O bir Şefkat Ve Merhamet Peygamberiydi!!!

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu BERKİTO tarafından paylaşıldı.

  1. BERKİTO

    BERKİTO Üye

    TARİH HAYKIRIYOR :MERHAMET VE SEVGİ PEYGAMBERİYDİ O ! O,insanlığı aydınlatan bir nurdu! O,güçlü olduğu zamanlarda en azılı düşmanlarını bile affeden bir şefkat ve merhamet abidesiydi! O bir adalet ve özgürlük peygamberiydi..! Sevgiyle coşan,şefkatle eiyen bir kalbin sahibiydi O! Tarih bu aziz insanı anlatırken;onun ahlakından,şahsiyetinden,kemalinden bahsederken O'nu övecek kelime bulmakta acze kapılmaktadır..Onun yüceliğini düşmanları,müsteşrikler kendi kitaplarında itiraf etmekten kendilerini alamamışlardır.... O,bir sevgi peygamberiydi.! Bir sabah,peygamber,mescide yapışık odasında secdeye kapanmış hüngür hüngür ağlıyordu.Yüzü acıyla kırışmıştı.Secde ettiği toprak zemin göz yaşlarıyla ıpıslak olmuştu.vücudu kederle sarsılıyor durmadan : --Ümmetim ! Ümmetim! Diye inliyordu.Allah'ım ümmetimi bana bağışla!Ümmetimi affet! Peygamberin dostları ,ashab şaşkındı.Hiç kimse içeri girmeye cesaret edemiyordu.İçeri girmeye kalkışan birkaç kişiyi de peygamber kabul etmemişti.Resul-i kibriyanın fedakar yarenleri onun acısı,hüznü karşısında gözyaşı dökmekten başka bir şey yapmıyorlardı.Kapınının önünde öylece çaresizce ağlaşarak bekliyorlardı.. Sonunda Peygamber ailesinin gülü ,Rasulullahın kalbinin çiçeği geldi..Fatıma geldi ! Yalvarış dolu bakışlarla babasına sarıldı.Onu teselli etti.Peygamber, kızının tesellisiyle sakinleşti. Dostlarını huzuruna kabul etti. Ashab merak ve ilgiyle sordu: --Ya Rasulullah !Anamız babamız sana feda olsun ! Bu kederinizin,bu hüznünüzün hikmeti nedir ? Peygamber sevgi dolu,hüzünlü bakışlarını dostlarının üzerinde gezdirdi. -- Bu sabah kardeşim Cebrail beni ziyarete geldi,diye konuştu.Rabbimden bir haber getirdi.Vefatımdan sonra ümmetimden kötü insanların çıkacağını,bu insanların yolumdan ayrılacağını,nefislerine zulmedeceklerini,amelleriyle cehennemi hak edeceklerini bildirdi bana...Ümmetimimden insanların cehenneme girmelerine nasıl dayanırım ben ! İşte böyle bir insandı O ! Müminlerin kurtuluşu için göz yaşı döken onların üzerinde titreyen;ümmetinin her ferdini sonsuz bir sevgiyle seven bir insan... O, bir marhamet Peygamberiydi ! Mekke fethedilmişti.kötülüğün,şirkin anavatanı İslam ordusunun eline geçmişti.Zulmün karargahı Peygamberin elindeydi artık.Yirmi yıl boyunca Rasulullah'a,sahabe-i kirama,müslüman kadın ve erkeklere yapmadıkları zulmü,katliamı,tecavüzü bırakmayan;İslam'ın en azılı düşmanları ,mekkeli müşrikler Peygamberin tutsağıydılar.Yaşlı Sümeyye'nin karnına vahşice mızrak saplayanlar,Bilal'i çırılçıplak soyup kızgın çöl kumlarının üzerinde sürdürenler,yiğit Hamza'nın ciğerlerini söküp çiğ çiğ çiğneyenler,aziz Peygamberin canına kastedenler,güzellik abidesi Musab'ın ,sevgili Hanzala'nın kanını toprağa dökenler korkuyla titreşiyorlardı Peygamberin karşısında ....Muzaffer komutanın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı... Ama o da ne ? Rasulullah gülümsüyordu.Azılı düşmanlarına bakıp hüzünle gülümsüyordu.Bakışlarında en ufak bir intikam hırsı yoktu..Gözlerinden düşmanlarının üzerine merhamet parıltıları saçılıyordu.. Ve o muhteşem sözler döküldü dudaklarından: --GİDİNİZ ! Hepiniz ÖZGÜRSÜNÜZ! Bugün size kınama ve ceza yoktur.Hepiniz affedildiniz !