Otuz Bİr Mart Vakasi

Tarih bölümünde yer alan bu konu SaMeT46 tarafından paylaşıldı.

  1. SaMeT46

    SaMeT46 Moderatör

    OTUZBIR MART VAK'ASI
    Mesrutiyetin muhâfazasi için Selanik'ten Istanbul'a getirilen Avci taburlarinin 13 Nisan 1909'da çikardigi isyandir. Rûmî takvimle 31 Mart 1325'te çiktigi için Otuzbir Mart Hadisesi denilmektedir. Isyânin sonucunda Sultan Abdülhamîd Han tahttan indirilmis ve mesrutiyet örfîlesmistir.

    Bu vak'anin tertip edilisi, tesvik edicileri bu güne kadar kesin olarak ortaya konamamistir. Ancak Sultan Ikinci Abdülhamîd Hanin hiçbir ilgisi olmadigi kesindir. Bununla berâber Otuzbir Mart Vak'asinin umûmî sebepleri târihçiler tarafindan söyle siralanmaktadir:

    1. Mesrutiyetin îlânindan o güne kadar geçen zamanda Ittihat ve Terakki Cemiyetinin baskisi ile güvensiz, karisik bir durumun ortaya çikmasi.

    2. Rum, Ermeni vb. gibi topluluklarin istiklâl kazanip, millî devletlerini kurmak için büyük engel olarak gördükleri Sultan Abdülhamîd Handan kurtulmak istemeleri.

    3. 5 ekimde Ferdinand'in Bulgaristan'da istiklâlini îlân etmesi. Bir gün sonra Avusturya-Macaristan Imparatorlugunun Bosna ve Hersek eyâletlerini ilhak etmesi. Girit halkinin Yunanistan'a baglandiklarini bildirmesi. Adakale'nin Avusturya askerleri tarafindan isgal edilmesi, Hükûmetin ve onu tesir altinda tutan Ittihat ve Terakkînin bu hâdiseler karsisinda âciz kalip, bir sey yapamamasi.

    4. Ikinci ordu subaylarinin askerlerin ibâdet yapmalarina, tâlim ve egitimi ileri sürerek mâni olmalari.

    5. Ittihat ve Terakkî Cemiyetinin Istanbul'da tertip ettigi siyâsî cinâyetler sonucunda hükümetin kâtilleri yakalamada âciz kalmasi.

    6. Hükümetlerin istifâsi ile siyâsî buhrânin devam etmesi. Ittihat ve Terakkinin hükümete müdâhale etmesi.

    7. Basindan sansür kalkinca herkesin istedigini yazmaya baslayip karsilikli ithamlarin ileri boyutlara varmasi. Sultan Abdülhamîd Han zamâninda bulunmayan Dervis Vahdetî'nin çikardigi Volkan gazetesi gibi basin organlarinin halki tahrik etmesi. Azinlik gazetelerinin millî maksatlarini ortaya dökmesi.

    8. Ittihat ve Terakkînin baskisiyla ordu ve devlet idâresinde keyfî olarak yapilan tasfiye.

    9. Vak'adan üç gün önce Ittihatçi zâbitlerin askerlerine; "Hocalarla kat'iyyen görüsmeyeceksiniz! Askerlikte diyânet meselesi aranmaz!.. Pâdisâh ve efrâd-i ahâli Ittihat Terakki Cemiyetinin elindedir!" telkinlerinde bulunmalari.

    10. Ittihat ve Terakki ileri gelenlerinin mason olduklarinin halk arasinda yayilmasi.

    Tertip edilisi hâlen karanlik olan Otuzbir Mart Vak'asinin öncesindeki olaylarla vak'anin ortaya çikisi ve neticeleri de söyledir:

    Ittihat ve Terakki Partisi önderleri mesrutiyetin îlânindan sonra kurulan Said Pasa hükümetine istirâk etmediler. Partili olan küçük rütbeli subaylar, genç ve tecrübesiz olduklari için hükümette vazife almaktan çekindiler. Tanin gazetesinde Hüseyin Cahid (Yalçin) sorumluluk altina girilmemesi gerektigini yazdi. Kabîneye girilmeyip iktidar Said Pasa hükümetine birakildi. Daha sonraki yillarda bu eksiklerini tamamlamak için Ittihatçilarin nâzir yardimciliklarina getirilme çalismalari ortaya çikti. Böylece hem iktidâri almiyorlar, hem de diledikleri gibi müdâhale ediyorlardi. Selanik merkezî kismi Istanbul'a nakledildi. Hükümet ve devleti kontrol için Talat, Enver, Midhat, Sükrü, Hayri, Habib, Dr. Nâzim, Bahaeddin Sâkir ve Ismail Hakki beyler Istanbul'a gönderildiler.

    Mesrutiyeti îlân ettiren Ittihatçilarin mesrûtiyetten sonra idâreyi bizzat ele almamalari ancak, hükümet islerine de sik sik müdâhale etmeleri sebebiyle ülkede tedricen bir iktidar boslugu dogmaya basladi. Pâdisâhin da devlet islerinden uzak tutulmasi, mesrûtiyetten sonra devletin otorite buhranina düsmesine yolaçti. Müesseselerde ortaya çikan basibosluk ve otoriter bir gücün mevcut olmayisi isyanlara müsâit bir zemin dogurmaya basladi.

    4 Agustosta nâzir tâyini meselesinde çikan bir ihtilâf neticesinde Said Pasa kabînesi istifâ etti. Yerine Sultan Abdülhamîd Hanin; "O diktatör olmak ister." diye bahsettigi Kâmil Pasa sadrâzam oldu. Kâmil Pasa, Nâzim Pasayi Harbiye nâzirligina getirdi. 24 eylülde Ittihat Terakkiye muhâlif olarak kurulan Ahrar Firkasi, Türk siyâsî târihinin ikinci partisi oldu. Firkanin ileri gelenlerinden çogu Türk asilli olmayip kuruculari arasinda Celâleddin Ârif, Nihat Resad (Belger), Ismail Kemal, Ahmed Samim ve Prens Sabahaddin gibi sahsiyetler vardi. Bünyesinde mesrutiyet aleyhtari kimseleri ve daha sonra ikinci mesrûtiyet meclisinde yer alan Hiristiyan mebuslari topladi.

    Mesrûtiyetin îlânindan sonra toplanacak meclis için yapilacak seçimler, çesitli kesimlerin birbirlerini karsilikli suçlamalarina yolaçti. Seçim kampanyasinin Bosna-Hersek'te de yürütülmesini protesto eden Avusturya, 5 ekimde Bosna-Hersek'i isgâl etti. Ayni gün Bulgaristan bagimsizligini, Girit de Yunanistan'a katildigini îlân etti. Ülkede seçimlerle berâber gelen karisikliklar ve disarida karsilasilan bu gibi felâketler, mesrûtiyete baglanan ümitleri söndürdü. Ittihat ve Terakkinin îtibâri zayiflamaya baslayinca da güçlenen muhalefeti ezmek için düzenlenmis fâili meçhul sûikastler ortaya çikti. 19 Ekimde Selanik'te Üçüncü Orduya bagli avci taburlari mesrûtiyetin muhâfazasini ve sehrin güvenligini saglamak için Istanbul'a getirildi.