu ânı şöyle anlatır:
    O güne kadar, bir insanın sevincinden böylesine ağladığını görmemiştim.
    Resûl-i Ekrem ve Hz. Ebû Bekir, Medineye kadar kendilerine kılavuzluk etmek üzere, henüz müşrik, fakat güvenilir, sözünde durmasıyla tanınmış biri olan Abdullah bin Ureykitle anlaştılar.İki binit devesini kendisine teslim ettiler.Üç gün sonra Sevr Dağı eteğinde buluşmak üzere sözleştiler.Bundan sonra Peygamber Efendimiz, Hz. Ebû Bekirin yanından ayrılarak Hâne-i Saadetine döndü.
    * Hz. Cebrâilin İhbârı
    Bu sırada vahiy meleği Cebrâil gelip Peygamber Efendimize müşriklerin kararını bildirdi ve başvuracağı tedbiri de şöyle açıkladı:
    Şimdiye kadar yattığın yatağında, bu gece yatma
    Bunun üzerine Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, Hz. Aliyi çağırdı ve Yatağımda bu gece yat uyu! Şu yeşil, geniş aba hırkamı da üzerine ört.Korkma! Sana hiç bir zarar erişmeyecektir dedi.Ayrıca Hz. Aliye, kendisine teslim edilen emânetleri sahiplerine verinceye kadar da Mekke'de kalmasını emretti.
    Mekkeliler, Muhammedül-Emîn lâkabını verdikleri Peygamber Efendimize son derece güvenirler ve en kıymetli eşyalarını, saklayamamaktan korktukları için ona teslim ederlerdi.Kureyş ileri gelenlerinin, hakkında ölüm kararı aldıkları sırada da kendilerinde emanet olarak bir çok kıymetli eşya vardı.Ama o, bu karara rağmen, emânetlerin sahiplerine verilmesini Hz. Aliye emretmekle bir kere daha büyüklüğünü ve emânete sadakatını ortaya koyuyordu.