namaz vakitlerinin sırrı

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu FaTiH46 tarafından paylaşıldı.

  1. FaTiH46

    FaTiH46 Üye

    Âlem öyle nurlu bir sarmal içinde ki, her an beş vaktin beşi de dünya içinde ayrı ayrı yerlerde yaşanabiliyor. O vakitlerin öyle güzel sırları var ki, bize kulluğumuzu ve ahireti hatırlatıyor.
    Namaz, Rabbimizin Celaline karşı kavlen ve fiilen Sübhânallah deyip takdis etmek, Kemaline karşı, lâfzan ve amelen Allahü Ekber deyip tâzim etmek. Cemaline karşı da kalben, lisanen ve bedenen Elhamdülillâh deyip şükretmektir.

    ibâdetin mânâsı da kulun Rabbine karşı kendi kusurunu, acz ve fakirliğini görüp her şeyi elinde tutan Yüce Rabbimizin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir.
    Her namaz vaktinde ruhumuzda canlanan şey, tek ve sonsuz olanın O (cc) olduğudur, bakî, sermedî, ebedî olan Odur. Nurun kaynağı, ebedi saadetlerin sahibi Odur. Her namaz vaktinde zihnimizde bu duygular sümbüllenir.
    Başka bir kapı yoktur. Başımızda ecel kılıcı, ensemizde Azrailin (as) nefesi bulunmaktadır. Kabrimizi karanlıklar yurdu olmaktan çıkarıp Cennet bahçelerinden bir bahçe haline getirecek olan şey imanımız, amelimiz ve Rabbimize olan muhabbetimizdir. ümidimiz Onun (cc) rızasına, Habibinin (sas) şefaatine nail olmaktır. Bu yüzden her bir namaz vaktinde gizlenmiş sırlara vâkıf olmamız gerekir.

    Bediüzzaman Hazretleri, namaz vakitlerini izah ederken gece ve gündüzlerin alemin büyük saatinde saniyeler, senelerin dakikalar, ortalama insan ömrünün saatler ve alemin hayat devirlerinin de günler hükmünde olduğunu belirtiyor. Yine bunların birbirine baktığını, birbirine misal olduğunu, birbirinin hükmünde olduklarını ve hatırlattıklarını ifade ediyor.


    SABAH VAKTİ
    Yepyeni bir başlangıçtır

    Sabah tatlı bir neşedir. Mahmurluk perdesi altında alemde pırıl pırıl tecelli eden yaratılışa aynadır. imsak vakti, yani sabah namazı vaktinin girmesi, yani şeri günün başlayışıyla yepyeni bir hayat başlar. Her bir namaz vakti için bir saati göz önüne getirelim (dijital saati değil!). Akrep, sabah namazı vaktini gösterdiğinde o an aynı zamanda, bizim anne karnına düştüğümüz ânı, yine kâinatın yaratıldığı 6 günden ilk günü ve yıl içindeki bahar mevsimini gösterir. Elimizi Allahü Ekber deyip kaldırdığımızda zihnimizde ana rahmindeki halimiz ve kâinatın Rahmetenlil Aleminin (sas) yüzü suyu hürmetine ve yine Onun (sas) nurundan yaratılışı canlanır. Tesbih, tahmid ve tekbirlerimiz hep o hale şükür içindir.
    --------------------------------------------------------------------------------
    ÖĞLE VAKTİ
    Gençlik ateşi ve Cehennem!
    öğlenin şiddetli hararetinin başları yaktığı zaman, yazın en sıcak dönemine, insanda gençliğin söz dinlemeyen en ateşli çağına işaret eder. Yine, öğlenin sıcağı bize hiçbir gölgenin bulunmayacağı mahşer gününü hatırlatır. Kainatın ömründe ise öğle vakti Hz. Âdemin yeryüzüne iniş dönemine işaret eder.
    --------------------------------------------------------------------------------
    İKİNDİ VAKTİ
    ömrün sonu ve sonbahar

    ikindi vakti, güneşin renginin sarardığı, batmaya meylettiği zamandır. içinde sonbahar hüznünü de taşır. Yine, insanoğlunun da artık saçlarına ak düşüp, belinin yavaş yavaş bükülmeye başladığı, dünya lezzetlerinin de acılaşmaya başladığı döneme işarettir. ikindi vakti, insanoğlunun ve kainatın son dönemine de işaret eder. Yine, son peygamber olan Efendimizin (sas) vazifeye başlamasıyla âlemin son sürece girişini de hatırlatır. Biz ikindi vaktini yaşarken az sonra güneşin batacağını, yakında kendimizin ve kâinatın da öleceğini düşünürüz. ikindiyi eda edip de her şeyin batmaya doğru gittiğini görürken tek sığınılacak kapının Rabbimiz ve Onun Resulünün sünnet-i seniyyesi olduğunu tefekkür ederiz.
    --------------------------------------------------------------------------------
    AKŞAM VAKTİ
    ölüm ve kıyamet ânı

    Artık gün batmıştır. Ferdi olarak imtihanımız bitmiş, son nefesimizi vermişiz. Ne güneşte o cebbar yakıcılıktan, ne de bizde küçük dağları ben yarattım havasından eser kalmıştır. Sonbahar gibi ikindinin tatlı serinliği geride kalmış, güneş kaybolmuş, hafif bir kızıllık dışında ondan hiçbir eser görünmüyor. Az sonra günle birlikte biz de karanlıklara karışmış olacağız. Güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar döküldüğünde, dağlar yürütüldüğünde... (Tekvir, 81/1-3) ikazları kulaklarımızda çınlıyor. Akşam ezanı okunduğunda ve namaz için ellerimizi kaldırdığımızda sanki kendi cenaze namazımızla birlikte tüm kainatın cenaze namazını da kılıyor gibi oluruz. önümüzdeki tabutta hem geride kalan gün, hem sonbahar mevsimi, hem kendi cesedimiz, hem de tüm canlıların naaşı vardır. Bu namaz bu kadar hüzünlüdür. Artık geriye dönüş yoktur. Alem susmuş, Sûr üfürülmüştür. Bütün diklenişler, bütü ceberrutluklar son bulmuş, müthiş bir sessizlik, alemi kaplamış, ilahi kader ânı beklenmektedir. Geriye dönüş artık mümkün değildir ve keşkeler, eyvahlar dönemi başlamıştır
    --------------------------------------------------------------------------------
    YATSI VAKTİ
    Büyük sessiz karanlık

    Artık geride kalan ne güne ne mevsimlerin tatlılığına, ne de insan olarak yaşadığımıza dair hiçbir iz yok. Gündüzün ne sıcağı ne de ışığı kalmış. Bizim için de acı son gerçekleşmiş. Kimse, kendi torunlarımız bile bizi hatırlamıyor, çoğu ismimizi bile unutmuş. Hayat susmuş, kainat dahi ölmüş. Toprağın üstündeki tüm cıvıltı, kargaşa sona ermiş. Herkes hesap gününü bekliyor. işte bu kadar karanlıklar içinde o geceyi ancak teheccüdümüz aydınlatabilir, bize yoldaş olabilir. O karanlıkları aydınlatacak yegane nur kaynağı odur.
    --------------------------------------------------------------------------------
    İKİNCİ SABAH VAKTİ
    BaSü badel mevt

    Yeni doğan güneş ise haşrin sabahını ihtar eder. Sur yeniden üfürülmüş, ruhlar yeniden iade edilmiş, milyarlarca insan haşir meydanında toplanacak, ölüler yerden bitkiler gibi bitirilecek. işte bu şuurla kılınan namazın kişiye faydası olur. Desinler, görsünler için kılınan namazın kimseye faydası olmadığı gibi maalesef zararı da olacaktır. Evet şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı, ne kadar mâkul ve lâzım ve katî ise, haşrin sabahı da, berzahın baharı da o kesinliktedir. işte bu beş vaktin her birinde bir mühim, inkılâp başındadır