Necip Fazıl Kısakürek (Meydan) Şiiri

Şiirler bölümünde yer alan bu konu Hasan Şeref İlhan tarafından paylaşıldı.

  1. Hasan Şeref İlhan

    Hasan Şeref İlhan Harbi Aktif Üye

    Meydan Şiiri

    Tek istikamet kabe;
    Ve tek örnek sahabe...
    Böyle yükseldi sütun,
    Böyle kuruldu kubbe.
    Derken nuru kararttı
    Yobazda kara cübbe.
    Tuzağa düştü aslan;
    Sorguç takıldı kelbe.
    Vatan yüzelli yıldır
    Manada bir harabe.
    Artık iman ve ahlak,
    Türbedarsız bir türbe.
    Ne hatıra maziden,
    Ne isim ne kitabe...
    Düşmek,yükselmek oldu
    Uçurumda mertebe...
    Ağla ey koca tarih
    Bu acıklı nasibe!
    Nerdesin ulvi fikir
    Çilekeş murakebe?
    Sahte devrimler boyu
    Tarihi muhasebe?
    Bağlıdır bu felaket,
    Tek tipe tek sebebe.
    Bir tip mücerret model
    Batı ajanı kahbe!
    Sürüyü teslim eden,
    Avrupalı celebe...
    Hele bak,şu hale bak;
    Eve,yurda,mektebe!
    Bizde profösör derler
    Kitap yüklü merkebe.
    Lisan diye hırlayış;
    Kültür diye alfabe...
    Pazar müflis,kent deli,
    Köy boş karakol izbe...
    Bir çatışma boğuşma;
    Şeytan uğrunda cezbe.
    Karışmış gazetede
    Necaset mürekkebe.
    Ne bulduk parti parti,
    Eyledik de tecrübe?
    Bir kısmı Ebu Cehil,
    Bir kısmı İbn_i Sebe.
    Gerçeğe aykırılık;
    Uygunsuzluk mezhebe...
    İslam,gidip gelen top,
    Bir hizipten bir hizbe.
    Hak yolunda bir lider;
    Memur,hakkı tahribe.
    Düne kadar dıştandı,
    Şimdi de içten darbe.
    Diyanet işleri ki,
    Uymaz farza, vacibe.
    İlminde gaiplerin
    Haşyet duymaz gaibe.
    Yeni bir mamul eşya;
    Fetvaları şaibe.
    Bu muydu Büyük Doğu,
    Kırk yıllık muhasebe?
    Deli olsa yanaşmaz
    İşlerini tasvibe!
    Ya sanayi masalı;
    Derya rolünde habbe?
    Saksı içinde çınar;
    Görülmememiş acibe...
    Nefes almadan vermek...
    Sor bu işi tabibe!
    İş arayan bir millet;
    Diyar diyar göçebe...
    Şerefli ortak Pazar;
    Ona aş, sana küsbe!
    İçyüzü bu davanın,
    Köle olmak salibe...
    Dünkü sultan bugün kul,
    Ta meşrıkten mağribe.
    Rüşvetle maaşa zam,
    Enflasyonla debdebe.
    Yüz lira ona iner
    Daha inmeden cebe.
    Gidere tabii gelir
    Dibi sökülmüş heybe.
    “Doğa”da buldukları
    Zelzele ve seylabe.
    Biçare demokrasi,
    Karanlıkta körebe.
    Parti, bölücü alet
    Batıdan bize hibe.
    Gel de ey gerçek parti,
    Partiyi batır dibe!
    Her türlü sahteliği
    Yıkmak sana vecibe!
    Bu işi ne temizler,
    Hangi ok,hangi harbe?
    Hangi yel,hangi ateş,
    Hangi söz,hangi hutbe?
    Bir nesil bekliyoruz,
    Büyük nizama gebe.
    Nedir o nizam,nedir?
    Boyun eğmektir Rabbe!
    Milliyet ruha bağlı
    Kıymet sadece kalbe.
    Fatih’te erimiştir,
    Cengiz Han ve Kurt Cebe.
    Davet gücü İslam’da;
    Koministi edebe.
    Her şey herşey İslam’da;
    Ferde ve kavme rütbe.
    Bizde, kutsi emanet;
    Bizde yarın galebe!
    Gün geldi,saat çaldı;
    İşte yol koş takibe!
    Yetmez mi esaretin;
    Ey Türkoğlu,davran bee!

    1975